Karar Bülteni
AYM Yaşar Çıkrıkcı BN. 2020/36673
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm |
| Başvuru No | 2020/36673 |
| Karar Tarihi | 17.07.2024 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Arabuluculuk dava şartı aşırı şekilci yorumlanamaz.
- Dava şartı uygulaması hakkın özünü zedelememelidir.
- Katı usul yorumları mahkemeye erişimi engeller.
- Arabuluculuk sürecinde taraf iradeleri esas alınmalıdır.
Bu karar, iş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk dava şartının mahkemeler tarafından nasıl yorumlanması gerektiği konusunda son derece kritik bir hukuki sınır çizmektedir. Anayasa Mahkemesi, arabuluculuk sürecinin başvuru tarihi, fiilî fesih tarihi ve arabuluculuk son tutanağında yer alan ifadeler üzerinden aşırı şekilci bir yaklaşımla değerlendirilerek davanın usulden reddedilmesini, anayasal bir güvence olan mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz bir müdahale olarak nitelendirmiştir. Tarafların uyuşmazlık konularını fiilen müzakere etmiş olması ve sürecin temel amacına ulaşması, metin üzerindeki şeklî eksikliklerin önüne geçmelidir.
Kararın işe iade ve işçilik alacağı davalarındaki emsal etkisi oldukça büyüktür. Özellikle fesih bildirimi ile fiilî çıkış tarihi arasındaki kısa zaman farklarında yapılan arabuluculuk başvurularının mahkemelerce doğrudan geçersiz sayılamayacağı netleşmiştir. Ayrıca, arabuluculuk son tutanağında "işe iade" ibaresinin açıkça yazılmaması, ancak ilk başvuru formunda bu talebin bulunması hâlinde dava şartının yerine getirilmiş sayılacağı güçlü bir şekilde vurgulanmıştır. Bu içtihat sayesinde uygulamada iş mahkemelerinin arabuluculuk evraklarını aşırı dar ve lafzi yorumlamasının önüne geçilecek, işçinin hak arama hürriyeti katı şekilciliğe kurban edilmeyecektir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Belediyede alt işveren bünyesinde işçi olarak çalışan başvurucu, iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiği gerekçesiyle işe iade davası açmıştır. Başvurucu, fesih bildiriminin kendisine sözlü olarak yapıldığı günlerde arabuluculuk bürosuna başvurmuş, ancak resmî işten çıkış tarihi bu başvurudan bir gün sonraya denk gelmiştir. Arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlandıktan sonra açılan işe iade davası, iş mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Mahkeme ret kararına gerekçe olarak; arabulucuya fesih tarihinden önce başvurulmasını ve arabuluculuk son tutanağında işe iade talebinin açıkça müzakere edildiğinin yazmamasını göstermiştir. Başvurucu ise başvuru formunda işe iade talebinin açıkça bulunduğunu, sürecin usulüne uygun işletildiğini ve davanın reddedilmesinin hak arama hürriyetini engellediğini iddia ederek Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı karara bağlarken Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkını temel almıştır. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve hukuki sorunun etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Usul kurallarının uygulanmasında yargılamanın hakkaniyetine zarar verecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınılması gerektiği yerleşik bir içtihat prensibidir.
İş hukukunda dava şartı olan arabuluculuk kurumu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ile düzenlenmiştir. İlgili kanuna göre, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, yargı yoluna gitmeden önce arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartıdır. Bu şartın getirilmesindeki meşru amaç, uyuşmazlıkların daha kısa sürede, daha az masrafla ve tarafların eşit düzeyde tatminini sağlayacak şekilde yargıya taşınmadan çözülmesidir. Ancak bu dava şartının, kişilerin hak aramalarını imkânsız hâle getirecek veya aşırı derecede zorlaştıracak katı bir biçimde yorumlanmaması gerekir.
Ayrıca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.11 uyarınca arabulucunun tarafları aydınlatma yükümlülüğü bulunmaktadır. Kanun, arabuluculuk süreci ve sonucu üzerinde taraf iradelerinin egemen olmasını esas alır. Arabuluculuk son tutanağında, müzakere edilen hususların tek tek yazılmamış olması veya eksik kalması, taraf iradelerinin ve ilk başvuru formundaki taleplerin yok sayılmasına neden olamaz. Mahkemelerin kanun hükümlerine olağanın dışında anlamlar yükleyerek davaları usulden reddetmesi, hakkın özüne dokunan ölçüsüz bir müdahale oluşturur.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iş sözleşmesi resmen feshedilmeden bir gün önce arabuluculuğa başvurmuş olmasını ve arabuluculuk sürecinin tarafların katılımıyla anlaşamama ile sonuçlanmasını detaylı olarak incelemiştir. Başvurucunun asıl işvereni olan belediye ile alt işvereni olan şirket arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılmış ve süreç içinde aktif olarak yer almıştır. İşe iade davası öncesinde dava şartı olan arabulucuya başvurulduğu gerçeği ortadayken, mahkemenin başvuru tarihi ile resmî fesih tarihi arasındaki bir günlük farkı öne sürerek davanın usulden reddine karar vermesi, usul ekonomisi ve arabuluculuk kurumunun amacıyla bağdaşmamaktadır.
Ayrıca, başvurucunun doldurduğu arabuluculuk başvuru formunda işe iade talebinin bulunduğu evraklarda açıkça görülmektedir. Arabuluculuk son tutanağında bu ibarenin kelime olarak yazılmamış olması, başvurucunun bu yöndeki hukuki iradesini ortadan kaldırmaz. İşverenlerin de arabuluculuk sürecinde işe iadenin müzakere edilmediğine dair herhangi bir itirazı dosyaya yansımamıştır. İş mahkemesinin son tutanaktaki bu eksikliği tek başına gerekçe göstererek dava şartının oluşmadığına hükmetmesi, arabuluculuk kurallarına yönelik aşırı şekilci bir yaklaşımdır.
Bu katı yorum, başvurucunun hakkını aramasını tamamen imkânsız hâle getirmiş, Mahkemenin kararı sonrası başvurucunun yaptığı ikinci arabuluculuk başvurusunun ve açtığı davanın da hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesine yol açmıştır. Derece mahkemelerinin yargılamadaki bu yaklaşımı, başvurucuya katlanması beklenemeyecek düzeyde ağır bir külfet yüklemiş olup ulaşılmak istenen meşru amaçla kesinlikle orantılı değildir.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.