Makale
Bilişim sistemleri suretiyle hırsızlık suçu, gelişen teknolojiyle birlikte fiziki temas olmaksızın malvarlığı değerlerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesini ifade eder. Bu makalede, söz konusu nitelikli hırsızlık halinin hukuki yapısı, maddi unsurları ve Yargıtay içtihatları ışığında suçun tamamlanma anı gibi hususlar incelenmektedir.
Türk Ceza Hukukunda Bilişim Sistemleri Suretiyle Hırsızlık Suçu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçu, hırsızlık suçunun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir nitelikli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanun koyucu, gelişen ve değişen hayat şartları ile teknolojik yeniliklerin hayatın her alanında etkinliğini artırması gerçeğini göz önüne alarak bu düzenlemeyi ihdas etmiştir. Günümüzde kişiler; para, hisse senedi ve altın gibi ekonomik değer ifade eden taşınır mallarına ilişkin işlemlerini çoğunlukla bilişim sistemleri üzerinden gerçekleştirmektedir. Bu durum, suç işlemede faillere büyük kolaylık sağladığı gibi, mağdurların suçtan haberdar olmasını ve malını koruyacak tedbirler almasını da oldukça zorlaştırmaktadır. İnsanları hiç beklemedikleri bir anda, soyut ve teknik bir alan üzerinden gafil avlayan faillerin eylemlerindeki haksızlık içeriğinin ve yoğunluğunun fazla olması, bu fiilin nitelikli hal olarak düzenlenmesini zorunlu kılmıştır. Nitekim fiziki ortamdaki kilitlerin yerini alan elektronik şifrelerin kırılarak hırsızlık yapılması, toplumsal güven sarsıcı boyuttadır.
Bilişim Sistemi Kavramı ve Suçun Maddi Unsurları
Hukuki boyutuyla bilişim sistemi; veri işleme, saklama ve iletmeyi sağlayan bilgisayar, iletişim altyapısı ve programlarından oluşan kompleks bir yapıdır. Bu sistemler, ekonomik değer ifade eden taşınır mallarla fiziki temas olmaksızın hukuki ve mali işlemler yapmayı mümkün hale getirmektedir. Nitelikli hırsızlık suçunun bu şeklinde fail; para veya hisse senedi gibi taşınır mallarla fiziki temasta bulunmaksızın, bilişim sisteminde bu malları temsil eden ve bir başka yere aktarılması mümkün olan verilerin yerini değiştirerek eylemini gerçekleştirmektedir. Esasen burada hukuken korunan değer, bizzat sistemdeki veriler değil, bu verilerin temsil ettiği kişilerin malvarlığı haklarıdır. Fail, bilişim sistemini yalnızca bir araç olarak kullanmakta ve asıl gayesi olan taşınır malı kendi hâkimiyet alanına almak suretiyle hırsızlık suçunu işlemektedir. İnternet bankacılığı şifrelerinin kırılarak veya ele geçirilerek hesaptaki paranın hukuka aykırı şekilde başka bir hesaba aktarılması, bu suç tipinin uygulamada karşılaşılan en tipik örneklerinden birini oluşturmaktadır.
Suçun Tamamlanma Anı ve Teşebbüs Hükümleri
Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen hırsızlık suçlarında eylemin ne zaman tamamlanmış sayılacağı, Yargıtay içtihatları ile net bir şekilde sınırlandırılmıştır. Suçun tamamlanması için, zilyedin tasarrufu altında bulunan taşınır malın, failin veya onun belirlediği üçüncü bir kişinin zilyetliğine geçirilmesi gerekmektedir. Yüksek mahkemenin yerleşik kararlarına göre, failin mağdura ait parayı internet bankacılığı gibi sistemler vasıtasıyla kendi hesabına veya başka bir hesaba aktarması anında suç tamamlanmış olmaktadır. Paranın failin hesabına geçmesinden sonra, henüz bankadan fiziki olarak çekilmeden önce hesaba bloke konulması, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlamına gelmemektedir. Zira havale işleminin tamamlanmasıyla fail, parayı kendi hâkimiyet alanına geçirmiş ve her an çekebilme imkânına kavuşmuştur. Suçun yasal unsurlarının oluşması bakımından failin suça konu ekonomik değerden fiilen faydalanmış olması aranmaz. Dolayısıyla hesaba geçen paranın sonradan dondurulması sadece zararın telafisi boyutunda anlam ifade eder.
Uygulamada Karşılaşılan Temel Durumlar
Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen hırsızlık suçunun uygulamadaki görünümleri çeşitli şekillerde ortaya çıkmakta ve bu eylemler yargı mercilerinin kararlarında somutlaşmaktadır. Hukuki ihtilaflara ve mahkûmiyet hükümlerine konu olan temel eylemler aşağıdaki gibi sıralanabilir:
- Mağdurun internet bankacılığı şifresinin ele geçirilerek hesabındaki paranın izinsiz olarak failin veya üçüncü şahısların hesabına havale ya da EFT yapılması.
- Failin, mağdurun internet sayfasına izinsiz erişim sağlayarak ekonomik bir değer ifade eden kontör gibi dijital verileri kendi veya başkasının GSM hattına transfer etmesi.
- Mağdurun hesaplarına yetkisiz erişim ile oluşturulan sanal işlemler vasıtasıyla elektronik ortamdaki güvenlik şifrelerinin aşılarak malvarlığı değerlerinin yer değiştirmesinin sağlanması.