Anasayfa/ Makale/ Yabancı Unsurlu Bulut Bilişim Sözleşmelerinde Uygulanacak Hukuk

Yabancı Unsurlu Bulut Bilişim Sözleşmelerinde Uygulanacak Hukuk

Küresel çapta hizmet veren bulut bilişim sağlayıcıları ile akdedilen sözleşmeler, doğası gereği yabancılık unsuru barındırmaktadır. Bu makalede, yabancı unsurlu bulut sözleşmelerinden doğan hukuki ihtilaflarda Türk kanunlar ihtilafı kuralları uyarınca yetkili hukukun nasıl tespit edileceği uzman bir perspektifle incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde bulut bilişim hizmetleri, fiziksel sınırları aşarak sanal dünya üzerinden küresel ölçekte sunulmaktadır. İnternet erişiminin olduğu her yerden ulaşılabilen bu teknoloji, sözleşmesel ilişkilerin çoğunlukla farklı devletlerin hukuk sistemlerine tabi olan kişiler arasında kurulmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, bulut bilişim sözleşmelerinin yabancılık unsuru içermesi kaçınılmaz bir hukuki gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir hukuki uyuşmazlık Türk mahkemelerinin önüne geldiğinde, hâkimin ilk yapması gereken işlem, bu ilişkinin milletlerarası özel hukuk bağlamında yabancılık unsuru taşıyıp taşımadığını tespit etmektir. Yabancılık unsuru; sözleşmenin taraflarından birinin yabancı olması, şirketin merkezinin yurt dışında bulunması veya sözleşme konusu verilerin yabancı ülkedeki sunucularda işlenmesi gibi durumlarla ortaya çıkabilmektedir. Söz konusu yabancılık unsurunun varlığı teyit edildikten sonra, ihtilafa hangi ülke hukukunun uygulanacağı sorusu, Türk kanunlar ihtilafı kuralları merkeze alınarak çözümlenmek zorundadır.

Bulut Sözleşmelerinde Yabancılık Unsurunun Tespiti

Yabancılık unsuru, bir hukuki işlemi veya olayı yabancı bir ülke ile irtibatlı hale getiren unsurdur. Bulut bilişim sektörü incelendiğinde, pazarın büyük oyuncularının çoğunlukla Amerika Birleşik Devletleri veya diğer yabancı ülkelerde yerleşik çok uluslu şirketler olduğu görülmektedir. Kullanıcılar ile akdedilen sözleşmelerde, hizmet sağlayıcı olarak genellikle firmanın yurt dışında bulunan asıl şirket merkezi gösterilmektedir. Bu durum, sözleşmeye doğrudan şahıs bakımından yabancılık unsuru katmaktadır. Buna ilaveten, hizmet sağlayıcıların verileri depoladığı veri merkezlerinin dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış olması ve verilerin bu sunucular arasında sürekli bir akış halinde işlenmesi de yer bakımından yabancılık unsuru teşkil etmektedir. Kısacası, Türkiye'de yerleşik bir kullanıcının, yurt dışı merkezli bir altyapı veya yazılım sağlayıcısından aldığı bulut hizmeti, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi gereken, uluslararası karakterde bir borç ilişkisi doğurmaktadır.

Sözleşmelere Uygulanacak Hukukun Seçimi ve Sınırları

Yabancılık unsuru barındıran ticari veya mesleki bulut bilişim sözleşmelerinde taraflar, irade serbestisi ilkesi gereğince aralarındaki ilişkiye uygulanacak hukuku serbestçe seçebilmektedir. Uygulamada, hizmet sağlayıcıları hazırladıkları standart hizmet şartları içerisine kendi lehlerine olan ülke hukukunu ve mahkemelerini yetkili kılan kayıtlar eklemektedir. Ancak taraflarca geçerli bir hukuk seçimi yapılmadığı durumlarda, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan ülke hukuku uygulanır. Borç sözleşmelerinde en sıkı ilişkili hukuk, kural olarak karakteristik edim borçlusunun bulunduğu yer hukukudur. Bulut bilişim sözleşmelerinde karakteristik edim, teknik altyapıyı veya yazılımı sürekli olarak kullanıma sunan hizmet sağlayıcının iş görme edimi olduğundan, ihtilafa hizmet sağlayıcının işyeri veya yerleşim yeri hukuku tatbik edilmektedir. Bu bağlamda, sağlayıcının merkezinin bulunduğu ülke hukuku, uyuşmazlığın esasını yöneten temel kurallar bütünü olmaktadır.

Tüketici İşlemlerinde Uygulanacak Hukuk ve Koruyucu Hükümler

Tüketiciler ile akdedilen bulut bilişim sözleşmeleri, zayıf tarafın korunması ilkesi gereği özel bağlama kurallarına tabi tutulmaktadır. Taraflar bir hukuk seçimi yapmış olsalar dahi, tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici ve koruyucu kuralları asgari koruma standardı olarak varlığını sürdürür. Bir bulut bilişim uyuşmazlığının bu koruma şemsiyesine girebilmesi için belirli şartların sağlanması gerekmektedir:

  • Hizmet sağlayıcının tüketicinin yaşadığı ülkeye yönelik reklam veya pazarlama faaliyetlerinde bulunması.
  • Uygulama marketleri veya web siteleri üzerinden doğrudan o ülkedeki tüketicilerin hedeflenmesi.
  • Tüketicinin, sözleşmenin kurulmasına ilişkin hukuki fiilleri kendi mutad meskeninde gerçekleştirmiş olması.

Bu şartların varlığı halinde, hizmet sağlayıcı standart sözleşmesinde kendi ülke hukukunu seçmiş olsa dahi, Türk mahkemelerinde açılacak bir davada Türk hukukunun tüketiciyi koruyan emredici kuralları uyuşmazlığa doğrudan etki edecektir. Böylece, devasa bulut şirketleri karşısında hukuki ve teknik donanımı eksik olan bireysel kullanıcıların hak kaybına uğraması kanunlar ihtilafı kuralları yoluyla engellenmektedir.

Yabancı bir bulut şirketiyle mahkemelik olursam hangi ülkenin hukuku geçerli olur? expand_more
Bulut bilişim şirketlerinin çoğunlukla yurt dışında yerleşik olması ve hizmetin küresel çapta sunulması, bu tür sözleşmelere hukuken "yabancılık unsuru" katmaktadır. Taraflar arasında ticari bir borç ilişkisi bulunuyorsa ve aranızdaki sözleşmede geçerli bir hukuk seçimi yapılmamışsa, kural olarak sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan ülke hukuku uygulanır. Bulut bilişim sözleşmelerinde altyapıyı veya yazılımı sunan hizmet sağlayıcı "karakteristik edim borçlusu" sayıldığından, uyuşmazlığın esası bu şirketin işyeri veya merkezinin bulunduğu ülke hukukuna göre çözümlenecektir.
Yabancı uygulamanın sözleşmesini mecburen onayladım, kendi ülkemin kanunu beni korumaz mı? expand_more
Tüketici sıfatıyla akdettiğiniz bulut bilişim sözleşmelerinde, zayıf tarafı korumak amacıyla milletlerarası özel hukukta özel bağlama kuralları öngörülmüştür. Eğer yabancı hizmet sağlayıcı, Türkiye'deki tüketicileri hedefleyen reklamlar yapıyor veya uygulama marketleri üzerinden doğrudan ülkemize yönelik faaliyet gösteriyorsa, sizin mutad meskeninizin hukuku devreye girer. Bu şartlar altında, şirket standart sözleşmesinde kendi lehine olan ülke hukukunu seçmiş olsa dahi, Türk mahkemelerindeki bir davada Türk hukukunun tüketiciyi koruyan emredici kuralları doğrudan uygulanacaktır. Kanun koyucu bu sayede, dev teknoloji şirketleri karşısında bireysel kullanıcıların hak kaybına uğramasını engellemektedir.
Verilerim yurtdışındaki sunucularda duruyor diye davam yabancı hukuka mı tabi olacak? expand_more
Verilerin dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış sunucularda depolanması ve bu merkezler arasında sürekli işlenmesi, hukuki ilişkinizde "yer bakımından yabancılık unsuru" teşkil eden önemli bir faktördür. Ancak yabancılık unsurunun varlığı, uyuşmazlığa kesin olarak yabancı hukukun uygulanacağı anlamına gelmez. Bir ihtilaf Türk mahkemelerinin önüne geldiğinde, hâkim öncelikle 5718 sayılı Kanun kapsamında tarafların geçerli bir hukuk seçip seçmediğini, ardından ilişkinin ticari mi yoksa tüketici işlemi mi olduğunu inceler. Dolayısıyla salt verilerin yurtdışında olması değil, somut olayın niteliği uygulanacak hukuku tayin edecektir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir