Anasayfa/ Makale/ Yatırım Tahkiminde Vergi Uyuşmazlıkları Ve...

Makale

Yatırım Tahkiminde Vergi Uyuşmazlıkları Ve Yargı Yetkisi

Yatırım tahkiminde vergi uyuşmazlıklarının çözümü, hakem heyetlerinin yargı yetkisinin sınırlarına ve tahkime rıza koşullarına bağlıdır. Bu süreç, doğrudan vergi uyuşmazlıkları ile vergilendirmeyle ilişkili yatırım uyuşmazlıklarının birbirinden ayrılmasını ve devletin egemenlik haklarının değerlendirilmesini gerektirir.*

Uluslararası yatırım hukukunda, devletlerin rızası mahkemelerin yargı yetkisinin temelini oluşturmaktadır. yatırım tahkiminde hakem heyetlerinin yetkili olabilmesi için uyuşmazlığın tarafları olan ev sahibi devlet ve yabancı yatırımcının tahkime rıza göstermiş olması şarttır. Bu irade beyanı, taraflar arasındaki bir yatırım sözleşmesiyle verilebileceği gibi ev sahibi devletin iç hukuk mevzuatında ya da uluslararası yatırım anlaşmalarında yer alabilir. Özellikle uluslararası yatırım anlaşmaları yoluyla devletlerin tahkime rıza vermesi, günümüzde yatırım tahkiminin en yaygın temelini oluşturmaktadır. Vergilendirmeyle ilişkili uyuşmazlıkların tahkimde çözülebilmesi de öncelikle bu yargı yetkisinin kapsamının doğru belirlenmesine bağlıdır. Tahkim yargılamasında hakem heyetinin yetkisini belirleyen en önemli husus rıza olmakla birlikte, kapsamın tespiti için ICSID Konvansiyonu çerçevesinde belirli usuli şartların da sağlanması gerekmektedir.

Tahkime Rıza Ve Yargı Yetkisinin Kapsamı

Yatırım tahkiminde yargılama yetkisinin sınırları; kişi, konu, zaman ve yer bakımından olmak üzere dört temel unsur etrafında şekillenir. hakem heyetlerinin yetki sahibi olabilmesi için yatırımcının uyruğundan uyuşmazlığın niteliğine kadar bu unsurların bir araya gelmesi aranır. Uluslararası yargı yetkisi tüm unsurları bakımından tarafların rızasına dayanmaktadır ve bu rıza olmadan sürecin işletilmesi hukuken mümkün değildir. Vergilendirmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların yatırım tahkiminin kapsamına girip girmediği de ilk aşamada bu dört şarta göre değerlendirilmektedir. Anlaşmalarda yer alan yetki kurallarına göre, devletlerin tahkime iradesi tespit edilir ve yargı yetkisi kesinleştirilir.

Yargı yetkisini belirleyen dört temel unsur şu şekildedir:

  • Kişi Bakımından Yetki: Uyuşmazlığın tarafı olan yatırımcının, ev sahibi devletin dışındaki bir akit devletin vatandaşı veya tüzel kişisi olması gerekliliğidir.
  • Konu Bakımından Yetki: Uyuşmazlığın mutlaka doğrudan bir yatırımdan kaynaklanmasını zorunlu kılar. Objektif standartlar ve anlaşma tanımları bu yetkinin belirlenmesinde rol oynar.
  • Zaman Bakımından Yetki: Uyuşmazlığın merkeze sunulduğu anda tarafların tahkim rızasının bulunması ile ilgilidir ve kural olarak rıza sonrası doğan uyuşmazlıkları kapsar.
  • Yer Bakımından Yetki: Yatırımın, ev sahibi devletin egemenliği altındaki bir toprak parçasında gerçekleştirilmiş olmasını şart koşar.

Vergi Uyuşmazlıklarında Tahkime Elverişlilik

Tahkime elverişlilik, esasen belirli bir uyuşmazlık türünün tahkim yoluyla çözülüp çözülemeyeceğine ilişkin bir kavramdır ve sıklıkla ticari tahkimde bir tanıma ile tenfiz engeli olarak gündeme gelir. vergi uyuşmazlıklarının tahkime elverişli olmadığı yönünde geleneksel bir kanı bulunsa da yatırım tahkimi bağlamında bu durum farklılık arz etmektedir. ICSID Konvansiyonu uyarınca verilen hakem kararları yerel mahkemelerin tanıma ve tenfiz incelemesinden geçmediği için tahkime elverişlilik itirazları ICSID tahkiminde nadiren dikkate alınır. Devletlerin egemenlik yetkileri kapsamında yaptıkları vergilendirme işlemleri geleneksel olarak kamu düzeniyle ilişkilendirilse de yatırım tahkiminde konunun tahkime elverişsiz olduğu itirazı kural olarak kabul görmez. Bu tür uyuşmazlıklarda asıl incelenmesi gereken mesele, uyuşmazlığın tahkime elverişliliğinden ziyade hakem heyetinin uyuşmazlığı inceleme konusunda gerekli rızaya dayanan bir yargılama yetkisine sahip olup olmadığıdır. Bu nedenle kamu düzeni veya tahkime elverişlilik iddiaları yatırım tahkiminde yargı yetkisini sınırlayan başlıca unsurlar değildir.

Vergi Uyuşmazlıkları Ve Vergilendirmeyle Ilişkili Yatırım Uyuşmazlıkları Ayrımı

Vergilendirmeyle ilişkili meselelerin tahkimde incelenebilmesi için salt vergi uyuşmazlığı ile vergilendirmeyle ilişkili yatırım uyuşmazlığı arasındaki hassas sınırın belirlenmesi şarttır. İç vergi hukukuna ilişkin bir vergi uyuşmazlığında asıl soru, belirli bir işlemin ilgili kanunlar çerçevesinde vergilendirilebilir olup olmadığı ya da nasıl vergilendirileceğidir. Bu konu tamamen devletin iç hukukunu ve vergi kanunlarını ilgilendirir. Buna karşın, vergilendirmeyle ilişkili yatırım uyuşmazlıklarında hakem heyetleri, devletin mali alandaki yetkisini kullanırken yatırım anlaşmasıyla güvence altına alınan uluslararası hukuk yükümlülüklerini ihlal edip etmediğine odaklanırlar. Cairn v. Hindistan davasında hakem heyetinin belirttiği gibi, tahkim mahkemelerinin görevi devletin kendi vergi kanununu doğru uygulayıp uygulamadığını denetleyen bir temyiz mercii gibi hareket etmek değildir. Bunun yerine hakem heyeti, ilgili vergilendirme eyleminin yatırım anlaşmasındaki hukuki standartları zedeleyip zedelemediğini ve devletin uluslararası sorumluluğunun doğup doğmadığını belirlemekle yükümlüdür. Bu doğrultuda, yatırım tahkiminde iç hukuktan doğan vergi sorunları değil, uluslararası yatırımı ihlal eden mali tedbirler incelenir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: