Karar Bülteni
DANIŞTAY 10. Daire 2017/439 E. 2022/2522 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Danıştay 10. Daire |
| Esas No | 2017/439 |
| Karar No | 2022/2522 |
| Karar Tarihi | 16.05.2022 |
| Dava Türü | İptal Davası |
| Karar Sonucu | Kısmen Ret, Kısmen Karar Verilmesine Yer Olmadığına |
| Karar Linki | Danıştay Karar Arama |
- Ehliyetin askıya alınması idari bir tedbirdir.
- Makinist brövesinin mülkiyeti düzenleyen işletmeciye aittir.
- Şüpheli sağlık durumunda bröve askıya alınabilir.
- Eğitim maliyeti için idare tedbir alabilir.
Bu karar, demiryolu taşımacılığında görev yapan makinistlerin çalışma koşulları, ehliyet ve brövelerinin geçerliliği ile idarenin düzenleme yetkisinin sınırlarını belirlemesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. İdarenin, can ve mal güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir alanda, hizmetin kusursuz ve emniyetli bir şekilde yürütülmesi amacıyla aldığı idari tedbirlerin, çalışanların anayasal haklarını ihlal etmediği, bilakis kamu yararı taşıdığı yargı mercilerince tasdik edilmiştir. Özellikle eğitim eksikliği veya sağlık sorunları şüphesiyle ehliyetin askıya alınmasının bir cezalandırma değil, güvenlik amaçlı bir idari tedbir olduğu vurgulanmıştır.
Benzer davalarda emsal teşkil edecek bu karar, ulaşım ve güvenlik sektörlerinde çalışan personelin ruhsal, fiziksel ve mesleki yeterliliklerinin periyodik olarak denetlenmesinin yasal dayanaklarını sağlamlaştırmaktadır. İşletmecilerin çalışanlarına yaptığı eğitim yatırımlarının korunması amacıyla alabileceği tedbirlerin meşru kabul edilmesi, işveren-işçi ilişkilerinde hakkaniyet dengesinin gözetildiğini göstermektedir. Ayrıca, alt norm niteliğindeki yönetmeliklerin, kanunların verdiği yetki çerçevesinde ve Avrupa Birliği standartlarına uyum gayesiyle şekillendirilmesinin hukuka uygun olduğu tescillenmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Bir sendika, Tren Makinist Yönetmeliği'nde yer alan bazı kuralların iptal edilmesi amacıyla yetkili Bakanlığa karşı iptal davası açmıştır. Davacı sendika; makinistlerin işletme tarafından verilmesi gereken yenileme eğitimlerini almamaları durumunda ehliyetlerinin süresiz olarak askıya alınmasının, makinist brövelerinin mülkiyetinin görev yapılan kuruma ait olmasının ve sağlık durumlarından şüphe edilmesi halinde brövelerinin doğrudan askıya alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu iddia etmiştir. Ayrıca, makinistin işten ayrılması durumunda eski işverenin yapmış olduğu eğitim yatırımı maliyetlerini korumak için bazı sınırlayıcı tedbirler alabilmesine imkan tanıyan düzenlemelerin makinistlerin çalışma ve seyahat özgürlüğünü kısıtladığını, bu kuralların idarece keyfi uygulamalara ve mobbinge zemin hazırladığını öne sürmüştür. Davacı sendika, tüm bu gerekçelerle can ve mal güvenliğini yakından ilgilendiren ilgili yönetmelik maddelerinin iptal edilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Danıştay, uyuşmazlığı çözerken idarenin genel düzenleme yetkisini, kamu hizmetinin gereklerini ve demiryolu taşımacılığı güvenliğine ilişkin temel ulusal ve uluslararası mevzuatı dikkate alarak detaylı bir inceleme yapmıştır:
İdarenin düzenleme yetkisinin temel anayasal dayanağı olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.123 ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.124 uyarınca, idarenin kendi görev alanını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak amacıyla, kanunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarma yetkisi bulunmaktadır. Bu yetki, hizmetin gereği gibi yürütülmesi için idareye geniş bir takdir alanı sunmaktadır.
Demiryolu ulaştırmasının güvenli, kaliteli ve kamu yararını gözetecek şekilde yürütülmesi için, dava tarihinde yürürlükte olan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname m.8 hükümleri temel alınmıştır. Bu kurallar, makinistlerin mesleki yeterlilik şartlarını belirleme, eğitim standartlarını oluşturma ve denetleme yetkisini doğrudan Bakanlığa vermektedir. Söz konusu KHK hükümleri daha sonra 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.477 ile yeniden düzenlenmiş ve idarenin sahip olduğu yetkiler korunmuştur.
Dava konusu Tren Makinist Yönetmeliği, makinistlerin cer aracı sevk ve idare edebilmesi için tren makinist ehliyeti ve tren makinist brövesi sahibi olmasını zorunlu kılmaktadır. Yönetmelik, eğitim eksikliği halinde ehliyetin askıya alınmasını, brövenin kurum adına düzenlenmasını ve sağlık sorunları halinde geçici tedbirlerin uygulanmasını emretmektedir. Kararda ayrıca, söz konusu yönetmeliğin Avrupa Birliği'nin 2007/59/AT sayılı Direktifi dikkate alınarak hazırlandığı, lokomotifleri ve trenleri çalıştıran sürücülerin sertifikasyonuna dair uluslararası güvenlik standartlarına uyum amacını taşıdığı ve mevzuatın bu uluslararası entegrasyonu sağlamayı hedeflediği özellikle vurgulanmıştır.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Danıştay 10. Daire, uyuşmazlığa konu olan yönetmelik maddelerini tek tek inceleyerek kapsamlı tespitlerde bulunmuştur. İlk olarak, yenileme eğitimlerinin zamanında yapılmaması nedeniyle ehliyetin askıya alınması işleminin bir yaptırım veya ceza değil, can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik geçici bir idari tedbir olduğu belirlenmiştir. İşletmecinin eğitim yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda makinistin ehliyetinin askıya alınması emniyetin sağlanması için zorunlu görülmüş; sonradan yapılan yönetmelik değişikliğiyle işveren kaynaklı gecikmelerde makinistin maddi kayıplarının işverence karşılanacağı hükme bağlanarak olası mağduriyetlerin önüne geçildiği ifade edilmiştir.
Ehliyetin on yılda bir yenilenmesi şartının, yeniden sınava girme zorunluluğu getirmediği, yalnızca fiziksel ve ruhsal sağlığın kontrolü amacını taşıdığı ve bu durumun kamu yararına uygun olduğu tespit edilmiştir. Makinist brövesinin mülkiyetinin işletmeciye ait olması kuralı ise, brövenin sadece makinistin yetkinliğini değil, aynı zamanda hangi işletmede ve hangi hatlarda yetkili olduğunu gösteren kuruma sıkı sıkıya bağlı bir belge olması nedeniyle hukuka uygun bulunmuştur. Makinistin işten ayrılması durumunda kendisine brövenin onaylı bir suretinin verilmesinin olası bir hak kaybını önlediği vurgulanmıştır.
Sağlık durumunun şüpheli olması halinde brövenin askıya alınması kuralının, tren kullanımının yüksek risk içermesi sebebiyle hukuki güvenlik ilkesini ihlal etmediği, bu durumun keyfiliğe yol açtığı iddiasının ancak her somut olayda yargı denetimiyle aşılabileceği ifade edilmiştir. İşten ayrılan makinistler için işletmecinin yatırım maliyetlerini koruyacak yasal tedbirler alabilmesinin de serbest piyasa ve hakkaniyet kurallarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonradan yürürlükten kalkan çalışma saatlerine ilişkin kurallar bakımından ise inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Sonuç olarak Danıştay 10. Dairesi, çalışma saatlerine ilişkin iptali istenen madde hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer yönetmelik maddelerinin iptali isteminin ise reddine karar vermiştir.