Anasayfa Karar Bülteni AİHM | ALEKSEY ANATOLYEVICH NAVALNYY | BN....

Karar Bülteni

AİHM ALEKSEY ANATOLYEVICH NAVALNYY BN. 4743/21 ve 37083/21

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi / 3. Bölüm
Başvuru No 4743/21 ve 37083/21
Karar Tarihi 03.02.2026
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki HUDOC
  • AİHM geçici tedbir kararlarına uyulması zorunludur.
  • Zehirlenme riski yaşam hakkı kapsamında incelenmelidir.
  • Gece saat başı kontrol kötü muamele oluşturur.
  • Öngörülemez yoruma dayalı tutuklama hukuka aykırıdır.

Bu karar, siyasi bir muhalifin daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından haksız bulunan bir mahkumiyet kararına dayanılarak yeniden hapse atılmasının ve cezaevinde maruz kaldığı ağır koşulların hukuka aykırılığını net bir biçimde ortaya koymaktadır. Mahkeme, başvurucunun zehirlenme iddiaları ile ilgili yetkililerin sessiz kalmasını yaşam hakkı ihlali olarak tanımlamış; uyku yoksunluğuna yol açan cezaevi güvenlik prosedürlerinin ise insanlık dışı ve onur kırıcı muamele boyutuna ulaştığını tespit etmiştir. Devletin, Mahkeme'nin acil tahliye yönündeki geçici tedbir kararına kasten uymaması, bireysel başvuru hakkının etkisiz hale getirilmesi olarak değerlendirilmiştir.

Emsal etkisi bakımından karar, AİHM İçtüzüğü uyarınca verilen geçici tedbir kararlarının sözleşmeci devletler için kesin bağlayıcılığını reddeden devlet tutumlarına karşı güçlü bir itiraz niteliğindedir. Aynı zamanda, güvenlik ve disiplin bahanesiyle mahpusları uykusuz bırakacak şekilde saat başı gece kontrolleri yapılmasının kötü muamele yasağını doğrudan ihlal edeceği yönünde bağlayıcı bir standart getirmektedir. Özgürlük ve güvenlik hakkı bağlamında, ceza usul kurallarının şahıs aleyhine "kıyas yoluyla" genişletilerek tutuklama kararı verilmesinin hukuki belirlilik ilkesini ihlal ettiği vurgulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Rusya'da tanınmış bir muhalif lider, yolsuzluk karşıtı aktivist ve blog yazarı olan başvurucu Aleksey Navalnyy, Ağustos 2020'de bir uçak yolculuğu sırasında zehirlenmiş ve tedavi amacıyla Almanya'ya götürülmüştür. İyileşmesinin ardından Ocak 2021'de Rusya'ya dönüşünde havaalanında derhal gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Rus makamları, başvurucunun 2014 yılında çarptırıldığı (ve daha önce AİHM tarafından haksız ve keyfi bulunan) ertelenmiş hapis cezasının denetimli serbestlik şartlarını yurt dışında tedavideyken ihlal ettiğini ileri sürerek, bu cezayı kapalı ceza infaz kurumunda infaz etme kararı almıştır. Başvurucu, zehirlenme olayının devlet ajanlarınca gerçekleştirildiğini, cezaevinde yaşamının tehlikede olduğunu, "kaçma şüphelisi" olarak fişlenip gece boyunca saat başı uyandırılarak uykusuz bırakıldığını ve rızası dışında saçlarının kazındığını belirterek AİHM'e başvurmuştur. Uyuşmazlık, başvurucunun tutuklanmasının keyfiliği, yaşam hakkının korunmaması, gördüğü kötü muamele ve AİHM'in verdiği acil tahliye tedbir kararına Rusya'nın uymaması etrafında şekillenmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkeme uyuşmazlığı çözerken temel olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.2 (Yaşam hakkı), Sözleşme m.3 (İşkence ve kötü muamele yasağı), Sözleşme m.5 (Özgürlük ve güvenlik hakkı) ve Sözleşme m.34 (Bireysel başvuru hakkı) hükümlerini değerlendirmiştir.

Yaşam hakkı bağlamında devletin, kendi yetki alanındaki bireylerin yaşamına yönelik somut ve yakın tehlikeleri önleme yönünde pozitif bir yükümlülüğü bulunmaktadır. Mahkeme, daha önce başvurucunun kimyasal bir sinir ajanı ile zehirlenmesinin yeterince soruşturulmadığını tespit etmiştir ve bu hayati riskin cezaevine giriş anında da sürdüğüne hükmetmiştir.

Kötü muamele yasağı açısından, mahpusların insan onuruna uygun koşullarda tutulması zorunludur. Mahpusların asgari sekiz saatlik kesintisiz uyku ihtiyacının disiplin veya güvenlik tedbirleri kisvesi altında engellenmesi insanlık dışı ve onur kırıcı muamele yasağının ihlalini oluşturur.

Özgürlük ve güvenlik hakkı yönünden, hürriyeti kısıtlayan önlemlerin öngörülebilir olması ve açık bir kanuni dayanağa sahip olması gerekir. Rus mahkemelerinin, ertelenmiş cezanın aktif hale getirilmesi sürecinde kanunda açık bir hüküm bulunmamasına rağmen tutuklama tedbirini "kıyas yoluyla" uygulaması öngörülebilirlik ilkesine aykırıdır. Kaldı ki Rusya Federasyonu Ceza Kanunu m.3 uyarınca, ceza hukukunda kıyas yasağı açıkça düzenlenmiştir.

Bireysel başvuru hakkı kapsamında ise, Mahkeme İçtüzüğü'nün 39. maddesi gereğince verilen geçici tedbir kararlarının bağlayıcı olduğu kuralı uygulanmıştır. Devletlerin bu kararlara uymaması, başvuru hakkının fiilen engellenmesi anlamına gelmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Mahkeme, ilk olarak başvurucunun Almanya'daki tedavisinin ardından Rusya'ya dönüşünde tutuklanmasını ve 2014 yılındaki ertelenmiş hapis cezasının hapse çevrilmesini incelemiştir. AİHM, daha önceki bir kararında bahsi geçen 2014 mahkumiyetinin hukuka aykırı ve açıkça adaletin reddi niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. Buna rağmen Rus mahkemelerinin bu mahkumiyete dayanarak başvurucuyu hapsetmesi ve kanuni açık bir dayanak olmadan kıyas yoluyla tutuklama kararı vermesi Sözleşme'nin 5. maddesi kapsamındaki özgürlük ve güvenlik hakkını açıkça ihlal etmiştir.

Yaşam hakkı bağlamında Mahkeme, kimyasal bir silahla gerçekleştirilen zehirlenme olayının devlet bağlantılı olabileceğine dair inandırıcı iddialara rağmen yetkililerin etkili bir soruşturma yürütmediğini vurgulamıştır. Başvurucu cezaevine girdiğinde devlet yetkililerinin, onun hayatına yönelik devam eden yakın ve ciddi riskleri bilmesi gerekmesine rağmen herhangi bir risk değerlendirmesi yapmaması, yaşam hakkının pozitif yükümlülüklerinin ihlali olarak tespit edilmiştir.

Kötü muamele yasağı açısından, başvurucunun "kaçma riski olan kişi" olarak etiketlenmesi neticesinde 39 gün boyunca kesintisiz olarak geceleri her saat başı uyandırılarak kontrol edilmesi incelenmiştir. Mahkeme, uykusuz bırakma eyleminin, başvurucunun devam eden ciddi sırt ağrıları ve başlattığı açlık grevi gibi sağlık sorunlarıyla birleştiğinde onu bedensel ve ruhsal olarak tükettiğini tespit etmiştir. Ayrıca, hiçbir tıbbi veya kanuni gereklilik olmaksızın saçlarının zorla kazınması, bu uygulamalarla birleşerek insanlık dışı ve onur kırıcı muamele olarak kabul edilmiştir.

Son olarak Mahkeme, 16 Şubat 2021 tarihinde İçtüzük uyarınca başvurucunun derhal serbest bırakılması yönünde verilen acil geçici tedbir kararına Rusya'nın uymamasını değerlendirmiştir. Rus makamlarının bu tedbir kararına uymayı reddetmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemi altında bireysel başvuru hakkının kullanımının açıkça engellenmesi olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvurucunun özgürlük ve güvenlik hakkının, yaşam hakkının, işkence ve kötü muamele yasağının ve bireysel başvuru hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: