Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Abdalfatah Ismaeel Hamad Nashata Kararı 2022/68929 B.

Anayasa Mahkemesi Abdalfatah Ismaeel Hamad Nashata Kararı 2022/68929 B.

Bu karar, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında açılan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında hükmedilen meblağların Anayasa'nın kişi hürriyeti ve güvenliği güvenceleriyle uyumlu olması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, haksız yakalama ve gözaltı süreçleri sonrasında yerel mahkemelerce belirlenen manevi tazminat miktarının, benzer durumlarda yüksek mahkeme tarafından tayin edilen standartların çok altında kalmasını hak ihlali olarak nitelendirmiştir.
search

Anayasa Mahkemesi
Abdalfatah Ismaeel Hamad Nashata Kararı 2022/68929 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2022/68929
Karar Tarihi 12.06.2024
Taraf Abdalfatah Ismaeel Hamad Nashata
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Haksız gözaltı tazminatı makul bir seviyede olmalıdır.
Düşük manevi tazminat hakkın özünü zayıflatır.
Ödenen vekâlet ücreti maddi tazminata dâhil edilmelidir.
Arama işleminin ölçülülüğü somut olaya göre belirlenir.

Bu karar, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında açılan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında hükmedilen meblağların Anayasa'nın kişi hürriyeti ve güvenliği güvenceleriyle uyumlu olması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, haksız yakalama ve gözaltı süreçleri sonrasında yerel mahkemelerce belirlenen manevi tazminat miktarının, benzer durumlarda yüksek mahkeme tarafından tayin edilen standartların çok altında kalmasını hak ihlali olarak nitelendirmiştir.

Emsal teşkil eden bu içtihat, haksız tutulma süreleri için verilecek manevi tazminatların sembolik veya önemsiz bir seviyede tutulamayacağını, mağdurun yaşadığı manevi elem ve ızdırabı giderecek makul bir orantıda olması gerektiğini vurgulamaktadır. Uygulamada ağır ceza mahkemelerinin tazminat hesaplamalarında takdir yetkilerini kullanırken Anayasa Mahkemesinin güncel standartlarını ve asgari oranlarını dikkate almaları zorunluluğu doğmuştur. Ayrıca, başvuranın ceza soruşturmasında kendisini özel vekille temsil ettirdiği durumlarda, avukatına ödediği gerçek vekâlet ücretinin araştırılarak maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ilkesi de uygulamadaki eksiklikleri giderecek önemli bir kriterdir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Ürdün vatandaşı olan başvurucu hakkında istihbari bir bilgiye dayanılarak silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma kapsamında başvurucunun evinde gece vakti polis ekiplerince arama yapılmış ve başvurucu yedi gün süreyle gözaltında tutulmuştur. İlerleyen süreçte başvurucu hakkında isnat edilen suçtan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek dosya kapatılmıştır. Başvurucu, haksız yere evinin arandığını ve gözaltında tutulduğunu belirterek uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanması talebiyle devlete karşı tazminat davası açmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi, başvurucuya haksız gözaltı süresi için asgari ücret tarifesini gözeterek 659,33 TL maddi ve 1.200 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiş, evdeki arama işleminin ölçüsüz olmadığı gerekçesiyle bu yöndeki talepleri ise reddetmiştir. Başvurucu, belirlenen tazminat miktarının son derece yetersiz olduğunu, özel avukatına ödediği vekâlet ücreti masraflarının karşılanmadığını ve konutundaki aramanın hukuksuz olduğunu iddia ederek bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı incelerken temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 19 kapsamında güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına dayanmıştır. Söz konusu maddenin dokuzuncu fıkrası, haksız olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerin uğradıkları zararların devlet tarafından tazmin edilmesini güvence altına almaktadır.

Hukuki değerlendirmenin merkezinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141 uyarınca açılan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları yer almaktadır. Yerleşik içtihatlara göre, haklarında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen kişilerin yakalama, gözaltı veya tutuklama işlemlerinin hukuki olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle, 5271 sayılı Kanun m. 141/1-e bendi uyarınca açılan davalarda haksız tutmanın hukuka aykırılığı kanun gereğince peşinen kabul edildiğinden, Anayasa Mahkemesinin yapacağı inceleme derece mahkemelerince hükmedilen tazminat miktarının Anayasa'nın güvencelerine uygun ve yeterli olup olmadığını belirlemekle sınırlıdır.

Temel kurallar çerçevesinde, ağır ceza mahkemelerinin tazminat takdir yetkisi bulunmakla birlikte, meydana gelen ihlalle orantılı olmayan önemsiz miktarda bir tazminatın hükmedilmesi Anayasa'ya aykırılık teşkil etmektedir. Belirlenen manevi tazminat miktarının Anayasa Mahkemesinin benzer başvurular üzerine verdiği tazminat standartlarına göre kayda değer ölçüde düşük olmaması gerekir. Ayrıca, maddi tazminatın belirlenmesinde mağdurun haksız tutma süresince mahrum kaldığı kazancın yanı sıra, ceza soruşturmasında kendisini özel avukatla temsil ettirdiği durumlarda ödediği vekâlet ücretinin de maddi tazminat hesabına dâhil edilip edilmeyeceğinin usulünce araştırılması gereklidir. Arama tedbirlerinde ise özel hayata saygı hakkı ve konut dokunulmazlığı bağlamında, arama işleminin yasal sınırlar içinde ve ölçülülük ilkesine uygun şekilde gerçekleştirilmesi esastır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi somut olayı incelerken, başvurucunun yedi gün boyunca haksız şekilde gözaltında tutulduğunu ve yerel mahkemenin bu süreç için yalnızca 1.200 TL manevi tazminata hükmettiğini tespit etmiştir. Mahkemenin tazminat tayinindeki takdir yetkisi göz önünde bulundurulsa dahi, hükmedilen tutar Anayasa Mahkemesinin benzer durumlardaki standartlarıyla karşılaştırılmıştır. Anayasa Mahkemesinin ilgili karar tarihi olan 2021 yılı için belirlediği tazminat standartları dikkate alındığında, yerel mahkeme tarafından hükmedilen toplam 1.200 TL'lik manevi tazminatın oldukça düşük kaldığı ve mağduriyeti gidermekten uzak olduğu saptanmıştır. Bu derece yetersiz bir tazminat miktarının, tazminat hakkının özünü zayıflattığı ve haksız tutma eylemi karşısında orantısız şekilde önemsiz bir meblağ teşkil ettiği anlaşılmıştır.

Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, yerel mahkemenin asgari ücret üzerinden yaptığı gelir kaybı hesaplamasının orantısız olmadığı belirtilmiştir. Ancak, başvurucunun kendisini özel avukatla temsil ettirmesi nedeniyle ödediğini beyan ettiği vekâlet ücretinin maddi tazminat miktarının hesaplanmasında dikkate alınmaması önemli bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir. İstinaf mahkemesinin, başvurucu ile avukatı arasındaki vekâlet sözleşmesi uyarınca ödenen gerçek avukatlık ücretini araştırmadan, sadece tarifedeki maktu ücret üzerinden karar vermesinin yerleşik içtihatlara aykırı olduğu saptanmıştır.

Özel hayata saygı hakkı ve konut dokunulmazlığının ihlali iddiaları bağlamında ise arama işleminin mahkeme kararına dayandığı, makul bir süre içinde gerçekleştirildiği ve yalnızca beş polis memurunun katılımıyla kamera kaydı eşliğinde yapıldığı belirlenmiştir. Başvurucunun arama sırasında evde herhangi bir zararın meydana gelmediğini işlem tanıkları huzurunda tutanakla imza altına alması da dikkate alınarak, arama işleminin ölçüsüz olmadığına kanaat getirilmiştir. Bu nedenle söz konusu şikâyetler açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesini başvurucu lehine kabul etmiştir.

Haksız yere gözaltında kaldım ama mahkeme çok az tazminat verdi. Bu yasal mı? expand_more
Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, haksız gözaltı süreçleri sonrasında derece mahkemelerince belirlenen manevi tazminat miktarının sembolik veya önemsiz bir seviyede olmaması gerekir. Hükmedilen tazminat, mağdurun yaşadığı manevi elem ve ızdırabı giderecek makul bir orantıda olmalıdır. Eğer ödenen meblağ Yüksek Mahkemenin güncel standartlarının çok altındaysa, bu durum Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir.
Soruşturmada özel avukat tutmuştum. Avukata ödediğim parayı tazminat olarak alabilir miyim? expand_more
Evet, alabilirsiniz. Emsal karara göre, haksız tutma nedeniyle açılan tazminat davalarında maddi zarar hesaplanırken sadece mahrum kalınan gelir dikkate alınmaz. Ceza soruşturmasında kendinizi özel vekille temsil ettirdiyseniz, avukatınızla aranızdaki vekâlet sözleşmesi uyarınca ödediğiniz gerçek vekâlet ücretinin araştırılarak maddi tazminat kapsamına dâhil edilmesi zorunludur. İstinaf mahkemelerinin bu masrafı araştırmadan sadece tarifedeki maktu avukatlık ücreti üzerinden karar vermesi eksik ve hatalı bir yaklaşımdır.
Soruşturma aşamasında polisler evimi aradı. Evimin aranması hak ihlali sayılır mı? expand_more
Ev aramasının ihlal teşkil edip etmediği, işlemin kanunlara ve ölçülülük ilkesine uygun yapılıp yapılmadığına somut olaya bakılarak karar verilir. Anayasa Mahkemesi emsal kararında; arama işleminin yasal bir mahkeme kararına dayanması, makul bir sürede tamamlanması ve orantılı bir kolluk gücüyle kamera eşliğinde yapılması durumunda bunu ölçüsüz bulmamıştır. Ayrıca, arama sırasında evde herhangi bir zararın meydana gelmediğinin işlem tanıkları huzurunda tutanakla imza altına alınması, konut dokunulmazlığı ve özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğini göstermektedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir