Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Ayten Tikit Kararı 2021/42046 B.

Anayasa Mahkemesi Ayten Tikit Kararı 2021/42046 B.

Bu karar, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün sınırlarını ve bu özgürlüğün kurum güvenliği ile nasıl dengelenmesi gerektiğini hukuki bir perspektifle ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, cezaevinde bulunmanın doğası gereği mahpusların bazı temel haklarının, özellikle düzen ve disiplinin sağlanması amacıyla meşru olarak sınırlandırılabileceğini vurgulamıştır. Hükümlünün kişisel defterinde yer alan ve terör örgütünün faaliyetlerine, ölen mensuplarına dair motivasyon artırıcı ifadelerin salt kişisel not olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumun örgüt propagandası yasağı kapsamında ele alınarak disiplin yaptırımına tabi tutulabileceği hukuken tescil edilmiştir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2021/42046
Karar Tarihi 22.01.2025
Taraf Ayten Tikit
Karar Sonucu İhlal Yok
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Cezaevinde ifade özgürlüğü güvenlik amacıyla sınırlandırılabilir.
  • gavel Örgütsel motivasyonu artırıcı notlar disiplin suçudur.
  • gavel Örgüt propagandası cezaevi güvenliğini ve disiplinini bozar.
  • gavel Disiplin cezaları orantılı ve zorunlu bir tedbirdir.

Bu karar, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün sınırlarını ve bu özgürlüğün kurum güvenliği ile nasıl dengelenmesi gerektiğini hukuki bir perspektifle ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, cezaevinde bulunmanın doğası gereği mahpusların bazı temel haklarının, özellikle düzen ve disiplinin sağlanması amacıyla meşru olarak sınırlandırılabileceğini vurgulamıştır. Hükümlünün kişisel defterinde yer alan ve terör örgütünün faaliyetlerine, ölen mensuplarına dair motivasyon artırıcı ifadelerin salt kişisel not olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumun örgüt propagandası yasağı kapsamında ele alınarak disiplin yaptırımına tabi tutulabileceği hukuken tescil edilmiştir.

Benzer idari ve yargısal uyuşmazlıklarda bu karar, cezaevi idarelerinin disiplin yetkisinin sınırlarını belirlemesi açısından güçlü bir emsal teşkil etmektedir. Karar, idarenin hükümlülere ait dokümanları incelerken, bu materyallerin cezaevi güvenliğini tehdit edip etmediğini ve örgütsel bağlılığı canlı tutma amacı taşıyıp taşımadığını somut olarak değerlendirmesi gerektiğine işaret etmektedir. Uygulamada, terör suçlarından mahkûm olan kişilerin ceza infaz kurumlarındaki ıslah amaçlarıyla çelişen ve örgüt motivasyonunu artıran eylemlerine karşı verilen hücre cezalarının, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve orantılı bir müdahale olarak kabul edileceğini açıkça göstermektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Silahlı terör örgütüne üye olma ve yardım etme suçundan cezaevinde hükümlü olarak bulunan başvurucunun koğuşunda yapılan genel arama sırasında siyah kaplı bir ajanda bulunmuştur. Cezaevi idaresi tarafından yapılan içerik incelemesinde, defterde terör örgütünün faaliyet gösterdiği yerlere ilişkin coğrafi bilgiler, örgütsel motivasyonu artırıcı şiirler ve geçmişte ölüm orucunda hayatını kaybeden örgüt mensuplarının isimleri ile ölüm tarihlerinin yer aldığı tespit edilmiştir. İdare, bu notların suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetleri kapsamında olduğunu belirterek başvurucuya on bir gün hücreye koyma cezası vermiştir. Başvurucu, söz konusu yazıların felsefi ve tarihi notlar ile savunma hazırlığı için tutulan kayıtlar olduğunu ileri sürerek disiplin cezasına itiraz etmiş, itirazlarının infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi tarafından reddedilmesi üzerine ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan hukuki kuralların başında, mahpusların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun gelmektedir. Anılan Kanun'un 44. maddesinin üçüncü fıkrasının (l) bendi, kurum içinde suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapma veya yaptırma eylemlerini ağır bir disiplin suçu olarak tanımlamakta ve bu eylemlere on bir günden yirmi güne kadar hücreye koyma cezası verilmesini açıkça öngörmektedir. Aynı Kanun'un disiplin cezalarına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen 37. maddesi uyarınca, bir eylemin yaptırıma tabi tutulabilmesi için yalnızca özel hükümdeki objektif şartların gerçekleşmesi yeterli görülmemekte; eylemin ceza infaz kurumunda düzenli bir yaşamın sürdürülmesini, güvenliğin ve disiplinin sağlanmasını kusurlu olarak ihlal edecek boyutta olması şartı da kümülatif olarak aranmaktadır.

Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, hükümlü ve tutuklular Anayasa ile güvence altına alınan ifade özgürlüğüne kural olarak sahiptir. Ancak bu hak hiçbir zaman mutlak nitelikte olmayıp, Anayasa'nın 26. maddesinde açıkça belirtilen kamu düzeni ve güvenliğinin korunması amaçlarıyla sınırlandırılabilir. Cezaevinde bulunmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak, kurumun disiplini ve güvenliğini bozacak nitelikteki kışkırtıcı eylemlere karşı idarenin makul ve orantılı kısıtlamalar getirme yetkisi bulunmaktadır. Temel özgürlüklerin sınırlandırılmasında kanunilik, meşru amaç ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ilkeleri yol göstericidir. Cezaevi idaresinin uyguladığı disiplin cezalarının, mahkûmların topluma kazandırılmasını ifade eden ıslah amacı ile kurum güvenliğini tavizsiz bir biçimde sağlama amacı arasında her zaman adil bir denge kurması hukuki bir zorunluluktur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayı başvurucunun ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale çerçevesinde titizlikle değerlendirmiştir. Başvurucunun cezaevindeki odasında infaz koruma personeli tarafından gerçekleştirilen genel arama sırasında ele geçirilen defterde yer alan notların mahiyeti incelendiğinde; terör örgütünün faaliyet alanlarına ilişkin coğrafi ve beşeri bilgilerin, geçmişte ölüm orucunda hayatını kaybeden örgüt üyelerine ait tarihsel notların ve örgütsel motivasyonu artırıcı şiirlerin yer aldığı saptanmıştır. Başvurucu bu notların hakkında yürütülen başka bir soruşturmadaki savunma hazırlığı için tutulduğunu ve felsefi alıntılar olduğunu iddia etse de, Anayasa Mahkemesi bu içeriklerin terör suçlarından hükümlü kişilerin bulunduğu bir cezaevinde ıslah amacını ve kurum güvenliğini zedeleyici nitelikte olduğunu kabul etmiştir.

Mahkeme, örgütsel motivasyonu güçlendirmeyi, mahpusların örgüte olan bağlılığını sürekli canlı tutmayı, örgütün amaçlarını bir gün gerçekleştireceği ümidini aşılamayı ve geçmişte ölen örgüt mensuplarını yücelterek övmeyi amaçlayan bu tür kayıtların ceza infaz kurumlarının hassas disiplin dengesini doğrudan bozduğunu vurgulamıştır. Disiplin Kurulu ve derece mahkemelerince yapılan yargısal denetimlerde, söz konusu ajandanın terör örgütünün eğitim ve propaganda faaliyetleri kapsamında aktif olarak kullanıldığının tespit edilmesi anayasal ilkelere uygun ve isabetli bulunmuştur. Başvurucunun eyleminin cezaevi kurallarına ve hayati güvenlik gereksinimlerine taban tabana zıt olması nedeniyle idarece verilen on bir günlük hücre cezasının, karşılanması gereken zorunlu bir toplumsal ihtiyaca denk düştüğü ve uygulanan yaptırımın hedeflenen amaçla tamamen orantılı olduğu değerlendirilmiştir. Cezaevi idaresinin takdir payı da göz önünde bulundurulduğunda, tesis edilen disiplin cezasının demokratik toplum düzeninin gereklerine hiçbir surette aykırı olmadığına kesin bir kanaat getirilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucunun ifade özgürlüğüne yönelik müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olduğu değerlendirmesiyle ihlal olmadığı yönünde karar vermiştir.

Cezaevinde şahsi defterime yazdığım notlar yüzünden ceza alabilir miyim? expand_more
Evet, ceza infaz kurumlarında tutulan şahsi notların içeriği kurum güvenliğini ve disiplinini bozacak nitelikteyse disiplin cezası alabilirsiniz. Özellikle bu notlar, terör örgütünün faaliyetlerine ilişkin kışkırtıcı veya örgütsel motivasyonu artırıcı propaganda niteliği taşıyorsa salt kişisel not olarak değerlendirilemez.
Hapiste defterimde örgüte dair yazılar çıktı, hücre cezası hukuka uygun mu? expand_more
5275 sayılı İnfaz Kanunu uyarınca, kurum içinde suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak ağır bir disiplin suçudur. Defterinizdeki yazıların örgütsel bağlılığı canlı tutma veya ölen örgüt mensuplarını yüceltme amacı taşıdığı tespit edilirse, idarece verilen on bir günlük hücre cezası gibi yaptırımlar orantılı ve hukuka uygun kabul edilmektedir.
Yazdığım notlara el konulması ve ceza verilmesi ifade özgürlüğümü ihlal etmez mi? expand_more
Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre mahpusların ifade özgürlüğü mutlak değildir ve Anayasa'nın 26. maddesi kapsamında kamu düzeni ile güvenliğinin korunması amaçlarıyla meşru olarak sınırlandırılabilir. Cezaevi idaresinin, mahkûmların ıslah amacı ile kurum güvenliğini sağlamak için kışkırtıcı eylemlere ve örgütsel propaganda kayıtlarına karşı getirdiği orantılı kısıtlamalar ifade özgürlüğünün ihlali sayılmaz.
Yazdıklarımın mahkeme savunmam için tutulan felsefi notlar olduğunu söylesem ne olur? expand_more
Sadece sizin beyanınız yeterli olmaz, notların içerik mahiyeti ve objektif niteliği detaylıca incelenir. Yapılan incelemede bu metinlerin savunma hazırlığı yerine terör örgütünün coğrafi faaliyet alanlarını, ölen mensuplarının isimlerini veya örgütsel motivasyonu artırıcı şiirleri içerdiği saptanırsa, bu savunmanız kabul görmez ve cezaevi güvenliğini zedeleyici eylem kapsamında disiplin yaptırımı uygulanır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir