Anasayfa/ Makale/ Türk Hukukunda Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması

Türk Hukukunda Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması

Türk hukukunda kişisel sağlık verilerinin korunması, 6698 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilen hukuki bir süreçtir. Özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilen sağlık verilerinin işlenmesi, hasta mahremiyeti ve sır saklama yükümlülüğü ekseninde, sıkı yasal şartlara ve katı veri güvenliği tedbirlerine tabi tutulmuştur.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Modern tıp uygulamaları ve sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle birlikte kişisel sağlık verilerinin korunması, Türk hukukunda çok daha büyük bir önem kazanmıştır. Bireylerin geçmiş, mevcut ve gelecekteki fiziksel veya psikolojik durumlarına ilişkin her türlü bilgi sağlık verisi olarak tanımlanmaktadır. Türk hukuk sisteminde bu verilerin işlenmesi, aktarılması ve muhafaza edilmesi, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla sıkı kurallara bağlanmıştır. Özellikle hasta ile hekim arasındaki ilişkinin temelini oluşturan güven unsuru, özel hayatın gizliliği ve hasta mahremiyeti ilkeleri etrafında şekillenmektedir. Bu bağlamda, bir KVKK avukatı perspektifiyle değerlendirildiğinde, sağlık verilerinin sıradan bir kişisel veri gibi işlenemeyeceği, ihlal durumunda telafisi güç maddi ve manevi zararların doğabileceği açıktır. Dolayısıyla, veri sorumlusu sıfatını taşıyan sağlık kuruluşları ve sağlık personeli, veri güvenliği kültürünü iş süreçlerinin tam merkezine yerleştirmek ve yasal mevzuata mutlak bir uyum sağlamak zorundadır.

Sağlık Verilerinin Hukuki Niteliği ve Anayasal Temelleri

Türk hukuk sisteminde kişisel verilerin korunması, en üst düzeyde Anayasal bir güvenceye kavuşturulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 20. maddesi, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu ve kişisel verilerinin korunmasını talep edebileceğini hüküm altına almıştır. Sağlık hakkı bağlamında değerlendirildiğinde, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı da Anayasa'nın 17. maddesi ile teminat altına alınmaktadır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ise, anayasal bu hakların uygulanmasına yönelik temel çerçeveyi çizen en önemli yasal düzenlemedir. KVKK'nın 6. maddesi uyarınca sağlık verileri, öğrenilmesi halinde kişinin ayrımcılığa maruz kalmasına veya mağduriyetine neden olabilecek nitelikte olduğundan özel nitelikli kişisel veri statüsünde kabul edilmiştir. Bu nedenle, genel nitelikli kişisel verilere kıyasla sağlık verilerinin işlenmesinde ve korunmasında çok daha hassas ve katı bir hukuki koruma rejimi benimsenmiştir.

KVKK Kapsamında İşleme Şartları ve Sır Saklama Yükümlülüğü

KVKK madde 6 kapsamında, özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi kural olarak veri sahibinin açık rızası bulunmasına bağlıdır. Açık rıza, belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza beyanını ifade etmektedir. Ancak kanun koyucu, sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve etkin bir şekilde yürütülebilmesi adına bazı istisnai haller öngörmüştür. Sağlık verileri; kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmetlerinin planlanması ve finansmanı amacıyla, ancak sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından açık rıza aranmaksızın işlenebilmektedir. Bu hukuki istisna, veri sahibinin haklarını ortadan kaldırmaz; aksine, veriyi işleyen sağlık profesyonellerine çok ciddi bir hukuki ve cezai sorumluluk yükler. Ek olarak, bu verilerin işlenmesi sırasında Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen yeterli ve katı güvenlik önlemlerinin alınması da hukuki bir zorunluluktur.

Hasta Hakları ve Veri İhlallerinde Hukuki Yaptırımlar

Sağlık hukuku pratiğinde, hastaların tıbbi kayıtları ve sağlık geçmişleri üzerinde mutlak bir bilgi edinme ve denetim hakkı mevcuttur. Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca, hastanın özel hayatının gizliliğine her aşamada saygı gösterilmesi zorunludur ve tıbbi verilerin hasta onayı olmadan üçüncü kişilerle paylaşılması yasaklanmıştır. Veri ihlali durumlarında ise Türk hukuku çok katmanlı bir yaptırım mekanizması işletmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 135. ve devamı maddeleri, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, ifşa edilmesi ve ele geçirilmesini hapis cezası gerektiren suçlar olarak düzenlemiştir. İhlalin konusunun sağlık verisi olması ve suçun belli bir mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi durumunda, verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Aynı zamanda, ihlali gerçekleştiren veri sorumluları hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından ağır idari para cezaları uygulanmakta ve Borçlar Kanunu kapsamında mağdur hastaların manevi tazminat talep etme hakları doğmaktadır.

Türk Hukukunda Uygulamaya Yön Veren Temel Düzenlemeler

Sağlık kuruluşlarının veri işleme süreçlerinde uymakla yükümlü oldukları temel regülasyonlar, idari ve teknik tedbirlerin bütününü oluşturmaktadır. Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik, e-Nabız sistemi gibi merkezi veri tabanlarında hastaların kendi verileri üzerindeki gizlilik tercihlerini belirlemesine olanak tanımaktadır. Türk hukuk uygulamasında sağlık verilerinin işlenmesini şekillendiren temel mevzuat ve ilkeler şu şekilde özetlenebilir:

  • 6698 sayılı KVKK: Sağlık verilerinin işlenmesinde veri minimizasyonu, amaca bağlılık ve Kurul tarafından belirlenen yeterli güvenlik önlemlerinin alınması mecburiyetini getirir.
  • 5237 sayılı TCK: Sağlık verisi ihlallerini, temel insan haklarına karşı işlenmiş nitelikli suçlar kategorisinde değerlendirerek cezai müeyyidelerle cezalandırır.
  • Hasta Hakları Yönetmeliği: Teşhis ve tedavi süreçlerinde hastanın mahremiyet hakkını ve aydınlatılmış onam gerekliliğini güvence altına alır.
  • Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik: E-Nabız ve benzeri sistemlerde hasta verilerinin işleme sınırlarını düzenler.

Kurul kararlarında da açıkça görüldüğü üzere, yetkisiz sağlık personelinin, sırf kişisel merak veya yetki aşımıyla sağlık verilerine erişmesi, yüksek idari para cezaları ve disiplin süreçleri ile sonuçlanan ağır bir veri ihlali olarak kabul edilmektedir.

Hastane benim tahlil sonuçlarımı benden habersiz başkasına verebilir mi? expand_more
Hayır, tıbbi verilerinizin sizin onayınız olmadan üçüncü kişilerle paylaşılması Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca kesinlikle yasaktır. Kanunlarımızda "özel nitelikli kişisel veri" statüsünde kabul edilen sağlık verilerinin işlenmesi ve aktarılması kural olarak sizin açık rızanıza tabidir. Sır saklama yükümlülüğü altındaki sağlık kuruluşları ve personeli, özel hayatınızın gizliliğini ihlal eden bu tür yetkisiz paylaşımlar nedeniyle hem ağır idari yaptırımlarla hem de hapis cezası gerektiren cezai sorumluluklarla karşı karşıya kalırlar.
Doktorum tedavi için benden rıza almadan sağlık bilgilerimi işleyebilir mi? expand_more
Evet, kanun koyucu kamu sağlığının ve tıbbi süreçlerin kesintisiz yürütülebilmesi adına bu duruma istisna getirmiştir. Tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan hekimler açık rızanız aranmaksızın sağlık verilerinizi işleyebilir. Ancak bu yasal istisna, hekimlere sınırsız bir özgürlük tanımaz; tam aksine, bu verileri işlerken Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen yeterli ve katı güvenlik önlemlerini almak zorundadırlar. Aksi takdirde, veriyi işleyen sağlık profesyonelleri için çok ciddi hukuki ve cezai sorumluluklar doğar.
Hastanedeki çalışanlar merak edip benim sağlık dosyama bakabilir mi? expand_more
Kesinlikle hayır, sağlık personelinin sırf kişisel merak veya yetki aşımı yoluyla sağlık verilerinize erişmesi hukuka aykırıdır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, yetkisiz personelin tıbbi kayıtlara bakması ağır bir veri ihlali olarak kabul edilmektedir. Böyle bir durumun tespiti halinde, ihlali gerçekleştirenler hakkında disiplin süreçleri işletilir ve veri sorumlusu kuruma yüksek idari para cezaları kesilir. Sağlık kuruluşları, bu tarz yetkisiz erişimleri engellemek için veri güvenliği kültürünü iş süreçlerinin merkezine yerleştirmek zorundadır.
Sağlık verilerim izinsiz paylaşılırsa dava açıp tazminat alabilir miyim? expand_more
Evet, sağlık verilerinizin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi veya ele geçirilmesi durumunda çok katmanlı bir yasal koruma mekanizmasından faydalanabilirsiniz. Öncelikle, Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde yaşadığınız mağduriyet için sorumlulara karşı manevi tazminat davası açma hakkınız doğmaktadır. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu uyarınca verilerinizi izinsiz yayan kişiler hakkında hapis cezası istemiyle şikayetçi olabilirsiniz; üstelik bu suç sağlık personeli gibi mesleğinin sağladığı kolaylıktan yararlanan kişilerce işlenmişse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Eş zamanlı olarak Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikayette bulunarak, veri güvenliğini sağlayamayan kurumlara ağır idari para cezaları uygulanmasını da talep edebilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir