Anasayfa/ Makale/ Teletıp Uygulamalarında Açık Rıza ve Veri Saklama Süreçleri

Teletıp Uygulamalarında Açık Rıza ve Veri Saklama Süreçleri

Teletıp uygulamalarında kişisel sağlık verilerinin işlenmesi, hastanın aydınlatılmış açık rızasına dayanmalıdır. Uzaktan sağlık hizmeti sunumunda alınan ses ve görüntü kayıtlarının yasal saklama süreleri, hukuki uyuşmazlıklarda ispat açısından büyük önem taşır. Bu süreçlerin hukuka uygun yönetilmesi hem hastayı hem de hekimi korur.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Gelişen teknolojiyle birlikte sağlık hizmetlerinin dijitalleşmesi, teletıp uygulamaları kullanımını hızla artırmıştır. Fiziksel mesafeleri ortadan kaldıran bu yenilikçi yöntem, hasta ile hekimin uzaktan iletişim kurmasını sağlayarak sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırmaktadır. Ancak tıbbi muayene ve tedavi süreçlerinin sanal ortama taşınması, kişisel sağlık verilerinin işlenmesi bakımından çok hassas bir hukuki zemin yaratmaktadır. Hastaların en temel haklarından biri olan mahremiyetin korunması, uzaktan sağlık hizmeti sunumunun merkezinde yer almaktadır. Bu noktada, veri sorumlusu konumunda olan sağlık kurumları ve hekimlerin, hastaların kişisel verilerini işlerken kanuni yükümlülüklere sıkı sıkıya uyması gerekmektedir. Uzaktan sağlık hizmetlerinde süreçlerin hukuka uygun yürütülebilmesi için öncelikle geçerli bir açık rıza alınması ve elde edilen kayıtların mevzuatın öngördüğü saklama süreleri ile imha kurallarına uygun şekilde yönetilmesi zorunludur. Hukuki altyapının gereklilikleri ihlal edildiğinde, hem idari yaptırımlar gündeme gelmekte hem de taraflar açısından ciddi hak kayıpları yaşanabilmektedir.

Teletıpta Aydınlatma Yükümlülüğü ve Açık Rıza

Uzaktan sağlık hizmeti sunumunda, kişisel sağlık verilerinin hukuka uygun olarak işlenebilmesi için aydınlatma yükümlülüğünün eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi şarttır. Hekim veya sağlık kuruluşu, tıbbi müdahaleye başlamadan önce hastayı sadece uygulanacak tedavi hakkında değil, aynı zamanda teletıp sürecinin işleyişi hakkında da detaylıca bilgilendirmelidir. Hastaya, kullanılacak dijital platformun özellikleri, olası bağlantı sorunları ve veri işleme süreçleri şeffaf bir dille aktarılmalıdır. İlgili mevzuat kapsamında, hastanın açık rızası özgür iradeye dayanmalıdır. Şayet açık rıza verilmesi, hastaya sağlık hizmetinin sunulması için vazgeçilmez bir ön şart veya dayatma gibi sunulursa, bu durum hastanın özgür iradesini sakatlayacağından alınan rıza hukuken geçersiz sayılır. Dolayısıyla, rıza sürecinin herhangi bir hizmet dayatması içermeden, hastanın hakları tam olarak korunarak yönetilmesi büyük önem arz etmektedir.

Ses ve Görüntü Kayıtlarının Alınması Şartları

Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik gereğince, hasta ile hekim arasında dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen görüşmeler, kural olarak her iki tarafın açık rızası olmaksızın sesli veya görüntülü olarak kayıt altına alınamaz. Görüşme esnasında tarafların fotoğrafının çekilmesi de aynı şekilde yasaklanmıştır. Eğer tıbbi teşhis ve tedavi süreçlerinin doğası gereği bir kayıt alınması zorunluluk teşkil ediyorsa, bunun için tarafların, bilhassa hastanın önceden açık rızasının alınması hukuki bir zorunluluktur. Kayıt işlemine başlanmadan evvel, hastaya bu kayıtların hangi amaçla tutulacağı, nerede ve ne kadar süreyle muhafaza edileceği mutlaka bildirilmelidir. Kayıt alınmasını istemeyen hastanın sağlık hizmeti alma hakkı sırf bu sebeple engellenmemelidir. Aksi bir uygulama, hasta hakları ve kişisel verilerin korunması mevzuatının açık bir ihlali anlamına gelecektir.

Teletıpta Veri Saklama ve İmha Süreçleri

Dijital ortamda elde edilen tıbbi verilerin ve görüşme kayıtlarının muhafazası, yasalarda belirtilen sıkı kurallara tabidir. Alınan ses ve görüntü kayıtları, sadece hizmeti sunan sağlık tesisinin kendi altyapısında veya Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış güvenli veri merkezlerinde saklanabilmektedir. Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, bu kayıtlar için oldukça spesifik bir saklama süresi öngörmüştür. Yönetmeliğe göre, açık rıza ile alınan bu kayıtlar en fazla on iki ay boyunca muhafaza edilebilir. On iki aylık yasal sürenin dolması ile birlikte, ayrıca bir başvuruya veya bildirime gerek duyulmaksızın tüm kayıtların sistemden kalıcı olarak silinmesi veya imha edilmesi gerekmektedir. Ancak, bu durum hukuk uygulamalarında çeşitli tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Zira kısa tutulan bu saklama süresi, ileride doğabilecek hukuki ihtilaflarda sorun yaratma potansiyeline sahiptir.

Saklama Sürelerinin Hukuki İspat Açısından Değerlendirilmesi

Mevzuatta belirlenen on iki aylık azami saklama süresi, tıbbi uygulama hataları ve sözleşmeye aykırılık iddialarına dayalı davalar yönünden ciddi bir ispat handikabı yaratmaktadır. Hekimlik sözleşmesinin kural olarak vekalet sözleşmesi hükümlerine tabi olduğu göz önüne alındığında, bu tür davalardaki zamanaşımı süresi genellikle beş yıldır. Haksız fiil hallerinde ise bu süre zararın öğrenilmesinden itibaren iki ve her halükarda on yıl olarak uygulanmaktadır. Zamanaşımı sürelerinin uzunluğu karşısında, ses ve görüntü kayıtlarının sadece on iki ay sonra otomatik olarak imha edilmesi, tarafların ileride yargı mercileri önünde iddia ve savunmalarını ispat etmesini oldukça zorlaştıracaktır. Bu ispat zorluğu, hem hastanın mağduriyetini kanıtlamasını engelleyebilir hem de hekimin üzerine düşen özen yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiğini kanıtlamasının önüne geçebilir. Bu nedenle, veri saklama politikalarının zamanaşımı süreleri dikkate alınarak titizlikle kurgulanması önemlidir.

Veri İşleme Sürecinde Dikkat Edilecek Temel Unsurlar

Uzaktan sağlık hizmeti sunan kurumların ve hekimlerin, hukuki sorumluluk doğmaması adına veri işleme ve muhafaza aşamalarında uyması gereken temel kriterler şu şekildedir:

  • Hastaya sunulan aydınlatma metni, hizmetin dijital doğasına uygun ve anlaşılır olmalıdır.
  • Kayıt işlemleri için alınan açık rıza, hizmetin verilmesi için bir ön şart koşulmamalıdır.
  • Alınan kayıtlar yalnızca Bakanlıkça izin verilen güvenli altyapılarda barındırılmalıdır.
  • Yasal sınır olan on iki aylık sürenin bitiminde kayıtlar otomatik olarak imha edilmelidir.
  • Zamanaşımı risklerine karşı tıbbi kayıtlar düzenli olarak tutulmaya devam edilmelidir.
Online doktora görüneceğim ama kameraya çekilmeyi onaylamazsam muayene etmiyorlar, yasal mı? expand_more
Sağlık hizmeti alabilmeniz için ses ve görüntü kaydı alınmasına onay verme zorunluluğu getirilmesi hukuka aykırıdır. Mevzuatımıza göre, kişisel verilerinizin işlenmesi için alınan açık rıza, sağlık hizmeti sunumunun bir dayatması veya ön şartı yapılamaz. Dolayısıyla, özgür iradenizi sakatlayan ve hizmeti şarta bağlayan bu tür rıza beyanları hukuken geçersiz sayılmaktadır. Kayıt alınmasını reddetseniz dahi sağlık kurumunun muayene ve tedavi hizmetini sunmasını engelleme hakkı bulunmamaktadır.
Online doktor hatası için dava açacağım ama hastane muayene videomu silmiş. Bu yasal mı? expand_more
Evet, hastanenin kayıtları silmesi maalesef mevzuattaki yasal düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik gereği, açık rıza ile alınan muayene kayıtlarının en fazla on iki ay muhafaza edilmesine izin verilmekte ve süre bitiminde otomatik olarak imha edilmesi zorunlu tutulmaktadır. Ancak, doktor hatasından kaynaklı uyuşmazlıklarda tazminat davası açma süresi (zamanaşımı) ihlalin türüne göre beş ila on yıla kadar uzayabilmektedir. İlgili verilerin on iki ay gibi kısa bir sürede imha edilmesi, hakkınızı ararken yargı mercileri önünde mağduriyetinizi kanıtlamanız hususunda çok ciddi ispat zorlukları yaratmaktadır.
Hastane ile internetten görüntülü görüştüm, bu videolar nerede saklanıyor, sızar mı? expand_more
Elde edilen tıbbi kayıtların ve muayene videolarının muhafazası, veri güvenliğinizin sağlanması adına kanunlarla sıkı kurallara bağlanmıştır. Söz konusu görüşmeleriniz yalnızca sağlık tesisinin kendi altyapısında veya doğrudan Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış güvenli veri merkezlerinde saklanabilmektedir. Bu yetkilendirilmiş ve güvenli mecralar dışındaki herhangi bir sunucuda barındırma yapılması yasaktır. Ayrıca yasal süre olan on iki ayın dolmasıyla birlikte sistemden kalıcı olarak silindikleri için uzun vadeli veri sızıntısı riskleri en aza indirilmiştir.
Online psikolog görüşmesinde uzman benden habersiz ekran kaydı alabilir mi? expand_more
Hayır, muayene esnasında sizden habersiz herhangi bir şekilde sesli veya görüntülü kayıt alınması hukuken kesinlikle yasaktır. Yönetmelik kuralı gereğince, her iki tarafın açık rızası olmaksızın görüşmeler kayıt altına alınamaz ve tarafların fotoğrafı dahi çekilemez. Tıbbi süreçler gereği kayıt alınması zorunlu olsa bile, öncesinde size bu verilerin hangi amaçla, nerede ve ne kadar süre tutulacağına dair şeffaf bir aydınlatma yapılması zorunludur. Aksi yöndeki her türlü gizli kayıt işlemi kişisel verilerinizin ve temel hasta haklarınızın açık bir ihlali anlamına gelmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir