Soru & Cevap
Okuldaki idareci ve öğretmenlerin hangi davranışları kişisel kusur ve mobbing sayılır ve onlara karşı doğrudan dava açmama imkan tanır?
İdareci ve öğretmenlerin sizi belli bir görevden istifa ettirmek amacıyla sistematik biçimde ve ortak hareket ederek yürüttükleri dışlayıcı davranışlar doğrudan mobbing olarak değerlendirilir ve bu kişilere şahsen dava açmanıza imkan tanır. Örneğin, mesleki yetersizliğinize ilişkin asılsız dedikodular yapılması, iş yükünüzün kasten ve haksız yere artırılmaya çalışılması, size karşı sürekli onur kırıcı bir üslup takınılması son derece ciddi ihlallerdir. Bununla birlikte, sık sık odalara çağrılarak size bağırılması gibi eylemler de idari bir görevin ifası olmaktan çıkıp tamamen psikolojik taciz halini alır. Kamu görevlilerinin bu şekilde hareket etmeleri, yetkilerini kamu yararına kullanmak yerine size zarar verme kastı taşıdığından net bir kişisel kusur oluşturur. Yargıtay uygulamalarına göre de, bu tür zarar verici ve sistematik haksız eylemleri gerçekleştiren kamu görevlileri anayasal güvencenin arkasına saklanamazlar ve doğrudan manevi tazminat davasının muhatabı olurlar.