Anasayfa/ Makale/ TCK m. 136 Suçunda Hukuka Aykırılık ve Yaptırımlar

TCK m. 136 Suçunda Hukuka Aykırılık ve Yaptırımlar

Bu makalede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun hukuka aykırılık unsuru ve hukuka uygunluk nedenleri detaylıca incelenmektedir. Ayrıca, suçun işlenmesi halinde failler hakkında uygulanacak hapis cezaları, nitelikli hallerin cezaya etkisi ve yaptırımlar açıklanmaktadır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, günümüzde teknolojinin ve bilişim sistemlerinin gelişmesiyle birlikte en sık karşılaşılan hukuki ihtilaflardan biri haline gelmiştir. Bu suçun değerlendirilmesinde en temel ölçüt, fiilin hukuka aykırılık unsurunu taşıyıp taşımadığıdır. Kanun koyucu, TCK m. 136 metninde "hukuka aykırı olarak" ibaresine yer vererek, bu suç tipi için hukuka özel aykırılık aramıştır. Dolayısıyla failin, kişisel verileri verirken, yayarken veya ele geçirirken bu fiilin hukuka aykırı olduğunu bilmesi ve istemesi, yani doğrudan kastla hareket etmesi şarttır. Söz konusu fiilin hukuka uygun kabul edilebilmesi için ise hem TCK'da hem de 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda belirtilen hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı araştırılmalıdır. Yargılama aşamasında bir hukuka uygunluk sebebinin tespiti halinde, gerçekleştirilen fiil suç teşkil etmeyecek ve faile ceza yaptırımı uygulanamayacaktır.

TCK m. 136 Kapsamında Hukuka Uygunluk Nedenleri

Suça konu fiilin hukuk düzeniyle çelişmemesi ve suç teşkil etmemesi için hukuka uygunluk sebepleri büyük önem taşır. Bu kapsamda, mağdurun rızası en temel hukuka uygunluk nedenidir. İlgili kişinin belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradesiyle verdiği açık rıza mevcutsa, verilerin başkasına verilmesi veya ele geçirilmesi hukuka aykırı sayılmaz. Bununla birlikte, kanun hükmünün icrası da eylemi hukuka uygun hale getirir. Örneğin, adli mercilerce alınan biyolojik örnekler, adli sicil kayıtlarının yetkili kurumlara verilmesi veya nüfus kayıtlarının paylaşılması, kanunun emrettiği yükümlülüklerin yerine getirilmesi olduğundan suç oluşturmaz. Ayrıca, fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayan kişinin hayat veya beden bütünlüğünün korunması, sözleşmenin kurulması veya ifası, hakkın tesisi ve korunması ile veri sorumlusunun hukuki yükümlülüklerini yerine getirmesi gibi durumlar da hukuka aykırılığı ortadan kaldıran yasal sebepler arasındadır.

TCK m. 136 Kapsamında Hapis Cezası ve Yaptırımlar

Verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçunun temel yaptırımı, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir. Yapılan yargılama sonucunda sanığa verilecek sonuç ceza iki yıl veya daha az olursa, yasal şartların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi kurumları uygulanabilecektir. Benzer şekilde, verilecek cezanın bir yıldan az olması durumunda, hapis cezasının adli para cezası gibi yasalarda düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkündür. Failin mahkûmiyetine karar verilmesi halinde ise, kasten işlenen suçlardan dolayı mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma yaptırımı devreye girecektir. Söz konusu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişiler hakkında hapis cezası verilemeyeceğinden, kanun gereğince tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanacaktır. Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi olmayıp, iddia makamı tarafından re'sen takip edilmektedir.

Cezayı Artıran Nitelikli Haller

Kanun koyucu, suçun bazı özel durumlarda veya belirli sıfattaki kişilerce işlenmesini daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Bu bağlamda cezayı artıran haller şunlardır:

  • Kayda Alınan Beyan ve Görüntüler: Suçun konusunun, cinsel istismar veya cinsel saldırı mağdurlarının uzmanlar eşliğinde alınan beyan ve görüntüleri olması halinde, faile verilecek ceza bir kat artırılır.
  • Kamu Görevlisi Tarafından İşlenmesi: Suçun, bir kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenmesi durumunda, ceza yarı oranında artırılacaktır. Failin memur olması tek başına yeterli olmayıp, görevden kaynaklanan yetkinin fiilen kötüye kullanılması şarttır.
  • Meslek ve Sanatın Sağladığı Kolaylıktan Yararlanılması: Failin, icra ettiği belli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan faydalanarak bu suçu işlemesi halinde yine yarı oranında ceza artırımı yoluna gidilir.
Birisi iznim olmadan fotoğraflarımı veya bilgilerimi paylaşırsa ne olur? expand_more
Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesi uyarınca kişisel verilerinizi hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişiler cezalandırılır. Bu fiilin suç teşkil etmemesi için, belirli bir konuya ilişkin ve özgür iradenizle verdiğiniz bir açık rızanızın bulunması şarttır. Rızanız veya yasal bir gerekçe olmaksızın verilerinizin paylaşılması durumunda fail, doğrudan kastla hareket etmiş sayılır ve iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile yargılanır. Ayrıca bu suç şikâyete tabi bir suç olmadığından, durum adli mercilere yansıdığında savcılık tarafından re'sen takip edilir.
Devlet memuru ya da doktor benim gizli bilgilerimi sızdırırsa cezası artar mı? expand_more
Evet, suçun failinin taşıdığı sıfat ve mesleki konum, verilecek cezanın miktarını doğrudan etkileyecek nitelikli haller arasında sayılmıştır. Eğer bu eylem, bir kamu görevlisi tarafından görevinin kendisine verdiği yetki fiilen kötüye kullanılarak gerçekleştirilmişse, failin cezası yarı oranında artırılacaktır. Benzer şekilde, kişinin icra ettiği belli bir meslek veya sanatın (örneğin hekimlik, avukatlık gibi) sağladığı kolaylıktan faydalanılarak bu suçun işlenmesi durumunda da cezada yarı oranında artırım yoluna gidilir. Kanun koyucu, bireylerin mesleki pozisyonlarına duyulan güvenin ihlal edilmesini daha ağır bir yaptırıma bağlamıştır.
Kişisel bilgilerimi çalan kişi kesin hapse girer mi, paraya çevrilebilir mi? expand_more
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma suçunun temel yaptırımı hapis cezası olsa da yargılama neticesinde alternatif hukuki kurumlar devreye girebilir. Yargılama sonucunda mahkeme sanığa iki yıl veya daha az bir sonuç ceza tayin ederse, yasal şartların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi kararı verilebilir. Eğer mahkeme tarafından belirlenen ceza bir yıldan az olursa, hapis cezasının adli para cezası gibi seçenek yaptırımlara çevrilmesi de kanunen mümkündür. Öte yandan, eylemi gerçekleştiren bir şirket gibi bir tüzel kişiyse, şirketlere hapis cezası verilemeyeceği için tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanacaktır.
Polis ya da hastane kişisel bilgilerimi kaydederse bu suç sayılmaz mı? expand_more
Hayır, kanunların emrettiği görevlerin yerine getirilmesi amacıyla yapılan bu işlemler, kanun hükmünün icrası sayıldığından hukuka uygunluk nedeni kabul edilir. Örneğin adli mercilerce şüphelilerden biyolojik örnekler alınması veya adli sicil kayıtlarının ilgili yetkili kurumlarla paylaşılması kesinlikle suç oluşturmaz. Aynı şekilde, kişinin fiili imkânsızlık sebebiyle rıza gösteremediği durumlarda hayat veya beden bütünlüğünün korunması amacıyla verilerin kullanılması da hukuka aykırılığı ortadan kaldıran yasal durumlardandır. Yargılama aşamasında bu tür bir hukuka uygunluk sebebinin tespit edilmesi halinde, eylem suç teşkil etmeyeceği için herhangi bir ceza yaptırımı uygulanamaz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir