Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Aydın Yiğit (2) Kararı 2022/37894 B.

Anayasa Mahkemesi Aydın Yiğit (2) Kararı 2022/37894 B.

Bu karar, idari makamların almış olduğu genel yasaklama kararlarının, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunacak şekilde katı ve mutlak bir biçimde uygulanamayacağını hukuken net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğünün yalnızca düşüncenin içeriğini değil, o düşüncenin başkalarına aktarılma biçimlerini de güvence altına aldığını vurgulayarak kampüs gibi alanlarda gerçekleştirilen barışçıl nitelikteki bildiri dağıtma eylemlerinin demokratik toplumun vazgeçilmez bir unsuru olduğunu tescillemiştir. Salt idari bir emre aykırı davranılmış olmasının, ifade özgürlüğüne yönelik cezai veya idari bir yaptırım uygulanması için tek başına yeterli hukuki zemin oluşturmayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.
search

Anayasa Mahkemesi
Aydın Yiğit (2) Kararı 2022/37894 B.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2022/37894
Karar Tarihi 18.11.2025
Taraf Aydın Yiğit (2)
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Barışçıl bildiri dağıtımı ifade özgürlüğü kapsamındadır.
Sırf emre aykırılık müdahaleyi haklı kılmaz.
Kamu düzeni bozulmadan yaptırım uygulanamaz.
Müdahale zorunlu toplumsal bir ihtiyacı karşılamalıdır.

Bu karar, idari makamların almış olduğu genel yasaklama kararlarının, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunacak şekilde katı ve mutlak bir biçimde uygulanamayacağını hukuken net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğünün yalnızca düşüncenin içeriğini değil, o düşüncenin başkalarına aktarılma biçimlerini de güvence altına aldığını vurgulayarak kampüs gibi alanlarda gerçekleştirilen barışçıl nitelikteki bildiri dağıtma eylemlerinin demokratik toplumun vazgeçilmez bir unsuru olduğunu tescillemiştir. Salt idari bir emre aykırı davranılmış olmasının, ifade özgürlüğüne yönelik cezai veya idari bir yaptırım uygulanması için tek başına yeterli hukuki zemin oluşturmayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.

Kararın emsal etkisi, özellikle idarenin ve kolluk kuvvetlerinin yetki sınırlarını belirlemesi açısından son derece büyüktür. Uygulamada sıkça karşılaşılan, kamu düzeninin bozulduğuna dair somut hiçbir delil veya tehlike ortaya konulmadan sırf "izinsiz" olduğu gerekçesiyle Kabahatler Kanunu uyarınca verilen idari para cezalarının temel hakları zedelediği bu içtihatla sabit hâle gelmiştir. Benzer davalarda alt derece mahkemeleri ve sulh ceza hâkimlikleri, idarenin soyut yasaklama kararlarına dayanarak verdiği cezaları incelerken, eylemin fiilen kamu düzenini bozup bozmadığını titizlikle irdelemek zorunda kalacaktır. Bu yönüyle karar, idari yaptırımların sivil toplum ve ifade hürriyeti üzerinde yaratabileceği caydırıcı etkiye karşı güçlü bir kalkan niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu, eğitim gördüğü Çukurova Üniversitesi yerleşkesi içerisinde, öğrencilerin barınma sorunlarına ve bazı tarikat/cemaat yurtlarında yaşanan öğrenci ölümlerine dikkat çekmek amacıyla bir siyasi partinin gençlik örgütü adına bildiri dağıtmıştır. Üniversite Rektörlüğünün kampüs içinde izinsiz bildiri dağıtımını yasaklayan genel bir kararı bulunması nedeniyle, polis ekipleri başvurucu hakkında tutanak tutmuş ve ardından başvurucuya emre aykırı davranış gerekçesiyle idari para cezası kesilmiştir.

Başvurucu, dağıttığı bildirinin kamuoyunu ilgilendiren güncel bir toplumsal soruna ilişkin olduğunu, eyleminin tamamen barışçıl nitelik taşıdığını ve demokratik tepkisini dile getirdiğini belirterek bu cezanın iptali için yargı yoluna başvurmuştur. Sulh ceza hâkimliğinin, idarenin kestiği cezanın hukuka uygun olduğunu belirterek itirazı reddetmesi üzerine başvurucu, ifade özgürlüğünün haksız yere sınırlandırıldığını iddia ederek Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı incelerken öncelikle müdahalenin kanuni dayanağını ve amacını değerlendirmiştir. Başvurucuya verilen idari para cezasının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.32 kapsamında "emre aykırı davranış" fiiline dayandığı ve kanunilik ölçütünü taşıdığı tespit edilmiştir. Ayrıca müdahalenin, Anayasa m.26 uyarınca kamu düzeninin korunması gibi meşru bir amaca yönelik olduğu kabul edilmiştir. Ancak incelemenin temelini, müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olup olmadığı oluşturmaktadır.

Kararda, anayasal yargının ifade özgürlüğüne ilişkin yerleşik içtihatlarına sıkça atıf yapılmıştır. İfade özgürlüğü, yalnızca düşünceyi açıklamayı değil, aynı zamanda bu düşüncenin yayılma ve iletilme biçimlerini de kapsar. Anayasa m.26, düşüncenin "söz, yazı, resim veya başka yollarla" açıklanmasını koruma altına almıştır. Bildiri dağıtmak, düşünceyi yaymanın en temel ve meşru araçlarından biri olarak bu anayasal güvenceden doğrudan yararlanmaktadır.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, barışçıl bir eylem nedeniyle idari para cezası verilmesi, hakkını kullanan kişiler üzerinde caydırıcı etki doğuran bir müdahaledir. Bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için "zorunlu bir toplumsal ihtiyacı" karşılaması şarttır. Demokratik bir toplumda ifade özgürlüğü, sadece lehte olan veya zararsız görülen fikirler için değil, aynı zamanda devleti veya toplumun bir kesimini rahatsız eden, sarsan ve endişelendiren düşünceler için de geçerlidir. Çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik bunu gerektirir. Sırf şeklî olarak usule uygun verilmiş bir idari emre aykırı davranılması, temel haklara müdahale edilmesi için tek başına yeterli değildir. Eylemin fiilen kamu düzenini bozup bozmadığı, genel sağlığı tehlikeye atıp atmadığı veya böyle bir gerçek risk doğurup doğurmadığı somut olgularla kanıtlanmalıdır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun eyleminin niteliğini ve bu eyleme kamu gücü tarafından verilen tepkiyi titizlikle incelemiştir. Başvurucunun dağıttığı bildirinin, kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılan, bazı yurtlardaki olumsuz koşullara ve öğrenci intiharlarına dikkat çekme amacı taşıdığı tespit edilmiştir. Mahkeme, bildirinin yetkili makamları harekete geçmeye çağıran ve tüm öğrencilere ücretsiz barınma hakkı talep eden meşru bir toplumsal mücadele çağrısı olduğunu vurgulamıştır. İfade edilen eleştirilerin sertliği ne olursa olsun, kamu yararını ilgilendiren meselelerde yapılan bu tür barışçıl eleştiri ve eylemlerin demokratik toplumlarda hoşgörüyle karşılanması gerektiği belirtilmiştir.

İdarenin uyguladığı idari para cezasının haklılığı irdelenirken, bildiri dağıtma eyleminin kamu düzenine olan etkisine odaklanılmıştır. Dosya kapsamındaki kolluk tutanaklarında ve sulh ceza hâkimliğinin ret kararında, başvurucunun eyleminin üniversite içindeki kamu düzenini bozduğuna, eğitim faaliyetlerini aksattığına veya bu yönde ciddi bir tehlike yarattığına dair hiçbir somut olguya, tespite veya gerekçeye yer verilmediği görülmüştür. Mahkeme ve idare makamları, sadece rektörlüğün yasaklama kararına uyulmadığı şeklindeki kural ihlaline odaklanmıştır. Ayrıca, bildirinin içeriği sebebiyle başvurucu hakkında başlatılmış herhangi bir adli veya idari soruşturmanın bulunmadığı da saptanmıştır. Tüm bu veriler ışığında, zorunlu bir toplumsal ihtiyaç ortaya konulmadan tesis edilen cezanın çatışan menfaatler arasında adil bir denge kurmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamu düzeninin bozulduğuna dair somut bir tehlike ortaya konulmadan verilen cezanın demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olduğu gerekçesiyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Üniversitede izinsiz bildiri dağıttığım için bana ceza verebilirler mi? expand_more
Anayasa Mahkemesi'nin güncel içtihatlarına göre, sırf üniversite rektörlüğünün genel bir yasaklama kararı veya eyleminizin "izinsiz" olması gerekçe gösterilerek hakkınızda doğrudan cezai veya idari bir yaptırım uygulanması hukuka aykırıdır. İfade özgürlüğü, düşüncelerinizi söz, yazı veya başkaca yollarla, örneğin bildiri dağıtarak başkalarına aktarma hakkınızı eksiksiz bir şekilde güvence altına alır. Kampüs gibi alanlarda gerçekleştirdiğiniz eylem barışçıl nitelikte olduğu sürece, salt idari bir emre aykırı davrandığınız gerekçesiyle anayasal ifade özgürlüğünüze müdahale edilemez.
Dağıttığım bildiri yüzünden yazılan idari para cezası iptal edilir mi? expand_more
Evet, ilgili cezanın iptal edilmesi gerekir. Kabahatler Kanunu madde 32 kapsamında "emre aykırı davranış" gerekçesiyle verilen idari para cezalarının sivil toplum ve temel haklar üzerinde caydırıcı etki yarattığı Anayasa Mahkemesi kararıyla sabit hale gelmiştir. Sulh ceza hâkimlikleri veya idare mahkemeleri, idarenin soyut yasaklama kararlarına dayanarak kestiği bu cezaları incelerken eyleminizin fiilen kamu düzenini bozup bozmadığını titizlikle irdelemek zorundadır. İdare, somut bir tehlike veya zorunlu toplumsal bir ihtiyaç olduğunu ispatlayamıyorsa, kesilen bu ceza ifade özgürlüğünün ihlali anlamına geleceği için hukuken iptale mahkûmdur.
Yurtlardaki sorunları eleştiren broşür dağıtmak yasak mı? expand_more
Hayır, kesinlikle yasak değildir. Kamuoyunu yakından ilgilendiren güncel toplumsal meselelerde, örneğin öğrencilerin barınma sorunları veya bazı yurtlardaki olumsuz koşullar hakkında eleştirel bildiriler dağıtmak son derece meşru ve demokratik bir haktır. Anayasa Mahkemesi, yetkili makamları harekete geçmeye çağıran bu tür barışçıl çağrıların, ifade edilen eleştiriler sert olsa veya devleti rahatsız etse bile, çoğulculuk ve hoşgörü gereği demokratik toplumlarda korunması gerektiğini açıkça belirtmektedir. İçeriği sebebiyle soruşturma dahi açılmayan barışçıl metinleri yaymanız anayasal koruma altındadır.
Eylemim kimseye zarar vermediyse yine de ceza yazılabilir mi? expand_more
Kesinlikle yazılamaz. Anayasa Mahkemesi, kamu düzeninin bozulduğuna, eğitim faaliyetlerinin aksadığına veya herhangi bir gerçek riskin doğduğuna dair somut hiçbir delil ortaya konulmadan verilen cezaları ağır bir hak ihlali saymaktadır. İdare makamları ve kolluk kuvvetleri, sadece kendi koydukları soyut kurallara odaklanarak temel haklarınızı kısıtlayamaz. Bildiri dağıtma eyleminizin doğrudan kamu düzenini bozduğu veya kamu sağlığını tehlikeye attığı hukuki ve somut olgularla delillendirilemiyorsa, hakkınızda tesis edilen idari yaptırım demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı bulunarak iptal edilecektir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir