Karar Bülteni
YARGITAY 9. HD 2018/10634 E. 2019/9479 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2018/10634 |
| Karar No | 2019/9479 |
| Karar Tarihi | 22.04.2019 |
| Dava Türü | İşe İade ve Sendikal Tazminat |
| Karar Sonucu | Bozma |
| Karar Linki | Yargıtay Karar Arama |
- Baskı altında alınan istifa geçersizdir.
- İrade fesadı taşıyan istifa işveren feshidir.
- Sendikal faaliyet sebebiyle işçi işten çıkarılamaz.
- İşleme konmayan istifa gerçek iradeyi yansıtmaz.
Bu karar, iş hukuku uygulamasında sıklıkla karşılaşılan "baskı altında alınan istifa dilekçesi (irade fesadı)" ve "sendikal nedenlerle işten çıkarma" iddialarının nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususunda kritik bir yol haritası çizmektedir. Yargıtay, işçinin kendi özgür iradesiyle vermediği, işverenin ekonomik gücünü ve baskı araçlarını kullanarak imzalattığı istifa dilekçelerini hukuken geçersiz kabul ederek bu eylemleri örtülü bir işveren feshi olarak nitelendirmektedir. Karar, sendikal hakların güvence altına alınması bağlamında önemli bir emsal oluşturmaktadır.
Benzer davalardaki emsal etkisi, işverenlerin işçiyi işten çıkarmak yerine "kendi isteğiyle ayrılmış gibi" gösterme taktiklerine karşı yargının takındığı koruyucu tavırda görülmektedir. Yargıtay, işçinin daha sonra çektiği bir ihtarnameyle istifa iradesini geri almasını ve işyerinde devam eden sendikal baskı süreçlerini bir bütün olarak değerlendirmiş, şekli bir istifa belgesinin gerçeği örtbas edemeyeceğini vurgulamıştır. Uygulamadaki önemi, mahkemelerin sadece istifa dilekçesindeki beyanlara değil, feshin ardında yatan gerçek sendikal sebeplere ve işçi üzerinde kurulan psikolojik baskılara odaklanması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymasıdır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Davacı işçi, davalı işverene ait lokum ve şekerleme üretimi yapan işyerinde çalışırken anayasal hakkını kullanarak bir sendikaya üye olmuştur. Sendikal faaliyet yürütmeye başlamasının ardından, işverenin bu durumu öğrenmesiyle birlikte işçi üzerinde sistematik bir psikolojik baskı kurulmuştur. İddiaya göre işçi, işveren yetkilileri tarafından ekmeğiyle oynanacağı yönünde tehdit edilmiş ve zorla, gerçek iradesini yansıtmayan bir istifa dilekçesi imzalamak zorunda bırakılmıştır.
İşçi, daha sonra bir noter ihtarnamesi çekerek istifa dilekçesini baskı altında imzaladığını ve gerçekte sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarıldığını işverene bildirmiştir. Davalı işveren ise işçinin iş bulana kadar çalışmaya devam etme talebiyle istifa tarihini ileri attığını ve kendi rızasıyla işten ayrıldığını savunmuştur. Uyuşmazlık, işçi tarafından feshin geçersizliği, işe iade ve iş akdinin sendikal nedenlerle feshedilmesi sebebiyle sendikal tazminat talebiyle yargıya taşınmıştır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
İş sözleşmesinin feshi, karşı tarafa yöneltilen ve bozucu yenilik doğuran tek taraflı bir irade beyanıdır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshetmesi 4857 sayılı İş Kanunu m. 24 kapsamında düzenlenirken, önelli fesih bildirimi ise 4857 sayılı İş Kanunu m. 17 kapsamında yer almaktadır. Mevzuatımızda işçinin "istifası" özel olarak tanımlanmamış olup, kural olarak işçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın sözleşmeyi sona erdirmesi istifa olarak değerlendirilir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, istifa iradesinin fesada uğratılması (baskı, tehdit, hile vb.) uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşverenin tazminatların ödeneceği vaadiyle, işçinin iş bulana kadar çalışmasına izin verileceği sözüyle veya çeşitli mobbing unsurlarıyla işçiden aldığı yazılı istifa dilekçeleri gerçek bir ayrılma iradesi olarak değerlendirilemez. Bu tür durumlarda feshin, işçi tarafından değil fiilen işveren tarafından gerçekleştirildiği kabul edilir.
İş ilişkisinde sendikal hakların korunması ise temel anayasal ilkelerden biridir ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m. 25 hükmüyle güvence altına alınmıştır. Bu madde, işçilerin sendikaya üye olmaları veya sendikal faaliyetlere katılmaları nedeniyle işten çıkarılamayacağını kesin bir dille düzenler. İşverenin bu yasağı ihlal etmesi halinde, işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat ödenmesi yasal bir zorunluluktur.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Somut olayda, davacı işçinin 28.09.2016 tarihinde kendi el yazısıyla yazdığı istifa dilekçesinde, çalıştığı bölümde problemler yaşadığını, iş bulduğunda ayrılacağını belirterek ileri bir tarih olan 31.10.2016 itibarıyla istifa ettiğini bildirdiği görülmüştür. Ancak bu istifa dilekçesi derhal işleme konmamış, davacı işçi 17.10.2016 tarihli noter ihtarnamesiyle söz konusu dilekçenin sendikal baskı ve irade fesadı altında yazdırıldığını, dolayısıyla hukuken geçerli olmadığını işverene iletmiştir. Davalı işveren ise işçiye iş bulana kadar çalışabileceği söylendiği için istifa tarihinin ileri atıldığını iddia etmiştir.
Yargıtay tarafından yapılan değerlendirmede, davalı işyerinde sendikal örgütlenmenin bulunduğu ve işverenin bu sendikal sürece engel olmaya yönelik çeşitli tavır ve davranışlar sergilediğine dair Daireden geçen kesinleşmiş başka emsal dosyaların da mevcut olduğu tespit edilmiştir. İş akdi devam ederken yazdırılan istifa dilekçesi, işçinin daha sonra gönderdiği itiraz ihtarnamesi ve olayın genel oluş şekli birlikte incelendiğinde; işçiden alınan istifa belgesinin gerçek özgür iradeyi yansıtmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkeme, istifa dilekçesinin irade fesadı altında işverenin baskısıyla yazdırıldığını, feshin aslında davalı işveren tarafından sendikal nedenlerle gerçekleştirildiğini saptamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi'nin, dilekçedeki tarihi baz alarak bir aylık hak düşürücü dava açma süresinin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuka aykırı bulunmuş, ortada hukuken geçerli bir istifa değil, gizlenmiş bir işveren feshi olduğuna kanaat getirilmiştir.
Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, ayrıca feshin sendikal nedene dayandığı kabul edilerek işçiye 1 yıllık ücreti tutarında sendikal tazminat ödenmesi gerektiği yönünde karar vererek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.