Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Nayşe İrez Kararı 2020/35865 B.

Anayasa Mahkemesi Nayşe İrez Kararı 2020/35865 B.

Bu karar, ceza infaz kurumlarında uygulanan disiplin cezalarına karşı yapılan yargısal itiraz süreçlerinde mahkemelerin gerekçe gösterme yükümlülüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, ilk derece mahkemesi niteliğindeki infaz hâkimliğinin detaylı ve somut tıbbi olgulara dayanan iptal gerekçelerinin, itirazı inceleyen ağır ceza mahkemesi tarafından soyut ve olayla ilgisiz ifadelerle geçiştirilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Özellikle mahpusların psikolojik durumları ve cezai ehliyetleri gibi davanın esasına doğrudan etki eden olguların, itiraz merciinin kararında tamamen tartışmasız bırakılması, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının açık bir ihlali olarak nitelendirilmiştir.
search

Anayasa Mahkemesi
Nayşe İrez Kararı 2020/35865 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2020/35865
Karar Tarihi 19.11.2024
Taraf Nayşe İrez
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
İtiraz mercileri kararlarını yeterli gerekçeyle açıklamak zorundadır.
İtiraz üzerine verilen kararlarda ilk karar çürütülmelidir.
Şekli ve matbu gerekçeler adil yargılanma hakkını zedeler.
Kararın sonucunu değiştirebilecek somut iddialar mutlaka karşılanmalıdır.

Bu karar, ceza infaz kurumlarında uygulanan disiplin cezalarına karşı yapılan yargısal itiraz süreçlerinde mahkemelerin gerekçe gösterme yükümlülüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, ilk derece mahkemesi niteliğindeki infaz hâkimliğinin detaylı ve somut tıbbi olgulara dayanan iptal gerekçelerinin, itirazı inceleyen ağır ceza mahkemesi tarafından soyut ve olayla ilgisiz ifadelerle geçiştirilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Özellikle mahpusların psikolojik durumları ve cezai ehliyetleri gibi davanın esasına doğrudan etki eden olguların, itiraz merciinin kararında tamamen tartışmasız bırakılması, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının açık bir ihlali olarak nitelendirilmiştir.

Emsal niteliğindeki bu karar, itiraz mercilerinin sadece şeklî bir evrak inceleme makamı olmadığını, aksine alt derece mahkemesinin kabul veya ret gerekçelerini hukuken ve madden çürütmek zorunda olduğunu göstermektedir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan, üst mahkemelerin matbu ve yetersiz gerekçelerle ilk kararı kaldırması veya onaması pratiğine karşı önemli bir yargısal sınırlandırma getirmektedir. Bundan böyle, infaz hâkimliklerinin kararlarına yönelik itirazları inceleyen mahkemeler, kararlarında yalnızca nihai sonucu bildirmekle yetinemeyecek, hükme ulaşmayı sağlayan sebepleri ve sonuca götüren nedensellik bağını tarafları tatmin edecek ölçüde açıklamak zorunda kalacaktır. Bu durum, özellikle cezaevi disiplin uygulamalarına yönelik itiraz süreçlerinde mahpusların hukuki güvenliklerini önemli ölçüde artırıcı bir etki yaratacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu Nayşe İrez, psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle koğuş arkadaşlarına rahatsızlık verdiği ve onlarda korku yarattığı gerekçesiyle disiplin soruşturması geçirmiştir. Cezaevi idaresi tarafından başvurucuya, kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek davranışta bulunmak suçlamasıyla beş gün hücreye koyma cezası verilmiştir.

Başvurucu, bu disiplin cezasına karşı infaz hâkimliğine itiraz etmiş; ağır psikolojik tedavi gördüğünü, ilaçlarını bıraktığı bir dönemde istem dışı ataklar geçirdiğini ve eylemlerinin hastalığından kaynaklandığını belirterek cezanın iptalini talep etmiştir. İnfaz hâkimliği, başvurucunun akıl hastalığına dair resmî sağlık kurulu raporlarını dikkate alarak disiplin suçunun unsurlarının oluşmadığı kanaatiyle cezanın iptaline karar vermiştir. Ancak Cumhuriyet Başsavcılığının bu iptal kararına itiraz etmesi üzerine dosyayı inceleyen ağır ceza mahkemesi, infaz hâkimliğinin tıbbi belgelere dayalı gerekçelerini hiç tartışmadan ve başvurucunun hastalığını tamamen göz ardı ederek itirazı kabul etmiş, hücre cezasını yeniden geçerli kılmıştır. Uyuşmazlık, ağır ceza mahkemesinin bu kararında ilgili ve yeterli hiçbir hukuki gerekçe sunmamasından kaynaklanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı, mahkemelerin verdikleri kararları yeterli bir gerekçeyle yazma yükümlülüğünü de içermektedir. Bu yükümlülük, Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmüyle anayasal bir kurala dönüşmüştür. Gerekçeli karar hakkı, tarafların yargılama sırasında ileri sürdükleri temel iddiaların ve sundukları savunmaların mahkeme tarafından kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmelerine imkân sağlayan en temel usul güvencelerinden biridir.

Somut uyuşmazlığın temelinde yatan disiplin uygulaması, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine dayanmaktadır. Bu kanunun 5275 sayılı Kanun m.43 hükmü uyarınca, ceza infaz kurumunda korku, kaygı veya panik yaratacak söz söylemek veya eylemlerde bulunmak, disiplin yaptırımını gerektiren bir fiil olarak düzenlenmiştir. Ancak bu tür disiplin cezalarının hukuka uygunluk denetiminde, idari kararları inceleyen mahkemelerin anayasal standartlarda bir inceleme yapması ve kararlarını sağlam hukuki temellere oturtması zorunludur.

Yerleşik yargısal içtihatlara göre, mahkemelerin davanın sonucuna etki edebilecek nitelikteki esaslı iddia ve savunmalara makul ve mantıklı bir gerekçe ile yanıt vermesi şarttır. Özellikle itirazı inceleyen mercilerin, ilk derece mahkemesinin veya infaz hâkimliğinin detaylı olgusal tespitlerini ve kabul gerekçelerini ortadan kaldırırken, bu gerekçelerin neden hukuka aykırı olduğunu açık, net ve denetlenebilir bir şekilde ortaya koyması beklenir. İtiraz merciinin, alt mahkemenin hükme ulaşmayı sağlayan sebeplerini maddi bulgularla çürütmeden ve sonuca götüren nedensellik kurgusunu açıklamadan, soyut veya olayla alakasız ifadelerle itirazı kabul etmesi, adalet gereksinimini giderecek nitelikte sayılamaz. Bu durum usul güvencelerini anlamsız kılacağından adil yargılanma hakkını zedeler.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun disiplin cezasına karşı gerçekleştirdiği şikâyet sürecinde verilen yargı kararlarını, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan gerekçeli karar hakkı bağlamında değerlendirmiştir. Başvurucu hakkında cezaevi disiplin kurulu tarafından verilen beş günlük hücre cezası, itiraz üzerine Karşıyaka İnfaz Hâkimliği tarafından oldukça detaylı bir inceleme neticesinde iptal edilmiştir. İnfaz hâkimliği, başvurucunun Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yatarak tedavi görmesi gerektiğine dair sağlık kurulu raporlarını incelemiş, kişinin süregelen ciddi bir akıl hastalığı olduğunu ve ilaçlarını kullanmaması sebebiyle istemsiz şekilde saldırgan davranışlar sergilediğini tespit etmiştir. Hâkimlik, başvurucunun mevcut hastalığı nedeniyle davranışlarını yönlendirme yetisini kaybettiğini belirterek, disiplin suçu unsurlarının oluşmadığını son derece net, somut ve tıbbi bulgulara dayalı bir gerekçeyle açıklamıştır.

Ancak Cumhuriyet Başsavcılığının infaz hâkimliğinin bu iptal kararına itirazı üzerine dosyayı ele alan Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi, infaz hâkimliğinin tıbbi raporlara dayanan bu son derece önemli gerekçelerini hiçbir şekilde tartışma konusu yapmamıştır. Ağır ceza mahkemesi, başvurucunun akıl sağlığı durumuna, irade yetisinin eksikliğine ve eylemlerinin hastalığından kaynaklı istem dışı hareketler olup olmadığına dair en ufak bir değerlendirme yapmaksızın; sadece pandemi koşullarında koğuş değişikliklerinin kısıtlanması ve sorunun ikna yoluyla çözülmesi gerektiği gibi, kişinin cezai ehliyetiyle hiçbir ilgisi olmayan soyut idari gerekçelerle itirazı kabul etmiş ve disiplin cezasını yeniden canlandırmıştır.

Anayasa Mahkemesi, itiraz merciinin bu tutumunu incelediğinde, infaz hâkimliğinin şikâyeti kabul etmesine temel oluşturan sağlık durumu ve cezai ehliyet eksikliği gibi davanın sonucuna doğrudan etki edecek kritik gerekçelerin neden hukuka aykırı bulunduğuna dair hiçbir açıklama getirilmediğini saptamıştır. Hükmün dayanağını oluşturan itiraz kararında, sonuca götüren nedensellik bağının yeterli açıklıkta kurulmadığı, başvurucunun en temel iddialarının tümüyle cevapsız ve tartışmasız bırakıldığı tespit edilmiştir. İtiraz merciinin bu eksik yaklaşımı, gerekçeli karar hakkının kişilere sağladığı usul güvencelerini tamamen işlevsiz hâle getirmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Hastalığım yüzünden cezaevinde disiplin cezası aldım, ne yapabilirim? expand_more
Ceza infaz kurumlarında psikolojik rahatsızlıklarınız sebebiyle istem dışı sergilediğiniz davranışlar için tarafınıza disiplin cezası verilirse, infaz hâkimliğine başvurarak kararın iptalini talep edebilirsiniz. Anayasa Mahkemesi, resmî sağlık kurulu raporlarıyla kanıtlanan akıl sağlığı durumlarının ve irade yetisi eksikliğinin, disiplin suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı yönünden mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir.
Üst mahkeme raporlarımı ve itirazımı hiç incelemeden karar verebilir mi? expand_more
Hayır, veremez. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, itirazı inceleyen merciler sadece şeklî bir inceleme yapamaz. Üst mahkeme, davanın sonucuna etki edecek nitelikteki raporlarınızı ve esaslı iddialarınızı incelemek, alt mahkemenin kararını kaldırırken bu gerekçeleri neden hukuka aykırı bulduğunu net ve denetlenebilir bir biçimde açıklamak zorundadır. İlgisiz veya matbu gerekçelerle davanın sonucunu değiştirecek somut iddiaların karşılanmaması hukuka aykırıdır.
Mahkeme kararının nedenini açıklamazsa AYM'ye başvurabilir miyim? expand_more
Evet, başvurabilirsiniz. Anayasa'nın 141. maddesi uyarınca bütün mahkemeler kararlarını gerekçeli olarak yazmakla yükümlüdür. Mahkemenin, davanın esasına doğrudan etki eden olguları ve savunmalarınızı tamamen tartışmasız bırakıp sonuca götüren nedensellik bağını kurmaması, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının açık bir ihlalidir. Bu durumda hakkınızı aramak için Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapabilirsiniz.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir