Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi M. Shekib Ghafoorı vd. Kararı 2021/23687 B.

Anayasa Mahkemesi M. Shekib Ghafoorı vd. Kararı 2021/23687 B.

Bu karar, sağlık sektöründe aynı unvan ve iş yüküyle çalışan yabancı uyruklu asistan hekimler ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı asistan hekimler arasında sırf uyruklukları temelinde gerçekleştirilen farklı muamelenin hukuki çerçevesini netleştirmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, eşit işe eşit ücret ilkesi ile mülkiyet hakkı ekseninde değerlendirme yaparak idari ve yargısal mercilerin mevzuatı uygularken anayasal güvenceleri göz ardı edemeyeceğini açıkça vurgulamıştır. Açık ve nesnel bir kanuni dayanak olmaksızın döner sermaye ödemesinden mahrum bırakılmanın ayrımcılık yasağının ihlali olduğuna hükmedilmiştir.
search

Anayasa Mahkemesi
M. Shekib Ghafoorı vd. Kararı 2021/23687 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2021/23687
Karar Tarihi 27.11.2024
Taraf M. Shekib Ghafoorı vd.
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Aynı konumdaki kişilere farklı muamele ayrımcılıktır.
Mevzuat anayasal ilke ve güvencelerle yorumlanmalıdır.
Uyrukluk temelinde farklılık nesnel haklılığa dayanmalıdır.
Ek ödemeden mahrum bırakmak mülkiyet hakkını ihlaldir.

Bu karar, sağlık sektöründe aynı unvan ve iş yüküyle çalışan yabancı uyruklu asistan hekimler ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı asistan hekimler arasında sırf uyruklukları temelinde gerçekleştirilen farklı muamelenin hukuki çerçevesini netleştirmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, eşit işe eşit ücret ilkesi ile mülkiyet hakkı ekseninde değerlendirme yaparak idari ve yargısal mercilerin mevzuatı uygularken anayasal güvenceleri göz ardı edemeyeceğini açıkça vurgulamıştır. Açık ve nesnel bir kanuni dayanak olmaksızın döner sermaye ödemesinden mahrum bırakılmanın ayrımcılık yasağının ihlali olduğuna hükmedilmiştir.

Kararın emsal etkisi, tıpta uzmanlık eğitimi gören ve sağlık hizmeti sunumuna doğrudan katkı sağlayan binlerce yabancı uyruklu hekimin özlük haklarının korunması noktasında kendini göstermektedir. Benzer davalarda idari yargı mercilerinin, kanunlarda yabancılara ödenmez şeklinde açık bir yasaklayıcı hüküm bulunmadığı durumlarda salt zımni yorumlarla hak kısıtlamasına gidemeyeceği kesinleşmiştir. Uygulamada, döner sermaye ve benzeri ek ödemelerle ilgili idari ret işlemlerinin ve bu işlemlere karşı açılan iptal davalarının Anayasa'nın eşitlik ve mülkiyet ilkeleri ışığında yeniden şekillenmesini sağlayacak güçlü bir içtihat niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

İstanbul'da bir eğitim ve araştırma hastanesinde yabancı uyruklu kontenjanından tıpta uzmanlık öğrencisi (asistan hekim) olarak görev yapan başvurucular, diğer Türk vatandaşı asistan hekimler gibi döner sermaye ek ödemesinden yararlanmak istemiştir. Başvurucular, aynı işi yapmalarına ve döner sermaye gelirlerine eşit derecede katkı sağlamalarına rağmen kendilerine ek ödeme yapılmaması üzerine hastane idaresine başvurarak bu ödemelerin yapılmasını talep etmiştir. İdarenin bu talebi reddetmesi üzerine yabancı uyruklu hekimler, bu idari işlemin iptali ve geriye dönük olarak hak ettikleri ek ödemelerin yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesi istemiyle idare mahkemelerinde dava açmıştır. Yerel mahkemeler ve bölge idare mahkemesinin, mevzuatta yabancı uyruklulara ek ödeme yapılacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davaları reddetmesi üzerine uyuşmazlık bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesinin önüne taşınmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi bu uyuşmazlığı incelerken öncelikle eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkının anayasal temellerine odaklanmıştır. Uyuşmazlığın temel dayanaklarından olan 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun m. 5 ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 58, tıpta uzmanlık öğrencilerine yapılacak döner sermaye ek ödemelerinin sınırlarını ve esaslarını çizmektedir. Ek olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ek m. 33 hükmü de hekimlere ve asistanlara yapılacak nöbet ücretleri gibi temel ödemeleri düzenlemektedir.

Mahkeme, tıpta uzmanlık öğrencilerinin hak ve statülerinin belirlendiği 2547 sayılı Kanun m. 50 kapsamında asistanlık statüsü tanımlanırken Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu arasında herhangi bir kanuni ayrıma gidilmediğini bilhassa vurgulamıştır. Hukuk sistemimizde, yargı mercilerinin önlerindeki uyuşmazlıklara uygulayacakları mevzuat hükümlerini Anayasa'nın 10. maddesindeki ayrımcılık yasağı ve 35. maddesindeki mülkiyet hakkı güvenceleri ışığında yorumlama mecburiyeti bulunmaktadır. Yerleşik Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, benzer durumda bulunan kişiler arasında uyrukluk temelinde bir farklılık yaratılması, ancak nesnel ve makul bir haklılaştırma nedeninin bulunması hâlinde hukuka uygun kabul edilebilir. Açık bir kanuni kısıtlama veya yasak bulunmadığı durumlarda, idari yargı mercilerinin mevzuatı dar ve kısıtlayıcı yorumlayarak yabancı uyruklu çalışanları döner sermaye gelirinden mahrum bırakması, adil ücret ilkesine ve anayasal güvencelere açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut başvuruda yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencilerinin durumunu emsal nitelikteki içtihatları ışığında değerlendirmiştir. Başvurucuların tıpta uzmanlık öğrencisi olarak sağlık hizmeti sunduğu ve hastanenin döner sermayesine aktif olarak katkı sağladığı tartışmasızdır. Türk vatandaşı olan tıpta uzmanlık öğrencileri aynı hizmet ve katkı karşılığında döner sermaye ek ödemesinden yararlanırken, başvurucuların sırf yabancı uyruklu olmaları nedeniyle bu ödemeden mahrum bırakılması açık bir farklı muamele oluşturmaktadır.

Mahkeme, durumları birebir benzer olan asistan hekimler arasında salt uyrukluk temelinde yaratılan bu farklılığın idare ve derece mahkemeleri tarafından nesnel ve makul bir temele dayandırılamadığını tespit etmiştir. Derece mahkemelerinin ret kararlarında, mevzuatta yabancı uyruklu hekimlere ek ödeme yapılmasını öngören açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesine dayanılmışsa da, Anayasa Mahkemesi bu yaklaşımı son derece hatalı bulmuştur. Yargı mercileri, kanun hükümlerini dar lafzi yorumlarla değil anayasal ilke ve güvenceler ışığında yorumlamakla yükümlüdür. Açıkça yasaklayıcı bir hüküm olmadığı hâlde, salt lehe açık düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle emeğin karşılığı olan ödemenin yapılmaması, ayrımcılık yasağının ciddi bir ihlali anlamına gelmektedir.

Farklı statüdeki kontenjanlardan asistanlığa giriş yapılmış olmasının, verilen tıbbi hizmetin niteliğini ve döner sermayeye sağlanan fiilî katkıyı değiştirmediği vurgulanmıştır. Başvurucuların döner sermaye ek ödemesinden yararlandırılmamalarını haklı gösterecek geçerli bir hukuki argüman idarece ortaya konulamamıştır. Bu farklı muamele, Anayasa'nın güvence altına aldığı temel ilkelere aykırılık taşıdığından mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının zedelendiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucuların mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması yönünde karar vermiştir.

Yabancı uyruklu asistan hekimler döner sermaye alabilir mi? expand_more
Evet, alabilirler. Anayasa Mahkemesi kararına göre, yabancı uyruklu asistan hekimlerin, tıpkı Türk vatandaşı meslektaşları gibi hastanenin döner sermayesine aktif olarak katkı sağlamalarına rağmen sadece uyrukları nedeniyle ek ödemeden mahrum bırakılmaları hukuka aykırıdır. Mahkeme, verilen tıbbi hizmetin niteliği ve sağlanan fiilî katkı değişmediği hâlde salt kontenjan veya uyrukluk farklılığına dayanılarak emeğin karşılığının verilmemesini mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının açık bir ihlali olarak nitelendirmiştir.
Hastane mevzuatta yabancılara ek ödeme yazmıyor diyerek paramı kesebilir mi? expand_more
Hayır, idare bu şekilde bir işlem tesis edemez. Derece mahkemelerinin ve idarelerin ret işlemlerinde kullandığı, mevzuatta yabancı uyruklu hekimlere ek ödeme yapılmasını öngören açık bir hüküm bulunmadığı yönündeki dar lafzi yorum Anayasa Mahkemesi tarafından son derece hatalı bulunmuştur. Hukuk sistemimizde idari merciler ve mahkemeler, kanunlarda açıkça yasaklayıcı bir kural olmadığı sürece mevzuatı Anayasa'nın 10. maddesindeki ayrımcılık yasağı ve 35. maddesindeki mülkiyet hakkı güvencelerini esas alarak yorumlamakla yükümlüdür.
Yabancı doktor olarak ek ödemem verilmediyse dava açıp paramı alabilir miyim? expand_more
Evet, hukuki yollara başvurarak haklarınızı aramanız ve geçmiş ödemelerinizi talep etmeniz mümkündür. İdarenin ek ödeme talebinizi reddetmesi durumunda bu idari işlemin iptali ile geriye dönük olarak hak ettiğiniz ek ödemelerin yasal faiziyle birlikte tarafınıza ödenmesi istemiyle idari yargıda dava açabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi, idarenin yabancı hekimlere yönelik bu uygulamasının eşitlik ve mülkiyet ilkeleri ışığında hukuka aykırı olduğuna ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerektiğine kesin olarak hükmetmiştir.
Türk asistan hekimle aynı işi yapıyorum, maaşta farklılık olması yasal mı? expand_more
Kesinlikle yasal değildir. Anayasa Mahkemesi, durumları birebir benzer olan tıpta uzmanlık öğrencileri arasında salt uyrukluk temelinde yaratılan farklılığın hukuka uygun olabilmesi için idarece nesnel ve makul bir neden ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Aynı statüde görev alıp aynı hizmeti üreten asistan hekimlerin sırf vatandaşlık bağı bulunmadığı için adil ücret ilkesinden ve döner sermaye gelirinden mahrum bırakılması, mülkiyet hakkı ihlali ve ayrımcılıktır.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir