Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Metin Taşdelen ve Diğerleri Kararı 2022/40176 B.

Anayasa Mahkemesi Metin Taşdelen ve Diğerleri Kararı 2022/40176 B.

Bu karar, ceza yargılamasında sıklıkla uygulanan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanma şekline ve özellikle bu kararlara karşı yapılan itirazların denetimine ilişkin köklü ve sistemsel bir tespiti barındırmaktadır. Anayasa Mahkemesi, HAGB kararlarına karşı yapılan itirazların mahkemelerce yalnızca şekli şartlar yönünden incelenmesini ve matbu gerekçelerle reddedilmesini açık bir adil yargılanma hakkı ihlali olarak nitelendirmiştir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2022/40176
Karar Tarihi 22.05.2024
Taraf Metin Taşdelen ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel HAGB kararlarına itirazda etkili denetim zorunludur.
  • gavel İtiraz mercileri kararlarını somut gerekçelendirmekle yükümlüdür.
  • gavel HAGB uygulamasında usuli güvenceler bütünüyle sağlanmalıdır.
  • gavel Sadece şekli şartların incelenmesi hak ihlalidir.

Bu karar, ceza yargılamasında sıklıkla uygulanan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanma şekline ve özellikle bu kararlara karşı yapılan itirazların denetimine ilişkin köklü ve sistemsel bir tespiti barındırmaktadır. Anayasa Mahkemesi, HAGB kararlarına karşı yapılan itirazların mahkemelerce yalnızca şekli şartlar yönünden incelenmesini ve matbu gerekçelerle reddedilmesini açık bir adil yargılanma hakkı ihlali olarak nitelendirmiştir.

Benzer davalarda emsal etkisi son derece yüksek olan bu karar, itiraz mercilerinin yeknesak ve soyut inceleme pratiğini hukuka aykırı bularak, itiraz kanun yolunun etkililiğini tartışmaya açmaktadır. Özellikle HAGB kurumuna ilişkin yasal düzenlemelerin iptal edilmesi sürecindeki gerekçelerle paralellik taşıyan bu yaklaşım, uygulamadaki mahkemelerin sanıkların savunma haklarını ve usuli güvencelerini daha etkin bir şekilde korumalarını zorunlu kılmaktadır. Mahkemelerin artık itirazları esastan incelemesi ve çatışan menfaatleri dengeleyerek somut, ikna edici gerekçeler sunması gerekmektedir. Bu yönüyle karar, ceza yargılaması pratiğinde HAGB itirazlarının denetimi açısından bir dönüm noktası teşkil etmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, haklarında çeşitli suçlamalarla açılan ceza davaları sonucunda ilk derece mahkemeleri tarafından mahkûm edilmiş, ancak bu cezalar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmiştir. Başvurucular, bu kararların kendilerine yüklenen suçların sabit olup olmadığı yeterince araştırılmadan, tanık dinletme gibi temel talepleri reddedilerek ve varsayımlara dayanılarak verildiğini iddia etmiştir. Bu iddialarla HAGB kararlarına karşı yasal itiraz yollarına başvurmuşlardır.

Ancak itirazları inceleyen mahkemeler, ileri sürülen esasa ilişkin iddiaları ve argümanları hiçbir şekilde değerlendirmeden, sadece kararın şekli şartlara uygun olup olmadığını inceleyerek itirazları kesin olarak reddetmiştir. Bunun üzerine başvurucular, itiraz makamlarının kalıplaşmış gerekçelerle ret kararı vermesinin hak arama yollarını etkisiz kıldığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş ve ihlalin tespiti ile yeniden yargılama talep etmişlerdir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 kapsamında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunu adil yargılanma güvenceleri bağlamında ele almıştır. Bu doğrultuda, Atilla Yazar ve diğerleri emsal kararına atıf yapılarak, HAGB uygulamalarındaki anayasal sorunlar ve temel kurallar ortaya konulmuştur.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, sanıkların HAGB kararını kabule ilişkin irade beyanlarının alınması sürecinde usuli güvence eksiklikleri bulunmamalı, ilk derece mahkemeleri gerekçeli kararlarında yalnızca isnat edilen eylemi veya kanun maddesini tekrarlamakla yetinmemelidir. Silahların eşitliği ilkesi gereğince, savunma makamının sahip olduğu güvenceler korunmalı ve sanık iddia makamı karşısında dezavantajlı duruma düşürülmemelidir. Ayrıca sanıklara, müdafi yardımından etkin şekilde yararlanma ile bu hakla bağlantılı olarak savunma için gerekli zaman ve kolaylığa sahip olma hakları eksiksiz olarak sağlanmalıdır.

Hukuki denetim mekanizmaları açısından en önemli kural ise, itiraz mercilerinin HAGB itirazları üzerine dosya üzerinden yeknesak, yalnızca şekli şartları değerlendiren ve kararda hukuka aykırılık bulunmadığını bildiren tek cümlelik soyut gerekçelerle karar vermemesi gerektiğidir. Mahkemeler, davayla doğrudan ilgili hususları ayrıca değerlendirerek yeterli ve tatmin edici bir gerekçe oluşturmakla yükümlüdür. Anayasa Mahkemesi, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin kamu gücünü kullananların keyfî davranışlarının önüne geçilmesi imkânını ortadan kaldırdığını ve itiraz kanun yolunu etkisizleştirdiğini vurgulamıştır. Neticede, bu temel güvenceleri içermeyen bir yargılama sisteminin adil yargılanma hakkıyla bağdaşmayacağı hukuk kuralları çerçevesinde sabit görülmüştür.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucular hakkında verilen HAGB kararlarını ve bu kararlara karşı yapılan itiraz süreçlerini incelemiş, yargılamaların adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelere uygun şekilde yürütülmediğini tespit etmiştir. Başvurucuların mahkûmiyetlerine dayanak olan yargılamalarda; kendilerine yüklenen suçların sübutuna ilişkin yeterli araştırma yapılmadığı, yargılama sonucunu etkileyecek bilgi, belge ve raporların dikkate alınmadığı ve tanık dinletme taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiği iddiaları yargı makamlarınca karşılanmamıştır.

Somut olaydaki itiraz mercileri, başvurucuların esasa ve usule ilişkin ayrıntılı itirazlarını değerlendirmemiş, davayla doğrudan ilgili olan bu hususları incelememiştir. Bunun yerine, genel geçer ve yeknesak ifadelerle HAGB kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu, şekli şartların gerçekleştiği gerekçesiyle itirazları reddetmişlerdir. Yüksek Mahkeme, bu yaklaşımın sistemsel bir sorun olduğunu, itiraz mercilerinin iddia ve delillerin dikkate alınmasında, çatışan menfaatlerin dengelenmesinde ve müdahalenin ölçülülüğünün belirlenmesinde hiçbir hukuki denetim yapmadığını tespit etmiştir.

Anayasa Mahkemesi, bu denetimsizliğin Anayasa'nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkını açıkça zedelediğini vurgulamıştır. Daha önce verilen iptal kararları ve Atilla Yazar emsal kararı ışığında, başvurucular hakkındaki süreçte de silahların eşitliği, savunma hakkı ve gerekçeli karar hakkı gibi temel güvencelerin sağlanmadığı ortadadır. Derece mahkemelerinin ve itiraz mercilerinin, bireyin temel haklarına doğrudan etki eden bir uyuşmazlıkta daha titiz, esasa giren ve savunma argümanlarını karşılayan bir hukuki denetim yapması gerektiği olgusal olarak saptanmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması yönünde başvuruyu kabul etmiştir.

HAGB kararıma itiraz ettim, matbu bir yazıyla reddettiler. Bu yasal mı? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre bu durum yasal değildir. İtiraz mercilerinin HAGB kararlarına karşı yapılan itirazları yalnızca şekli şartlar yönünden incelemesi ve matbu (kalıplaşmış) gerekçelerle reddetmesi adil yargılanma hakkının açık bir ihlalidir. İtirazınızı inceleyen mahkeme, dosyadaki iddialarınızı ve davayla doğrudan ilgili hususları ayrıca değerlendirerek somut, yeterli ve tatmin edici bir gerekçe sunmakla yükümlüdür.
Ceza davasında tanıklarım dinlenmeden bana HAGB verdiler, ne yapabilirim? expand_more
Mahkemelerin, size yüklenen suçların sabit olup olmadığını yeterince araştırmadan, yargılama sonucunu etkileyecek delilleri toplamadan ve tanık dinletme gibi temel taleplerinizi gerekçesiz reddederek HAGB kararı vermesi usule aykırıdır. Anayasa Mahkemesi, silahların eşitliği ve savunma hakkı ilkeleri gereğince sanıkların iddia makamı karşısında dezavantajlı duruma düşürülmemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu tür eksik incelemelerle verilen kararlara karşı, hukuki denetim mekanizmaları daha titiz ve savunma argümanlarını karşılayan bir denetim yapmalıdır.
HAGB itirazında mahkeme esasa girmezse adil yargılanma ihlal edilir mi? expand_more
Kesinlikle edilir. İtiraz mercilerinin, esasa ve usule ilişkin ayrıntılı itirazları değerlendirmeden, yalnızca "usul ve yasaya uygun, şekli şartlar gerçekleşti" şeklinde genel geçer, yeknesak ve tek cümlelik soyut gerekçelerle ret kararı vermesi hak ihlalidir. Bu denetimsizlik, kamu gücünü kullananların keyfî davranışlarını önleme imkânını ortadan kaldırdığı gibi itiraz kanun yolunu da tamamen etkisizleştirmektedir.
AYM HAGB itirazımda hak ihlali buldu, şimdi ceza dosyam ne olacak? expand_more
Anayasa Mahkemesi adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini tespit ettiğinde, başvuruyu kabul ederek ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mercilere gönderilmesine karar verir. Bu doğrultuda mahkemelerin; iddia ve delillerinizin dikkate alındığı, çatışan menfaatlerin dengelendiği ve önceki aşamalarda yapılmayan esasa yönelik hukuki denetimi sağlayacak şekilde süreci yeniden yürütmesi gerekmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir