Anasayfa/ Makale/ Unutulma Hakkında Çatışan Haklar ve Denge Testi Uygulaması

Unutulma Hakkında Çatışan Haklar ve Denge Testi Uygulaması

Unutulma hakkı, kişilerin özel hayatının gizliliği ile toplumun bilgi edinme ve basın özgürlüğü arasında hassas bir terazi kurmayı gerektirir. Bu terazinin dengesi, üstün kamu yararı, kişinin kamusal rolü ve verinin güncelliği gibi çeşitli kriterlerin somut olaya göre değerlendirildiği hukuki denge testi ile sağlanmaktadır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Dijital çağda bilgiye erişimin hızlanması, kişilerin geçmişlerine ait verilerin internet ortamında süresiz olarak kalmasına yol açmaktadır. Bu durum, bireylerin özel hayatın gizliliği ve şeref ve itibarın korunması hakkı ile toplumun haber alma özgürlüğü ve ifade özgürlüğü arasında ciddi uyuşmazlıklar doğurur. Hukuk sistemimizde bu iki temel hakkın karşı karşıya geldiği durumlarda, her iki hakkın da özüne dokunulmadan adil bir çözüm bulunması esastır. Bireyin geçmişindeki olumsuzluklardan arınarak hayatına devam edebilmesini sağlayan unutulma hakkı mutlak ve sınırsız bir hak değildir. Haklar arası çatışma yaşandığında, yargı mercileri ve veri koruma otoriteleri tarafından uygulanan denge testi devreye girer. Bu test, hangi hakkın somut olayda üstün tutulması gerektiğini belirleyen en önemli hukuki mekanizmadır. Denge testi uygulanırken sansür ortamı yaratmamak ve ölçülülük ilkesine sadık kalmak, demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez bir unsurudur.

İfade Özgürlüğü ile Özel Hayatın Gizliliği Arasındaki Çatışma

Unutulma hakkının kullanılması, doğası gereği çoğunlukla ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü ile karşı karşıya gelmektedir. İnternet ortamında hukuka uygun olarak yayımlanmış ancak zamanla kişiye rahatsızlık veren bir haberin erişimden kaldırılması, basın özgürlüğüne yönelik bir müdahale teşkil eder. Bu müdahalenin ölçülü olmaması durumunda, unutulma hakkının kötü niyetli kullanılarak bir sansür aracı haline gelme tehlikesi bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarında da vurgulandığı üzere, ifade özgürlüğünün kısıtlanması ancak daha üstün bir menfaatin veya hak ihlalinin varlığı hâlinde hukuka uygundur. Bu iki dost olmayan hak çatıştığında, mahkemeler ve otoriteler tarafından adil bir terazi kurularak hangi hakkın korunması gerektiği belirlenir. Özellikle kamu yararı taşıyan ve toplumu ilgilendiren meselelerde haber verme hakkı çoğunlukla üstün tutulmaktadır.

Denge Testinde Üstün Kamu Yararı ve Kamuya Mal Olma Kriteri

Denge testinin kalbinde kamu yararı ve kişinin toplumdaki statüsü yatar. Bir haberin yayında kalmasında toplumun yüksek bir faydası varsa, bireyin unutulma talebi genellikle reddedilir. Yargı kararlarına göre, siyasetçiler, sanatçılar, sporcular ve devlet yöneticileri gibi kamuya mal olmuş kişiler hakkında yapılan haberlerde ifade özgürlüğü ve toplumun bilgi alma hakkı daha ağır basmaktadır. Ancak bu kişilerin dahi özel hayatına ilişkin, yalnızca magazinsel merak uyandıran ve toplumsal bir fayda sağlamayan detayların ifşasında kamu yararı bulunmadığı kabul edilir. Eğer haber konusu olay, tarihi veya bilimsel bir öneme sahipse yahut ağır bir ceza yargılamasını içeriyorsa, aradan uzun yıllar geçse bile bilginin güncelliğini yitirmediği sonucuna varılabilir. Bu gibi durumlarda unutulma hakkı, basın özgürlüğü karşısında daralır.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu Tarafından Belirlenen Kriterler

Unutulma hakkı taleplerinin değerlendirilmesinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı kararı ile denge testinde kullanılacak somut ölçütleri belirlemiştir. Bu ölçütler, Avrupa Birliği standartları ve uluslararası yönergeler ile uyumlu bir hukuki altyapı sunmaktadır. Arama motorları üzerinden isim ve soyisim ile yapılan aramalardaki indeks silme taleplerinde, hakem merciler tarafından uygulanan bu test, keyfi sansür uygulamalarının önüne geçmeyi hedefler. Kurul, her somut olayın kendi özel koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, temel hak ve özgürlükler arasındaki dengenin hassasiyetle korunmasına dikkat çeker. İlgili kriterler, bir olayın toplum tarafından bilinmesindeki menfaat ile kişinin unutulmasındaki menfaati tarafsızca tartmaktadır.

  • Kamusal hayatta önemli rol oynama: Siyasetçi veya ünlü kişilerin talepleri daha dar yorumlanır ve kamu yararı üstün tutulur.
  • Çocuğun üstün yararı: Başvuruya konu veriler işlendiğinde ilgili kişi çocuk ise verilerin unutulma ihtimali oldukça yüksektir.
  • Bilginin doğruluğu ve güncelliği: Gerçek dışı veya zamanla güncelliğini tamamen kaybetmiş bilgilerin silinmesi kolaylaşır.
  • Ceza gerektiren suça ilişkin olma: Ağır suçların toplum tarafından bilinmesindeki menfaat, hafif suçlara nazaran daha uzun süre devam eder.
  • Gazetecilik faaliyeti ve kamu yararı: Haber niteliği taşıyan ve toplumu ilgilendiren içeriklerde basın özgürlüğü daha fazla korunur.

Ölçülülük İlkesi ve Müdahalenin Sınırları

Denge testi uygulanırken göz önünde bulundurulması gereken en kritik hususlardan biri ölçülülük ilkesidir. İfade özgürlüğü ile unutulma hakkı çatıştığında, yargı makamları veya veri otoriteleri tarafından alınacak kararların, diğer hakka asgari düzeyde müdahale etmesi şarttır. Örneğin, bir haber içeriğinin hukuka uygun ancak güncelliğini yitirmiş olması durumunda, haberin bütünüyle internetten silinmesi yerine yalnızca arama motoru indeksinden çıkarılması veya kişi adının anonimleştirilmesi gibi daha hafif tedbirlere başvurulabilir. Anayasa Mahkemesi içtihatları da göstermektedir ki, genel ve süresiz erişim engelleme kararları, basın özgürlüğü üzerinde orantısız bir kısıtlama yaratmaktadır. Bu nedenle, çatışan haklar arasında denge kurulurken, amaca ulaşmaya elverişli en hafif hukuki çare seçilerek temel hakların özü korunmalıdır.

Yıllar önceki bir haberim internette duruyor, sildiremez miyim? expand_more
Hukuk sistemimizde bireylerin geçmişteki olumsuzluklardan arınarak hayatına devam edebilmesini sağlayan unutulma hakkı mevcuttur. Ancak bu hak mutlak ve sınırsız olmadığından, talebiniz değerlendirilirken toplumun haber alma ve ifade özgürlüğü ile kendi özel hayatınızın gizliliği arasında bir denge testi yapılır. Eğer söz konusu haberin yayında kalmasında artık üstün bir kamu yararı bulunmuyorsa ve haber güncelliğini yitirmişse, hukuki yollara başvurarak bu içeriklerin arama sonuçlarından veya erişimden kaldırılmasını sağlayabilirsiniz.
Ünlü biriyim diye özel hayatımla ilgili her haber internette kalmak zorunda mı? expand_more
Hayır, kamuya mal olmuş biri olmanız, özel hayatınızın her detayının sınırsızca paylaşılabileceği anlamına gelmez. Yargı kararları uyarınca sanatçı veya siyasetçi gibi kişilerin haberlerinde basın özgürlüğü daha geniş yorumlansa da, ifşa edilen bilginin toplumsal bir fayda sağlaması şarttır. Yalnızca magazinsel merak uyandıran ve toplum için hiçbir kamu yararı taşımayan özel hayat detaylarının yayınlanmasına karşı unutulma hakkınızı kullanabilirsiniz. Bu gibi ihlallerde hukuki denge testi sizin lehinize sonuçlanacaktır.
İnternetteki haberimi sildirmek yerine sadece ismimi gizletebilir miyim? expand_more
Evet, hukuki uygulamalarımızda temel hakların özünü zedelememek adına ölçülülük ilkesi devreye girmektedir. Bir haber güncelliğini yitirmiş dahi olsa, içeriğin internetten bütünüyle silinmesi basın özgürlüğüne yönelik orantısız bir müdahale ve sansür olarak değerlendirilebilmektedir. Bu nedenle mahkemeler veya veri koruma otoriteleri, haberin bütünüyle kaldırılması yerine adınızın metin içerisinde anonimleştirilmesi ya da haberin arama motoru indeksinden çıkarılması gibi amaca elverişli daha hafif tedbirlere karar verebilmektedir.
Gençken işlediğim bir suçun haberi çıkıyor, bunu kaldırtma hakkım yok mu? expand_more
Bu tür talepler, Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun (KVKK) belirlediği somut kriterler ve denge testi ışığında değerlendirilmektedir. İşlediğiniz iddia edilen suç ağır bir nitelik taşıyorsa, toplumun bu durumu bilmesindeki menfaatin daha uzun yıllar devam edeceği kabul edildiğinden unutulma hakkı daralmaktadır. Ancak suçun niteliği hafifse, olay üzerinden çok uzun yıllar geçmişse ve veriler işlendiği tarihte yaşınız küçükse (çocuğun üstün yararı ilkesi gereği), söz konusu haberin erişimden kaldırılma veya indeksinin silinme ihtimali hukuken oldukça yüksektir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir