Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Birol Gürsoy ve Diğerleri Kararı 2023/66156 B.

Anayasa Mahkemesi Birol Gürsoy ve Diğerleri Kararı 2023/66156 B.

Bu karar, ceza yargılamalarında sıkça uygulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun, sanıklara yeterli usule ilişkin güvenceler sunmaması hâlinde adil yargılanma hakkını doğrudan zedelediğini açıkça ortaya koymaktadır. Mahkeme, HAGB kararlarına karşı yapılan itirazların, itiraz mercileri tarafından dosyanın esasına girilmeden, yalnızca şeklî şartlar yönünden ve basmakalıp, soyut ifadelerle reddedilmesinin hukuki koruma sağlamadığını vurgulamıştır. Savunma hakkının kısıtlandığı, sanıkların delil sunma ve değerlendirilmesini talep etme imkânlarından mahrum bırakıldığı bir sürecin anayasal ilkelere aykırı olduğu tescillenmiştir.
search

Anayasa Mahkemesi
Birol Gürsoy ve Diğerleri Kararı 2023/66156 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2023/66156
Karar Tarihi 20.11.2024
Taraf Birol Gürsoy ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
HAGB kararlarının gerekçeli olması anayasal zorunluluktur.
HAGB itirazları yalnızca şeklî incelemeyle sınırlı tutulamaz.
Etkili itiraz yolu sunmayan HAGB kurumu ölçüsüzdür.
Savunma hakkını kısıtlayan yargılama adil yargılanmayı ihlal eder.

Bu karar, ceza yargılamalarında sıkça uygulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun, sanıklara yeterli usule ilişkin güvenceler sunmaması hâlinde adil yargılanma hakkını doğrudan zedelediğini açıkça ortaya koymaktadır. Mahkeme, HAGB kararlarına karşı yapılan itirazların, itiraz mercileri tarafından dosyanın esasına girilmeden, yalnızca şeklî şartlar yönünden ve basmakalıp, soyut ifadelerle reddedilmesinin hukuki koruma sağlamadığını vurgulamıştır. Savunma hakkının kısıtlandığı, sanıkların delil sunma ve değerlendirilmesini talep etme imkânlarından mahrum bırakıldığı bir sürecin anayasal ilkelere aykırı olduğu tescillenmiştir.

Uygulamadaki emsal etkisi bakımından bu karar, Anayasa Mahkemesinin HAGB kurumuna yönelik genel iptal kararlarıyla uyumlu ve tamamlayıcı bir nitelik taşımaktadır. İtiraz mercilerinin, sanıkların esasa etkili iddia ve itirazlarını dikkate alarak tatminkâr bir gerekçe oluşturma zorunluluğunun altı bir kez daha çizilmiştir. Bu içtihat, alt derece mahkemeleri ve itiraz mercileri için yol gösterici nitelikte olup, HAGB kararlarının verilmesi ve itiraz incelemesi süreçlerinde sanık haklarının korunması adına çok daha titiz ve esasa inen bir hukuki denetim mekanizmasının işletilmesi gerektiğini kesin bir dille emretmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bireysel başvuruya konu uyuşmazlık, çeşitli suçlardan yargılanan ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilen sanıkların, bu kararlara karşı yaptıkları itirazların mahkemelerce reddedilmesinden kaynaklanmaktadır. Başvurucular, yargılama sürecinde kendilerine isnat edilen suçların sabit olup olmadığının yeterince araştırılmadığını, tanık dinletme ve delil sunma taleplerinin somut bir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini iddia etmiştir.

Ayrıca, verilen HAGB kararlarına karşı yasal itiraz haklarını kullanmalarına rağmen, üst inceleme mercilerinin bu itirazları esastan değerlendirmediği, yalnızca şeklî bir denetim yaparak basmakalıp gerekçelerle reddettiği belirtilmiştir. Başvurucular, bu durumun hak arama hürriyetlerini kısıtladığını ve yargılamanın adil bir biçimde yürütülmediğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve hak ihlalinin tespit edilerek yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, somut uyuşmazlığı çözerken temel olarak Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 çerçevesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin usul güvencelerini temel almıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmasını belirli şartlara ve sürelere bağlayan bir mekanizmadır. Ancak bu mekanizmanın anayasal sınırlar içinde kalabilmesi için adil yargılanma ilkelerine mutlak suretle uygun işletilmesi şarttır.

Mahkeme, yerleşik içtihat prensipleri gereğince, 5271 sayılı Kanun m.231 uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazların, itiraz mercilerince yalnızca şeklî incelemeye tabi tutulmasını anayasaya aykırı bulmaktadır. Etkili bir denetim yolu, itiraz makamının, itiraz edenin iddia ve delillerini dikkate almasını, çatışan menfaatleri dengelemesini ve müdahalenin ölçülülüğünü esastan denetlemesini zorunlu kılar.

Nitekim Anayasa Mahkemesi, daha önceki emsal kararlarında ve norm denetimi süreçlerinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 hükmünde yer alan itiraz mekanizmasının, kamu gücünü kullananların keyfî davranışlarının önüne geçilmesi ve temel haklara yapılan müdahalelerin giderilmesi bağlamında etkili ve yeterli bir koruma sağlamadığını tespit etmiş ve ilgili kanun hükümlerinin iptaline karar vermiştir. Bu doğrultuda, yargılamayı yapan mahkemelerin ve itiraz mercilerinin, sanığın iddialarını yeterli bir gerekçe ile karşılaması ve usul güvencelerini ortadan kaldıran uygulamalardan kaçınması gerektiği temel hukuk kuralı olarak benimsenmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucular hakkında yerel mahkemeler tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını ve bu kararlara yönelik itiraz süreçlerini detaylı bir şekilde incelemiştir. İnceleme neticesinde, başvurucuların yargılama aşamasında öne sürdükleri bilgi, belge, rapor sunma ve tanık dinletme gibi esasa etkili olabilecek haklı taleplerinin mahkemelerce ya hiç karşılanmadığı ya da herhangi bir somut gerekçe gösterilmeksizin reddedildiği tespit edilmiştir.

Yerel mahkemelerin, isnat edilen suçlara yönelik yeterli ve tatminkâr bir araştırma yapmadan, sanıkların adil yargılanma hakkı kapsamında sahip oldukları usul güvencelerini kısıtlayıcı nitelikte bir tutum sergilediği görülmüştür. Dahası, başvurucuların hukuka aykırı buldukları bu kararlara karşı itiraz yoluna başvurduklarında, itiraz mercilerinin dosya üzerinden yeknesak bir şekilde, sadece şeklî şartların gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden inceleme yaptığı saptanmıştır. İtiraz mercileri, kararın usul ve yasaya uygun olduğu yönünde basmakalıp gerekçeler kullanarak başvurucuların esasa yönelik ve kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki ciddi itirazlarını değerlendirmekten kaçınmışlardır.

Mahkeme, bu durumun silahların eşitliği ilkesi ile bağdaşmadığını, savunma tarafını iddia makamı karşısında dezavantajlı konuma düşürdüğünü ve HAGB kararına karşı öngörülen itiraz mekanizmasının pratikte işlevsiz ve etkisiz hâle geldiğini vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal içtihatlarıyla da uyumlu olarak, başvurucular hakkındaki yargılamaların adil yargılanma hakkının sağladığı asgari usul güvencelerine riayet edilmeden yürütüldüğü, itiraz mercilerinin de bu eksiklikleri telafi edecek bir denetim mekanizması işletmediği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması amacıyla başvuruyu kabul etmiştir.

HAGB kararına itiraz ettim ama dosyaya hiç bakmadan reddettiler. Bu yasal mı? expand_more
Hayır, hukuka ve anayasaya uygun değildir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararlarına yapılan itirazların itiraz mercileri tarafından yalnızca şeklî bir incelemeyle sınırlı tutulması adil yargılanma hakkını doğrudan zedelemektedir. İtiraz mercileri, itiraz edenin iddia ve delillerini dikkate almalı ve müdahalenin ölçülülüğünü esastan denetleyerek tatminkâr bir gerekçe oluşturmalıdır. İtirazınızın dosyanın esasına girilmeden basmakalıp ifadelerle reddedilmesi size hukuki bir koruma sağlamaz.
Mahkeme tanıklarımı ve delillerimi hiç incelemeden HAGB verdi. Ne yapabilirim? expand_more
Mahkemenin esasa etkili olabilecek bilgi, belge sunma ve tanık dinletme gibi haklı taleplerinizi somut bir gerekçe göstermeksizin reddetmesi, savunma hakkınızı açıkça kısıtlar. Yargılamayı yapan mahkemelerin, suçun sabit olup olmadığını araştırmadan usul güvencelerini ortadan kaldıran tutumları silahların eşitliği ilkesi ile bağdaşmaz ve sizi iddia makamı karşısında dezavantajlı konuma düşürür. Bu ihlallere karşı olağan kanun yollarını tükettikten sonra adil yargılanma hakkınızın ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurarak yeniden yargılama talep edebilirsiniz.
HAGB itirazım matbu ve kopyala-yapıştır bir kararla reddedildi. AYM bozar mı? expand_more
Evet, Anayasa Mahkemesi itiraz mercilerinin bu tür yüzeysel ve matbu (şablon) kararlarını hak ihlali olarak değerlendirmektedir. Yüksek Mahkemenin tespitlerine göre, itiraz incelemelerinde sadece şeklî şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılarak "kararın usul ve yasaya uygun olduğu" yönündeki yeknesak ve basmakalıp gerekçelerle itirazların reddedilmesi hukuka aykırıdır. Mahkemeler, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki ciddi itirazlarınızı esastan değerlendirmekten kaçınamaz. Bu durum tespit edildiğinde, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar verilmektedir.
İtirazım sadece şeklen incelendi. HAGB sürecinde kendimi nasıl savunacağım? expand_more
Ceza yargılamasında kurulan HAGB mekanizmasının anayasal sınırlar içinde kalabilmesi, adil yargılanma ilkelerine mutlak suretle uygun işletilmesine bağlıdır. Kanunda öngörülen itiraz mekanizması pratikte işlevsiz ve etkisiz hâle getirilmişse hukuki korumadan yoksun kalırsınız. Anayasa Mahkemesinin emsal kararları gereği, itiraz makamı uyuşmazlığı sadece usulen değil, iddia ve delillerinizi inceleyerek, çatışan menfaatleri dengeleyerek ve müdahalenin ölçülülüğünü esastan denetleyerek çözmek zorundadır. Bu asgari usul güvencelerine riayet edilmeden yürütülen yargılamalar anayasaya aykırıdır.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir