Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/608 E. 2019/1387 K.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/608 E. 2019/1387 K.

Bu karar, yerel mahkemelerin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamına uyması durumunda usul hukuku bakımından ortaya çıkan süreci tüm açıklığıyla aydınlatmaktadır. Uygulamada sıkça karşılaşılan bu durumda, yerel mahkeme önceki kararında direnmekten vazgeçip bozma kararına uyarak yepyeni bir hüküm kurduğunda, ortada incelenecek bir direnme kararı kalmamış olur. Dolayısıyla uyuşmazlık, Hukuk Genel Kurulunun görev alanından tamamen çıkarak, kurulan bu yeni hükmün temyiz incelemesi için ilgili Özel Dairenin görev alanına girmektedir. Bu durum, usul hukukumuzda kanun yolu incelemesinin sınırlarını ve mahkemeler arası iş bölümünü netleştiren, yargılamanın gereksiz yere uzamasını önleyen çok önemli bir karardır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas No 2019/608
Karar No 2019/1387
Karar Tarihi 19.12.2019
Karar Sonucu Özel Daireye Gönderme
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Bozmaya uyularak verilen yeni hüküm Özel Dairece incelenir.
  • gavel Hukuk Genel Kurulu yeni kurulan hükmü esastan incelemez.
  • gavel Direnme kararı ortadan kalktığında dosya ilgili daireye gider.
  • gavel Usuli kazanılmış hak kuralları yargılamanın sınırlarını belirler.

Bu karar, yerel mahkemelerin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamına uyması durumunda usul hukuku bakımından ortaya çıkan süreci tüm açıklığıyla aydınlatmaktadır. Uygulamada sıkça karşılaşılan bu durumda, yerel mahkeme önceki kararında direnmekten vazgeçip bozma kararına uyarak yepyeni bir hüküm kurduğunda, ortada incelenecek bir direnme kararı kalmamış olur. Dolayısıyla uyuşmazlık, Hukuk Genel Kurulunun görev alanından tamamen çıkarak, kurulan bu yeni hükmün temyiz incelemesi için ilgili Özel Dairenin görev alanına girmektedir. Bu durum, usul hukukumuzda kanun yolu incelemesinin sınırlarını ve mahkemeler arası iş bölümünü netleştiren, yargılamanın gereksiz yere uzamasını önleyen çok önemli bir karardır.

Benzer davalarda bu karar, usul ekonomisi ve yargılamanın yetkili mercilerce sürdürülmesi açısından güçlü bir emsal etkisi yaratmakta ve uygulamadaki tereddütleri gidermektedir. Özellikle direnme kararı sonrasında mahkemenin fikrini değiştirip bozmaya uyması halinde dosyanın doğrudan Hukuk Genel Kurulunda kalmayacağı, usulünce ilgili hukuk dairesine aktarılması gerektiği prensibi kesin bir dille perçinlenmiştir. Uygulamada görev yapan meslektaşların ve yerel mahkemelerin temyiz süreçlerini yönetirken dosyanın hangi mercide, hangi usullerle inceleneceğini öngörebilmeleri adına bu tür usuli kararlar büyük bir pratik öneme sahiptir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, çalıştığı işyerinde yasal sınırları aşan yoğun bir şekilde fazla mesai yapmasına rağmen hak ettiği ücretlerinin kendisine ödenmediğini ve işvereni tarafından kendisine yönelik psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını iddia ederek dava açmıştır. İşçi, bu gerekçelerle fazla çalışma ücreti alacağı ve mobbing nedeniyle uğradığı zararlara karşılık manevi tazminat talep etmiştir. İlk yargılamada yerel mahkeme davanın reddine karar vermiş, ancak bu ret kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulmuştur. Yerel mahkeme ilk kararında direnmekten vazgeçmiş, bozma kararına uyarak taraflar için yepyeni bir karar vermiştir. Uyuşmazlığın konusu ise, yerel mahkemenin verdiği bu yeni kararın temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yoksa ilgili Yargıtay dairesi tarafından mı yapılacağı noktasında düğümlenmiş ve usuli bir mahiyet kazanmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkemenin uyuşmazlığı çözerken dayandığı temel hukuk kuralları, usul hukuku prensipleri ve temyiz inceleme mercilerinin görev dağılımı ile doğrudan ilgilidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında, yerel mahkemelerin Yargıtay bozma ilamlarına karşı öncelikle direnme veya bozmaya uyma yönünde bir karar verme yetkileri bulunmaktadır. Usul hukukunda bu ayrım, davanın kanun yolu aşamasındaki seyri açısından büyük bir önem taşır.

Bir hukuk davasında yerel mahkeme eski kararında ısrar ederek direnme kararı verdiğinde, bu kararın temyiz incelemesi kural olarak doğrudan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılır. Ancak, yerel mahkeme Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamına uyarak davanın esasına yönelik yepyeni bir karar verirse, bu karar hukuken önceki karardan tamamen bağımsız ve farklı bir yeni hüküm niteliği taşır.

Yerleşik Yargıtay içtihat prensiplerine göre, yerel mahkemenin bozmaya uyarak tesis ettiği bu yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, uyuşmazlığın esasına bakmakla görevli olan Yargıtay Özel Dairesine aittir. Hukuk Genel Kurulu, sadece ve sadece yerel mahkemelerin ilk kararlarında direnmeleri halinde ortaya çıkan direnme kararlarını esastan incelemekle görevli en üst kuruldur.

Somut olayda, taraflar arasındaki iş uyuşmazlığının özü 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesindeki fazla çalışma ücreti alacaklarına ve psikolojik taciz iddialarına dayansa da, Hukuk Genel Kurulu meselenin esasına girmeden önce usuli bir değerlendirme yapmak durumunda kalmıştır. Mahkemenin bozmaya uymasıyla birlikte Hukuk Genel Kurulunun dosya üzerinde esasa ilişkin olarak yapabileceği herhangi bir işlem kalmamıştır. Bu durum, usul hukukunda yargı mercilerinin yetki sınırlarının tespiti ve yargılamanın doğru merci tarafından sonuçlandırılması açısından büyük önem arz etmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dosya üzerinde yetki ve görev kapsamında yaptığı kapsamlı ön incelemede yerel mahkemenin yargılama seyrini detaylı bir şekilde değerlendirmiştir. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere İzmir 10. İş Mahkemesi, davacı işçinin fazla çalışma ücreti alacağı ile işyerinde uygulanan psikolojik taciz (mobbing) nedenine dayalı manevi tazminat taleplerini içeren davasını ilk aşamada reddetmiş ve daha sonra bu kararında diretmiştir. Ancak mahkemenin vermiş olduğu bu direnme kararı, Hukuk Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli kararıyla bozulmuştur.

Yerel mahkeme, bozma kararı sonrasında yeniden yaptığı yargılamada, eski kararında direnmekten tamamen vazgeçerek Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamına uyma kararı almıştır. Bozmaya uyulması sonucunda mahkemece davanın esasına ilişkin tamamen yeni bir hüküm tesis edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, dosyadaki evrakları incelediğinde yerel mahkemenin eski direnme kararını ortadan kaldırıp yeni bir karar verdiğini açıkça tespit ettiğinden, kendi görev alanına giren ve incelenmesi gereken bir direnme hükmünün hukuken kalmadığını net bir şekilde belirtmiştir.

Kurul, yerleşik usul hukuku kuralları gereği, bozmaya uyularak verilen yeni kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenme mercii olarak ilgili Özel Daireyi işaret etmiştir. Bu aşamada Hukuk Genel Kurulunun dosya üzerinde esasa yönelik yapabileceği, değerlendirebileceği herhangi bir işlem bulunmamaktadır. Verilen bu yepyeni hükme yönelik tarafların ileri sürdüğü temyiz itirazlarının, işçi ve işveren uyuşmazlıklarını incelemekle yetkili ve görevli olan Özel Daire tarafından esastan incelenmesi gerektiği kati bir şekilde tespit edilmiştir.

Sonuç olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 22. Hukuk Dairesine gönderilmesi yönünde karar vermiştir.

Mahkeme Yargıtay'ın kararına uyup yeni karar verirse dosya nereye gider? expand_more
Mahkeme önceki kararında direnmekten vazgeçip Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyarak yepyeni bir hüküm kurduğunda, ortada incelenecek bir direnme kararı kalmamış olur. Bu sebeple davanın temyiz incelemesi artık Hukuk Genel Kurulunun görev alanından tamamen çıkar. Verilen bu yeni hükmün temyiz itirazlarının incelenmesi görevi, uyuşmazlığın esasına bakmakla görevli olan ilgili Yargıtay Özel Dairesine aittir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, sadece mahkemelerin ilk kararlarında direnmeleri halinde ortaya çıkan kararları incelemekle yetkilidir ve yeni kurulan hükmü esastan incelemez. İlgili içtihatta da mahkemenin bozmaya uyması sebebiyle dosya incelenmek üzere 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
İlk mahkeme verdiği kararda direnmezse süreç nasıl işler? expand_more
Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında, yerel mahkemelerin Yargıtay bozma ilamlarına karşı direnme veya bozmaya uyma yönünde bir karar verme yetkileri bulunmaktadır. Eğer ilk mahkeme eski kararında direnmekten tamamen vazgeçerek bozma ilamına uyma kararı alırsa, davanın esasına ilişkin tamamen yeni bir hüküm tesis etmiş olur. Ortada incelenmesi gereken bir direnme hükmü hukuken kalmadığı için, dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kalmaz ve usulünce ilgili hukuk dairesine aktarılır. Bu usul kuralı, mahkemeler arası iş bölümünü netleştiren ve yargılamanın yetkili mercilerce sürdürülerek gereksiz yere uzamasını önleyen çok önemli bir prensiptir.
Fazla mesai ve mobbing davasında mahkemenin kararı nerede incelenir? expand_more
İş Kanunu çerçevesindeki fazla çalışma ücreti alacaklarına ve psikolojik taciz (mobbing) iddialarına dayanan işçi ve işveren uyuşmazlıklarının esastan inceleme görevi kural olarak ilgili Yargıtay Özel Dairesine aittir. Yerel mahkeme davanın başında verdiği ret kararında önce direnip, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozmasından sonra bu direnmekten vazgeçip yeni bir karar verebilir. Mahkemenin bozmaya uymasıyla birlikte Hukuk Genel Kurulunun dosya üzerinde esasa ilişkin olarak yapabileceği herhangi bir işlem kalmaz. Dolayısıyla, işçinin veya işverenin ileri sürdüğü yeni temyiz itirazları, uyuşmazlığın esasına bakmakla yetkili ve görevli Özel Daire tarafından esastan incelenir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir