Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Serkan İşleyen | BN. 2021/61457

Karar Bülteni

AYM Serkan İşleyen BN. 2021/61457

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/61457
Karar Tarihi 15.04.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Davanın usulden reddi mahkemeye erişim hakkını sınırlar.
  • Doğrudan KHK işlemleri OHAL Komisyonunca incelenebilmelidir.
  • Yargısal denetim yokluğu keyfiliğe karşı korumayı zedeler.
  • Gecikmeli de olsa atama yapılması ihlali ortadan kaldırmaz.

Bu karar, olağanüstü hâl döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) gerçekleştirilen statü iptallerine karşı yargı yolunun işletilmesi açısından oldukça kritik bir öneme sahiptir. Karar, idari eylem niteliğindeki doğrudan KHK işlemlerinin mahkemeler tarafından esasa girilmeden reddedilmesinin ve uyuşmazlığın Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna dahi gönderilmemesinin mahkemeye erişim hakkına telafisi imkansız zararlar verdiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, idarenin tesis ettiği her türlü eylem ve işlemin hukuki denetimden geçmesinin hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu bir kez daha teyit etmiştir. Anayasal düzende hak arama hürriyetinin kısıtlanması ancak istisnai durumlarda ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde mümkündür.

Benzer davalardaki emsal etkisi düşünüldüğünde, bu karar olağanüstü hâl döneminde nasıpları onaylanmayan ve statüye geçiş işlemleri iptal edilen kamu görevlilerinin idari yargıdaki hak arama süreçlerine güçlü, yepyeni bir yön verecektir. İdare mahkemelerinin, benzer dosyalarda davanın incelenmeksizin reddine karar vermek yerine, başvurucuları keyfiliğe karşı koruyacak usuli güvenceleri işleterek uyuşmazlıkları yetkili makamlara ve OHAL Komisyonuna yönlendirmesi gerektiği yerleşik bir ilke hâline gelmektedir. Bu durum, idari yargı pratiğinde doğrudan KHK işlemlerine karşı mahkemeye erişim hakkının daha etkin bir şekilde korunmasını, yargısal denetim ağının genişlemesini ve oluşan hukuki mağduriyetlerin giderilmesini sağlayacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzman çavuş olarak görev yapan başvurucu, girdiği sınavı kazanarak astsubaylık eğitimine başlamıştır. Eğitimini başarıyla bitirmesine sadece birkaç gün kala, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yayımlanan olağanüstü hâl kararnamesi gerekçe gösterilerek başvurucunun astsubaylığa ataması (nasıp işlemi) yapılmamış ve kendisi eski görev yerine gönderilmiştir. Başvurucu, bu atamama işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptal davası açmıştır. Ancak idare mahkemesi, işlemin doğrudan kanun hükmünde kararname ile yapıldığını ve ortada idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığını belirterek davayı esasa girmeden, incelenmeksizin reddetmiştir. Dosyanın yönlendirildiği Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonu da durumun kendi yetkisinde olmadığını belirterek başvuruyu geri çevirmiştir. Başvurucu, yargı mercilerinin hiçbir esasa ilişkin inceleme yapmamasının hak arama hürriyetini ve masumiyet karinesini zedelediğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken temel olarak Anayasa'nın güvence altına aldığı hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı ilkelerine dayanmıştır. Olayın meydana geldiği olağanüstü hâl döneminde yürürlüğe konulan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bazı askerî personelin, astsubay veya subay adaylarının statüye geçiş temin işlemleri tümüyle iptal edilmiştir. Mahkeme, bu tür doğrudan kanun hükmünde kararname vasıtasıyla tesis edilen idari işlemlerin yargısal denetimi konusunda 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun hükümlerini titizlikle dikkate almıştır.

Anılan 7075 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (2) numaralı fıkrası, olağanüstü hâl kapsamındaki KHK'larla gerçek kişilerin hukuki statülerine ilişkin olarak doğrudan düzenlenen işlemlerin Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonunun (OHAL Komisyonu) görev ve yetkisinde olduğunu son derece açıkça düzenlemektedir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, mahkemeye erişim hakkı, kişilerin uyuşmazlıkları yetkili bir yargı veya idari mercie taşıyabilmesini, iddialarını sunabilmesini ve bu merciin esasa ilişkin bağlayıcı bir karar vermesini mutlak surette gerektirir. İdare mahkemelerinin, KHK ile tesis edilen işlemleri denetleme yetkilerinin bulunmadığını ileri sürerek davayı incelenmeksizin reddetmeleri ve dosyayı görevli kurula yönlendirmemeleri, hukuk güvenliği ilkesine ve adil yargılanma hakkına ciddi bir aykırılık teşkil etmektedir. Bu bakımdan, yargı mercilerinin 7075 sayılı Kanun kapsamında gerekli görev değerlendirmelerini yapmadan ve idari başvurucuları keyfiliğe karşı koruyacak asgari usuli güvenceleri işletmeden doğrudan usulden ret kararı vermeleri, mahkemeye erişim hakkının özünü tamamen zedeleyen ölçüsüz ve orantısız bir müdahale olarak kabul edilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddialarını incelerken öncelikle davanın seyrini ve idare mahkemesinin yaklaşımını ele almıştır. Başvurucu, uzman çavuşluktan astsubaylığa geçiş eğitimini neredeyse tamamlamak üzereyken, yürürlüğe giren OHAL KHK'sı uyarınca astsubaylığa nasbı yapılmamış ve eski görevine döndürülmüştür. Bu idari işleme karşı açılan davada idare mahkemesi, işlemin kanun niteliğindeki düzenleme ile doğrudan yapıldığını belirterek davayı incelenmeksizin usulden reddetmiştir.

Yüksek Mahkeme, daha önce verdiği emsal Ayhan Orhanlı kararında (B. No: 2019/7991), benzer şekilde temin faaliyetleri iptal edilen subay adaylarının açtığı davaların, mahkemeler tarafından incelenmeksizin reddedilmek yerine hukuki statüye ilişkin işlemler olmaları sebebiyle OHAL Komisyonuna gönderilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Komisyona başvuru yolu, yargısal denetime imkân tanıyan ve kişileri idarenin olası keyfî uygulamalarına karşı koruyan asgari usul güvencesidir. Somut olayda idare mahkemesinin mevzuat kapsamında herhangi bir yönlendirme veya değerlendirme yapmaksızın davayı doğrudan usulden reddetmesi, başvurucuyu yargısal korumadan tamamen yoksun bırakmıştır.

Başvurucunun ilerleyen yıllarda, 2022 yılı başında sınavı tekrar kazanarak astsubay çavuş olarak nasbedilmiş olması, geçmişte maruz kaldığı mahkemeye erişim hakkı ihlalini kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır. Başvurucu, söz konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi için yıllarca beklemiş ve yaklaşık beş yıl dört ay gibi uzun bir süre boyunca hak arama yolunda sonuçsuz bırakılmıştır. Mahkemenin, başvurucuyu OHAL Komisyonu gibi etkili bir yola yönlendirmek yerine kapıları tamamen kapatması, Anayasa'nın öngördüğü ölçülülük ilkesiyle bağdaşmayan ve hakkın özüne dokunan ağır bir sınırlama teşkil etmektedir. Ayrıca masumiyet karinesinin ihlal edildiğine yönelik şikayet bakımından ise, KHK ile yapılan idari işlemin tek başına bir suç ithamı anlamına gelmediği belirtilerek bu iddia konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: