Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Mehmet Metin Kararı 2020/30431 B.

Anayasa Mahkemesi Mehmet Metin Kararı 2020/30431 B.

Bu karar hukuken, ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklulara verilen hürriyeti kısıtlayıcı disiplin cezalarına karşı yapılan şikâyetlerde, ilgililerin sözlü savunma hakkının temel bir anayasal güvence olduğunu vurgulamaktadır. İnfaz hâkimliklerinin, disiplin cezalarını incelerken başvurucunun açık ve net bir şekilde sözlü savunma talebinde bulunması hâlinde, bu talebi görmezden gelerek salt dosya üzerinden karar vermesi adil yargılanma hakkına açık bir müdahale teşkil etmektedir. Karar, ilgilinin mahkeme huzurunda veya teknolojik sistemler vasıtasıyla dinlenmesinin, iddia ve delillere karşı etkili bir şekilde karşı çıkabilmesi için zorunlu olduğunu somut biçimde ortaya koymaktadır.
search

Anayasa Mahkemesi
Mehmet Metin Kararı 2020/30431 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2020/30431
Karar Tarihi 23.10.2024
Taraf Mehmet Metin
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Disiplin cezalarında sözlü savunma hakkı engellenemez.
Hükümlülerin infaz hâkimliğinde meramını anlatma hakkı esastır.
Sözlü savunma talebi salt evrak üzerinden reddedilemez.

Bu karar hukuken, ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklulara verilen hürriyeti kısıtlayıcı disiplin cezalarına karşı yapılan şikâyetlerde, ilgililerin sözlü savunma hakkının temel bir anayasal güvence olduğunu vurgulamaktadır. İnfaz hâkimliklerinin, disiplin cezalarını incelerken başvurucunun açık ve net bir şekilde sözlü savunma talebinde bulunması hâlinde, bu talebi görmezden gelerek salt dosya üzerinden karar vermesi adil yargılanma hakkına açık bir müdahale teşkil etmektedir. Karar, ilgilinin mahkeme huzurunda veya teknolojik sistemler vasıtasıyla dinlenmesinin, iddia ve delillere karşı etkili bir şekilde karşı çıkabilmesi için zorunlu olduğunu somut biçimde ortaya koymaktadır.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi ve uygulamadaki önemi oldukça büyüktür. İnfaz hâkimlikleri nezdinde yürütülen disiplin şikâyet süreçlerinde, mahpusların sadece yazılı savunmayla yetinilmeyip, talep hâlinde mutlaka hâkim karşısında ya da Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi gibi teknolojik araçlarla sözlü olarak dinlenmeleri gerektiği prensibi bu kararla yerleşik hâle gelmektedir. Uygulamada mahkemelerin usul ekonomisi veya yoğunluk gibi gerekçelerle yalnızca evrak üzerinden karar verme eğilimlerinin, Anayasa'nın güvence altına aldığı sözlü yargılanma hakkını ihlal edeceği kesin bir dille ifade edilmiştir. Bu bağlamda, usule uyulmadan tesis edilen işlemlerin doğrudan ihlal ve yeniden yargılama sebebi sayılacağı ceza infaz hukuku pratiğine kesin olarak yerleştirilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Olay, Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan Mehmet Metin'in, kuruma sokulması veya bulundurulması yasak olan kesici alet (tıraş bıçağı) bulundurduğu gerekçesiyle 11 gün hücreye koyma disiplin cezası almasıyla başlamıştır.

Başvurucu, bu aleti sadece saçlarını kesmek için kullandığını ve kimseye zarar verme amacı taşımadığını belirterek verilen cezaya karşı infaz hâkimliğine şikâyette bulunmuştur. Şikâyet dilekçesinde, olay anına ait kamera kayıtlarının incelenmesini ve mahkeme huzurunda veya bilişim sistemleri (SEGBİS) aracılığıyla sözlü savunma yapmak istediğini açıkça talep etmiştir. Ancak infaz hâkimliği, başvurucunun sözlü savunma talebini karşılamadan ve bizzat dinlemeden dosya üzerinden inceleme yaparak şikâyeti reddetmiştir. Ağır ceza mahkemesinin de itirazı reddetmesi üzerine başvurucu, sözlü olarak savunma yapma hakkının elinden alındığını belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı çözerken öncelikle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve bu hakkın ayrılmaz bir parçası olan sözlü yargılanma ilkesine dayanmıştır. İlgili uyuşmazlığın temel kanuni dayanağı, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.6 hükmüdür. Bu kanun maddesine göre, disiplin cezasına karşı yapılan şikâyetler üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra bir karara varmakla yükümlüdür.

Yerleşik içtihat prensipleri gereğince, kanun koyucunun infaz hâkimliği sürecinde öngördüğü usulün temel amacı, hücreye koyma gibi ağır bir disiplin yaptırımı ile karşı karşıya kalan hükümlü veya tutuklunun bizzat hâkim karşısına çıkarak meramını anlatabilmesi ve aleyhinde sunulan delillere karşı etkili bir biçimde karşı çıkabilmesini sağlamaktır. Bu savunma hakkının kullandırılması, kişinin bizzat mahkemede hazır bulunması, avukatıyla temsil edilmesi veya infaz kurumunda teknolojik vasıtalarla dinlenmesi yoluyla da mümkündür.

Doktrin ve Anayasa Mahkemesi içtihatları çerçevesinde, sözlü yargılanma hakkı, adil yargılanma hakkının çekirdek bir bileşeni olarak kabul edilmektedir. Hükümlü veya tutuklunun açıkça sözlü savunma yapmak istediğini belirtmesine rağmen, hâkimin bu talebi göz ardı edip herhangi bir gerekçe sunmaksızın yalnızca evrak ve dosya üzerinden inceleme yaparak karar vermesi, yargılamanın hakkaniyetini doğrudan ortadan kaldırır. Kanunun tanıdığı bu hakkın kullandırılmaması, iddia makamı ile savunma makamı arasındaki silahların eşitliği ilkesine ve çelişmeli yargılama prensiplerine telafisi imkânsız zararlar veren bir usul ihlali olarak değerlendirilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayı incelerken başvurucunun disiplin cezasına karşı yaptığı şikâyet sürecindeki adımları ve mahkemelerin tutumunu detaylı olarak ele almıştır. Başvurucu, infaz hâkimliğine sunduğu dilekçesinde, olay anına ait kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiğini vurgulamış ve SEGBİS aracılığıyla dahi olsa sözlü olarak dinlenmeyi, meramını bizzat hâkime anlatmayı açıkça talep etmiştir.

Yapılan incelemede, infaz hâkimliğinin başvurucunun sözlü savunma talebine dair hiçbir değerlendirme yapmadığı, bu talebi tamamen cevapsız bırakarak yalnızca idare tarafından sunulan dosya evrakı üzerinden karar verdiği tespit edilmiştir. İnfaz hâkimliği, disiplin cezasının esasına dair sadece evrak üzerinden bir hukuka uygunluk denetimi yapmış ve başvurucunun hâkim huzurunda kendisini ifade etme hakkını fiilen engellemiştir. Ağır ceza mahkemesi de itiraz üzerine yaptığı incelemede bu usul eksikliğini giderecek herhangi bir adım atmamış ve başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki sözlü yargılanma hakkı zedelenmiştir.

Anayasa Mahkemesi, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.6 hükmünün lafzı ve amacı göz önüne alındığında, disiplin cezası alan hükümlüye savunmasını hâkim önünde dile getirme imkânı tanınmasının kanuni bir zorunluluk olduğunu vurgulamıştır. Mahkemenin başvurucunun talebini dikkate almayıp şikâyeti dosya üzerinden sonuçlandırmasının, sözlü yargılanma hakkına yapılan müdahaleyi kanunilik unsurundan yoksun bıraktığı belirtilmiştir. İlgilinin yargılama makamlarına doğrudan seslenebilme hakkının ihlali, yargılamanın adil bir şekilde yürütülmediğini açıkça göstermektedir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki sözlü yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Cezaevinde disiplin cezası aldım, mahkemede sözlü savunma yapabilir miyim? expand_more
Evet, disiplin cezalarına karşı infaz hâkimliğine yapacağınız şikâyetlerde sözlü savunma yapma hakkınız temel bir anayasal güvencedir. Özellikle hücreye koyma gibi ağır bir disiplin yaptırımı ile karşı karşıya kaldığınızda, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca hâkimin savunmanızı alması zorunludur. Mahkemeye sunacağınız dilekçede bizzat veya teknolojik imkânlar vasıtasıyla dinlenmeyi açıkça talep ederseniz, iddialara ve aleyhinize sunulan delillere karşı meramınızı doğrudan hâkime anlatma hakkınız bulunmaktadır.
Hâkim beni dinlemeden sadece evraklara bakarak disiplin cezasını onaylayabilir mi? expand_more
Hayır, eğer mahkemeden sözlü olarak dinlenmeyi açıkça talep ettiyseniz, infaz hâkimliğinin bu talebinizi görmezden gelerek yalnızca dosya üzerinden karar vermesi hukuka aykırıdır. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, sözlü savunma talebinin karşılanmadan sadece evrak üzerinden şikâyetin reddedilmesi, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma ve sözlü yargılanma haklarının açık bir ihlalidir. Mahkemeler, usul ekonomisi veya yoğunluk gibi gerekçelerle yalnızca evrak üzerinden karar vererek bu anayasal hakkınızı elinizden alamaz.
Cezaevinden SEGBİS ile duruşmaya katılıp hâkime derdimi anlatma hakkım var mı? expand_more
Kesinlikle böyle bir hakkınız bulunmaktadır. Savunma hakkının etkili bir şekilde kullandırılması için kişinin bizzat mahkemede hazır bulunması veya infaz kurumundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) gibi teknolojik araçlarla dinlenmesi hukuken mümkündür. Anayasa Mahkemesi, mahpusların ceza infaz kurumundan SEGBİS aracılığıyla da olsa meramını hâkime bizzat anlatma talebinin mahkemelerce dikkate alınması gerektiğini, aksi durumun iddia ile savunma makamları arasındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama prensiplerine telafisi imkânsız zararlar vereceğini belirtmektedir.
Sözlü savunma hakkım verilmeden ceza alırsam Anayasa Mahkemesi ne karar verir? expand_more
İnfaz hâkimliği veya itiraz mercii olan ağır ceza mahkemesi, açık talebinize rağmen sizi dinlemezse ve dosyayı usul eksikliğiyle sonuçlandırırsa, Anayasa Mahkemesi Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki sözlü yargılanma hakkınızın ihlal edildiğine karar verir. Emsal kararlara göre, kanunun tanıdığı sözlü savunma hakkının kullandırılmaması doğrudan bir ihlal sebebi olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren usulsüz bir işlemdir. Hakkaniyete aykırı olan bu durumun tespiti hâlinde, kararı veren mahkemenin işlemi yeniden değerlendirmesi zorunludur.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir