Anasayfa Karar Bülteni YARGITAY | 9. HD | 2016/28770 E. | 2020/12896 K.

Karar Bülteni

YARGITAY 9. HD 2016/28770 E. 2020/12896 K.

KARARIN KÜNYESİ

Mahkeme / Daire Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2016/28770
Karar No 2020/12896
Karar Tarihi 21.10.2020
Dava Türü Alacak
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
  • Bahşişli çalışmada fazla mesai hesabı farklıdır.
  • Bahşiş üzerinden hesaplanan mesai çarpanı yarımdır.
  • Garanti ücret üzerinden hesaplanan mesai çarpanı tamdır.
  • İmzalı bordrolardaki tahakkuklar mutlaka mahsup edilmelidir.

Bu karar, özellikle hizmet sektöründe yaygın olan "sabit ücret ve bahşiş" veya "sabit ücret ve prim" sistemiyle çalışan işçilerin fazla mesai alacaklarının nasıl hesaplanması gerektiği konusunda son derece kritik bir standart getirmektedir. Yargıtay, bahşiş ve prim ödemelerinin fazla çalışmanın zamsız kısmını karşıladığını kabul ederek, bu ödemeler üzerinden yapılacak fazla mesai hesaplamasında katsayının yarıya düşürülmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.

Emsal etkisi bakımından bu içtihat, hem işverenlerin hem de işçilerin fazla mesai alacağı davalarındaki risk ve beklentilerini doğrudan değiştirmektedir. Garanti edilen sabit ücret için klasik bir buçuk katı kuralı işlemeye devam ederken, elde edilen prim ve bahşişler için sadece yarım katlık bir zam nispeti uygulanması, hesaplanan toplam tazminat miktarlarında ciddi farklılıklar yaratacaktır. Özellikle yargılamalarda sabit bir uygulama birliği sağlamak adına bu karar büyük bir önem taşımaktadır. Yüksek mahkemenin bu güncel yaklaşımı, uzun yıllardır tartışılan bahşişin ücretin bir parçası olup olmaması ve fazla çalışma karşılığının bu yolla ne oranda ödendiği meselelerine net bir çerçeve çizmektedir. Davacı veya davalı vekillerinin, müvekkillerinin haklarını savunurken bu karmaşık hesap yöntemine hakim olmaları ve dava dilekçelerinde yahut bilirkişi itirazlarında söz konusu 0,5 ile 1,5 katsayı ayrımını açıkça vurgulamaları gerekecektir. Uygulamada yerel mahkemelerin ve bilirkişilerin bu ayrımı gözetmeksizin yaptıkları yeknesak hesaplamaların hukuka aykırı bulunması, birçok davada yeniden hesaplama yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bir restoranda uzun yıllar vale ve garson olarak çalışan işçi; fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ile genel tatil ücretlerinin ödenmediği, işyerinde kendisine psikolojik baskı (mobbing) uygulandığı, müşterilerden toplanan bahşişlerden haksız kesinti yapıldığı ve sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmadığı gerekçeleriyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek eski işverenine karşı dava açmıştır. İşçi, ödenmeyen kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Buna karşılık işveren tarafı ise, işçinin iddialarının asılsız olduğunu, asıl sorunun işyerinde bir grup çalışanın kurduğu haksız bahşiş dağıtım düzeninin işveren tarafından değiştirilmek istenmesinden kaynaklandığını savunmuştur. İşverene göre işçi, tüm personeli kapsayan adil bir puanlama sistemine geçilmesine itiraz etmiş ve işi izinsiz olarak terk etmiştir. İşveren ayrıca fazla çalışma ücretlerinin maaş bordrolarına yansıtılarak ödendiğini ifade edip davanın reddini istemiştir. Çalışanlar arasındaki bu huzursuzluk ve bahşişin adil dağıtılmaması tartışmaları, taraflar arasında işyeri barışını zedeleyen ve uyuşmazlığı mahkemeye taşıyan ana faktör olmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Yargıtay'ın bu karmaşık uyuşmazlığı çözerken dayandığı temel hukuki dayanaklar 4857 sayılı İş Kanunu m.41 ve bahşişli çalışmalara dair yerleşik içtihat prensipleridir. Kanun maddesine göre, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır ve her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenmek zorundadır.

Bununla birlikte, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında özel bir çalışma biçimi olan "sabit ücret ve bahşiş/prim" usulüyle çalışmalarda farklı bir hesaplama modeli geliştirilmiştir. Bu modele göre, işçiye garanti ücrete ilaveten bahşiş, prim, parça başı veya sefer başına ödeme öngörülen karma sistemlerde, fazla çalışma ücreti hesaplanırken temel ücret bütün olarak alınamaz, ikili bir sisteme bölünmelidir. Garanti edilen sabit ücret kısmı ile prim/bahşiş kısmı birbirinden tamamen bağımsız olarak değerlendirilmelidir.

İşçinin elde ettiği bahşiş veya primlerin, fazla çalışmanın zamsız kısmını (kök ücreti) zaten kendi içinde karşıladığı kabul edilir. Zira işçi fazla çalıştıkça daha çok bahşiş veya prim elde etme imkanına kavuşmaktadır. Bu nedenle, bahşiş veya prim miktarı üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücretinde sadece zam nispeti gözetilir ve normal ücretin yarısı (0,5 çarpanı) uygulanır. Diğer yandan, işçinin garanti edilen sabit ücreti üzerinden hesaplanacak fazla mesai alacağı ise kanundaki genel kurala tabi kalarak her zamanki gibi bir buçuk katı (1,5 çarpanı) üzerinden hesaplanmak zorundadır. Yüksek mahkeme kararlarında vurgulandığı üzere, iş sözleşmesinin tarafları olan işçi ve işverenin iradesi dışında oluşan bahşiş havuzunun, işverenin yasal fazla mesai yükümlülüklerini tamamen ortadan kaldırdığı düşünülemez.

Ayrıca, ispat kuralları gereği işçinin imzasını taşıyan bordrolar, aksine bir sahtelik ispat edilene kadar kesin delil niteliğindedir. İşçi, imzalı bordrolarda yer alan miktardan daha fazla çalışma yaptığını iddia ediyorsa ve ödeme anında bordroya açık bir ihtirazi kayıt (çekince) koymamışsa, bu iddiasını ancak aynı ispat gücüne sahip yazılı belgelerle kanıtlamak durumundadır. Tanık beyanları bu durumda yazılı belgenin aksini ispat etmeye yeterli görülmemektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Dosyaya yansıyan somut uyuşmazlık incelendiğinde, davacı işçinin davalıya ait işyerinde en son vale sıfatıyla çalıştığı, çalışma düzeninin asgari bir garanti ücret ile birlikte yoğun bir bahşiş gelirine dayalı olduğu tespit edilmiştir. Yerel mahkeme tarafından yapılan incelemelerde, davacının aylık brüt 1.953,34 TL sabit ücretinin yanı sıra aylık 2.000,00 TL tutarında bahşiş geliri elde ettiği kabul edilmiş ve dava konusu tüm alacak hesaplamaları bu iki kalemin toplamından oluşan giydirilmiş ücret üzerinden tek bir katsayı ile yapılmıştır.

Ancak Yargıtay denetiminde, yerel mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak yaptığı bu standart hesaplama yöntemi hukuka aykırı bulunmuştur. Davacının garanti ücret ve bahşiş alarak karma bir ücret sistemiyle çalıştığı açıkken, fazla mesai alacağı hesaplanırken her iki ücret kaleminin yasal kurallar gereği ayrı ayrı değerlendirilmesi şarttır. Yüksek mahkemenin kesin tespitlerine göre; davacının aylık 2.000,00 TL tutarındaki bahşiş geliri üzerinden hesaplanacak fazla mesai ücretinin sadece yüzde elli zam nispetiyle (0,5 çarpanı kullanılarak) belirlenmesi, garanti edilen brüt 1.953,34 TL sabit ücret üzerinden hesaplanacak fazla mesai kısmının ise standart olan yüzde yüz elli (1,5 çarpanı kullanılarak) hesaplanması gerekmektedir. Mahkemenin bu zorunlu ikili ayrımı yapmaksızın toplam meblağ üzerinden hesaplama yapması fahiş tutarlara yol açmış ve bozma nedeni sayılmıştır.

Öte yandan, dosya kapsamı incelendiğinde işverence dosyaya sunulan ve davacı tarafından itirazsız olarak imzalanmış olan bazı ücret bordrolarında açıkça fazla çalışma ücreti tahakkuku ve ödemesi bulunduğu saptanmıştır. Yerel mahkeme, bordroların işçinin gerçek ücretini yansıtmadığı gerekçesiyle tahakkuk içeren bu bordro dönemlerini hesaplamalardan tamamen dışlayarak hatalı bir sonuca varmıştır. Bilirkişi raporlarının teknik denetimi de tam bu noktada önem kazanmaktadır. Dairenin işaret ettiği üzere, sadece tanık beyanlarına göre değil, yazılı belgelere dayalı bir ödeme tahakkuku varsa, bu belgelerin tamamen yok sayılarak hesap yapılması temel usul kurallarına aykırıdır. İş davalarında yapılması gereken asıl işlem; fazla mesai ücretinin tespit edilen gerçek ücret üzerinden ve yukarıda belirtilen ikili usulle doğru biçimde hesaplanması, ardından da imzalı bordrolarda tahakkuk ettirildiği anlaşılan ödeme dönemlerinin bulunan toplam miktardan düşülerek mahsup edilmesidir. Tahakkuk bulunan dönemin bütünüyle dışlanması mükerrer ödemelere sebebiyet verebilmektedir.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, fazla çalışma alacaklarının hesaplanmasında sabit ücret ile bahşişin farklı çarpanlara tabi tutulmaması ve imzalı bordrolardaki tahakkukların hesaplamadan mahsup edilmemesi nedenleriyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: