Karar Bülteni
AYM Bian İş Makinaları Ltd. Şti. BN. 2021/22208
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm |
| Başvuru No | 2021/22208 |
| Karar Tarihi | 31.10.2024 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal Yok |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- İdari işlemlerin geri alınması mahkemelerce gerekçelendirilmelidir.
- İhalesiz yapılan protokollerin feshi hukuka uygun bulunabilir.
- Gerekçeli karar hakkı davanın sonucuna etkili iddiaları kapsar.
- Derece mahkemesinin hukuki tavsifi gerekçeli karar hakkını zedelemez.
Anayasa Mahkemesi tarafından verilen bu karar, idare hukukunun temel prensiplerinden biri olan idari işlemlerin geri alınması kuramının, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı ile olan ilişkisini net bir biçimde ortaya koymaktadır. Karar, idarenin bir sözleşmeyi veya protokolü feshederken dayandığı hukuki sebebin, yargılama aşamasında idare mahkemesi tarafından farklı bir temel hukuki ilkeye dayandırılarak hukuka uygun bulunmasının, mahkemeye erişim ve gerekçeli karar hakkı ihlali anlamına gelmeyeceğini vurgulamaktadır. Somut olayda idarenin fesih gerekçesi olağanüstü hâl kararnamelerine dayandırılmış olsa da, mahkemenin feshin hukuka uygunluğunu ihalenin yapılmamış olması gibi daha köklü bir idare hukuku kuralına dayandırması yeterli ve makul bir gerekçe olarak kabul edilmiştir.
Bu karar, özellikle belediyeler ve özel şirketler arasında ihale mevzuatı göz ardı edilerek doğrudan protokol yoluyla kurulan imtiyaz veya kiralama ilişkilerinin hukuki güvenceden yoksun olduğunu göstermesi açısından büyük bir emsal değere sahiptir. Uygulamada sıkça karşılaşılan, yetki aşımıyla veya zorunlu ihale prosedürleri atlanarak tesis edilen idari işlemlerin, kazanılmış hak doğurmayacağı ve idare tarafından sonradan geri alınabileceği ilkesi bir kez daha teyit edilmiştir. Hukukçular ve idareciler açısından bu karar, idari sözleşmelerin tesisinde şekil ve usul kurallarına, bilhassa ihale kanunlarına sıkı sıkıya riayet edilmesinin önemini gözler önüne sermekte, aksi hâlde doğacak uyuşmazlıklarda mahkemelerin idarenin geri alma yetkisini geniş yorumlayabileceğini göstermektedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvuruya konu uyuşmazlık, bir reklam ve inşaat şirketi ile ilçe belediyesi arasında reklam araçlarının yerleştirilmesine dair imzalanan protokollerin idare tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinden kaynaklanmaktadır. Başvurucu şirket ile Van Edremit İlçe Belediye Başkanlığı arasında 2011 ve 2014 yıllarında, ilçe sınırları içindeki mahallelere billboard, otobüs durağı ve raket gibi kent mobilyalarının yap-işlet-devret modeliyle yerleştirilmesi amacıyla protokoller imzalanmıştır.
Ancak 2017 yılında belediye başkanlığı, piyasa araştırması yapılmadan ve ihale süreci işletilmeden imzalanan bu protokollerin belediye menfaatini önemli ölçüde ihlal ettiğini ileri sürerek, ilgili Olağanüstü Hâl Kanun Hükmünde Kararnamesi hükümlerine dayanarak protokolleri resen feshetmiştir. Başvurucu şirket, bu fesih işleminin haksız olduğunu, elde edeceği gelirlerden mahrum bırakıldığını ve savunma hakkı tanınmadığını belirterek feshin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açmıştır. Uyuşmazlık, idarenin bu fesih işleminin hukuka uygun olup olmadığı ve mahkemenin ret kararında bu durumu yeterince gerekçelendirip gerekçelendirmediği noktasında toplanmaktadır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı, yargılamanın hakkaniyete uygun bir şekilde yürütülmesini teminat altına alırken, bu hakkın en önemli unsurlarından biri olan gerekçeli karar hakkını da kapsar. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kurala göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmak zorundadır. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı yanıt verilmesini gerektirmese de, davanın sonucuna etkili olan, yani kararın yönünü değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların makul bir gerekçe ile karşılanmasını zorunlu kılar.
İdare hukuku bağlamında uyuşmazlığın temelini oluşturan 5393 sayılı Belediye Kanunu ilgili hükümleri uyarınca belediye encümeninin görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Bununla bağlantılı olarak, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu m.13 uyarınca, belediyelere ait ihalelerin belediye encümenince anılan Kanun hükümlerine göre yürütülmesi yasal bir zorunluluktur. Kamu mallarının kiralanması veya üzerlerinde hak tesisi, şeffaflık ve rekabet ilkeleri gereği ihale usulüne tabidir.
Ayrıca, idare hukukunun yerleşik ilkelerinden olan ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli kararıyla çerçevesi çizilen "idari işlemlerin geri alınması" kuramı uyuşmazlıkta temel teşkil etmektedir. Bu ilkeye göre, idare, açık hata, yokluk, mutlak butlan veya hile gibi ağır hukuka aykırılıklar barındıran işlemlerini, dava açma süresi geçmiş olsa dahi kamu yararı doğrultusunda her zaman geri alabilir veya iptal edebilir. Derece mahkemelerinin bu kuralları yorumlama ve somut olaya uygulama yetkisi geniş olmakla birlikte, vardıkları sonucun keyfilik barındırmaması ve makul bir gerekçeye dayanması adil yargılanma hakkının bir gereğidir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddialarını incelediğinde derece mahkemesinin yargılama sürecindeki tespit ve gerekçelerini adil yargılanma hakkı kapsamında detaylı olarak ele almıştır. İdare Mahkemesi, yargılama esnasında belediyeye protokoller öncesinde bir ihale yapılıp yapılmadığını sormuş ve ihalenin yapılmadığı bilgisini resmî olarak teyit etmiştir. Mahkeme, protokole konu reklam araçlarının yerleştirilmesi işinin kural olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olarak ihale edilmesi gerektiğini tespit etmiştir.
Bu tespite bağlı olarak mahkeme, belediye encümeninin ihale kanunu hükümlerini bertaraf ederek doğrudan protokol imzalama yetkisi bulunmadığını, dolayısıyla yapılan işlemin en başından itibaren hukuki dayanaktan yoksun ve yetki aşımıyla tesis edilmiş bir işlem olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, idarenin fesih işleminde dayandığı mevzuat her ne kadar bir KHK hükmü olsa da, ortada 2886 sayılı Kanun'a aykırı bir durum bulunduğundan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun kararı uyarınca idarenin bu hukuka aykırı işlemi geri alma hakkının bulunduğunu vurgulamıştır. Mahkemece, ihalesiz yapılan bu işlemin belediye menfaatini önemli ölçüde ihlal ettiği sonucuna varılarak feshin hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, derece mahkemesinin bu yaklaşımını değerlendirdiğinde, başvurucunun davanın sonucuna etkili olan "feshin haksız olduğu" yönündeki iddialarının mahkeme tarafından karşılandığını gözlemlemiştir. Mahkeme, idarenin protokol yapma yetkisinin yokluğunu ve işlemin geri alınabilirliğini açık ve net bir hukuki zemine oturtmuştur. Anayasa Mahkemesi'ne göre, derece mahkemesinin bu hukuki tavsifi ve gerekçelendirmesi, açık bir keyfilik veya bariz bir takdir hatası barındırmamaktadır. Başvurucunun yargılamanın sonucuna etkili nitelikteki iddia ve itirazları, mahkeme tarafından konuyla ilgili makul ve yeterli bir gerekçeyle karşılanmıştır.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edilmediği yönünde karar vermiştir.