Anasayfa/ Karar Bülteni/ Danıştay Danıştay 2. Dairesi 2021/6382 E. 2024/904 K.

Danıştay Danıştay 2. Dairesi 2021/6382 E. 2024/904 K.

Bu karar, kamu görevlilerinin, özellikle de emniyet mensuplarının, görev yerlerindeki değişiklikler veya idari tasarruflar sonrasında mesai arkadaşlarına yönelik gerçekleştirdikleri iletişimlerin hukuki sınırlarını net bir biçimde çizmektedir. Karar, görünüşte özel bir hattan gönderilen sitemkar bir mesajın, alıcı kitlesinin ağırlıklı olarak meslektaşlardan oluşması ve mesajın bağlamının doğrudan idari bir işleme (atama/tayin) dayanması halinde, bunun "hizmet içi" bir eylem olarak değerlendirileceğini hukuken teyit etmektedir. Memuriyet sıfatının gerektirdiği vakur duruşun, yalnızca resmi yazışmalarda değil, mesleki çevreye yöneltilen toplu dijital iletişimlerde de korunması gerektiği vurgulanmıştır.
search

Danıştay
Danıştay 2. Dairesi 2021/6382 E. 2024/904 K.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Danıştay 2. Dairesi
Esas No 2021/6382
Karar No 2024/904
Karar Tarihi 15.02.2024
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Kamu görevlisinin iletişim dili mesleki saygınlığa uygun olmalıdır.
Mesai arkadaşlarına gönderilen toplu mesajlar disiplin denetimine tabidir.
İdarenin alt ceza uygulama konusunda takdir yetkisi vardır.

Bu karar, kamu görevlilerinin, özellikle de emniyet mensuplarının, görev yerlerindeki değişiklikler veya idari tasarruflar sonrasında mesai arkadaşlarına yönelik gerçekleştirdikleri iletişimlerin hukuki sınırlarını net bir biçimde çizmektedir. Karar, görünüşte özel bir hattan gönderilen sitemkar bir mesajın, alıcı kitlesinin ağırlıklı olarak meslektaşlardan oluşması ve mesajın bağlamının doğrudan idari bir işleme (atama/tayin) dayanması halinde, bunun "hizmet içi" bir eylem olarak değerlendirileceğini hukuken teyit etmektedir. Memuriyet sıfatının gerektirdiği vakur duruşun, yalnızca resmi yazışmalarda değil, mesleki çevreye yöneltilen toplu dijital iletişimlerde de korunması gerektiği vurgulanmıştır.

Benzer disiplin davaları açısından bu kararın emsal etkisi oldukça yüksektir. Uygulamada sıkça karşılaşılan "kişisel görüşümü paylaştım" veya "niyet okuması yapılıyor" şeklindeki savunmaların, eylemin mesleki hiyerarşiye ve saygınlığa zarar verici boyuta ulaşması halinde yargı nezdinde itibar görmeyeceği ortaya konulmuştur. İdarenin, disiplin soruşturmaları neticesinde memurun eylemini değerlendirirken, mesajın içeriğinin alıcılar üzerindeki etkisini ve kurumun genel işleyişine yansımasını dikkate alarak ceza tayin etmesi hukuka uygun bulunmuştur. Bu yönüyle karar, kamu personelinin dijital çağda mesleki sınırlarını çizerken idareye de disiplin süreçlerinde geniş ama kurallara bağlı bir takdir alanı sunmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı, görev yerinin değiştirilmesi (tayin) üzerine, kendi cep telefonundan aralarında çok sayıda polis memurunun da bulunduğu elliden fazla kişiye sitem ve meydan okuma içeren bir veda mesajı göndermiştir. Mesajında "sanmayın yıkıldık, sanmayın çöktük, bir başka bahar için sadece yaprak döktük" gibi ifadelere yer veren davacı hakkında, bu eyleminin kurumun saygınlığını sarsıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatılmıştır.

Soruşturma sonucunda davacı, hizmet içinde resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak suçundan brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi cezası ile cezalandırılmıştır. Davacı ise gönderdiği mesajın edebi bir alıntı olduğunu, asıl amacının farklı birimlere atanmasını bir mobbing olarak değerlendirdiği için sitemini dile getirmek olduğunu belirterek, haksız ve hukuka aykırı bulduğu bu disiplin cezasının iptal edilmesi talebiyle idareye karşı iptal davası açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Kamu görevlilerinin disiplin hukuku, memurların kurum içi ve kurum dışı davranışlarının kamu hizmetinin gerektirdiği ciddiyet, tarafsızlık ve saygınlıkla bağdaşmasını sağlamayı hedefler. Disiplin cezaları, mevzuatta açıkça tanımlanmış olan fiillerin işlenmesi halinde ve usulüne uygun yürütülen bir soruşturma neticesinde verilir. Bu uyuşmazlığın temelinde, emniyet mensuplarının disiplin kurallarını düzenleyen özel mevzuat hükümleri yatmaktadır.

Olayın gerçekleştiği dönemde yürürlükte olan ve disiplin işleminin dayanağını oluşturan kural uyarınca; "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, normal şartlarda uzun süreli durdurma cezasını gerektiren ağır bir disiplin ihlali olarak kabul edilmektedir. Emniyet teşkilatı gibi hiyerarşinin, disiplinin ve kamu güveninin en üst düzeyde tesis edilmesi gereken bir kurumda, personelin amirlerine, üstlerine veya çalışma arkadaşlarına yönelik tutumları sıkı kurallara bağlanmıştır.

Diğer taraftan, disiplin hukukunda "alt ceza" uygulaması önemli bir güvence mekanizmasıdır. Memurun geçmiş hizmetlerinin olumlu olması veya somut olaydaki gibi öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması durumunda, verilmesi gereken asıl ceza uygulanamayacağından, mevzuat gereği bir alt ceza tayin edilir. Bu bağlamda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 125 hükümleri devreye girmektedir. Anılan kanun, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde, eğer memurun bulunduğu kadro itibarıyla bu cezanın uygulanma imkanı yoksa, cezanın memurun brüt aylığından belirli oranlarda kesinti yapılması şeklinde infaz edilmesini emreder. İdarenin bu yöndeki takdir yetkisi, memurun lehine olan bir uygulama olup, yasal sınırların dışına çıkılmadığı sürece idari yargı denetiminde hukuka uygun kabul edilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda mahkeme, davacının tayininin çıkması üzerine aralarında yoğunlukla emniyet mensuplarının bulunduğu elliden fazla numaraya gönderdiği toplu SMS mesajını detaylı bir şekilde incelemiştir. Mesajın içeriğinde yer alan "sanmayın yıkıldık, sanmayın çöktük... Şeytanla her savaşa korkusuzca varım..." şeklindeki ifadelerin, basit bir veda veya edebi alıntı niteliğini aştığı tespit edilmiştir. Mahkeme, mesajın gönderildiği zamanlamanın (atama işleminin hemen ardından) ve gönderilen kişilerin profilinin (meslektaşlar), bu eylemi kişisel bir sitemden çıkararak kurumsal bir başkaldırı ve mesleki saygınlığı sarsıcı bir boyuta taşıdığını vurgulamıştır.

Davacı her ne kadar eyleminin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, mesajın bir alıntı olduğunu ve kendisine yönelik mobbing niteliğindeki atama işlemine karşı bir serzeniş içerdiğini ileri sürmüşse de; yargı mercileri bu savunmaya itibar etmemiştir. Mesajın içeriğinin ve alıcılar üzerinde bıraktığı etkinin, polislik mesleğinin gerektirdiği etiğe, disipline ve ciddiyete açıkça aykırılık teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. İletişimin hizmet dışında gerçekleşmiş gibi görünmesine rağmen, mesajın atama işlemine tepki olarak çok sayıda kurum personeline gönderilmesi, eylemin "hizmet içinde" gerçekleştiği kabulünü doğurmuştur.

Disiplin cezasının tatbiki aşamasında ise idarenin, davacının öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğunu dikkate alarak asıl ceza yerine brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi cezasını uygulaması takdir yetkisi kapsamında hukuka uygun bir idari işlem olarak değerlendirilmiştir. Temyiz aşamasında dosyayı inceleyen Danıştay İkinci Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararında öne sürülen gerekçelerin mevzuata ve hukukun genel ilkelerine tam bir uyum içinde olduğunu belirlemiş, davacının ileri sürdüğü iptal davası argümanlarının (zamanaşımı, alt ceza uygulanması vs.) kararı sakatlayacak nitelikte olmadığını tespit etmiştir.

Sonuç olarak Danıştay 2. Dairesi, idare mahkemesi tarafından davanın reddi yönünde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ve kararın onanması yönünde karar vermiştir.

Tayinim çıkınca iş arkadaşlarıma sitem mesajı attım, ceza alır mıyım? expand_more
Kamu görevlilerinin mesleki iletişimlerinde kurumsal ciddiyeti ve saygınlığı korumaları yasal bir zorunluluktur. Görev yerinizin değiştirilmesi gibi idari işlemlere karşı, çok sayıda mesai arkadaşınıza meydan okuma veya sitem içeren toplu mesajlar göndermeniz disiplin hukukuna göre ağır bir ihlal teşkil edebilir. Mahkemeler, emniyet gibi hiyerarşinin önemli olduğu kurumlarda çalışma arkadaşlarınıza gönderdiğiniz bu tür mesajları, resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı sarsıcı eylem olarak değerlendirmektedir. Dolayısıyla idarenin kurumun işleyişine yansımasını dikkate alarak ceza tayin etmesi muhtemeldir ve bu işlem hukuka uygun bulunmaktadır.
Kendi özel telefonumdan attığım mesaj mesai içi suç sayılır mı? expand_more
Evet, sayılabilir. Danıştay içtihatlarına göre, görünüşte kişisel telefonunuzdan veya özel bir hattan gönderilen mesajlar, alıcı kitlesinin ağırlıklı olarak meslektaşlardan oluşması durumunda "hizmet içi" bir eylem olarak nitelendirilmektedir. Gönderilen mesajın bağlamı doğrudan atama veya tayin gibi idari bir işleme tepki ise ve çok sayıda kurum personeline iletilmişse, yargı mercileri bu iletişimin hizmet dışında gerçekleştiği savunmasına itibar etmemektedir. Memuriyet sıfatının gerektirdiği vakur duruş, mesleki çevreye yöneltilen bu tür toplu dijital iletişimlerde de korunmak zorundadır.
Durumumu eleştiren edebi bir alıntı paylaşmam ifade özgürlüğü değil mi? expand_more
Disiplin uyuşmazlıklarında "ifade özgürlüğümü kullandım", "edebi bir alıntı paylaştım" veya "kişisel görüşümü belirttim" şeklindeki savunmalar, eyleminiz mesleki saygınlığa zarar verici boyuta ulaştığında mahkemeler nezdinde geçerli kabul edilmemektedir. Danıştay, olayı değerlendirirken mesajın içeriğinin basit bir vedayı aşıp aşmadığına, mesajın zamanlamasına ve mesaj gönderilen kişilerin meslektaş profili olup olmadığına dikkat etmektedir. Bu inceleme neticesinde mesajınız basit bir sitemi aşıp kurumsal bir başkaldırı boyutu taşıyorsa ve meslek etiğine aykırı ise, eyleminiz ifade özgürlüğü kapsamında korunmaz.
Kademe durdurma cezası aldım ama son kademedeyim, bana ne ceza verilir? expand_more
Devlet memurları disiplin hukukunda memurun lehine olan "alt ceza" uygulaması önemli bir mekanizmadır ve bu konuda idarenin takdir yetkisi vardır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca, işlediğiniz fiil normalde kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiriyorsa ancak öğrenim durumunuz sebebiyle yükselebileceğiniz kadronun son kademesindeyseniz, asıl cezanın infazı imkânsızlaşır. Bu tür durumlarda mevzuat, asıl yaptırım yerine fiilin ağırlığına göre brüt aylığınızdan belirli oranlarda (örneğin 1/4 oranında) kesinti yapılması cezasını emreder ve bu uygulama idari yargı denetiminde hukuka uygun bulunur.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir