Anasayfa/ Makale/ Yazılımlarda Eser Sahipliği ve Telif Haklarının Sınırları

Yazılımlarda Eser Sahipliği ve Telif Haklarının Sınırları

Bu makale, bilişim hukuku perspektifiyle yazılımların meydana getirilmesi sürecinde eser sahipliğinin nasıl belirlendiğini, işçi-işveren ilişkisinin telif haklarına etkisini ve yazılımlar üzerindeki mutlak hakları dengeleyen kişisel kullanım, ara işlerlik ve tükenme ilkesi gibi kanuni sınırlandırmaları incelemektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde hızla gelişen teknoloji çağında, bilişim teknolojilerinin temelini oluşturan yazılımlar, büyük bir ekonomik değer taşıyan önemli hukuki metalar hâline gelmiştir. Bilişim hukuku uygulamaları bağlamında, yazılımlar üzerindeki ihtilafların büyük bir kısmı eser sahipliği sıfatının kimde olduğu ve eser sahibine tanınan hakların yasal sınırlarının nerede başlayıp bittiği noktalarında toplanmaktadır. Kanun koyucu, fikri mülkiyetin doğası gereği hem yazılımı geliştiren kişilerin yaratıcı emeklerini güvence altına almayı hem de toplumun bilgiye erişimi ile teknolojik ilerlemeyi dengede tutmayı amaçlamıştır. Bu hassas denge, eser sahipliğinin doğumu ile birlikte telif haklarının sınırlandırılması rejimini gündeme getirmektedir. Yazılım projelerinin karmaşık yapısı, genellikle ekip çalışmasını ve şirket bünyesinde kodlamayı gerektirdiği için, hak sahipliğinin tespiti oldukça teknik ve hukuki bir inceleme sürecini zorunlu kılmaktadır.

Yazılım Geliştirme Sürecinde Eser Sahipliğinin Tespiti

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) sistematiğine göre, bir eserin sahibi onu meydana getiren gerçek kişi veya kişilerdir. Yazılım geliştirmede kullanılan programlama dilleri ile yazılan algoritmalar ve kaynak kodlar bir insanın fikri çabasını gerektirdiğinden, tüzel kişilerin eser sahibi olması kural olarak mümkün değildir. Yazılımın birden fazla yazılımcı tarafından bir araya gelerek üretilmesi hâlinde ise durum, kodların birbirinden bağımsız olarak ayrılıp ayrılamamasına göre değişir. Parçaların ayrılabilir nitelikte olduğu durumlarda müşterek eser sahipliği söz konusu olurken, yazılımın ayrılmaz bir bütün teşkil etmesi durumunda ise yazılımcılar arasında iştirak hâlinde eser sahipliği doğar. İştirak hâlindeki eser sahipliğinde, yazılımcıların oluşturduğu birliğe adi şirket hükümleri kıyasen uygulanır ve hakların kullanılması için oybirliği gerekir. Bu hukuki yapı, bilişim projelerinde yer alan her bir geliştiricinin konumunun sözleşmelerle önceden ve dikkatlice belirlenmesini elzem kılmaktadır.

İşçi ve İşveren İlişkisinde Yazılım Üzerindeki Mali Haklar

Sektördeki yazılımların kahir ekseriyeti bir işletme bünyesinde, iş sözleşmesi ile çalışan yazılım mühendisleri ve uzmanları tarafından üretilmektedir. FSEK madde 18/2 düzenlemesi uyarınca, aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki mali haklar bunları çalıştıran veya tayin eden işverenler tarafından kullanılır. Bu kural, tüzel kişilerin organları için de geçerlidir. Dolayısıyla, bir yazılım şirketinde görevli personelin mesaisi dâhilinde yazdığı kodlar üzerinde çoğaltma, yayma, işleme ve umuma iletim gibi ekonomik hakların kullanım yetkisi doğrudan doğruya işveren şirkete aittir. Manevi haklar kural olarak eseri yaratan gerçek kişide kalsa da, mali hakların tam anlamıyla kullanılabilmesi için dolaylı olarak manevi hakların kullanım yetkisinin de işverene devredilmiş olduğu kabul edilir. Bu istisnai rejim, bilişim şirketlerinin yatırımlarını koruma altına alarak yazılımların ticarileşmesine imkân sağlamaktadır.

Yazılımlarda Telif Haklarını Daraltan Kanuni İstisnalar

Eser sahibinin veya mali hakları kullanan işverenin yazılım üzerindeki tekel hakkı sınırsız değildir; kamu düzeni ve kamu yararı ile özel yararlar dengesi gözetilerek hakların sınırlandırılması yoluna gidilmiştir. Yazılımlar bakımından en önemli sınırlamalardan biri kişisel kullanım istisnası kapsamında ortaya çıkar. FSEK madde 38 uyarınca, yazılımı yasal yollardan edinen bir kullanıcının, programın düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için zorunlu olan çoğaltma ve işleme fiillerini gerçekleştirmesi sözleşme ile önlenemez.

Kullanıcıların kanunen korunan ve sözleşmelerle dahi ortadan kaldırılamayan başlıca hakları şunlardır:

  • Programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması ve gerekli olduğu ölçüde geçici çoğaltılmasının yapılması.
  • Yazılımdaki teknik hataların tespit edilerek hata düzeltme işlemlerinin gerçekleştirilmesi.
  • Sistem çökmelerine karşı veri kaybını önlemek amacıyla bir adet yedekleme kopyasının alınması.
  • Programın işleyişini incelemek, test etmek ve altta yatan düşünce ve ilkeleri gözlemlemek maksadıyla eserin tetkik edilmesi.

Ara İşlerlik (Interoperability) ve Tersine Mühendislik

Bilişim sistemlerinin birbirleriyle uyumlu çalışabilmesi için öngörülen bir diğer kritik istisna ise ara işlerlik kuralıdır. Bağımsız olarak yaratılmış bir bilgisayar programı ile diğer programların fonksiyonel olarak birlikte çalışmasını sağlamak için gerekli bilgileri elde etmek maksadıyla kodun çoğaltılması ve kod formunun çevrilmesi belirli şartlar altında serbesttir. FSEK madde 38/5 düzenlemesi uyarınca, bu işlemin yazılımı kullanma hakkına sahip kişi tarafından yapılması, ara işlerlik bilgisinin daha önceden erişilebilir olmaması ve fiillerin yalnızca gereken program parçalarıyla sınırlı tutulması zorunludur. Elde edilen bu kritik bilgiler, bağımsız programın ara işlerliğini sağlamak dışındaki bir amaca hizmet edemez veya orijinal yazılıma esastan benzer yeni bir programın üretilmesinde kullanılamaz. Aksi takdirde, haksız rekabet ve telif ihlali hükümleri devreye girer.

İkinci El Yazılım Satışı ve Yayma Hakkının Tükenmesi

Yazılım pazarını doğrudan etkileyen ve mülkiyet ile fikri hakların kesiştiği bir diğer alan, FSEK madde 23/2'de düzenlenen tükenme ilkesi uygulamasıdır. Bu ilkeye göre, bir yazılımın çoğaltılmış nüshalarının eser sahibinin izniyle mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı veya dağıtımı yapıldıktan sonra, bu nüshaların yeniden satışı eser sahibine tanınan yayma hakkını ihlal etmez. Yani, orijinal bir yazılım kopyasını satın alan kullanıcı, kiralama yetkisi hariç olmak üzere, bu yazılımı ikinci el olarak başka birine devredebilir. Nitekim yüksek yargı kararlarında da orijinal ürün lisanslarının ikinci el piyasasında satışa sunulmasının, eser sahibinin yayma hakkının tükenmesi sebebiyle yasal olduğu açıkça vurgulanmaktadır. Ancak bu hakkın geçerli olabilmesi için, ilk alıcının cihazındaki kopyayı tamamen kullanılmaz hâle getirmesi ve yazılımı eş zamanlı olarak kendi bilgisayarında tutmaya devam etmemesi hukuki bir zorunluluktur.

Şirkette çalışırken yazdığım kodların telif hakkı bana mı ait? expand_more
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince, bir işletmede iş sözleşmesiyle çalışan personelin işlerini yaparken ürettikleri yazılımlar üzerindeki mali haklar, aralarındaki özel sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça işverene aittir. Yani çoğaltma, yayma, işleme ve umuma iletim gibi ticari hakların kullanım yetkisi doğrudan çalıştığınız şirkete geçer. Kural olarak manevi haklar sizde kalsa da, şirketin mali hakları tam anlamıyla kullanabilmesi için manevi hakların kullanım yetkisinin de işverene devredilmiş olduğu kabul edilmektedir. Bu yasal düzenleme, bilişim şirketlerinin yatırımlarını koruyarak yazılımların ticarileşmesini sağlamak amacıyla öngörülmüştür.
Arkadaşlarla ortak yazılım yaptık, iznim olmadan satabilirler mi? expand_more
Yazılımın birden fazla kişi tarafından ayrılmaz bir bütün oluşturacak şekilde geliştirilmesi durumunda, geliştiriciler arasında iştirak hâlinde eser sahipliği doğmaktadır. Bu durumda yazılımcıların oluşturduğu birliğe adi şirket hükümleri kıyasen uygulanır. Dolayısıyla, yazılım üzerindeki hakların kullanılabilmesi ve örneğin yazılımın satışı veya devri için tüm ortakların oybirliği ile karar alması hukuki bir zorunluluktur. Sizin açık izniniz ve onayınız olmadan diğer geliştiricilerin yazılımı ticari olarak değerlendirmesi mümkün değildir.
Satın aldığım programın yedeğini almam veya hatalarını düzeltmem suç mu? expand_more
Hayır, yasal yollarla edindiğiniz bir yazılımın amacına uygun kullanımı için zorunlu olan çoğaltma ve işleme fiillerini gerçekleştirmeniz hukuka uygundur ve bu durum sözleşmelerle dahi engellenemez. Kanun kapsamında, sistem çökmelerine karşı veri kaybını önlemek amacıyla elinizdeki programın bir adet yedekleme kopyasını alma hakkınız bulunmaktadır. Aynı zamanda programdaki teknik hataları tespit edip düzeltmeniz, işleyişini incelemeniz ve test etmeniz de kanunun size tanıdığı yasal haklar arasındadır. Kullanıcı olarak bu işlemleri yapmanız telif hakkı ihlali sayılmaz.
Orijinal lisanslı bir programı ikinci el olarak başkasına satabilir miyim? expand_more
Evet, orijinal bir yazılım kopyasını satın aldıktan sonra kiralama yetkisi hariç olmak üzere, bu yazılımı ikinci el olarak bir başkasına devredebilirsiniz. Hukukumuzdaki tükenme ilkesi gereği, eser sahibinin izniyle ilk satışı yapılan yazılım nüshalarının yeniden satışı telif sahibinin yayma hakkını ihlal etmemektedir. Yüksek yargı kararlarında da orijinal ürün lisanslarının ikinci el piyasasında satışa sunulmasının yasal olduğu açıkça vurgulanmaktadır. Ancak bu işlemin hukuka uygun olabilmesi için, ilk alıcı olarak kendi cihazınızdaki kopyayı tamamen kullanılmaz hâle getirmeniz ve yazılımı bilgisayarınızda tutmaya devam etmemeniz şarttır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir