Anasayfa/ Karar Bülteni/ Danıştay Danıştay 12. Dairesi 2020/75 E. 2023/48 K.

Danıştay Danıştay 12. Dairesi 2020/75 E. 2023/48 K.

Bu karar, kamu görevlilerine verilen disiplin cezalarında yürütülen idari soruşturmaların mutlak surette tarafsız, eksiksiz ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde şeffaf olarak gerçekleştirilmesi gerektiği anlamına gelmektedir. Devlet memurunun, mazeretsiz ve özürsüz olarak yirmi günden fazla göreve gelmediği gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarma gibi mesleki hayatını tamamen sonlandıran en ağır yaptırımlardan biri uygulanırken, ilgilinin kendi lehine ileri sürdüğü iddiaların mutlaka detaylı bir biçimde araştırılması hukuki bir zorunluluktur. Özellikle memurun tarafına mobbing (psikolojik taciz) uygulandığı ve idare tarafından fiilen çalışması için herhangi bir yer gösterilmediği yönündeki iddialarının muhakkik tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmaması, baştan sona disiplin işleminin sakatlanmasına yol açmaktadır. Soruşturma sürecinin sadece şekli bir prosedür olmadığı, maddi gerçeği ortaya çıkarma amacı taşıdığı bu kararla bir kez daha net bir şekilde ortaya konulmuştur.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Danıştay 12. Dairesi
Esas No 2020/75
Karar No 2023/48
Karar Tarihi 01.02.2023
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Eksik soruşturmaya dayalı disiplin cezası hukuka aykırıdır.
  • gavel Mobbing iddiaları soruşturma kapsamında titizlikle araştırılmalıdır.
  • gavel Sadece amir beyanıyla ağır disiplin cezası verilemez.
  • gavel Savunma tanıklarının dinlenmemesi disiplin soruşturmasını sakatlar.

Bu karar, kamu görevlilerine verilen disiplin cezalarında yürütülen idari soruşturmaların mutlak surette tarafsız, eksiksiz ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde şeffaf olarak gerçekleştirilmesi gerektiği anlamına gelmektedir. Devlet memurunun, mazeretsiz ve özürsüz olarak yirmi günden fazla göreve gelmediği gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarma gibi mesleki hayatını tamamen sonlandıran en ağır yaptırımlardan biri uygulanırken, ilgilinin kendi lehine ileri sürdüğü iddiaların mutlaka detaylı bir biçimde araştırılması hukuki bir zorunluluktur. Özellikle memurun tarafına mobbing (psikolojik taciz) uygulandığı ve idare tarafından fiilen çalışması için herhangi bir yer gösterilmediği yönündeki iddialarının muhakkik tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmaması, baştan sona disiplin işleminin sakatlanmasına yol açmaktadır. Soruşturma sürecinin sadece şekli bir prosedür olmadığı, maddi gerçeği ortaya çıkarma amacı taşıdığı bu kararla bir kez daha net bir şekilde ortaya konulmuştur.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi oldukça yüksektir ve idare hukuku uygulamasındaki önemi büyüktür. İdarelerin, disiplin soruşturmalarında sadece şikayetçi konumundaki amirlerin iddialarıyla ve beyanlarıyla yetinmemesi, isnat edilen ağır fiilin her türlü şüpheden uzak bir biçimde somut ve kesin delillerle ispatlanması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Memur tarafından kendi lehine delil teşkil etmek üzere dinletilmesi talep edilen tanıkların ifadelerine başvurulmaması, soruşturmanın noksan ve taraflı yapıldığının en temel göstergesi kabul edilmiştir. Uygulamada, soruşturmacıların iddia ve savunmaları eşit ağırlıkta değerlendirmesi, idare ile personel arasındaki güç dengesizliğini telafi edecek şekilde lehe ve aleyhe olan tüm somut delilleri toplaması zorunluluğu bu kararla Danıştay tarafından çok güçlü bir şekilde güvence altına alınmıştır. Bu yönüyle karar, idarelere idari tahkikatlarda hassasiyet yükleyen kritik bir emsal niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü bünyesinde memur statüsünde çalışan bir personel, görev yaptığı kurumu olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına karşı idari işlemin iptali talebiyle idari yargıda dava açmıştır. Uyuşmazlığın temel sebebi, davacı personelin yirmi günden daha uzun bir süreyle özürsüz ve mazeretsiz olarak mesaisine gelmediği iddiasıyla Yüksek Disiplin Kurulu kararı neticesinde devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasıdır.

Davacı personel, göreve gitmediği iddia edilen bu zaman zarfında kendisine kurum içinde amirleri tarafından yoğun bir biçimde mobbing uygulandığını, mesaisine devam edip görevini ifa etmek istemesine rağmen idare tarafından fiilen çalışabilmesi için kendisine herhangi bir ofis, masa veya görev yeri gösterilmediğini ve bu önemli hususların yürütülen disiplin soruşturmasında hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. Açılan bu dava ile eksik inceleme ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak hukuka aykırı şekilde verilen meslekten çıkarma cezasının iptal edilmesi talep edilmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Danıştay 12. Dairesi, uyuşmazlığı karara bağlarken temel disiplin hukuku ilkelerini ve olaya uygulanması gereken kanun maddelerini titizlikle ele almıştır. Uyuşmazlığın yasal merkezinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.125 hükümleri, özellikle de bu maddenin birinci fıkrasının E bendinin (d) alt bendi yer almaktadır. Bu kurala göre, özürsüz ve kesintisiz olarak yirmi gün göreve gelmeyen memurlar, devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziye edilirler. Ancak, idare hukukunun temel prensipleri gereğince bu yaptırımın idarece uygulanabilmesi için, atılı fiilin sübuta erdiğinin her türlü şüpheden uzak, objektif ve hukuka uygun bir disiplin soruşturması süreci ile kesin olarak kanıtlanması şarttır.

Disiplin hukuku kuralları ve yerleşik yargısal içtihatlar uyarınca, bir kamu görevlisi hakkında en ağır idari ceza olan memuriyetten çıkarma işleminin tesis edilebilmesi için, atılı eylemin hiçbir eksiklik bırakmayacak şekilde araştırılması gerekmektedir. Soruşturma aşamasında görevlendirilen muhakkikin (soruşturmacının) bağımsız bir yaklaşım sergileyerek, hem idareyi hem de soruşturulan memuru ilgilendiren lehe ve aleyhe olan tüm delilleri eksiksiz şekilde toplaması, memurun kendi savunmasını desteklemek amacıyla gösterdiği tanıkları mutlaka dinlemesi zorunludur. Eğer soruşturulan memur, göreve devamsızlık eyleminin altında yatan temel nedenin kendisine yönelik psikolojik taciz (mobbing) veya idarece çalışma imkanı sunulmaması gibi haklı mazeretler olduğunu öne sürüyorsa, bu savunmaların doğruluğunun titizlikle incelenmesi emredici bir kuraldır.

Bununla birlikte yargılama usulü bağlamında uyuşmazlığa tatbik edilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.50 fıkra 4 hükmü de kararın usul yönünden yasal dayanağını oluşturmaktadır. Anılan kanun maddesine göre, Danıştayın daha önce vermiş olduğu bozma kararına ilk derece mahkemesince uyulduğu takdirde, Danıştay tarafından yapılacak yeni temyiz incelemesi sadece ve sınırlı olarak mahkemenin bozma kararına uygun karar verip vermediği incelenerek yapılmaktadır. Eksik soruşturma ile savunma hakkı kısıtlanarak ve salt idare yanlısı amir beyanlarına dayanılarak tesis edilen disiplin işlemlerinin şekil ve sebep unsurları yönünden hukuka aykırı olacağı kuralı bu kararla pekiştirilmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda Danıştay 12. Dairesi, ilk derece mahkemesi tarafından bozma kararına uyularak verilen disiplin cezasının iptali yönündeki kararı temyizen incelemiş ve dava konusu işlemin idare hukuku prensiplerine aykırı olan temel sakatlıklarını teyit etmiştir. Davacı memurun devamsızlık yaptığı iddia edilen dönemle ilgili olarak, memurun kendisine idarece sistematik bir şekilde mobbing uygulandığı ve göreve gelmek istemesine rağmen fiilen çalışması için kendisine idare tarafından hiçbir şekilde yer gösterilmediği yönünde son derece ciddi ve esasa müessir iddiaları bulunmaktadır. Disiplin cezası verilmeden önce yürütülen idari soruşturma sürecinde, memurun lehine olan bu iddiaların ve çalışma ortamına dair öne sürülen şikayetlerin muhakkik tarafından dikkate alınmadığı dosyadan çok net bir şekilde görülmüştür.

Özellikle, davacı personelin kendi savunmasını ispatlamak ve idare aleyhine olan delilleri ortaya koymak amacıyla bizzat tanık olarak dinlenmesini istediği kişilerin ifadelerine muhakkik tarafından hiçbir aşamada başvurulmaması, disiplin soruşturmasının objektiflikten uzak ve eksik yürütüldüğünü açıkça kanıtlamıştır. Disiplin cezasını gerektiren göreve devamsızlık fiilinin hangi koşullar altında gerçekleştiği somut delillerle ve tarafsız bir bakış açısıyla ortaya konulamamıştır. Davalı idare, maddi gerçeği şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırmak yerine yalnızca davacının amiri konumundaki kişilerin iddialarına ve ifadelerine dayanarak memuriyetten çıkarma gibi son derece ağır bir yaptırımı uygulamıştır.

Danıştay, yargılama sürecinin önceki aşamalarında verdiği bozma kararında, söz konusu disiplin soruşturmasının bu derin eksikliklerine dikkat çekmiş ve cezanın ancak kusursuz bir soruşturma üzerine inşa edilebileceğini vurgulamıştır. İlk derece mahkemesi konumundaki İdare Mahkemesi de Danıştayın bu bağlayıcı bozma kararına harfiyen uyarak, eksik inceleme ile tesis edilen memuriyetten çıkarma işleminin iptaline hükmetmiştir. Danıştay tarafından yapılan temyiz incelemesinde, İdare Mahkemesinin bozma kararına tam anlamıyla uygun hareket ettiği ve davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin kararı bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığı saptanmıştır.

Sonuç olarak Danıştay 12. Dairesi, eksik soruşturmaya dayalı disiplin cezasının iptali yönünde karar vermiştir.

Sadece müdürün şikayetiyle memuriyetten atılabilir miyim? expand_more
Disiplin soruşturmalarında sadece şikayetçi konumundaki amirlerin beyanlarıyla yetinilerek memuriyetten çıkarma gibi ağır bir ceza verilemez. İdare, isnat edilen eylemi her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle ispatlamak ve tüm iddiaları tarafsız bir şekilde araştırmak zorundadır.
İşe gitmedim ama bana mobbing yapıldı, ceza almam yasal mı? expand_more
Göreve devamsızlığınızın temel nedeni size yönelik uygulanan psikolojik taciz (mobbing) veya idarece fiilen çalışabileceğiniz bir yer (ofis/masa) gösterilmemesi ise, bu savunmalarınızın soruşturmada mutlak surette incelenmesi emredici bir kuraldır. İleri sürdüğünüz bu iddialar dikkate alınmadan doğrudan disiplin cezası verilmesi işlemi sakatlar ve iptaline neden olur.
Soruşturmada şahitlerim dinlenmedi, bu kararı bozar mı? expand_more
Evet, kesinlikle bozar. Disiplin soruşturmasını yürüten yetkililer, lehinize ve aleyhinize olan tüm delilleri eksiksiz toplamak zorundadır. Savunmanızı desteklemek üzere bizzat tanık olarak dinletmek istediğiniz kişilerin ifadelerine başvurulmaması, soruşturmanın noksan ve taraflı yapıldığının en temel göstergesidir.
20 gün işe gitmedim diye hemen ihraç edilebilir miyim? expand_more
657 sayılı Kanun uyarınca, mazeretsiz ve kesintisiz olarak 20 gün göreve gelmemek devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren bir eylemdir. Ancak bu ağır yaptırımın uygulanabilmesi için sadece şekli bir prosedür işletilemez; eylemin hiçbir eksiklik bırakmayacak şeffaf ve hukuka uygun bir disiplin soruşturması ile kesin olarak kanıtlanması şarttır. Eksik incelemeyle ceza verilemez.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir