Anasayfa Karar Bülteni AYM | 2021/8448 BN.

Karar Bülteni

AYM 2021/8448 BN.

Anayasa Mahkemesi | Asiye Dicle Nergiz ve Diğerleri | 2021/8448 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/8448
Karar Tarihi 23.12.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırma bedelinde enflasyon kaynaklı değer kaybı önlenmelidir.
  • Geciken tazminat ödemeleri mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Bireylere şahsi ve olağan dışı külfet yüklenemez.
  • Değer kaybı, adil denge ilkesini zedeler niteliktedir.

Bu karar, idare tarafından gerçekleştirilen kamulaştırmasız el atma eylemleri neticesinde hak sahiplerine ödenmesine hükmedilen tazminat ve ecrimisil bedellerinin, yargılama ve ödeme süreçlerindeki uzamalar sebebiyle enflasyon karşısında erimesinin mülkiyet hakkı bağlamında nasıl değerlendirileceğini net bir biçimde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülkiyetten yoksun bırakılan kişilere ödenecek tazminatların enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılmasının, anayasal güvencelerle bağdaşmayacağını vurgulamaktadır. İdarenin hukuka aykırı eylemleri sonucu doğan zararın giderilmesi sürecinde yaşanan gecikmelerin, vatandaşlar üzerinde şahsi ve olağan dışı bir külfet yarattığı hukuken tescillenmiştir.

Uygulamadaki emsal etkisi ve önemi bakımından bu karar, özellikle uzun süren idari yargı ve hukuk davalarında hükmedilen tazminatların değerini koruma zorunluluğuna dikkat çekmektedir. Alt derece mahkemelerinin ve idarelerin, kamulaştırma veya ecrimisil bedellerini belirlerken ve öderken, geçen süre zarfındaki ekonomik göstergeleri ve yüksek enflasyon oranlarını dikkate almaları gerekecektir. Benzer şekilde mağduriyet yaşayan hak sahipleri için bu karar, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin orantısızlığını ileri sürerek değer kaybının telafisi yönünde güçlü bir hukuki dayanak oluşturmaktadır. Bu içtihat, idareyi daha hızlı hareket etmeye ve yargılama sürelerinin uzaması hâlinde gerçek bedel üzerinden değer kaybını telafi edecek bir faiz veya farkla ödeme yapmaya zorlayacak önemli bir emsaldir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular Asiye Dicle Nergiz ve diğerleri, kendilerine ait olan bir taşınmaza idare tarafından haksız bir şekilde, yani herhangi bir kamulaştırma kararı veya hukuki dayanak olmaksızın el atılması üzerine idari ve yargısal yollara başvurmuştur. Taşınmazlarının idarece haksız kullanımından doğan zararlarının karşılanması amacıyla Kulp Asliye Hukuk Mahkemesinde ecrimisil (haksız işgal tazminatı) davası açmışlardır. Yerel mahkemedeki yargılama sonucunda başvurucular lehine belirli bir miktar ecrimisil bedeline hükmedilmiştir. Ancak yargılama sürecinin ve sonrasındaki ödeme işlemlerinin uzun yıllara yayılması nedeniyle, mahkemenin hükmettiği ecrimisil bedeli enflasyon karşısında ciddi şekilde erimiş ve reel anlamda büyük bir değer kaybına uğramıştır. Başvurucular, uzun süren dava süreci neticesinde ellerine geçen tutarın gerçek zararlarını karşılamaktan çok uzak kaldığını, bu değer kaybı yüzünden mağdur edildiklerini belirterek mülkiyet hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının korunması bağlamında uyuşmazlığı değerlendirirken, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın mülkiyet hakkını güvence altına alan hükümlerini ve yerleşik yargı içtihatlarını temel almaktadır. Mülkiyet hakkı, kişilerin mal varlığı değerleri üzerinde barışçıl bir şekilde tasarruf etme yetkisini güvence altına alır ve kamu yararı amacı olmaksızın, hukuki dayanak gösterilmeksizin bu hakka müdahale edilemeyeceğini öngörür.

Özel mülkiyete konu bir taşınmaza idarece el atılması durumunda, kural olarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerinin işletilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin hak sahibine peşin veya kanuni şartlara uygun şekilde ödenmesi gerekmektedir. Ancak idarenin hukuka aykırı olarak, kamulaştırma işlemi yapmaksızın taşınmaza fiilen el atması ve kullanması durumunda, malikin mülkiyet hakkına haksız bir müdahale gerçekleşmiş olur. Bu haksız müdahalenin bir sonucu olarak malik, idareden haksız işgal tazminatı (ecrimisil) ve el atmanın önlenmesi veya taşınmaz bedelinin tahsili taleplerinde bulunma hakkına sahiptir.

Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, idarenin haksız eylemi neticesinde hükmedilen kamulaştırma veya ecrimisil bedellerinin, yargılama sürecinin uzaması ve ödemenin gecikmesi gibi nedenlerle enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi, mülkiyet hakkının açık bir ihlali anlamına gelmektedir. Bu durum, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülülük ilkesine aykırı düşmesine yol açar. Ölçülülük ilkesi, kamu yararı amacı ile bireyin temel hakları arasında adil bir denge kurulmasını gerektirir. Hükmedilen tazminatın enflasyon karşısında önemli ölçüde erimesi, bireye şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemekte, dolayısıyla idare ile birey arasında korunması gereken adil dengeyi hak sahibi aleyhine bozmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, Asiye Dicle Nergiz ve diğerlerinin başvurusunda, kamulaştırmasız el atma sebebiyle açılan ecrimisil davasında hükmedilen bedelin enflasyon karşısında değer kaybetmesi sorununu titizlikle ele almıştır. Dosya kapsamındaki veriler incelendiğinde, Kulp Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen davanın uzun sürdüğü ve bu süreçte ülkedeki ekonomik göstergeler ile enflasyon oranlarında yaşanan değişimlerin, hükmedilen tazminat miktarının alım gücünü ciddi oranda düşürdüğü tespit edilmiştir.

Mahkeme, önceki emsal kararlarında benimsediği ilkelere atıf yaparak, mülkiyetten yoksun bırakılan veya mülkiyet hakkına haksız müdahale edilen kişilere ödenecek tazminatların, gerçek değerini koruyacak şekilde hesaplanması ve ödenmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Somut olayda, başvurucular lehine hükmedilen ecrimisil bedelinin enflasyon karşısında korunmasına yönelik etkili bir mekanizmanın işletilmemesi veya uygulanan yasal faiz oranlarının enflasyonun çok altında kalması sebebiyle tazminatın eridiği açıktır. Bu değer kaybı, idarenin hukuka aykırı el atma eyleminden zaten zarar görmüş olan başvurucuların mağduriyetini daha da derinleştirmiş ve onlara anayasal düzenin tahammül edemeyeceği ölçüde aşırı, şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklemiştir.

Öte yandan, başvurucuların makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiaları da değerlendirilmiş; ancak ilgili mevzuattaki son değişiklikler kapsamında bu iddiaların öncelikle Tazminat Komisyonuna yöneltilmesi gerektiği, söz konusu idari başvuru yolları tüketilmeden Anayasa Mahkemesi tarafından incelenemeyeceği kanaatine varılarak bu yöndeki şikâyet kabul edilemez bulunmuştur. Esas yönünden yapılan mülkiyet hakkı incelemesinde ise idarenin ve yargılama sisteminin işleyişinden kaynaklanan gecikmelerin yarattığı enflasyon farkı zararının hak sahibinin üzerinde bırakılamayacağı kesin bir biçimde ortaya konulmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, hükmedilen bedelin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın Kulp Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: