Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/8625 E. 2024/13239 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/8625 E. 2024/13239 K.

Bu karar, ülkemizde sıkça karşılaşılan kamu kurumları ve yerel yönetimler arası personel devirleri ile nakil işlemlerinde işçilerin ekonomik haklarının nasıl korunacağına dair çok temel ve bağlayıcı bir hukuki çerçeve çizmektedir. Yargıtay, devredilen işçilerin yeni kurumlarındaki toplu iş sözleşmesi süreçleri netleşene kadar, bir nevi koruma kalkanı altına alınmasını sağlayan yasal kuralların tavizsiz uygulanması gerektiğini ortaya koymuştur. İşçilerin devir edildikleri yeni idarede, eski haklarından mahrum kalarak bir boşluğa düşmeleri, bu karar ile kesin olarak engellenmektedir. Mahkemenin yaklaşımı, işçi lehine yorum ilkesinin kanunilik çerçevesinde nasıl somutlaşacağının da başarılı bir örneğidir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2024/8625
Karar No 2024/13239
Karar Tarihi 09.10.2024
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Devredilen işçi yeni sözleşmeye kadar eski TİS'ten yararlanır.
  • gavel Geçiş sürecinde sendika üyeliğinin devam etmesi şart değildir.
  • gavel Yeni TİS hakları sözleşmenin ancak imza tarihinden itibaren başlar.
  • gavel Ön sorun niteliğindeki hususlarda ayrıca tespit hükmü kurulamaz.

Bu karar, ülkemizde sıkça karşılaşılan kamu kurumları ve yerel yönetimler arası personel devirleri ile nakil işlemlerinde işçilerin ekonomik haklarının nasıl korunacağına dair çok temel ve bağlayıcı bir hukuki çerçeve çizmektedir. Yargıtay, devredilen işçilerin yeni kurumlarındaki toplu iş sözleşmesi süreçleri netleşene kadar, bir nevi koruma kalkanı altına alınmasını sağlayan yasal kuralların tavizsiz uygulanması gerektiğini ortaya koymuştur. İşçilerin devir edildikleri yeni idarede, eski haklarından mahrum kalarak bir boşluğa düşmeleri, bu karar ile kesin olarak engellenmektedir. Mahkemenin yaklaşımı, işçi lehine yorum ilkesinin kanunilik çerçevesinde nasıl somutlaşacağının da başarılı bir örneğidir.

Benzer davalar açısından bu kararın en büyük emsal etkisi, nakledilen işçinin geçiş sürecinde eski işyerindeki toplu iş sözleşmesi haklarından yararlanması için sendika üyeliğinin devam etmesi veya işkolunun aynı kalması şartlarının kesinlikle aranmayacağını hükme bağlamış olmasıdır. Yargıtay, yasanın amacının işçiyi sendikal prosedürlere boğmak değil, ücret ve sosyal haklarında gerileme yaşanmasını engellemek olduğunu netleştirmiştir. Uygulamada idarelerin ve mahkemelerin bu geçiş evresini hesaplarken eski ve yeni sözleşme tarihlerini titizlikle saptamaları, yeni bir toplu iş sözleşmesi imza tarihine kadar eski hakları aynen devam ettirmeleri zorunlu kılınmıştır. Bu yönüyle karar, hem kamu işverenleri için bir rehber hem de hak arayan işçiler için güçlü bir emsal dayanak niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu uyuşmazlık, bir kamu kurumunda şoför olarak görev yapan davacı işçinin, yasal düzenlemeler neticesinde çalıştığı birimden alınarak büyükşehir belediyesi bünyesine devredilmesiyle başlamıştır. Davacı işçi, ilk kurumunda bağlı bulunduğu sendikanın haklarından faydalanmakta olduğunu, belediyeye geçtikten sonra da dayanışma aidatı ödeyerek bu sözleşmeden yararlanmak istediğini ancak talebinin dikkate alınmadığını belirtmiştir. İddiasına göre, yeni işyerinde kendisi ve onun gibi devredilen arkadaşları kalifiye şoför olmalarına karşın sürekli vasıfsız işlerde çalıştırılmış, sürgüne gönderilmiş ve sistematik bir psikolojik baskıya maruz bırakılmışlardır. İşçi, ödediği dayanışma aidatına rağmen eski sözleşmesindeki maaş zamlarının ve kıdem farklarının yeni işvereni tarafından maaşına yansıtılmadığını, aynı işi yaptığı işçilerle arasında haksız ve büyük bir ücret uçurumu oluştuğunu öne sürmüştür. Sonuç olarak davacı, eksik ödenen ücret, ilave tediye ve ikramiye farklarının kendisine verilmesi ve yasal haklarının mahkemece tespiti talebiyle belediyeye karşı dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Bu hukuki uyuşmazlığın temel dayanağını, kamu personeli ve işçilerinin devir süreçlerinde ekonomik kayıp yaşamalarını önlemek için ihdas edilen 6360 sayılı Kanun ve ilgili diğer yasal mevzuat hükümleri oluşturmaktadır. Söz konusu kanunun geçici m. 1/10 bendi çok açık bir biçimde; devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer mali ve sosyal haklarının, yeni işyerinde onları kapsayacak yeni bir toplu iş sözleşmesi düzenleninceye kadar, devir işleminden önce tabi oldukları eski toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirleneceğini amirdir. Bu kural, idari kararlara bağlı kurum değişikliklerinde işçinin mağdur olmasını önleyen emredici bir yasa hükmüdür.

Yargıtay içtihatlarına göre, yasanın sağladığı bu geçici koruma süresince, işçinin önceki sendikasına üyeliğini devam ettirmesi, dayanışma aidatı ödemesi veya yeni işyerinin işkoluna uyum sağlaması gibi şekli şartlar kesinlikle aranmaz. Kanun koyucunun asli amacı eski sözleşmenin yeni kuruma birebir dayatılması değil, salt işçinin parasal haklarının yeni sözleşme yapılana kadar eski sözleşme parametrelerine göre hesaplanmaya devam edilmesidir.

Bunun yanı sıra uyuşmazlık, usul hukuku açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kuralları ışığında da değerlendirilmiştir. Eda davası yani alacak davası olarak açılan davalarda, alacağın hesaplanması için gereken ön tespitler, davanın ön sorunu olarak hâkim tarafından zaten mecburen çözülmek zorundadır. Bu nedenle, işçinin alacağı hüküm altına alınırken, ayrıca toplu iş sözleşmesinden yararlandığının tespiti şeklinde bağımsız bir tespit hükmü kurulması usul kurallarına ve hukuki yarar ilkesine aykırı kabul edilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay tarafından yapılan detaylı incelemede, davacı işçinin 06.01.2015 tarihinde davalı belediyeye nakledildiği belirlenmiştir. İşçinin devir tarihinden önce geldiği genel müdürlükte, 15.05.2014 başlangıç ve 14.02.2016 bitiş tarihli yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Buna karşılık, nakledildiği davalı belediyenin kendi bünyesinde imzaladığı yeni toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ise ancak 24.06.2016 olmuştur.

Somut olayda Yargıtay, yasada yer alan yenileri düzenleninceye kadar ibaresini çok net bir şekilde yorumlamıştır. Yüksek Mahkeme, davacı işçinin devredildiği tarihten itibaren, belediyede yeni sözleşmenin imza tarihi olan 24.06.2016 gününe kadar, hiçbir sendikal şart aranmaksızın eski kurumundaki toplu iş sözleşmesi şartlarından yararlanmaya devam etmesi gerektiğine hükmetmiştir. İlk derece mahkemesinin bu geçiş dönemi sınırlarını yanlış değerlendirmesi, geçmiş dönem sözleşmesinin bitiş tarihi ile yeni sözleşmenin imza tarihi arasındaki boşluğu doğru kurgulayamaması bozmanın temel dayanağı yapılmıştır. Davacı işçi, belediyenin kendi bünyesinde çok önceden imzaladığı mevcut sözleşmeye devir gelir gelmez dahil olamaz; ancak belediyenin devir sonrası imzaladığı ilk sözleşmeden, yürürlük tarihinden değil, sözleşmenin masada imza altına alındığı tarihten itibaren faydalanabilir.

Ayrıca Yargıtay, mahkemenin davacının tespit talebini ayrı bir davaymış gibi değerlendirip, hüküm fıkrasında alacakların yanı sıra bir de tespitine şeklinde karar vermesini usul hukukuna açıkça aykırı bulmuştur. Zira bu husus zaten alacağın belirlenmesi için öncelikle çözülmesi gereken bir ön sorundur. Tüm bu hesaplama hataları ve usuli yanlışlıklar bir araya geldiğinde mahkemenin kararı ortadan kaldırılmaya mahkûm olmuştur.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, devredilen işçinin toplu iş sözleşmesinden doğan haklarının yasal geçiş kurallarına aykırı hesaplandığı ve ayrı bir tespit hükmü kurulamayacağı yönündeki gerekçelerle kararı bozmuştur.

Başka kuruma devredildim, eski sendika haklarım ve maaşım ne olacak? expand_more
6360 sayılı Kanun ve Yargıtay içtihatlarına göre, devredildiğiniz yeni kurumda sizi kapsayacak yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalanana kadar eski işyerinizdeki sözleşme hükümlerinden faydalanmaya devam edersiniz. Yasa koyucunun temel amacı, idari kararlara bağlı yer değişikliklerinde maaş ve sosyal haklarınızda gerileme yaşamanızı engellemektir.
Yeni kurumda eski haklarımı almak için sendikaya üye kalmalı mıyım? expand_more
Hayır, yeni işyerinizde yeni bir sözleşme yapılana kadar geçecek olan bu koruma süresinde eski sendikanıza üyeliğinizin devam etmesi veya dayanışma aidatı ödemeniz gibi şekli şartlar kesinlikle aranmaz. Eski kurumdaki toplu iş sözleşmesi şartlarından, hiçbir sendikal şart aranmaksızın yararlanmaya devam edersiniz.
Yeni kurumdaki sözleşmeye ne zaman dahil olurum? expand_more
Yeni idarenizde haklarınız, yeni sözleşmenin yürürlük tarihinden değil, sözleşmenin masada resmi olarak imza altına alındığı tarihten itibaren başlar. O imza gününe kadar, eski kurumunuzdaki toplu iş sözleşmesi parametrelerine göre maaş ve haklarınızı eksiksiz şekilde almaya devam edersiniz.
Eski haklarımdan yararlandığımın tespitini ayrıca isteyebilir miyim? expand_more
Hayır, alacak davası açtığınızda mahkeme zaten alacağınızı hesaplamak için bu durumu mecburen bir ön sorun olarak incelemek zorundadır. Usul kuralları gereği, alacağınız hüküm altına alınırken ayrıca toplu iş sözleşmesinden yararlandığınızın tespiti şeklinde bağımsız bir tespit hükmü kurulması hukuki yarar ilkesine aykırıdır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir