Karar Bülteni
DANIŞTAY 12. Daire 2024/986 E. 2024/3088 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Danıştay 12. Daire |
| Esas No | 2024/986 |
| Karar No | 2024/3088 |
| Karar Tarihi | 13.06.2024 |
| Dava Türü | İptal ve Tam Yargı |
| Karar Sonucu | Onama |
| Karar Linki | Danıştay Karar Arama |
- Mobbing iddiaları somut delillerle ispat edilmelidir.
- Aylıklı çalışana ayrıca yıllık izin ücreti ödenmez.
- Maaş kesintisi yoksa sağlık raporu ücreti iade edilmez.
- İptal edilen idari işleme dayanılarak hak kesintisi yapılamaz.
Bu karar, kamu kurumlarında sözleşmeli olarak çalışan personelin sözleşme feshi, psikolojik taciz (mobbing) iddiaları ve mali haklarına ilişkin son derece önemli sınırlar çizmektedir. Mahkeme, personelin mobbing iddiasıyla sözleşmesini tek taraflı feshetmesi halinde iş sonu tazminatı talep edebilmesi için, psikolojik tacizin süreklilik arz eden ve sistematik bir nitelik taşıdığının somut delillerle kanıtlanması gerektiğini açıkça belirtmiştir. Kurum içi sıradan bir incelemede personelin savunmasının alınmış olması, tek başına mobbing sayılmamaktadır.
Benzer davalardaki emsal etkisi açısından bu karar, özellikle Covid-19 pandemisi gibi olağanüstü dönemlerde idarelerin mali tedbir bahanesiyle personelin kazanılmış parasal haklarını (sosyal denge tazminatı gibi) idari işlemlerle durduramayacağını göstermesi bakımından kritiktir. İdare tarafından yayımlanan ve mali hakları kısıtlayan bir genelgenin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, o genelgeye dayanılarak yapılan kesintilerin faiziyle birlikte personele ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca aylıklı çalışan personele izin döneminde maaş kesintisi yapılmadığı için ayrıca yıllık izin ücreti ödenemeyeceği kuralı pekiştirilmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Ankara'da bir ilçe belediyesinde sözleşmeli mühendis olarak görev yapan davacı, iş yerinde kendisine psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını iddia ederek 2021 yılının sonunda sözleşmesini tek taraflı feshetmiş ve görevinden ayrılmıştır. İşten ayrıldıktan sonra eski kurumuna başvurarak; mobbing nedeniyle haklı fesih yaptığını belirtmiş ve iş sonu tazminatı, ödenmeyen sosyal denge tazminatları, sağlık raporu ücretleri, yıllık izin, fazla mesai ile ulusal bayram ve tatil ücretlerinin tarafına ödenmesini talep etmiştir. Belediye başkanlığı bu talepleri reddetmiştir. Bunun üzerine davacı, hem söz konusu ret işleminin hem de 2020 yılından itibaren sosyal denge tazminatlarının kesilmesine dayanak teşkil eden genelgenin iptali ile mali alacaklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle belediyeye karşı bu davayı açmıştır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Danıştay ve yerel mahkeme, uyuşmazlığı çözerken kamu personeli hukuku prensipleri çerçevesinde "mobbing" kavramını ve personelin mali haklarını ele almıştır. Kararda psikolojik taciz (mobbing), işyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan ve mağdurun mesleki durumuna veya sağlığına zarar veren kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü olarak tanımlanmıştır. İş sonu tazminatına hak kazanabilmek için sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin somut delillerle ispatlanması kuralı benimsenmiştir.
Kamu görevlilerinin mali hakları bağlamında, kamu kurumlarında aylıklı statüde çalışan personelin izin kullandığı dönemlerde maaşından herhangi bir kesinti yapılmadığından, bu izinler için ayrıca bir "yıllık izin ücreti" ödenemeyeceği kuralı vurgulanmıştır. Benzer şekilde, alınan sağlık raporu nedeniyle maaşı kesilmeyen personelin, SGK tarafından yapılan iş göremezlik ödeneğini kurum maaşıyla birlikte almasının çifte ödemeye yol açacağı ve mükerrer ödemenin idarece geri alınabileceği belirtilmiştir.
Sosyal denge tazminatlarına ilişkin olarak ise idarenin, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu m. 32 kapsamındaki hakları tek taraflı düzenleyici işlemlerle ortadan kaldıramayacağı dikkate alınmıştır. Hukuka aykırılığı saptanarak mahkemece iptal edilen idari işlemlerin hukuk aleminde hiç doğmamış gibi geçmişe etkili sonuç doğuracağı temel idare hukuku prensibi olarak karara yansımıştır.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Mahkeme, dosyadaki belgeleri inceleyerek davacının taleplerini iki ana başlıkta değerlendirmiştir. İlk olarak, davacının iş sonu tazminatı, yıllık izin, sağlık raporu ücreti, fazla mesai ve bayram tatili ücretleri talepleri ele alınmıştır. Davacının iş yerinde mobbinge uğradığı iddiasını destekleyecek, idari bir incelemede alınan savunma tutanağı dışında somut ve hukuki bir kanıt sunamadığı tespit edilmiştir. Mobbingin varlığı ispatlanamadığı için sözleşme feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilmemiş ve iş sonu tazminatı talebinin reddi hukuka uygun bulunmuştur. Aynı şekilde, davacının aylıklı çalışması nedeniyle yıllık izinlerinde maaşından kesinti yapılmadığı, bu sebeple ayrı bir izin ücreti ödenemeyeceği ve SGK ödemeleriyle mükerrerlik oluşmaması amacıyla sağlık raporu ücretinin iade edilmeyeceği saptanmıştır. Ayrıca prime dayalı veya fazla mesai şeklinde çalışıldığına dair herhangi bir mesai kaydı da bulunamamıştır.
İkinci değerlendirme ise Nisan-Eylül 2020 dönemine ait ödenmeyen sosyal denge tazminatları üzerinedir. Belediyenin pandemi döneminde "bütçe uygulaması tedbirleri" gerekçesiyle sosyal denge tazminatı ödemelerini durdurduğu 15.04.2020 tarihli genelgenin, bir başka idare mahkemesi kararıyla iptal edildiği saptanmıştır. İptal kararının kesinleşmesi dikkate alınarak, hukuk aleminde varlığı ortadan kalkan bu genelgeye dayanılarak davacının söz konusu aylara ait sosyal denge tazminatının ödenmemesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu tazminatların yasal faiziyle ödenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Sonuç olarak Danıştay 12. Daire, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile kısmen iptal ve kısmen ret yönündeki usul ve yasaya uygun Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması yönünde karar vermiştir.