Anasayfa/ Karar Bülteni/ AİHM | KASTRIOT JAUPI | BN. 23369/16

Karar Bülteni

AİHM KASTRIOT JAUPI BN. 23369/16

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi / 3. Bölüm
Başvuru No 23369/16
Karar Tarihi 29.04.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal / İhlal Yok
Karar Linki HUDOC
  • Gıyapta yargılanan sanık savunma hakkından feragat edebilir.
  • Temyiz duruşmasına katılmamak savunma hakkından zımni feragattir.
  • Mahkemede dinlenmeyen tanığın beyanı tek delil olmamalıdır.
  • Tanığın bulunamaması durumunda önceki ifadeleri delil sayılabilir.
  • Belirleyici olmayan tanık beyanı adil yargılanmayı ihlal etmez.

Bu karar, ceza yargılamalarında gıyabında yargılanan sanıkların adil yargılanma hakkı ile duruşmada hazır bulunma haklarından feragat etmeleri durumunda ortaya çıkan hukuki sonuçları son derece açık bir biçimde netleştirmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, hakkında yürütülen ceza yargılamasından haberdar olmasına rağmen kendi özgür iradesiyle temyiz duruşmasına katılmayan ve iç kanunun sunduğu kanun yollarını bizzat kullanmaktan kaçınan bir sanığın, savunma hakkının kısıtlandığından şikayet edemeyeceğini kesin bir dille ortaya koymuştur. Öte yandan bu karar, ceza yargılamalarında sanığın tanık sorgulama hakkının sınırlarını ve mahkemede bizzat dinlenmeyen tanıkların ön soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerin mahkumiyete esas alınıp alınamayacağı sorunsalını titizlikle incelemektedir.

Uygulamadaki emsal etkisi bakımından bu karar, duruşmada hazır bulunmayan tanıkların mahkeme önündeki ifadelerinin mahkumiyetteki belirleyici ağırlığına göre ikili ve oldukça önemli bir ayrım yapmaktadır. Eğer gıyapta dinlenen tanığın beyanı mahkumiyet için "tek veya belirleyici" delil niteliği taşımıyorsa ve dava dosyasında başkaca güçlü yan deliller bulunuyorsa, sanığın bu tanığı duruşmada bizzat sorgulayamaması adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmemektedir. Ancak, mahkumiyet doğrudan doğruya veya büyük ölçüde duruşmada dinlenmeyen ve sanık tarafından hiçbir aşamada sorgulanma imkanı bulunmayan tanıkların ifadelerine dayanıyorsa, bu durumda sanığın aleyhine oluşan dezavantajı giderecek yeterli dengeleyici usuli güvenceler sağlanmadığı takdirde adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş sayılmaktadır. Bu hassas ayrım, yerel mahkemelerin tanık delilini değerlendirirken uygulamaları gereken standartları açıkça göstermektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Kastriot Jaupi, kardeşi polis müdahalesi sırasında öldükten sonra polis şefi olan I. N. İsimli kişiye karşı suikast planlamakla suçlanmıştır. Başvurucu, Arnavutluk'ta cinayet ve adam öldürmeye teşebbüs suçlarından gıyabında yargılanarak ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır. Başvurucu, İspanya'da tutuklu bulunduğu sırada Arnavutluk'taki yargılamadan haberdar olmuş, ancak ülkesine kendi isteğiyle dönmemiştir. Yıllar sonra İtalya'da yakalanıp Arnavutluk'a iade edildiğinde, süresi geçmiş olmasına rağmen kendisine istisnai olarak temyiz hakkı tanınmıştır. Temyiz duruşmasına aile tarafından atanan avukatı katılmış, ancak başvurucu duruşmada bizzat hazır bulunmayı tercih etmemiştir.

Başvurucu, gıyabında yargılandığı için duruşmalara katılamadığını ve aleyhine ifade veren temel iddia makamı tanıklarını sorgulama imkânı bulamadığını belirterek, savunma hakkının kısıtlandığını ve mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Bu kapsamda duruşmada hazır bulunma hakkı ile aleyhe olan tanıkları sorgulama hakkının engellendiğini ileri sürerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespit edilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi, herkesin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının adil ve kamuya açık olarak görülmesini isteme hakkını güvence altına almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasının (c) ve (d) bentleri, sanığın kendisini bizzat savunma ve aleyhine olan tanıkları sorguya çekme hakkını özel olarak düzenlemektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, sanığın duruşmada bizzat hazır bulunma hakkı adil yargılanma hakkının temel ve ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak bu hak mutlak nitelikte olmayıp, sanık kendi özgür iradesiyle, açıkça veya zımnen bu haktan feragat edebilir. Sanığın hakkındaki yargılamadan haberdar olduğu halde adaletten bilerek kaçması veya kendisine sunulan kanun yollarını kullanmaktan imtina etmesi durumunda, savunma haklarından zımnen feragat ettiği kabul edilmektedir.

Tanık sorgulama hakkı bağlamında ise genel kural, sanık aleyhine verilen ifadelerin sanığın huzurunda, duruşma salonunda tartışmaya açılmasıdır. Eğer bir tanık mahkemede dinlenemiyorsa, bu tanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinin dosyaya delil olarak girmesi için haklı ve geçerli bir gerekçe olmalıdır. Mahkemenin belirlediği temel testlere göre, mahkemede bizzat dinlenmeyen bir tanığın ifadesi mahkumiyet için "tek veya belirleyici" delil konumunda ise, yargılamanın adil olarak kabul edilebilmesi için sanığın uğradığı bu dezavantajı dengeleyecek yeterli usuli güvencelerin sağlanmış olması şarttır. Eğer yeterli dengeleyici unsurlar mevcut değilse ve mahkumiyet büyük ölçüde bu test edilmemiş delile dayanıyorsa, Sözleşme'nin 6. maddesi ihlal edilmiş sayılır. Ancak, söz konusu beyanlar mahkumiyette belirleyici bir ağırlığa sahip değilse ve dosyada olayı aydınlatan başkaca güçlü yan deliller mevcutsa, tanığın bizzat sorgulanamaması tek başına adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmemektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, somut olayda başvurucunun duruşmada hazır bulunma hakkı ve tanık sorgulama hakkı yönünden ayrıntılı ve ikili bir değerlendirme yapmıştır.

İlk olarak, duruşmaya katılma hakkı bakımından, başvurucunun İspanya'da tutuklu bulunduğu dönemde Arnavutluk'taki yargılamadan açıkça haberdar olduğu ve Vlora Bölge Mahkemesi'nin gıyabında verdiği mahkumiyet kararını bildiği tespit edilmiştir. Buna rağmen başvurucu Arnavutluk'a dönmekten kaçınmış, yıllar sonra İtalya'dan iade edildiğinde kendisine istisnai olarak temyiz hakkı tanınmasına karşın temyiz duruşmasına bizzat katılmamayı tercih etmiştir. Mahkeme, başvurucunun kendi tercihiyle mahkemeye katılmadığına ve iç hukukun kendisine sunduğu imkanları tam olarak kullanmadığına kanaat getirerek, başvurucunun kendi yarattığı bu durumdan devleti sorumlu tutamayacağını belirtmiş ve duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edilmediğini tespit etmiştir.

İkinci olarak, tanık sorgulama hakkı cinayet ve cinayete teşebbüs suçları bakımından mahkemece ayrı ayrı incelenmiştir. Cinayet suçu açısından, mahkemeye katılmayan tanık R. B.'nin soruşturma aşamasındaki ifadesi, mahkumiyet için tek veya belirleyici bir delil olarak kabul edilmemiştir. Dava dosyasında olayı doğrulayan görgü tanıkları, olay yerinde bulunan bir polis memurunun teşhisi, balistik raporlar ve cinayet saikini güçlü bir şekilde gösteren başvurucunun annesinin ifadeleri gibi pek çok sağlam yan delil bulunmaktadır. Mahkeme, yetkililerin söz konusu tanığı bulmak için yeterli çabayı gösterdiğini ve bu tanığın ifadesinin mahkumiyette belirleyici bir ağırlığı olmadığını belirterek cinayet mahkumiyeti yönünden adil yargılanma hakkının ihlal edilmediğine hükmetmiştir.

Buna karşılık, cinayete teşebbüs suçu açısından mahkemenin değerlendirmesi farklı olmuştur. Mahkeme, yerel mahkemelerin cinayete teşebbüs suçu yönünden kurdukları mahkumiyet hükmünü büyük ölçüde mahkemeye hiç gelmeyen B.H. ve R. B. isimli tanıkların emniyetteki test edilmemiş ifadelerine dayandırdığını saptamıştır. Yerel mahkemeler, bu tanıkların güvenilirliğini dikkatle ve eleştirel bir gözle incelememiş, ifadeleri doğrulamak için yeterli çaba göstermemiş ve en önemlisi sanığın bu kişileri duruşmada sorgulayamamasından doğan büyük usuli dezavantajı telafi edecek yeterli dengeleyici güvenceler sağlamamıştır. Bu eksiklikler, yargılamanın bir bütün olarak adilliğini zedelemiştir.

Sonuç olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, duruşmada hazır bulunma hakkı ile cinayet suçuna ilişkin tanık sorgulama hakkının ihlal edilmediği, ancak cinayete teşebbüs suçuna ilişkin tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: