Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Hande Yücedağ ve Diğerleri Kararı 2024/17809 B.

Anayasa Mahkemesi Hande Yücedağ ve Diğerleri Kararı 2024/17809 B.

Bu karar, ceza yargılamalarında sıklıkla başvurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanma biçimine yönelik son derece önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Karar, yerel mahkemeler ve itiraz mercileri tarafından usul güvencelerinin nasıl göz ardı edildiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sanıkların masumiyet karinesi, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakları, HAGB kurumunun uygulamadaki eksiklikleri nedeniyle ciddi şekilde zedelenmektedir. Özellikle itiraz mercilerinin, sanıkların iddialarını esastan incelemek yerine yalnızca şekli bir inceleme ile yetinmeleri ve basmakalıp gerekçelerle itirazları reddetmeleri, hak arama hürriyetinin özüne dokunan, hukuki güvenliği sarsan ağır bir hukuka aykırılık olarak tespit edilmiştir. Türk ceza adalet sisteminde önemli bir yer tutan HAGB müessesesinin, sanıkların mahkemeye erişim ve etkili başvuru gibi en temel haklarını ne derece derinden etkilediği bu karar ile bir kez daha tescillenmiştir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2024/17809
Karar Tarihi 19.11.2024
Taraf Hande Yücedağ ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Hükmün açıklanmasının geri bırakılması usuli güvenceleri zedelememelidir.
  • gavel İtiraz mercileri iddiaları mutlaka esastan ve detaylıca incelemelidir.
  • gavel Mahkeme kararlarındaki basmakalıp ve soyut gerekçeler hakkı ihlal eder.
  • gavel Sanığın adil yargılanma ve savunma hakkı eksiksiz şekilde korunmalıdır.

Bu karar, ceza yargılamalarında sıklıkla başvurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanma biçimine yönelik son derece önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Karar, yerel mahkemeler ve itiraz mercileri tarafından usul güvencelerinin nasıl göz ardı edildiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sanıkların masumiyet karinesi, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakları, HAGB kurumunun uygulamadaki eksiklikleri nedeniyle ciddi şekilde zedelenmektedir. Özellikle itiraz mercilerinin, sanıkların iddialarını esastan incelemek yerine yalnızca şekli bir inceleme ile yetinmeleri ve basmakalıp gerekçelerle itirazları reddetmeleri, hak arama hürriyetinin özüne dokunan, hukuki güvenliği sarsan ağır bir hukuka aykırılık olarak tespit edilmiştir. Türk ceza adalet sisteminde önemli bir yer tutan HAGB müessesesinin, sanıkların mahkemeye erişim ve etkili başvuru gibi en temel haklarını ne derece derinden etkilediği bu karar ile bir kez daha tescillenmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisine bakıldığında, bu karar HAGB kararlarına karşı yapılacak itirazların niteliğini kökten değiştirecek bir yapıya sahiptir. Anayasa Mahkemesinin HAGB müessesesini tümden iptal eden kararlarının ruhuna uygun olarak, mevcut dosyalardaki yargılamaların da daha titiz, esasa giren ve tarafların iddialarını somut olarak tartışan gerekçeli kararlarla yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Uygulamadaki mahkemelerin, itiraz süreçlerini artık salt bir şekli denetim mekanizması olarak görmekten vazgeçip, iddia ve savunmaları tam anlamıyla karşılayan, silahların eşitliği ilkesine saygı duyan bir yapıya bürünmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu yönüyle karar, savunma hakkının etkin kullanımını teminat altına almaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, haklarında çeşitli suç isnatlarıyla açılan ceza davalarında yargılanmış ve neticesinde mahkumiyetlerine karar verilmiştir. Ancak mahkemeler, cezaların infaz edilmemesi ve belirli bir denetim süresi sonunda tamamen ortadan kalkması anlamına gelen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı vermiştir.

Başvurucular, suçsuz olduklarını, yargılama sürecinde savunma haklarının kısıtlandığını, talep ettikleri delillerin toplanmadığını ve tanıkların dinlenmediğini belirterek bu kararlara itiraz etmiştir. Ne var ki itiraz mercileri, dosyaların esasına girmeden, iddiaları tartışmadan, yalnızca şekli şartların varlığını kontrol ederek itirazları reddetmiştir. Bu ret kararlarının tek cümlelik, kalıplaşmış ve soyut gerekçelerle verilmesi üzerine başvurucular, itiraz yollarının etkisiz hale geldiğini ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine başvurmuş, ihlalin tespiti ile yeniden yargılama yapılmasını talep etmişlerdir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı temel olarak Anayasa'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı çerçevesinde ele almıştır. Uyuşmazlığın temel dayanağını oluşturan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 kapsamında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) müessesesi, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmasını engelleyen bir yapıdır. Ancak bu kurumun uygulanması sırasında sanıklara sağlanan usul güvencelerinin şeklen değil, fiilen ve etkin bir şekilde korunması gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesi, daha önceki Atilla Yazar ve diğerleri şeklindeki emsal kararlarında HAGB uygulamalarındaki yapısal sorunları detaylıca tespit etmiştir. Yerel mahkemelerce verilen gerekçeli kararlarda, isnat edilen eylemlerin kanun lafzının soyut tekrarından ibaret bırakılması, iddia makamı karşısında savunma tarafının sahip olduğu güvencelerin zayıflatılması ve sanığın dezavantajlı duruma düşürülmesi, silahların eşitliği ilkesine açıkça aykırıdır. Yargılama hukukunda, mahkemelerin verdikleri kararların denetime elverişli, anlaşılır ve tatmin edici gerekçeler barındırması adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Kararın gerekçesiz olması, bireylerin hukuka olan güvenini sarsacağı gibi kanun yolu denetimini de fiilen imkansız hale getirir.

Ayrıca, 5271 sayılı Kanun m.231 uyarınca HAGB kararlarına karşı itiraz yolu yasal olarak açık tutulmuş olsa da, itiraz mercilerinin bu incelemeleri sadece şekli şartlarla sınırlı tutması kabul edilemez bir uygulamadır. İtiraz mercilerinin, davayla doğrudan ilgili hususları, delilleri ve sanık savunmalarını ayrı ayrı değerlendirerek yeterli, aydınlatıcı ve ikna edici bir gerekçe ile cevap vermeleri zorunludur. Sistematik olarak bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, itiraz kanun yolunu işlevsiz ve etkisiz hale getirmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi, HAGB kurumunun itiraz mekanizmasının etkisizliği ve temel hak müdahalelerini önlemedeki yetersizliği nedeniyle kuralı daha önce iptal etmiştir. Bu iptal kararları, yargılamaların adil yargılanma güvencelerine mutlak surette uygun yürütülmesi gerektiğini teyit eden temel hukuk ilkeleridir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucular hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını ve bu kararlara karşı yürütülen itiraz süreçlerini derinlemesine incelemiştir. Mahkeme, yerel mahkemeler tarafından yürütülen yargılamalarda, sanıkların en temel usul güvencelerinin yeterince korunmadığını tespit etmiştir. İlk derece mahkemelerinin gerekçeli kararlarında, başvuruculara isnat edilen eylemlerin somut delillerle, tanık beyanlarıyla veya maddi olgularla desteklenmesinden ziyade, yalnızca ilgili kanun hükmünün veya isnat edilen davranışın soyut ve yüzeysel bir tekrarına yer verildiği açıkça görülmüştür. Bu durum, davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki esaslı iddiaların mahkemelerce karşılanmadığını göstermektedir.

Öte yandan, başvurucuların HAGB kararlarına karşı yaptıkları itirazların, kanun yolu mercileri tarafından ele alınış biçimi de başlı başına bir ihlal nedeni olarak saptanmıştır. İtiraz mercilerinin, başvurucuların yargılama aşamasında ileri sürdüğü esaslı iddiaları ve sunduğu delilleri hiçbir şekilde tartışmadığı belirlenmiştir. Bu merciler, yalnızca HAGB kararının verilebilmesi için kanunda aranan şekli şartların oluşup oluşmadığı yönünde son derece dar kapsamlı bir değerlendirme yapmıştır. İtiraz mercileri, ilk derece mahkemesi kararlarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirten tek cümlelik, yeknesak, soyut ve basmakalıp gerekçelerle itirazları reddetmişlerdir. Bu durum, başvurucuların iddialarının ve savunmalarının bir üst mahkeme tarafından etkili, bağımsız ve tarafsız bir denetime tabi tutulmadığını somutlaştırmıştır.

Anayasa Mahkemesi, daha önceki içtihatlarında da defalarca vurguladığı üzere, HAGB kararlarına karşı öngörülen itiraz yolunun uygulamada tamamen etkisiz kaldığını ve bireylerin temel hak ve özgürlüklerine yapılan kamusal müdahalelerin bu göstermelik yolla giderilemediğini hatırlatmıştır. HAGB kurumuna dair Anayasa Mahkemesi tarafından yakın geçmişte verilen toplu iptal kararları da göz önünde bulundurulduğunda, başvurucular hakkındaki ceza yargılamalarının adil yargılanma hakkının evrensel güvencelerine uygun şekilde yürütülmediği netleşmiştir. Mahkeme, mevcut usul eksikliklerinin, gerekçesiz kararların ve etkisiz itiraz incelemesinin, başvurucuların savunma hakkını ve hak arama hürriyetini doğrudan zedelediğini hukuken tespit etmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi 1. Bölümü, yargılama sürecindeki söz konusu ağır usul eksiklikleri ve gerekçesizlik halleri nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması amacıyla dosyaların ilgili mahkemelere gönderilmesi yönünde başvuruyu kabul etmiştir.

Hakim bana ceza verip HAGB dedi ama delillerimi hiç incelemedi. Bu yasal mı? expand_more
Anayasa Mahkemesinin son kararına göre, ilk derece mahkemelerinin isnat edilen eylemleri somut delillerle, tanık beyanlarıyla veya maddi olgularla desteklemeden, yalnızca kanun maddesinin veya davranışın soyut bir tekrarını yaparak Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı vermesi hukuka aykırıdır. Yargılama sürecinde ileri sürdüğünüz esaslı iddiaların ve delillerin mahkemece mutlaka değerlendirilmesi ve kararın tatmin edici, denetime elverişli bir gerekçe barındırması yasal bir zorunluluktur. Aksi halde masumiyet karinesi ile Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkınız ihlal edilmiş olur.
HAGB kararına itiraz ettim, üst mahkeme dosyama bakmadan matbu red verdi, ne yapabilirim? expand_more
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231 kapsamında HAGB kararlarına karşı itiraz yolu öngörülmüş olsa da, itiraz mercilerinin dosyanın esasına girmeden yalnızca şekli bir inceleme yapması ve tek cümlelik, basmakalıp, soyut gerekçelerle ret kararı vermesi açık bir hak ihlalidir. İtiraz mercileri, sunduğunuz delilleri ve savunmalarınızı esastan incelemek, bunlara aydınlatıcı ve ikna edici bir gerekçeyle cevap vermek zorundadır. Bu şekilde etkili, bağımsız ve tarafsız bir denetim yapılmaması durumunda, adil yargılanma hakkınızın ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuru yoluna giderek kararın bozulmasını talep edebilirsiniz.
HAGB itirazım reddedilirse Anayasa Mahkemesi bu haksız durumu bozar mı? expand_more
Evet, Anayasa Mahkemesi HAGB uygulamasındaki yapısal sorunları ve itiraz mercilerinin görevlerini yerine getirmemesini tespit etmiş, bu tarz göstermelik itiraz incelemelerini hukuka aykırı bulmuştur. Yüksek Mahkeme, sanığın iddialarının ve savunmalarının üst merci tarafından etkili şekilde denetlenmemesinin hak arama hürriyetini ve savunma hakkını doğrudan zedelediğine hükmetmiştir. Uğradığınız bu ağır usul eksiklikleri ve gerekçesizlik halleri tespit edildiğinde, Anayasa Mahkemesi adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vererek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar vermektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir