Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Sebahattin Koruk ve Diğerleri Kararı 2023/53670 B.

Anayasa Mahkemesi Sebahattin Koruk ve Diğerleri Kararı 2023/53670 B.

Bu karar, ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun mülga uygulanış biçiminin ve bu kararlara karşı öngörülen itiraz mekanizmasının yapısal sorunlarına işaret etmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, HAGB kararlarına karşı yapılan itirazların, yalnızca şeklî şartlar yönünden değil, uyuşmazlığın esasına ilişkin deliller ve iddialar yönünden de etkili bir denetime tabi tutulması gerektiğini vurgulamaktadır. İtiraz mercilerinin kalıplaşmış ve soyut gerekçelerle ret kararı vermesinin, sanığın hukuki dinlenilme ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiği net bir şekilde ortaya konulmuştur.
search

Anayasa Mahkemesi
Sebahattin Koruk ve Diğerleri Kararı 2023/53670 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2023/53670
Karar Tarihi 03.07.2025
Taraf Sebahattin Koruk ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
HAGB itiraz yolu etkili denetim sağlamalıdır.
Gerekçesiz itiraz retleri adil yargılanmayı zedeler.
HAGB kabulü istinaftan peşinen feragat sayılamaz.
Yargılamada silahların eşitliği ilkesi gözetilmelidir.

Bu karar, ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun mülga uygulanış biçiminin ve bu kararlara karşı öngörülen itiraz mekanizmasının yapısal sorunlarına işaret etmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, HAGB kararlarına karşı yapılan itirazların, yalnızca şeklî şartlar yönünden değil, uyuşmazlığın esasına ilişkin deliller ve iddialar yönünden de etkili bir denetime tabi tutulması gerektiğini vurgulamaktadır. İtiraz mercilerinin kalıplaşmış ve soyut gerekçelerle ret kararı vermesinin, sanığın hukuki dinlenilme ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiği net bir şekilde ortaya konulmuştur.

Benzer davalardaki emsal etkisi açısından bu karar, geçmiş HAGB sisteminin yol açtığı hak ihlallerinin giderilmesinde yol gösterici bir niteliğe sahiptir. Özellikle mahkûmiyet hükmü kurulmadan önce sanıktan alınan HAGB kabul iradesinin, sonrasındaki yargılama hatalarına karşı anayasal güvencelerden peşinen feragat anlamına gelmeyeceği tescillenmiştir. Uygulamada, yargı mercilerinin sanıkların delil toplatma ve savunma taleplerini gerekçesiz reddederek iddia makamını avantajlı konuma getiren pratiklerine son verilmesi gerektiği altı çizilerek, adil yargılanma hakkının usuli güvencelerinin eksiksiz işletilmesinin zorunlu olduğu bir kez daha içtihat hâline getirilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Çeşitli suçlardan yargılanan ve haklarında ceza davası yürütülen başvurucular, yerel mahkemeler tarafından suçlu bulunmuş ancak aldıkları cezalar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmiştir. Başvurucular, bu mahkûmiyet hükümlerinin yeterli gerekçe içermediğini, kararların varsayımlara dayandığını, sundukları delillerin, raporların ve tanık dinletme taleplerinin mahkemelerce haksız yere ve gerekçesiz olarak reddedildiğini belirterek üst mercilere itiraz etmişlerdir.

Ancak itirazları inceleyen mahkemeler, dosyanın esasına girmeden, sadece kararın şekil şartlarına uyup uymadığını kontrol ederek basmakalıp gerekçelerle ret kararları vermiştir. Başvurucular, kendilerini yeterince savunamadıkları, delillerinin incelenmediği, argümanlarının değerlendirilmediği ve itiraz yollarının işlevsiz bırakıldığı gerekçesiyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia ederek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı çözerken temel olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) müessesesini ve bu müesseseye karşı öngörülen kanun yollarının işleyişini incelemiştir. 5271 sayılı Kanun m. 231 uyarınca verilen HAGB kararlarının niteliği gereği, sanığın yargılamanın başında bu kararı kabul etmesi, kanun yollarına başvuru hakkından mutlak bir feragat anlamına gelmemektedir.

Yerleşik içtihat prensipleri bağlamında, yargı mercilerinin taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaları, sunulan delilleri dikkatle incelemesi ve kararlarını bu incelemeler ışığında, tatmin edici bir gerekçeyle oluşturması zorunludur. Özellikle HAGB kararlarına karşı yapılan itirazları inceleyen mercilerin, sadece şeklî bir uygunluk denetimi yapmakla yetinmeyip, esasa ilişkin hukuka aykırılık iddialarını da değerlendirmesi adil yargılanma hakkının temel bir gereğidir.

Anayasa Mahkemesi daha önceki tarihli iptal kararlarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu içerisinde yer alan HAGB usulünün ve itiraz mekanizmasının, sanıklara yeterli güvenceler sağlamadığına hükmetmiştir. Nitekim yasa koyucu tarafından 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler neticesinde HAGB kararlarına karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiş, sanığın HAGB'yi kabul etme şartı da ortadan kaldırılmıştır. İptal edilen bu kanun hükümlerinin uygulandığı dönemde gerçekleştirilen yargılamalarda, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin zedelendiği hususu temel hukuk kuralları ve anayasal güvenceler çerçevesinde tespit edilmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucular hakkında uygulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması prosedürünü ve bu prosedüre karşı yapılan itirazların incelenme biçimini adil yargılanma hakkı kapsamında detaylı olarak değerlendirmiştir. Yüksek Mahkeme, öncelikle ilk derece mahkemelerinin yargılama sürecindeki tutumunu ele almış, başvurucuların delil toplatma, rapor sunma ve tanık dinletme gibi esasa etkili olabilecek taleplerinin silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırı olarak reddedildiğini tespit etmiştir. Mahkemelerce izlenen bu yöntemin, iddia makamı karşısında savunma makamını dezavantajlı bir duruma düşürdüğü ve yargılamanın hakkaniyetini zedelediği görülmüştür.

Bununla birlikte, başvurucuların HAGB kararlarına karşı yaptıkları itirazları inceleyen mercilerin yaklaşımı da ihlalin temel nedenlerinden biri olarak saptanmıştır. İtiraz mercileri, başvurucuların esasa yönelik iddialarını ve dosyaya sundukları argümanları dikkate almadan, yalnızca şeklî şartların gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde dosya üzerinden yüzeysel bir inceleme yapmışlardır. Bu inceleme neticesinde verilen kararların, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin basmakalıp, tek cümlelik gerekçelerden oluştuğu tespit edilmiştir. Bu sistemsel sorun, HAGB kararlarına karşı öngörülen itiraz yolunun pratikte hiçbir başarı şansı sunmayan, etkisiz bir mekanizmaya dönüştüğünü açıkça ortaya koymuştur.

Ayrıca, yargılamanın henüz başında sanıklardan HAGB kabul iradesinin alınmasının, yargılamanın ilerleyen aşamalarında adil yargılanma hakkı güvencelerinin sağlanıp sağlanmadığına yönelik denetimden mahrum kalınmasına yol açtığı vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin önceki iptal kararları sonrası kanun koyucu tarafından yeni düzenlemeler yapılarak HAGB kararları için istinaf ve temyiz yollarının açılması da geçmişte uygulanan bu sistemin yapısal eksikliklerini doğrular niteliktedir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucuların adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Başta HAGB'yi kabul etmem, haksızlıklara itiraz edemeyeceğim anlamına mı gelir? expand_more
Hayır, yargılamanın henüz başında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) kabul etmeniz, sonrasındaki yargılama hatalarına veya anayasal güvencelerinize dair haklarınızdan peşinen feragat ettiğiniz anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesi, sanığın baştan HAGB kabul iradesi göstermesinin, adil yargılanma hakkı güvencelerinin denetiminden mahrum bırakılmasına yol açamayacağını açıkça hükme bağlamıştır.
HAGB itirazım mahkemece dosyam incelenmeden, matbu gerekçeyle reddedildi. Bu yasal mı? expand_more
İtiraz mercilerinin dosyanın esasına girmeden, yalnızca şeklî şartları kontrol ederek basmakalıp ve soyut gerekçelerle ret kararı vermesi adil yargılanma hakkının ihlalidir. Anayasa Mahkemesi, HAGB itirazlarının sadece şeklen değil, sunduğunuz deliller ve hukuka aykırılık iddialarınız yönünden de etkili bir esasa ilişkin denetime tabi tutulması gerektiğini belirtmektedir.
Mahkeme tanıklarımı dinlemedi ve delillerimi reddetti. Bu durum adil mi? expand_more
Kesinlikle adil değildir ve bu durum silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkelerine aykırıdır. Yargı mercilerinin, savunmanız için kritik olan delil toplatma ve tanık dinletme gibi taleplerinizi gerekçesiz reddederek iddia makamını avantajlı konuma getirmesi hukuka aykırıdır. Anayasa Mahkemesi, savunma makamını dezavantajlı duruma düşüren ve yargılamanın hakkaniyetini zedeleyen bu tutumu adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirmektedir.
Yeni düzenlemelerle HAGB kararlarına karşı istinaf yolu açıldı mı? expand_more
Evet, HAGB sisteminin geçmişte yol açtığı yapısal hak ihlallerini gidermek amacıyla 7499 sayılı Kanun ile önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu yeni yasal düzenlemeler neticesinde, sanığın yargılamanın başında HAGB'yi peşinen kabul etme şartı tamamen ortadan kaldırılmış ve mahkemelerce verilen HAGB kararlarına karşı kural olarak istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulabilmesinin önü açılmıştır.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir