Karar Bülteni
AYM Murat Dirlikli BN. 2020/38276
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm |
| Başvuru No | 2020/38276 |
| Karar Tarihi | 27.11.2024 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Çocuğun üstün yararı her durumda gözetilmelidir.
- Mahpusların aileleriyle iletişim kurması devletin pozitif yükümlülüğüdür.
- Görüşme günleri çocukların eğitimine göre ayarlanmalıdır.
- Güvenlik gerekçesi somut ve yeterli olmalıdır.
Bu karar, ceza infaz kurumlarında bulunan mahpusların, özellikle eğitim çağındaki çocuklarıyla iletişim haklarının korunması bakımından kritik bir öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi, devletin mahpusların aile bağlarını sürdürmesi için gerekli tedbirleri alma yönündeki pozitif yükümlülüğünü bir kez daha vurgulamıştır. İdarenin salt genel güvenlik ve personel yetersizliği gibi soyut gerekçelerle, çocukların okul saatlerine denk gelen hafta içi günlerinde telefon görüşmesi dayatması, anayasal hakların ihlali olarak değerlendirilmiştir. Karar, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını ve ebeveyn-çocuk ilişkisinin kopmamasının temel bir hak olduğunu teyit etmektedir.
Benzer davalardaki emsal etkisi açısından bu karar, ceza infaz kurumlarının günlük işleyişini belirlerken dezavantajlı grupların, özellikle çocukların yüksek yararını göz ardı edemeyeceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Uygulamada, cezaevi idarelerinin ve infaz hâkimliklerinin telefon görüşme veya ziyaret günlerini planlarken mahpusların özel ve istisnai durumlarını dikkate almaları gerekecektir. Güvenlik zafiyeti gibi gerekçelerin klişe ve soyut ifadeler yerine, somut ve ikna edici kanıtlarla desteklenmesi zorunluluğu, idari işlemlerdeki keyfiliğin önüne geçilmesi adına önemli bir güvence sağlamaktadır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu, üç çocuğundan ikisinin okul çağında, birinin ise üniversiteye hazırlık sürecinde dershanede olduğunu belirterek cezaevi idaresine başvurmuştur. Eşi de tutuklu olan başvurucu, çocuklarının hafta içi eğitimde olmaları nedeniyle telefon görüşme günlerinin, kendileriyle iletişim kurabilmesine olanak sağlayacak şekilde hafta sonuna alınmasını talep etmiştir. Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu, personel yetersizliği ve güvenlik zafiyeti ihtimalini gerekçe göstererek görüşme günlerini hafta içi olarak belirlemiş ve başvurucunun talebini reddetmiştir. Başvurucunun bu karara karşı infaz hâkimliğine ve ağır ceza mahkemesine yaptığı itirazların da idarenin takdir hakkı kapsamında olduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, çocuklarıyla iletişim kuramadığını ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini iddia ederek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı çözerken temel olarak Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayatın ve aile hayatının korunması hakkı ile Anayasa'nın 41. maddesinde güvence altına alınan ailenin korunması ve çocuk hakları ilkelerine dayanmıştır.
Yerleşik içtihat prensipleri gereğince, ebeveynin çocuklarıyla bütünleşmesinin sağlanması amacıyla tedbirler alınmasını isteme hakkı bulunmaktadır. Kamusal makamlar bu tür tedbirleri almakla yükümlüdür. Mahkemeler ve idari makamlar tarafından yapılan, çocukları ilgilendiren bütün işlemlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır. Aile ilişkilerinin sürdürülmesini sağlayacak şekilde hareket edilmesi, devletin en temel pozitif yükümlülükleri arasındadır.
Mahpusların bazı haklarının sınırlandırılması tutulmanın kaçınılmaz bir sonucu olsa da, cezaevi idareleri mahpusların ailesiyle temasını sağlayacak uygun tedbirleri almak zorundadır. Bu tedbirler alınırken, çocuğun yüksek yararı merkeze alınarak, kamu düzeninin sağlanması ile aile hayatına saygı hakkı arasında adil bir denge kurulmalıdır. İdarenin, hakları sınırlandırırken ikna edici ve somut gerekçeler ortaya koyması şarttır. Telefonla görüşme veya kapalı görüş haklarının kullandırılmasında, çocuk ve ebeveynin aile bağlarını koparmayacak zaman dilimlerinin seçilmesi, bu anayasal yükümlülüğün bir gereği olarak kabul edilmektedir. Nitekim Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün kurumlara gönderdiği yazılarda da öğrenim gören çocukların mahpus aileleriyle görüşebilmesi için telefon görüşmelerinin hafta sonu yapılmasının yararlı olacağı vurgulanmıştır.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun çocuklarının eğitim çağında olması sebebiyle hafta içi mesai saatlerinde yapılan telefon görüşmelerine katılamadıklarını ve bu durumun ebeveyn ile çocuk arasındaki aile bağını ciddi şekilde zedelediğini tespit etmiştir. İdare tarafından uygulamanın gerekçesi olarak güvenlik zafiyeti oluşabileceği hususu ileri sürülmüşse de, telefonla görüşme gününün hafta sonuna alınmasının kurum güvenliğini somut olarak ne şekilde tehlikeye düşüreceği hususunda tatmin edici ve yeterli bir açıklama yapılmamıştır. Pandemi koşullarının veya kurumun genel kapasite sorunlarının, anayasal bir hak olan aile hayatına saygı hakkını tamamen ortadan kaldıracak şekilde katı bir kural olarak uygulanamayacağı vurgulanmıştır.
Kararda, Adalet Bakanlığının konuyla ilgili genel yazısına rağmen, cezaevi idaresinin ve itirazları inceleyen infaz hâkimliğinin, çocuğun yüksek yararını dikkate almadığı ve aile ilişkilerinin devamlılığını sağlayacak alternatif yolları değerlendirmediği saptanmıştır. Yargı mercilerinin, başvurucunun somut ve istisnai durumunu, çocuklarının okul saatlerini ve eşinin de tutuklu olması sebebiyle çocukların içinde bulunduğu hassas koşulları göz ardı ettiği belirtilmiştir. İdarenin salt kendi iç işleyişini kolaylaştırmak amacıyla aldığı bu karar, başvurucunun çocuklarıyla iletişim kurmasını neredeyse imkânsız hâle getirmiştir.
Bu durum, devletin aile bağlarını korumaya yönelik pozitif yükümlülüklerini ihlal edici niteliktedir. Mahpusların dış dünyayla ve özellikle aileleriyle olan bağlarının sürdürülmesi, onların ıslahı ve yeniden topluma kazandırılmaları açısından hayati öneme sahiptir. Kamu makamlarının, makul tedbirleri alma konusundaki isteksizliği ve yetersiz gerekçelerle verdikleri ret kararları, anayasal güvencelerle bağdaşmamaktadır.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucunun telefonla görüşme günlerinin çocuklarının eğitim durumuna göre ayarlanmaması nedeniyle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.