Anasayfa/ Karar Bülteni/ Danıştay Danıştay 12. Dairesi 2024/3822 E. 2024/5653 K.

Danıştay Danıştay 12. Dairesi 2024/3822 E. 2024/5653 K.

Bu karar, kamu kurumlarında istihdam edilen sözleşmeli personele yönelik disiplin uygulamaları ve iş akdinin feshi süreçleri açısından son derece kritik bir hukuki sınır çizmektedir. Anayasa'nın güvence altına aldığı "suçta ve cezada kanunilik" ilkesinin, sadece ceza yargılamasında değil, idare hukukunun disiplin hukuku dalında da ne denli katı bir şekilde uygulanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Yüksek Mahkeme, idarelerin kendi iç işleyişlerini düzenlemek amacıyla çıkardıkları yönetmeliklerle, kanunda öngörülmeyen yeni disiplin suçları ve "işe son verme" gibi oldukça ağır yaptırımlar ihdas edemeyeceğini kesin bir dille hükme bağlamıştır.
search

Danıştay
Danıştay 12. Dairesi 2024/3822 E. 2024/5653 K.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Danıştay 12. Dairesi
Esas No 2024/3822
Karar No 2024/5653
Karar Tarihi 17.12.2024
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Disiplin cezaları yalnızca kanunla düzenlenebilir.
Yönetmelikle yeni bir disiplin cezası ihdas edilemez.
Sözleşmeli personelin fesih şartları mevzuatta sınırlıdır.
Suçta ve cezada kanunilik ilkesi idareyi bağlar.

Bu karar, kamu kurumlarında istihdam edilen sözleşmeli personele yönelik disiplin uygulamaları ve iş akdinin feshi süreçleri açısından son derece kritik bir hukuki sınır çizmektedir. Anayasa'nın güvence altına aldığı "suçta ve cezada kanunilik" ilkesinin, sadece ceza yargılamasında değil, idare hukukunun disiplin hukuku dalında da ne denli katı bir şekilde uygulanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Yüksek Mahkeme, idarelerin kendi iç işleyişlerini düzenlemek amacıyla çıkardıkları yönetmeliklerle, kanunda öngörülmeyen yeni disiplin suçları ve "işe son verme" gibi oldukça ağır yaptırımlar ihdas edemeyeceğini kesin bir dille hükme bağlamıştır.

Emsal etkisi ve uygulamadaki önemi bakımından bu içtihat, bilhassa belediyeler ve diğer yerel yönetimlerin kendi inisiyatifleriyle hazırladıkları personel disiplin yönetmeliklerinin hukuki geçerliliğini ciddi anlamda sorgulatmaktadır. Karar, idarelerin sözleşmeli personel hakkında işlem tesis ederken mutlaka üst normlara, yani kanunlara ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine dayanmak zorunda olduklarını vurgulamaktadır. Benzer uyuşmazlıklarda bu karar, hukuki dayanaktan yoksun yerel alt düzenlemelerle işine son verilen personelin hak arama ve işe iade süreçlerinde çok güçlü bir yasal dayanak oluşturacaktır. Böylece, personel rejimine keyfi müdahalelerin önüne geçilmesi adına önemli bir içtihat birliği sağlanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu uyuşmazlık, bir ilçe belediyesinde sözleşmeli kameraman olarak görev yapan davacı ile belediye başkanlığı arasında yaşanmıştır. Davacı hakkında, mesai saatlerine uymadığı ve disiplin kuruluna yanıltıcı savunma verdiği gerekçesiyle idari bir soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma sonucunda, belediyenin kendi bünyesinde çıkardığı "Sözleşmeli Personel Disiplin Yönetmeliği" hükümlerine dayanılarak davacıya "işe son verme" cezası verilmiş ve bu cezaya istinaden hizmet sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilmiştir.

Davacı taraf; mesai saatlerine keyfi olarak riayet etmeme durumunun söz konusu olmadığını, kendisine yönelik mobbing uygulandığını ve sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini belirterek fesih işleminin iptalini talep etmiştir. Ayrıca, bu hukuka aykırı fesih işlemi nedeniyle mahrum kaldığı tüm maaş ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle idari yargıda dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Danıştay ve derece mahkemeleri, uyuşmazlığı karara bağlarken Anayasa normlarına ve idare hukukunun temel yasal düzenlemelerine dayanmıştır. Kararda hükme esas alınan temel kurallar şunlardır:

Öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 38 uyarınca güvence altına alınan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi ile Anayasa m. 128/2 hükmünde yer alan memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülüklerinin kanunla düzenleneceği kuralı esas alınmıştır. Disipline ait yaptırımların ve bu cezaları gerektiren fiillerin kanun dışında tüzük, yönetmelik veya yönerge gibi diğer alt düzenleyici işlemlerle belirlenmesi hukuken mümkün değildir.

Uyuşmazlığın kanuni dayanağını oluşturan 5393 sayılı Belediye Kanunu m. 49 hükmünde, belediyelerde uzman ve teknik personelin yıllık sözleşme ile çalıştırılabileceği ifade edilmiş ve bu personel hakkında kanunda düzenlenmeyen hususlarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 4/B hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilmiştir.

Diğer taraftan, sözleşmeli personelin çalışma usul ve esaslarını belirleyen Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar Ek m. 6 hükmünde, sözleşmeli personelin iş akdinin idarece tek taraflı olarak feshedilebileceği haller tahdidi (sınırlı) olarak sayılmıştır. Bu haller arasında; işe alınma niteliklerinden birinin kaybedilmesi, sözleşme dönemi içinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün göreve gelinmemesi, projenin tamamlanması, hizmetine ihtiyaç kalmaması ve terör örgütleriyle irtibatlı olunması gibi somut durumlar yer almaktadır. İdarelerin, bu kanuni sebepler dışında alt mevzuatla yeni bir fesih sebebi yaratma yetkisi bulunmamaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının belediyede sözleşmeli kameraman olarak çalışırken hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, belediye tarafından çıkarılan "Sözleşmeli Personel Disiplin Yönetmeliği" hükümlerine dayanılarak iş akdinin feshedildiği anlaşılmıştır. Davacıya isnat edilen "gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" ve "mesai saatlerine uymamak" fiilleri karşılığında, genel mevzuatta yer almayan ancak doğrudan belediye yönetmeliğinde düzenlenen "işe son verme" cezası uygulanmıştır.

Mahkemeler, kamu hukukunda bir eylemin disiplin suçu sayılabilmesi ve buna yaptırım uygulanabilmesinin ancak yasama organı tarafından çıkarılacak bir kanunla mümkün olabileceğini açıkça vurgulamıştır. İdarenin, kanunla kendisine verilmeyen bir yetkiyi kullanarak, alt düzenleyici işlem niteliğindeki bir yönetmelikle sözleşmeli personel için yepyeni bir disiplin cezası (işe son verme) ihdas etmesi, Anayasa'nın teminat altına aldığı suçta ve cezada kanunilik ilkesinin açık bir ihlalidir.

Ayrıca, kamu kurumlarında istihdam edilen sözleşmeli personelin hangi istisnai hallerde sözleşmesinin idarece tek taraflı olarak feshedilebileceği, Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Esaslar'da sınırlı olarak sayılmıştır. Davacının eylemleri, kanuni mevzuatta açıkça sayılan ve sözleşmenin derhal feshini gerektiren haller (örneğin kesintisiz 3 gün veya toplam 10 gün mazeretsiz işe gelmemek) kapsamına girmemektedir. Durum böyleyken, idarenin normlar hiyerarşisini altüst edecek şekilde kendi inisiyatifiyle çıkardığı bir yönetmelik üzerinden sözleşme feshetmesi hukuken geçerli kabul edilemez. Davacının mesai saatlerine uymadığı veya idareye yanıltıcı savunma verdiği ileri sürülse dahi, bu iddiaların karşılığı normlar hiyerarşisine aykırı yaratılmış bir yaptırım olamaz. Bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı saptanmıştır.

Sonuç olarak Danıştay 12. Dairesi, hukuka aykırı fesih işleminin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde karar vermiştir.

Belediye kendi çıkardığı yönetmelikle sözleşmemi feshedebilir mi? expand_more
Hayır, feshedemez. Anayasa'nın güvence altına aldığı "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi gereği, disiplin suçları ve cezaları ancak kanunla düzenlenebilir. İdareler, sadece kendi iç işleyişlerini düzenlemek amacıyla çıkardıkları yönetmeliklerle kanunda öngörülmeyen yeni disiplin suçları ve "işe son verme" gibi ağır yaptırımlar ihdas edemezler. Danıştay kararlarına göre, bu şekilde yönetmeliğe dayanılarak yapılan fesih işlemleri normlar hiyerarşisine aykırıdır ve hukuken geçersizdir.
Sözleşmeli personelim, amirim beni hangi hallerde işten çıkarabilir? expand_more
Sözleşmeli personelin iş akdinin idarece tek taraflı olarak feshedilebileceği haller yasal mevzuatta çok kesin ve sınırlı olarak sayılmıştır. Örneğin; mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün göreve gelmemek, işe alınma niteliklerinden birini kaybetmek veya terör örgütleriyle irtibatlı olmak gibi istisnai kanuni sebepler haricinde sözleşmeniz feshedilemez. İdarelerin, bu kanuni sebeplerin dışında alt mevzuatla keyfi bir fesih sebebi yaratma yetkisi kesinlikle bulunmamaktadır.
Kurumum kanunda olmayan yeni bir disiplin cezası uydurabilir mi? expand_more
Kesinlikle yaratamaz. İdare hukukunda bir eylemin disiplin suçu sayılabilmesi ve buna yaptırım uygulanabilmesi ancak yasama organı tarafından çıkarılacak bir kanunla mümkündür. İdarenin kanunla kendisine verilmeyen bir yetkiyi kullanarak tüzük, yönetmelik veya yönerge gibi alt düzenlemelerle yeni bir disiplin cezası belirlemesi Anayasa'nın açık bir ihlalidir.
Haksız yere işten atıldım, alamadığım maaşlarımı geri alabilir miyim? expand_more
Evet, alabilirsiniz. Hukuka ve yasalara aykırı olarak sözleşmenizin feshedilmesi durumunda idari yargıda fesih işleminin iptali ve tam yargı davası açma hakkınız bulunmaktadır. Danıştay emsal kararlarında da istikrarla uygulandığı üzere, hukuka aykırı fesih işlemi iptal edildiğinde bu süreçte mahrum kaldığınız tüm maaş ve parasal haklarınız, yasal faiziyle birlikte idareden tahsil edilerek tarafınıza ödenir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir