Anasayfa/ Makale/ Yazılımlarda Eser Sahibinin Mali ve Manevi Hakları ile Bu Hakların Sınırları

Yazılımlarda Eser Sahibinin Mali ve Manevi Hakları ile Bu Hakların Sınırları

Bilişim hukuku perspektifinden bilgisayar programları, eser sahibine Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında geniş mali ve manevi haklar sunar. Ancak serbest piyasa, kullanıcı menfaatleri ve kamu yararı gereği bu haklar tükenme ilkesi, şahsi kullanım ve tersine mühendislik gibi istisnalarla sınırlandırılmıştır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte bilgisayar programları, ticari değerleri ve fonksiyonellikleri sebebiyle hukuk sisteminin en çok tartışılan ve korunan eser türlerinden biri haline gelmiştir. Türk hukuku bağlamında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca, bir yazılımın meydana getirilmesiyle birlikte eser sahibi, bu ürün üzerinde doğrudan ve kendiliğinden doğan bir takım mutlak haklara sahip olur. Bu haklar temel olarak mali haklar ve manevi haklar olmak üzere ikiye ayrılır. Eser sahibinin bu hakları, yazılımın izinsiz kopyalanmasını, değiştirilmesini veya dağıtılmasını engellemekte en büyük hukuki kalkandır. Ancak hukuk sistemi, eser sahibinin tekel hakkını korurken aynı zamanda hukuka uygun yollarla yazılımı edinen son kullanıcıların haklarını, serbest rekabeti ve teknolojinin gelişimini de gözetmek zorundadır. Bu dengeyi sağlamak amacıyla, eser sahibinin hakları mutlak ve sınırsız bırakılmamış; tükenme ilkesi, şahsi kullanım ve ara işlerliği sağlama gibi istisnai mekanizmalarla belirli sınırlar çizilmiştir. Bir bilişim hukuku uzmanı olarak bu yazımızda, yazılımlar üzerindeki hakların niteliğini ve bu hakların kanuni sınırlarını detaylıca inceleyeceğiz.

Yazılım Üzerindeki Manevi Haklar

Eser sahibinin şahsiyeti ile yazılım arasındaki kopmaz bağı temsil eden manevi haklar, devredilemeyen ve feragat edilemeyen haklardır. FSEK uyarınca bu haklar; yazılımın umuma arz hakkı, adın belirtilmesini talep etme hakkı ve eserde değişiklik yapılmasını yasaklama hakkıdır. Eser sahibi, yazılımın ne zaman ve nasıl piyasaya sürüleceğine, kaynak kodlarının açılıp açılmayacağına münhasıran karar verir. Umuma arz yetkisi, eser henüz piyasaya sunulmadan önce eserin akıbetini belirler. Ayrıca yazılımcı, isminin programda yer almasını ya da anonim kalmayı talep edebilir. Yazılımların doğası gereği sürekli güncellenmesi ve değiştirilmesi gerekse de, eser sahibinin izni olmaksızın veya onun şeref ve itibarına zarar verecek boyutta haksız değişiklikler yapılması hukuka aykırıdır. Manevi haklar, eser sahibinin ölümü halinde dahi kanunda sınırlı olarak sayılan yakınları tarafından belli bir süreyle kullanılmaya devam edilebilir.

Yazılım Üzerindeki Mali Haklar

Yazılım endüstrisinin asıl itici gücü olan mali haklar, eserin ekonomik olarak değerlendirilmesini sağlar. Bir yazılım üzerindeki mali haklar; çoğaltma, yayma, işleme, temsil ve umuma iletim haklarından oluşur. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının bir sunucuya veya kişisel bilgisayarın geçici hafızasına (RAM) yüklenmesi gibi işlemleri de kapsar. Yani programın çalıştırılması dahi teknik olarak bir çoğaltma eylemidir. İşleme hakkı ise, yazılımın kaynak kodlarının dönüştürülmesi, başka bir işletim sistemine uyarlanması veya kod formunun çevrilmesi işlemlerini barındırır. Yazılım şirketleri, lisans sözleşmeleri aracılığıyla bu mali hakların kullanım yetkisini son kullanıcılara devrederler. Eğer yazılım bir işverenin talimatları doğrultusunda, bir iş ilişkisi çerçevesinde şirket çalışanları tarafından üretilmişse, mali hakları kullanma yetkisi aksi kararlaştırılmadıkça işverene (şirkete) ait olur. Bu durum, devasa yatırımlar yapan teknoloji firmalarının ekonomik çıkarlarının korunması için hayati bir öneme sahiptir.

Eser Sahibinin Haklarının Sınırları ve İstisnalar

Yazılımın lisans bedelini ödeyerek yasal yollarla edinen kullanıcıların korunması ve yazılım ekosisteminin gelişimi için kanun koyucu birtakım sınırlar öngörmüştür. Bu sınırlar, eser sahibinin haklarını daraltan ancak kamu yararına olan hukuki enstrümanlardır. Yazılımların özel yapısı dikkate alınarak FSEK kapsamında benimsenen temel sınırlar şunlardır:

  • Şahsi Kullanım ve Yedekleme: Yazılımı yasal yoldan edinen kullanıcının, programın işlevini yerine getirebilmesi için gerekli olan yükleme ve çalıştırma eylemleri izne tabi değildir. Ayrıca, kullanıcının veri kaybını önlemek amacıyla bir adet yedek kopya çıkarması sözleşmeyle dahi yasaklanamaz.
  • Hata Düzeltme: Lisanslı kullanıcının, yazılımın amacına uygun çalışmasını engelleyen hataları düzeltmesi hak ihlali sayılmaz.
  • Tükenme İlkesi: Yazılımın bir kopyasının ilk satışı yapıldıktan sonra, eser sahibinin o kopya üzerindeki yayma hakkı tükenir. İkinci el yazılım satışlarının hukuki dayanağı bu ilkedir.
  • Ara İşlerlik (Tersine Mühendislik): Bağımsız yaratılmış bir programın diğer programlarla uyumlu çalışabilmesi için zorunlu olan durumlarda, kaynak kodlara ulaşmak amacıyla sınırlı bir tersine mühendislik yapılması yasaldır.

Hak Sınırlarının Değerlendirilmesi ve Sözleşmesel İhlaller

Kanunla çizilen bu sınırların genel işlem koşulları veya lisans sözleşmeleriyle bertaraf edilmesi sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Özellikle tükenme ilkesi, yazılım şirketleri tarafından sözleşmelere konulan "tekrar devir yasakları" ile engellenmeye çalışılmaktadır. Avrupa Adalet Divanı'nın emsal kararları ve FSEK'in emredici yapısı gereğince, yasal olarak satın alınmış bir yazılım kopyasının başkasına satılması hakkı sözleşmeyle tamamen yok edilemez. Benzer şekilde, ara işlerliği sağlama amacı dışına çıkılarak, tersine mühendislik yoluyla elde edilen kodların benzer bir ticari yazılım üretmek için kullanılması açık bir telif hakkı ihlalidir. Bu sınırlar, sadece hakların adil kullanımını belirlemekle kalmaz, aynı zamanda haksız rekabet kurallarının da temelini oluşturur. Söz konusu istisnai durumlar dışında kalan her türlü izinsiz kullanım, işleme veya çoğaltma faaliyeti, eser sahibinin haklarının ağır bir şekilde tecavüze uğraması anlamına gelir.

Şirkette yazdığım kodların telif hakkı bana mı ait? expand_more
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca, bir yazılım üzerinde eser sahibinin doğrudan kazandığı mali ve manevi haklar bulunmaktadır. Eğer söz konusu yazılım, bir iş ilişkisi çerçevesinde ve işverenin talimatları doğrultusunda şirket çalışanı olarak sizin tarafınızdan üretilmişse, aksi bir sözleşme yapılmadığı sürece bu yazılımın mali haklarını kullanma yetkisi işverene (şirkete) aittir. Ancak eseri yaratan kişi olarak isminizin programda yer almasını talep etme veya şeref ve itibarınıza zarar verecek haksız değişiklikleri yasaklama gibi şahsınıza sıkı sıkıya bağlı manevi haklarınız kanunen korunmaya devam eder.
Satın aldığım programın yedeğini almam yasak mı? expand_more
Hayır, yasal yollardan lisans ücretini ödeyerek edindiğiniz bir yazılımın yedeğini almanız kanunen güvence altına alınmıştır. Hukuk sistemimiz, olası bir veri kaybını önlemek amacıyla son kullanıcının bir adet yedek kopya çıkarmasına şahsi kullanım istisnası kapsamında izin vermektedir. Yazılım şirketleri imzalattıkları lisans sözleşmelerine yedek almayı yasaklayan maddeler koysalar dahi, kanunun çizdiği bu sınır sözleşmeyle dahi ortadan kaldırılamaz.
İkinci el olarak lisanslı yazılımımı başkasına satabilir miyim? expand_more
Evet, hukuka uygun yollarla satın aldığınız bir yazılım kopyasını ikinci el olarak bir başkasına devredebilirsiniz. Hukukumuzdaki "tükenme ilkesi" gereğince, yazılımın bir kopyasının ilk yasal satışı yapıldıktan sonra eser sahibinin o spesifik kopya üzerindeki yayma hakkı tükenmiş olur. Her ne kadar yazılım firmaları sıklıkla lisans sözleşmelerine "tekrar devir yasağı" ekleseler de, Avrupa Adalet Divanı'nın emsal kararları ve kanunumuzun emredici yapısı karşısında yasal kopyanızı satma hakkınız sözleşmeyle tamamen yok edilemez.
Başka programla uyum için yazılımın kodlarını inceleyebilir miyim? expand_more
Bağımsız olarak yaratılmış bir programın diğer programlarla uyumlu çalışabilmesi (ara işlerlik) için zorunlu olan hallerde, kaynak kodlara ulaşmak maksadıyla sınırlı bir tersine mühendislik yapmanız hukuka uygundur. Kanun koyucu bu istisnayı, yazılım ekosisteminin gelişimi ve rekabetin korunması adına özel olarak düzenlemiştir. Ancak bu istisnai durumu aşarak, tersine mühendislikle elde ettiğiniz kodları benzer ticari bir yazılım üretmek amacıyla kullanmanız açık bir telif hakkı ihlali sayılır ve haksız rekabet davalarına konu olur.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir