Karar Bülteni
AYM Talha Altıntop BN. 2020/18170
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm |
| Başvuru No | 2020/18170 |
| Karar Tarihi | 15.01.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Belirleyici tanık beyanı duruşmada tartışmaya açılmalıdır.
- Sanığın aleyhine olan tanıkları sorgulama hakkı esastır.
- Tanığın duruşmaya getirilmemesi geçerli nedene dayanmalıdır.
- Yazılı beyanın okunması telafi edici güvence değildir.
- SEGBİS ile dinleme telafi edici güvence olabilir.
Anayasa Mahkemesinin bu kararı, adil yargılanma hakkının temel yapı taşlarından biri olan tanık sorgulama hakkının ceza yargılamalarındaki hayati önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Mahkûmiyet kararının tek veya belirleyici ölçüde sanığın sorgulama imkânı bulamadığı bir tanığın ifadesine dayandırılması, savunma hakkının özüne dokunan ciddi bir ihlal olarak kabul edilmiştir. Mahkemelerin sadece yazılı tutanakları okumakla yetinmesi, sanığa tanıkla yüzleşme ve beyanlarını çürütme fırsatı vermemesi hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmaz.
Özellikle terör suçları gibi ağır ceza gerektiren yargılamalarda, sanıkların aleyhlerine ifade veren tanıkları doğrudan veya sesli ve görüntülü bilişim sistemleri aracılığıyla sorgulayabilmesi zorunludur. Bu karar, derece mahkemelerine tanıkların duruşmada hazır edilmemesi durumunda geçerli ve haklı bir gerekçe sunma yükümlülüğü getirmektedir. Eğer tanık bizzat veya hukuki yollarla etkin bir şekilde dinlenemiyorsa ve beyanı hükme esas alınacaksa, bu eksikliği giderecek çok güçlü dengeleyici güvencelerin sağlanması şarttır. Aksi takdirde, elde edilen mahkûmiyet kararlarının adil yargılanma hakkı ihlali gerekçesiyle bozulması ve yeniden yargılama yolunun açılması kaçınılmazdır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucu Talha Altıntop, daha önce hâkim olarak görev yapmaktayken meslekten çıkarılmış ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılanarak hapis cezasına çarptırılmıştır. Yargılama sürecinde mahkûmiyet kararı, ağırlıklı olarak başvurucu aleyhine ifade veren bazı tanıkların beyanlarına ve dijital verilere dayandırılmıştır. Ancak bu tanıklar, yargılamayı yapan mahkeme huzurunda dinlenmemiş; soruşturma aşamasında verdikleri ifadeler veya başka mahkemelerce istinabe yoluyla alınan beyanları sadece duruşmada okunmakla yetinilmiştir. Başvurucu, aleyhine ifade veren bu kişilere soru sorma ve beyanlarını tartışmaya açma taleplerinin mahkemece reddedildiğini belirtmiştir. Tanıklarla yüzleşme ve onları sorgulama imkânından mahrum bırakıldığını, bu durumun adil yargılanma hakkını kısıtladığını ifade eden başvurucu Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve bu hakkın ayrılmaz bir parçası olan tanık sorgulama hakkı çerçevesinde incelemiştir. Bir ceza yargılamasında sanığın aleyhine olan tanıkları sorguya çekme veya çektirme hakkı adil bir yargılamanın yapılabilmesi için temel bir gerekliliktir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.180 uyarınca, tanıkların aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin (SEGBİS) kullanılması suretiyle dinlenebilmeleri olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak ifade alınması esastır.
Yerleşik içtihat prensiplerine göre, somut bir yargılama öncesinde elde edilen tanık beyanlarının delil olarak kabulünün yargılamanın adilliğine zarar verip vermediğini değerlendirmek için üç aşamalı bir test uygulanmaktadır. Birinci aşamada, tanığın mahkemede hazır edilmemesinin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı incelenir. İkinci aşamada, sanığın sorgulama imkânı bulamadığı tanık beyanının mahkûmiyetin dayandığı tek veya belirleyici delil olup olmadığına bakılır. Üçüncü ve son aşamada ise, eğer beyan belirleyici bir delil ise, savunma tarafının maruz kaldığı bu dezavantajlı durumu telafi edecek düzeyde karşı dengeleyici güvencelerin sağlanıp sağlanmadığı araştırılır. Belirleyici nitelikteki bir tanık ifadesinin, destekleyici unsurlar eksikken sanığa soru sorma fırsatı verilmeden sadece yazılı tutanaktan okunması, adil yargılanma hakkı ile bağdaşmamaktadır.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, somut olayda yerel mahkemenin tanıkları duruşmada bizzat dinlemediğini ve ifadelerini sadece okumakla yetindiğini tespit etmiştir. İlgili tutanaklarda ve gerekçeli kararda, tanıkların mahkemede hazır edilmemesinin veya SEGBİS vasıtasıyla dinlenmemesinin hangi geçerli nedene dayandığına ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.
İkinci aşama testi bağlamında, yerel mahkemenin mahkûmiyet kararını ByLock iletişim kayıtlarına, dijital verilere ve huzurda sorgulanamayan bu tanık ifadelerine dayandırdığı görülmüştür. Yargıtay içtihatlarına göre yalnızca içerik bilgisi bulunmayan iletişim kayıtlarının örgüt üyeliğini ispatlamak için tek başına yeterli delil kabul edilmemesi, söz konusu tanık beyanlarının mahkûmiyet kararında tek olmasa da belirleyici nitelikte bir delil olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle, başvurucunun mahkûmiyeti doğrudan bu sorgulanamayan ifadelere dayanmıştır.
Üçüncü aşamada ise, tanıkların beyanlarına karşı savunma tarafına yeterli dengeleyici güvencelerin sağlanıp sağlanmadığı incelenmiştir. İfade tutanaklarının başvurucu ve müdafiine duruşmada okunmuş olması veya başvurucuya olayın kendi versiyonunu anlatma fırsatı verilmiş olması, tanıkları bizzat sorgulayamamanın yarattığı dezavantajı gidermek için yeterli görülmemiştir. Başvurucu, tanıkların güvenilirliğini ve ifadelerinin doğruluğunu hâkim huzurunda sınama imkânından tamamen mahrum bırakılmıştır. Mahkemenin mevcut görüntülü iletişim imkânlarını kullanmaması da hakkaniyeti zedeleyen bir diğer unsur olmuştur. Tüm bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, güvenilirliği ve doğruluğu test edilmemiş tanık ifadelerinin belirleyici ölçüde hükme esas alınması ve bu durumu telafi edecek güvencelerin sunulmaması nedeniyle yargılamanın hakkaniyetinin zedelendiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve yeniden yargılama yapılması amacıyla başvuruyu kabul etmiştir.