Karar Bülteni
AİHM DIMITAR IVANOV PEDEV BN. 27165/21
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | AİHM 3. Bölüm |
| Başvuru No | 27165/21 |
| Karar Tarihi | 27.05.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | HUDOC |
- Hastanede yatağa kelepçelemek aşağılayıcı muamele teşkil eder.
- Kelepçeleme uygulaması için kesin bir zorunluluk bulunmalıdır.
- Kötü muamele iddiaları eksiksiz ve etkin soruşturulmalıdır.
- Tüm kamu görevlilerinin eylemleri soruşturma kapsamında olmalıdır.
Bu karar, devletin gözetimi altındaki kişilere yönelik güvenlik tedbirlerinin sınırlarını hukuken net bir şekilde çizmektedir. Bir tutuklunun veya şüphelinin hastanede tedavi gördüğü sırada yatağa kelepçelenmesinin, yalnızca kişinin kaçma veya etrafına zarar verme gibi acil ve somut bir risk barındırması durumunda meşru kabul edilebileceği vurgulanmıştır. Herhangi bir güvenlik riski saptanmadan uygulanan bağlama ve kelepçeleme işlemleri, kişinin insan onurunu zedeleyici nitelikte görülerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi kapsamında doğrudan aşağılayıcı muamele yasağının ihlali olarak nitelendirilmiştir.
Benzer davalardaki emsal etkisi açısından bu karar, özellikle hastaneye sevk ve tedavi süreçlerindeki rutin kelepçe uygulamalarının insan hakları hukuku ile bağdaşmadığını güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır. Ayrıca uygulamadaki önemi bakımından karar, kötü muamele iddialarına yönelik yürütülecek soruşturmaların dar yorumlanamayacağını teyit etmektedir. Soruşturma makamlarının olaya karışan polis, jandarma veya infaz koruma memuru ayrımı yapmaksızın tüm kamu görevlilerinin eylemlerini eksiksiz bir şekilde inceleme zorunluluğu bulunduğu, aksi hâlde usul yönünden hak ihlallerinin doğacağı açıkça hükme bağlanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucu Dimitar Ivanov Pedev, Temmuz 2020'de Bulgaristan'ın başkenti Sofya'daki hükümet karşıtı protesto gösterileri sırasında polis tarafından gözaltına alınmıştır. Gözaltı işlemi sırasında başından yaralanan ve beyin sarsıntısı şüphesiyle hastaneye kaldırılan başvurucu, üç gün boyunca hastanede yatarak tedavi görmüştür. Başvurucu, bu hastane tedavisi sırasında koca bir gün boyunca infaz koruma memurları tarafından hastane yatağına kelepçelendiğini, bu eylemin özellikle kendisini ziyarete gelen annesinin gözü önünde yapılarak küçük düşürüldüğünü belirterek şikâyetçi olmuştur. İç hukuk yollarında polisler hakkında yürütülen ceza soruşturmalarının takipsizlikle sonuçlanması ve yatağa kelepçeleme eylemini gerçekleştiren infaz koruma memurları hakkında hiçbir araştırma ve soruşturma yapılmaması üzerine başvurucu, kendisine yönelik aşağılayıcı muamele yapıldığını iddia ederek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuş ve Bulgaristan Devleti'nden şikâyetçi olmuştur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Kararın hukuki dayanağını ve temelini, işkence ile insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ve cezayı kesin bir dille yasaklayan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3 oluşturmaktadır. AİHM'in yerleşik içtihat prensiplerine göre, devletin güvenlik güçleri ve infaz koruma memurları, şüpheli veya tutuklulara yönelik zor kullanma, kelepçeleme veya yatağa bağlama gibi özgürlüğü kısıtlayıcı fiziksel tedbirlere yalnızca kesin bir zorunluluk hâlinde başvurabilir. Bir kişinin tedavi gördüğü hastane yatağına kelepçelenmesi, kişinin kaçma, kendine veya çevresindeki sağlık personeline zarar verme gibi somut, kanıtlanmış ve derhâl bertaraf edilmesi gereken bir tehlike arz etmediği durumlarda ölçüsüz ve hukuka aykırı bir müdahale olarak kabul edilmektedir. Bu tür orantısız kısıtlamalar, bedensel bir acı vermese dahi, kişinin kendi gözünde veya başkalarının (özellikle aile üyelerinin) önünde küçük düşmesine ve aşağılanmasına neden olduğunda doğrudan aşağılayıcı muamele boyutuna ulaşmaktadır.
Ayrıca, devletin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3 kapsamındaki usul yükümlülükleri, her türlü kötü muamele iddiasının ciddiyetle, bağımsız, tarafsız, hızlı ve son derece kapsamlı bir şekilde soruşturulmasını gerektirmektedir. Soruşturma makamları, mağdurun iddialarına konu olan her bir fiziksel kısıtlama veya şiddet eyleminin yasal dayanağını incelemekle görevlidir. Soruşturmanın etkili olabilmesi için, iddia edilen olayların bir kısmının değil, bütünüyle tüm aşamalarının araştırılması ve olaya dâhil olan her bir kamu görevlisinin fiilinin incelenmesi doktriner bir zorunluluktur.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
AİHM, somut olayda başvurucunun hastanede tedavi gördüğü sırada infaz koruma memurları tarafından yatağa kelepçelenmesine ilişkin iddialarını titizlikle incelemiştir. Mahkeme, başvurucunun beyin sarsıntısı geçirerek acil servise kaldırıldığını ve tıbbi müşahede altında olduğunu dikkate alarak, bu durumdaki bir hastanın yatağa kelepçelenmesini haklı gösterecek hiçbir somut kaçma şüphesinin veya saldırganlık tehlikesinin bulunmadığını tespit etmiştir. Bu kelepçeleme tedbirinin kesinlikle gerekli olmadığına ve güvenlik amacıyla orantılılık taşımadığına hükmeden Mahkeme, uygulamanın başvurucuyu çaresiz hissettirip küçük düşürdüğünü belirtmiştir. Özellikle de bu bağlama eyleminin başvurucunun annesinin huzurunda gerçekleştirilmesinin, muamelenin psikolojik etkisini ve aşağılayıcı boyutunu çok daha ağır bir seviyeye taşıdığı vurgulanmıştır.
Soruşturmanın etkililiği yönünden yapılan incelemede ise AİHM, Bulgaristan makamlarının başvurucunun şikâyeti üzerine başlattığı ve AİHM'e bildirdiği yeni ceza soruşturmasının kapsamını değerlendirmiştir. Söz konusu soruşturmanın, yalnızca gözaltı işlemi sırasındaki polis memurlarının eylemlerini kapsadığı, ancak asıl şikâyet konusu olan hastanedeki yatağa kelepçeleme eylemini gerçekleştiren infaz koruma memurlarına yönelik hiçbir adımı içermediği saptanmıştır. Mahkeme, hastane kayıtları ve nöbet çizelgelerinin başvurucunun yatağa bağlandığını açıkça doğrulamasına rağmen, yerel savcılığın ve derece mahkemelerinin bu somut delilleri dikkate almadığını tespit etmiştir. İnfaz koruma memurlarının eylemlerinin soruşturma kapsamı dışında bırakılması, iddiaların bütünüyle aydınlatılmasını engellemiş ve soruşturmanın usul yönünden etkisiz kalmasına yol açmıştır.
Sonuç olarak AİHM, başvurucunun yatağa kelepçelenmesinin aşağılayıcı muamele yasağını maddi yönden ihlal ettiği ve olaya ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmemesinin usul yönünden ihlal oluşturduğu gerekçesiyle başvuruyu kabul etmiştir.