Anasayfa Karar Bülteni AİHM | 15028/16 BN.

Karar Bülteni

AİHM 15028/16 BN.

AİHM | HRACHYA HARUTYUNYAN - ERMENİSTAN | 15028/16 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi / 5. Bölüm
Başvuru No 15028/16
Karar Tarihi 09.10.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu Kayıttan Düşme (Dostane Çözüm)
Karar Linki HUDOC
  • Dostane çözüm sağlandığında başvuru kayıttan düşürülür.
  • Tazminat anlaşmaları insan haklarına saygılı olmalıdır.
  • Maddi zarar talepleri uzlaşma ile çözülebilir.
  • Gecikme durumunda temerrüt faizi uygulanır.
  • Maddi zarar kararı hazır değilse saklı tutulabilir.

Bu karar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde görülen davalarda taraflar arasında sağlanan dostane çözüm anlaşmalarının hukuki sonuçlarını ve maddi tazminat taleplerinin karara bağlanma usulünü açıkça ortaya koyması bakımından büyük bir öneme sahiptir. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğinin daha önceki bir esasa ilişkin kararla tespit edilmesinin ardından, tarafların maddi tazminat konusunda kendi aralarında uzlaşması, uyuşmazlıkların barışçıl ve hızlı bir biçimde çözülmesini teşvik eden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminin ruhuna uygun düşmektedir. Karar, kamu görevlilerinin veya çalışanların, hiyerarşik amirlerine yaptıkları yolsuzluk bildirimleri nedeniyle maruz kaldıkları iftira davalarının ifade özgürlüğü üzerinde yaratabileceği baskıya karşı sağlanan korumanın tazminat boyutunu tamamlamaktadır.

Benzer davalarda emsal etkisi değerlendirildiğinde, Mahkemenin adil tazmin hususunu saklı tutarak taraflara uzlaşma fırsatı tanıması, usul ekonomisi ve tarafların irade özerkliği açısından kritik bir işlev görmektedir. Tarafların serbest iradeleriyle belirledikleri tazminat miktarının Mahkeme tarafından Sözleşme standartlarına ve hakkaniyete uygun bulunarak onaylanması, hem mağdurun zararının hızlıca giderilmesini sağlamakta hem de taraf Devletlerin uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirme niyetini pekiştirmektedir. Bu yönüyle karar, ihlal tespiti sonrasında tazminat aşamasının dostane çözümle nasıl sonuçlandırılabileceğine dair uygulamadaki hukukçulara net ve pratik bir rehberlik sunmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Hrachya Harutyunyan, eski bir meslektaşının yolsuzluk faaliyetlerine karıştığı iddiasını, söz konusu kişinin üst makamlarına özel bir yazışma ile bildirmiştir. Bu bildiriminin ardından, ihbarı nedeniyle başvurucuya karşı hakaret ve iftira davaları açılmış ve bu hukuki süreç, başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edilmesine yol açmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 27 Ağustos 2024 tarihinde verdiği esasa ilişkin ana kararda, başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine kesin olarak hükmetmiştir. Ancak Mahkeme, maddi tazminat talebine ilişkin kararı o aşamada karara bağlamaya hazır bulmayarak saklı tutmuş ve taraflara uzlaşmaları için altı aylık bir süre tanımıştır. Dolayısıyla bu uyuşmazlığın mevcut konusu, ihlal tespiti sonrasında başvurucunun uğradığı maddi zararın tazmini amacıyla taraflar arasında yürütülen görüşmeler ve bu kapsamda Ermenistan Hükümeti ile başvurucu arasında sağlanan dostane çözüm anlaşmasının hukuki geçerliliğinin değerlendirilmesidir. Başvurucu, ifade özgürlüğünün ihlalinden doğan maddi kayıplarının tam ve eksiksiz olarak karşılanmasını talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, somut olaydaki uyuşmazlığı çözerken temel olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 39 (Dostane çözüm) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 41 (Adil tazmin) hükümlerine dayanmıştır.

Sözleşme sisteminde, Mahkemenin esasa ilişkin bir ihlal kararı vermesinin ardından, mağdur tarafın zararlarının giderilmesi süreci başlamaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 41, şayet iç hukuk ihlalin sonuçlarını ancak kısmen ortadan kaldırabiliyorsa, Mahkemenin zarar gören taraf lehine adil bir tazmine hükmetmesini öngörmektedir. Mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre, maddi zarar kaleminin hesaplanabilmesi ve karara bağlanabilmesi için, iddia edilen ihlal ile meydana gelen zarar arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması zorunludur. Çoğu zaman, esasa ilişkin ihlal tespiti yapılırken zarar kalemleri tam olarak netleşmemiş veya karara bağlanmaya hazır hale gelmemiş olabilir. Bu gibi durumlarda Mahkeme, tazminat kararını saklı tutarak, taraflara müzakere etme ve bir uzlaşma zemini bulma fırsatı verir.

Tarafların uzlaşması halinde devreye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 39 girmektedir. Bu maddeye ve Mahkeme İçtüzüğü m. 75 hükümlerine göre, başvurucu ve davalı Hükümet arasında bir dostane çözüm anlaşmasına varılırsa, Mahkeme öncelikle bu anlaşmanın Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olup olmadığını denetler. Anlaşmanın hakkaniyete uygun olduğu ve insan haklarına saygı ilkesini zedelemediği tespit edilirse, Mahkeme başvuruyu kayıttan düşürme (strike out) kararı vererek yargılamayı nihai olarak sonlandırır. Ayrıca, tazminatın ödenmesinde uygulanacak usul kuralları da belirlenmiştir; Hükümetin taahhüt ettiği meblağın kararın bildiriminden itibaren üç ay içinde ödenmesi gerekmekte olup, gecikme yaşanması halinde Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle temerrüt faizi uygulanması esastır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 27 Ağustos 2024 tarihinde verdiği esasa ilişkin ana kararda başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini tespit ettikten sonra, maddi tazminata ilişkin incelemeyi ertelemiş ve tarafları altı ay içinde yazılı görüşlerini sunmaya ve varabilecekleri olası bir anlaşmayı bildirmeye davet etmiştir.

Süreç içerisinde Mahkeme, 12 ve 16 Mayıs 2025 tarihlerinde her iki tarafça usulüne uygun olarak imzalanmış mutabakat beyanlarını teslim almıştır. Bu beyanlara göre, Ermenistan Hükümeti, başvurucunun maruz kaldığı tüm maddi zararları tam olarak karşılamak üzere kendisine 2.492.000 Ermenistan Dramı (AMD) ve bu meblağ üzerinden başvurucuya tahakkuk edebilecek her türlü vergiyi ödemeyi açıkça taahhüt etmiştir. Anlaşma şartlarına göre bu meblağ, Mahkemenin kayıttan düşme kararının bildiriminden itibaren tam üç ay içinde ödenecektir. Hükümet ayrıca, ödemenin üç aylık süreyi aşması halinde, gecikilen süre için Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puan eklenerek hesaplanacak basit temerrüt faizini ödemeyi de peşinen kabul etmiştir.

Başvurucu ise Hükümetin bu ödeme taahhüdü karşılığında başvurusunun Mahkemenin derdest davalar listesinden çıkarılmasını kabul etmiş ve yapılacak bu ödemenin, dava konusu uyuşmazlığın nihai ve kesin çözümü olacağında mutabık kalmıştır. Bu noktada, başvurucunun talebinin, yolsuzluk iddialarını bildirmesi sebebiyle karşı karşıya kaldığı yargılamalar ve yaptırımlardan doğan ekonomik kayıpların telafi edilmesi olduğu hususu dikkate alınmıştır. Tarafların Mahkemeye sunduğu bu mutabakat, geçmişte meydana gelen ihlalin ekonomik boyutunu gidermekle kalmamış, aynı zamanda uyuşmazlığın barışçıl bir yöntemle ortadan kaldırılmasını sağlamıştır.

Mahkeme, taraflar arasında maddi tazminat meselesine ilişkin olarak varılan bu dostane çözüm anlaşmasını detaylı bir şekilde incelemiş ve varılan mutabakatın hakkaniyete uygun olduğunu tespit etmiştir. Aynı zamanda bu anlaşmanın, Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine tam olarak dayandığı ve başvurunun incelenmesine devam edilmesini haklı kılacak herhangi bir kamu yararı bulunmadığı gözlemlenmiştir.

Sonuç olarak Beşinci Bölüm, taraflar arasında sağlanan dostane çözüm anlaşmasını adil bularak onaylamış ve Sözleşme'nin 39. maddesi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: