Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Kasım Metin Kararı 2022/31574 B.

Anayasa Mahkemesi Kasım Metin Kararı 2022/31574 B.

Bu karar hukuken, yargılama sürecinin uzaması ve bilirkişi raporunun geç alınması gibi davacıdan kaynaklanmayan nedenlerle uzayan davalarda, ıslah (talep artırımı) işlemi için öngörülen zamanaşımı süresinin katı bir şekilde uygulanmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, davanın niteliği gereği teknik bir hesaplama gerektiren durumlarda, davacının alacağının tam miktarını en başından bilmesinin beklenemeyeceğini vurgulayarak, yargısal gecikmelerin faturasının vatandaşa kesilemeyeceğini açıkça belirtmiştir.
search

Anayasa Mahkemesi
Kasım Metin Kararı 2022/31574 B.

5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2022/31574
Karar Tarihi 19.11.2025
Taraf Kasım Metin
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Bilirkişi gecikmesi vatandaşa yüklenemez.
Islah talebinde zamanaşımı esnek yorumlanmalıdır.
Mahkemeye erişim hakkı ölçüsüz sınırlandırılamaz.
Tazminat miktarının önceden bilinmemesi makuldür.

Bu karar hukuken, yargılama sürecinin uzaması ve bilirkişi raporunun geç alınması gibi davacıdan kaynaklanmayan nedenlerle uzayan davalarda, ıslah (talep artırımı) işlemi için öngörülen zamanaşımı süresinin katı bir şekilde uygulanmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, davanın niteliği gereği teknik bir hesaplama gerektiren durumlarda, davacının alacağının tam miktarını en başından bilmesinin beklenemeyeceğini vurgulayarak, yargısal gecikmelerin faturasının vatandaşa kesilemeyeceğini açıkça belirtmiştir.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi oldukça büyüktür. Özellikle iş davalarında sıkça rastlanan kısmi dava açıp bilirkişi raporu sonrası ıslah ile talebi artırma pratiğinde, mahkemelerin uzun süren yargılamalar nedeniyle zamanaşımı defini kabul etmeleri sık karşılaşılan bir sorundur. Bu karar, mahkemelerin zamanaşımı itirazlarını değerlendirirken yargılamanın neden uzadığını ve davacının kusuru olup olmadığını dikkate almalarını zorunlu kılmaktadır. Uygulamada, adalete erişimi aşırı şekilci yorumlarla engelleyen istinaf ve yerel mahkeme kararlarına karşı güçlü bir anayasal kalkan oluşturmakta, işçilik alacaklarının tahsilinde hakkaniyetli bir yargılamanın yolunu açmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

İşten çıkarılan bir işçi, ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai gibi işçilik alacaklarının tahsili için eski işverenine karşı kısmi dava açmıştır. Dava sürecinde alacak miktarının net olarak hesaplanabilmesi için dosya bilirkişiye gönderilmiş, ancak bilirkişi raporunun çıkması yargılamanın uzaması ve araya pandeminin de girmesiyle yıllar sürmüştür. İşçi, on yılın ardından gelen ek bilirkişi raporuyla belirlenen net alacak miktarı üzerinden talebini artırmak (ıslah) istemiştir. Ancak istinaf mahkemesi, iş akdinin feshinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek işçinin artırılan taleplerini reddetmiştir. İşçi, kendi kusuru olmayan gecikmeler yüzünden alacaklarının zamanaşımına uğratılmasının adalete erişimini engellediğini belirterek Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken öncelikle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkına dayanmıştır. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve davanın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelir.

Uyuşmazlığın temel dayanaklarından biri olan fesih tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu m.125 hükmüne göre, kanunda başka bir süre öngörülmemişse her dava on yıllık zamanaşımına tabidir. İstinaf mahkemesi, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının bu on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirterek ret kararı vermiştir.

Ancak yerleşik anayasal içtihat prensiplerine göre, dava açılmasının veya ıslah talebinin belirli bir süre şartına bağlanması meşru bir amaca hizmet etse de, bu kuralların uygulanması kişilere şahsi olarak aşırı bir külfet yüklememeli ve hak arama hürriyetini fiilen imkânsız hâle getirmemelidir. Davaya konu zararın ve alacak miktarının tespit edilmesinin teknik değerlendirmeler ve uzmanlık gerektirdiği durumlarda, zararın tamamının yargılamanın en başında davacı tarafından tam ve kesin olarak bilinmesi beklenemez. Mahkemelerin zamanaşımı kurallarını uygularken katı şekilcilikten kaçınmaları ve yargılama sürecindeki gecikmelerin davacıya kusur olarak yüklenip yüklenemeyeceğini ölçülülük ilkesi çerçevesinde değerlendirmeleri zorunludur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun işçilik alacaklarının miktarını dava tarihi itibarıyla kesin olarak bilmesinin mümkün olmadığını ve bu miktarın ancak uzmanlık gerektiren bilirkişi incelemesiyle saptanabildiğini tespit etmiştir. İlk derece mahkemesinde yürütülen yargılamada, duruşma aralıklarının uzun tutulması, araya pandeminin girmesi ve ek raporların alınması gibi nedenlerle nihai alacak miktarını belirleyen rapor, olay tarihinden yaklaşık on yıl sonra dosyaya sunulabilmiştir.

Yüksek Mahkeme, bilirkişi raporunun bu kadar geç alınmasında başvurucunun herhangi bir kusurunun bulunmadığını vurgulamıştır. Yargı sisteminin kendi işleyişinden ve gecikmelerinden kaynaklanan sürenin, davacının aleyhine işleyecek şekilde zamanaşımı hesabında katı bir biçimde uygulanmasının, başvurucuyu tazminatın tamamını talep edebilme imkânından mahrum bıraktığı anlaşılmıştır. Davacının tam miktarını ancak raporla öğrendiği bir alacak için süresinde ıslah (talep artırımı) yapmasına rağmen, on yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle talebinin reddedilmesi, katlanılması zor ve orantısız bir külfet olarak değerlendirilmiştir.

Bu durumun, hedeflenen meşru amaç ile başvurucunun katlandığı külfet arasındaki adil dengeyi bozduğu, dolayısıyla mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu saptanmıştır. Yargılamanın uzaması sebebiyle oluşan zamanaşımının faturasının, adalete güvenerek dava açan vatandaşa kesilmesi hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Mahkeme uzadı, bilirkişi raporu geç geldi diye alacağım zamanaşımına uğrar mı? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, yargılama sürecinin ve bilirkişi incelemesinin sizin kusurunuz olmaksızın uzaması nedeniyle hak kaybına uğramanız hukuka aykırıdır. Teknik hesaplama gerektiren davalarda yargısal gecikmelerin faturası vatandaşa kesilemez.
Rapor geç geldi, alacağımı artırmak istedim ama süre geçti dediler. Hakkım yandı mı? expand_more
Hayır, hukuken hakkınız yanmış sayılmaz. Anayasa Mahkemesi, alacak miktarının ancak yıllar sonra gelen uzman bilirkişi raporuyla saptanabildiği durumlarda, ıslah işlemi için öngörülen zamanaşımı süresinin katı bir şekilde uygulanmasını adil bulmamaktadır. Sizin kusurunuz olmayan gecikmeler yüzünden talebinizin reddedilmesi, mahkemeye erişim hakkına yapılan ölçüsüz bir müdahaledir.
İş davamda mahkeme çok uzadı diye paramı alamadım. AYM bu haksızlığa ne diyor? expand_more
Yüksek Mahkeme, yargı sisteminin kendi işleyişinden kaynaklanan gecikmelerin davacı aleyhine zamanaşımı hesabında kullanılmasını hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmaz bulmaktadır. Mahkemelerin zamanaşımı kurallarını uygularken aşırı şekilcilikten kaçınmaları ve gecikmede davacının kusuru olup olmadığını mutlaka dikkate almaları zorunludur.
Dava açarken tazminatımın tam miktarını en baştan bilmek zorunda mıyım? expand_more
Kesinlikle hayır, davanın niteliği gereği teknik değerlendirme ve hesaplama gerektiren durumlarda, tazminatın tam miktarını yargılamanın en başında kesin olarak bilmeniz beklenemez. Mahkeme süreci devam ederken miktar bilirkişi incelemesiyle belirlendiğinde, süresi içinde ıslah (talep artırımı) hakkınızı kullanabilmeniz anayasal bir güvencedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir