Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Erkan Sandallı ve Orhan Küçük Kararı 2022/30822 B.

Anayasa Mahkemesi Erkan Sandallı ve Orhan Küçük Kararı 2022/30822 B.

Bu karar, ülkemizde sıklıkla karşılaşılan kamu kurumlarından olan alacakların geç ödenmesi ve enflasyon karşısında değer kaybına uğraması sorununa yönelik Anayasa Mahkemesinin yerleşik ve kararlı tutumunu bir kez daha teyit etmesi bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Bireylerin kamu kurumlarından olan haklı alacaklarının, ödeme sürecindeki gecikmeler veya eksik hesaplamalar sebebiyle reel değerini yitirmesi, mülkiyet hakkına yapılmış ağır bir müdahale olarak nitelendirilmektedir. Karar, devletin kendi borçlarını ifa ederken yaşanan ekonomik dalgalanmaların ve enflasyonun yarattığı maliyetleri vatandaşın omuzlarına yükleyemeyeceğini, bireylerin bu şekilde şahsi ve olağan dışı bir külfete katlanmaya zorlanamayacağını net bir biçimde ortaya koymaktadır.
search

Anayasa Mahkemesi
Erkan Sandallı ve Orhan Küçük Kararı 2022/30822 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2022/30822
Karar Tarihi 07.01.2025
Taraf Erkan Sandallı ve Orhan Küçük
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Kamu alacaklarında enflasyon farkı mülkiyet hakkıdır.
Enflasyon kaynaklı değer kaybı aşırı külfet yükler.
Geç ödemelerden doğan değer kaybı telafi edilmelidir.

Bu karar, ülkemizde sıklıkla karşılaşılan kamu kurumlarından olan alacakların geç ödenmesi ve enflasyon karşısında değer kaybına uğraması sorununa yönelik Anayasa Mahkemesinin yerleşik ve kararlı tutumunu bir kez daha teyit etmesi bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Bireylerin kamu kurumlarından olan haklı alacaklarının, ödeme sürecindeki gecikmeler veya eksik hesaplamalar sebebiyle reel değerini yitirmesi, mülkiyet hakkına yapılmış ağır bir müdahale olarak nitelendirilmektedir. Karar, devletin kendi borçlarını ifa ederken yaşanan ekonomik dalgalanmaların ve enflasyonun yarattığı maliyetleri vatandaşın omuzlarına yükleyemeyeceğini, bireylerin bu şekilde şahsi ve olağan dışı bir külfete katlanmaya zorlanamayacağını net bir biçimde ortaya koymaktadır.

Benzer davalardaki emsal etkisi ve uygulamadaki önemi ise yerel mahkemeler için bağlayıcı bir yol haritası çizmesidir. İdare mahkemeleri ve adli yargı mercileri, kamu aleyhine hükmettikleri tazminat veya alacak davalarında sadece anaparanın ödenmesiyle yetinmemeli, aradan geçen zaman zarfında paranın satın alma gücünde meydana gelen aşınmayı da mutlaka dikkate almalıdır. Bu karar ile birlikte, kamu kurumlarına karşı yürütülen alacak davalarında uygulanan gecikme faizinin veya yasal faizin gerçek enflasyon oranının altında kalması durumunda, aradaki farkın mülkiyet hakkı ihlali doğuracağı ilkesi perçinlenmiştir. Uygulamada vatandaşların ve hukukçuların, alacaklarının güncel değerine kavuşturulması amacıyla açacakları davalarda bu içtihat en güçlü dayanaklardan biri olmaya devam edecektir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Erkan Sandallı ve Orhan Küçük, bir kamu kurumundan doğan maddi alacaklarının tahsili amacıyla hukuki süreç başlatmışlardır. Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen uyuşmazlık kapsamında, kamu kurumu tarafından yapılması gereken ödemeler gerçekleştirilmiş veya hüküm altına alınmış olsa da, geçen zaman içinde yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle söz konusu alacaklar ciddi oranda değer kaybına uğramıştır. Başvurucular, alacaklarının enflasyon karşısında erimesinin telafi edilmesini talep etmiş, ancak yerel mahkeme sürecinde bu değer kaybını karşılayacak adil bir sonuca ulaşılamamıştır. Bunun üzerine başvurucular, devletten olan alacaklarının reel değerini yitirerek ödenmesinin veya bu şekilde değer kaybına uğratılmasının mülkiyet haklarını ihlal ettiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Ayrıca, yargılama sürecinin gereğinden fazla uzaması nedeniyle makul sürede yargılanma haklarının da zedelendiğini iddia etmişlerdir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, bu tür uyuşmazlıkları incelerken temel olarak Anayasa m.35 hükmünde güvence altına alınan mülkiyet hakkına dayanmaktadır. Mülkiyet hakkı, sadece fiziki malları değil, aynı zamanda bireylerin meşru beklenti içinde oldukları kesinleşmiş veya hukuken tanınmış alacak haklarını da kapsamaktadır. İdare hukukunda ve anayasal yargıda yerleşik içtihat prensiplerine göre, kamu makamlarının borçlarını ifa ederken haksız gecikmeleri veya uygulanan kanuni faiz oranlarının enflasyonun çok altında kalması, paranın reel değerini düşürmektedir. Bu durum, kamu yararı ile bireyin temel haklarının korunması arasında bulunması gereken adil dengeyi birey aleyhine bozar.

Doktrinde ve yerleşik içtihatlarda kabul edildiği üzere, enflasyonist ortamlarda paranın satın alma gücündeki düşüş, alacaklının mülkünden fiilen mahrum bırakılması anlamına gelir. Devletin, borcunu zamanında veya değerini koruyacak şekilde tam olarak ödememesi, başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklenmesi olarak değerlendirilir. Anayasa Mahkemesi, kamu alacaklarının değer kaybına uğratılmasını mülkiyet hakkı ihlali sayan yerleşik ilkelerini sıkı bir şekilde uygulamaktadır.

Bunun yanı sıra, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin olarak kurulan Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu, iç hukukta tüketilmesi gereken olağan bir başvuru yolu olarak kabul edilmektedir. Anayasal kurallar ve bireysel başvuru usulü gereği, Anayasa Mahkemesine müracaat edilmeden önce idari ve yargısal tüm başvuru yollarının usulüne uygun şekilde tüketilmesi zorunludur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, somut olayda başvurucular Erkan Sandallı ve Orhan Küçük'ün iddialarını iki ana başlık altında detaylıca değerlendirmiştir. İlk olarak, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia incelenmiştir. Mahkeme, yasal mevzuatta yapılan değişiklikler uyarınca kurulan Tazminat Komisyonunun makul süre şikâyetleri için ulaşılabilir ve etkili bir başvuru yolu olduğunu belirtmiştir. Başvurucuların bu yola müracaat etmeden doğrudan bireysel başvuruda bulunmaları nedeniyle, bu şikâyet yönünden davanın başvuru yollarının tüketilmemesi sebebiyle kabul edilemez olduğuna hükmetmiştir.

Esas uyuşmazlık konusu olan mülkiyet hakkının ihlali iddiasına geçildiğinde ise Anayasa Mahkemesi, kamu kurumlarından olan alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması sorununu ele almıştır. Dosya kapsamındaki verilere göre, başvurucuların kamu kurumundan olan alacakları zamanında ve güncel ekonomik koşullara uygun reel değeriyle ödenmemiştir. Anayasa Mahkemesi, daha önceki emsal kararlarına atıf yaparak, enflasyon karşısında paranın değer kaybetmesi durumunda aradaki farkın ödenmemesinin, başvuruculara şahsi olarak olağan dışı ve aşırı bir külfet yüklediğini tespit etmiştir. Bu durum, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında kurulması gereken adil dengeyi bütünüyle başvurucular aleyhine bozmuştur. Yerel mahkeme olan Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın, bu değer kaybını telafi edecek nitelikte olmaması sebebiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu kanaatine varılmıştır. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve enflasyon farkının telafi edilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılması zorunluluğu doğmuştur. Mahkeme, yeniden yargılama yapılmasını ihlali gidermek için yeterli bir yol olarak gördüğünden başvurucuların tazminat taleplerini ise reddetmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması talebiyle başvuruyu kabul etmiştir.

Devletten alacağım var ama çok gecikti, param enflasyonda eridi. Ne yapabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, kamu kurumlarından olan haklı alacaklarınızın ödeme sürecindeki haksız gecikmeler veya yasal faizlerin enflasyonun çok altında kalması sebebiyle paranızın reel değerini yitirmesi mülkiyet hakkının ihlalidir. Devlet, borçlarını öderken yaşanan ekonomik dalgalanmaların maliyetini ve olağan dışı külfetleri vatandaşa yükleyemez. Bu aşınmanın ve değer kaybının telafisi için dava yollarına başvurarak alacağınızın güncel satın alma gücüne uygun halini talep edebilirsiniz.
Mahkeme sadece anaparayı ve düşük kanuni faizi mi verir? expand_more
Hayır, yerel mahkemelerin kamu aleyhine hükmettikleri alacak davalarında yalnızca anapara veya yasal faiz ödenmesiyle yetinmemesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi, uygulanan yasal gecikme faizinin gerçek enflasyon oranının altında kalması durumunda doğan farkın ödenmemesini, mülkiyet hakkına yapılmış ağır ve ölçüsüz bir müdahale olarak kabul etmektedir. Alacağınızın güncel değerine kavuşturulması için enflasyon farkının da yerel mahkemelerce hesaplanıp hüküm altına alınması hukuki bir gerekliliktir.
Mahkeme sürecim çok uzadı, doğrudan Anayasa Mahkemesine gidebilir miyim? expand_more
Yargılama sürecinin gereğinden fazla uzaması sebebiyle makul sürede yargılanma hakkınızın zedelendiğini iddia ediyorsanız doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapamazsınız. Mevzuat uyarınca, bu tür şikâyetler için öncelikle Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna müracaat edilmesi zorunludur. Tüm idari ve yargısal yollar usulüne uygun şekilde tüketilmeden yapılan başvurular Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilemez bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi enflasyon farkı mağduriyetimi nasıl gideriyor? expand_more
Anayasa Mahkemesi, alacağınızın enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmasını ve aradaki farkın ödenmemesini mülkiyet hakkı ihlali olarak tespit etmektedir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve enflasyon kaynaklı değer kaybının telafi edilmesi amacıyla doğrudan tazminata hükmetmek yerine, eksik hesaplamanın giderilmesi için yerel mahkemede yeniden yargılama yapılmasına karar vermektedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir