Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 12. Daire | 2021/2006 E. | 2022/1769 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 12. Daire 2021/2006 E. 2022/1769 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 12. Daire
Esas No 2021/2006
Karar No 2022/1769
Karar Tarihi 12.04.2022
Dava Türü İptal
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • İsteğe bağlı emeklilik işlemi geri alınamaz.
  • Emeklilik onayından sonra statü değişikliği gerçekleşir.
  • Mobbing iddiaları somut delillerle ispatlanmalıdır.

Bu karar, kamu görevlilerinin kendi istekleriyle emekliye ayrılma süreçlerindeki irade beyanlarının hukuki bağlayıcılığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. İsteğe bağlı emeklilik, kişinin tek taraflı irade beyanıyla başlayan ve idarenin onayıyla tekemmül eden bir süreçtir. Kararda vurgulandığı üzere, emekliye sevk işlemi tamamlanıp memurun statüsü emekli olarak değiştikten sonra, kişinin statü hukuku gereği bu talebinden vazgeçmesi hukuken mümkün değildir. Geri alma işlemi ancak idarenin yasaya aykırı bir uygulaması saptandığında veya işlem tam anlamıyla tekemmül etmeden önceki safhada söz konusu olabilir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan "mobbing nedeniyle istifaya veya emekliliğe zorlanma" iddiaları bakımından bu karar önemli bir emsal teşkil etmektedir. Mahkeme, psikolojik taciz veya idarenin baskısı altında emeklilik dilekçesi verildiği yönündeki iddiaların salt soyut düzeyde kalmaması gerektiğini, idari yargıda mutlaka somut bilgi ve belgelerle ispatlanması zorunluluğunu aramaktadır. Kişinin malulen emeklilik talebinde bulunması, sürecin tamamlanıp maaş bağlanması ve tüm bu aşamalardan sonra baskı iddialarında bulunması, hukuki dinlenebilirlik açısından tek başına yeterli görülmemiştir. İdare hukuku pratiğinde, emeklilik sonrası irade fesadı iddiaları ile işlemin geri alınabilmesi için iddia sahibinin ispat yükünü tam anlamıyla yerine getirmesi gerektiğini pekiştiren güçlü bir içtihattır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bir merkez müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapmakta olan davacı, kendi başvurusu ve isteği üzerine 16 Ocak 2019 tarihinde emekliye sevk edilmiştir. Ancak davacı daha sonra, bu emeklilik dilekçesini kendi hür iradesiyle vermediğini, kurumda kendisine karşı sürekli olarak psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını ve baskı altında bırakılarak malulen emeklilik talebinde bulunmaya zorlandığını iddia etmiştir. Bu iddialarla birlikte, emekliye sevk edilmesine yönelik idari işlemin iptal edilmesini, hukuka aykırı olduğu öne sürülen bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle beraber tarafına iadesine karar verilmesini talep ederek kurumuna karşı dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Danıştay ve idare mahkemelerinin uyuşmazlığı çözerken dayandığı temel kurallar, kamu görevlilerinin statü hukuku prensiplerine ve idari işlemlerin tekemmülü süreçlerine dayanmaktadır.

Kamu görevlilerinin emekliye sevk işlemleri, kanunlarda belirtilen özel istisnalar (yaş haddi, kadrosuzluk, resen emekliye sevk vb.) haricinde, kural olarak kamu görevlisinin kendi iradesine ve isteğine bağlıdır. İstek üzerine kurulan emekliye sevk işlemleri, doğrudan ilgili memurun talebine dayanan sübjektif idari işlemlerdir. Bu işlemler, yasaya aykırılığı saptanmadığı ve açık bir hukuka aykırılık barındırmadığı sürece idare tarafından sonradan geri alınamaz.

İdare hukukunun yerleşik kaidelerine göre, ilgililer emeklilik taleplerinden ancak idari işlem tesis edilmeden, yani emekliye sevk işlemi tekemmül etmeden önceki aşamada vazgeçebilirler. İdarenin onayıyla birlikte kişinin memur statüsü sona erer ve doğrudan emekli statüsüne girilmiş olunur. Emekli statüsüne geçiş sağlandıktan sonra, statü hukukunun doğası gereği, kişinin istemindeki bir değişiklik ya da sonradan gelen pişmanlık nedeniyle idari işlemin geri alınması hukuken bağdaşır bir durum değildir.

Bununla birlikte, kamu görevlisinin emeklilik dilekçesini baskı (mobbing) altında verdiği yönündeki iddiaları, genel ispat kuralları çerçevesinde değerlendirilir. Hukuk sistemimizde, psikolojik taciz ve iradeyi sakatlayan zorlamaların objektif, şüpheden uzak, somut bilgi ve belgelerle kanıtlanması zorunludur. Soyut beyanlara dayanan irade fesadı iddiaları, hukuka uygun bir biçimde tekemmül etmiş işlemin iptaline gerekçe yapılamaz.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Mahkeme heyeti tarafından dava dosyası, taraf iddiaları ve savunmalar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Somut olayda, davacının malulen emeklilik talebinde bulunduğu, bu talebin idarece işleme konularak emeklilik onay işlemlerinin tekemmül ettirildiği ve neticesinde davacıya emekli maaşı bağlandığı tespit edilmiştir. Hukuken, emekliye sevk onayı ile birlikte kişinin memuriyet statüsü sona ermiş ve emekli statüsüne geçişi tamamlanmıştır.

Davacının davasına temel oluşturduğu asli iddia, malulen emeklilik dilekçesini hür iradesiyle değil, kurumda maruz kaldığı mobbing ve ağır psikolojik baskılar sonucunda vermek zorunda kaldığı yönündedir. Mahkeme, disiplin cezasının varlığının tek başına bir kişiyi zorla emeklilik dilekçesi vermeye itecek nitelikte olmadığını değerlendirmiştir. Davacının idare tarafından baskı altında tutulduğuna ve sistematik bir mobbinge maruz bırakıldığına dair dosyaya sunduğu iddiaların soyut beyanlardan ibaret kaldığı, bu ağır iddiaları destekleyecek herhangi bir somut bilgi, belge veya hukuki delilin dosyada bulunmadığı saptanmıştır. Dolayısıyla, davacının kendi isteğiyle emekliye ayrıldığı ve emeklilik statüsüne girdiği olgusu sübuta ermiştir.

Yargılama sürecindeki usuli bir diğer tespit ise, davacının istinaf aşamasında adli yardım talebinin kabul edildiği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca kabul edilen bu adli yardım kararının hüküm kesinleşinceye kadar devam edeceği ve bu sebeple temyiz aşamasında yeniden adli yardım talebinde bulunulması hakkında karar verilmesine yer olmadığıdır.

Tüm dosya kapsamı ve yasal mevzuat değerlendirildiğinde, davacının emekliliğe sevk işleminde herhangi bir yetki, şekil, sebep, konu veya maksat sakatlığı bulunmadığı tespit edilmiştir. İdari işlemin hukuka uygun bulunması nedeniyle, davacının bu işlemden kaynaklı olarak talep ettiği parasal ve özlük haklarının iadesi isteminin de yasal bir dayanağı kalmamıştır.

Sonuç olarak Danıştay 12. Daire, davacının temyiz isteminin reddi ile davanın reddi yönündeki kararın onanması yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: