Anasayfa/ Makale/ TCK 245/A Hukuka Aykırılık ve Yargılama Süreci

TCK 245/A Hukuka Aykırılık ve Yargılama Süreci

Bu makalede, TCK madde 245/A kapsamında düzenlenen suçun hukuka aykırılık unsurları, sızma testleri gibi hukuka uygunluk nedenleri ve yargılama süreci hukuki bir perspektifle incelenmektedir. Görevli mahkeme, yaptırımlar, zamanaşımı ve tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri detaylı bir biçimde ele alınmıştır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

TCK 245/A maddesinde düzenlenen suç tipi, bilişim sistemlerinin güvenliğini ihlal etmeye yönelik hazırlık hareketlerini cezalandırmayı amaçlasa da, bu eylemlerin her zaman hukuka aykırılık teşkil etmediği durumlar mevcuttur. Bilişim hukuku alanındaki uygulamalarda, fiilin sadece kanuni tarife uygun olması yeterli görülmez; aynı zamanda tüm hukuk düzeni ile çelişmesi, yani hukuka aykırı olması aranır. Eğer kanun hükmünün yerine getirilmesi veya ilgilinin rızası gibi bir hukuka uygunluk nedeni bulunuyorsa, eylem suç teşkil etmez. Yargılama sürecinde ise iddia, savunma ve yargılama faaliyetleri detaylı bir ceza muhakemesi süreci ile yürütülür. Bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle, soruşturma aşamasından kovuşturmaya, görevli mahkemeden yaptırımlara kadar uzanan bu süreç, hem bireylerin ceza sorumluluğunun hem de tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinin tespiti açısından büyük önem taşır. Bu incelemede, TCK 245/A suçunun hukuka aykırılık boyutu ve yargılama süreci detaylıca ele alınacaktır.

Hukuka Aykırılık ve Hukuka Uygunluk Nedenleri

TCK 245/A maddesi bağlamında hukuka aykırılık unsurunu ortadan kaldıran iki temel hukuka uygunluk nedeni bulunmaktadır. Bunlardan ilki, kanun hükmünün yerine getirilmesidir. Soruşturma birimlerinin, CMK madde 134/2 kapsamında el konulan şifrelenmiş bilgisayar ve programların şifrelerini çözmek için suçun konusunu oluşturan program ve cihazları bulundurması veya üretmesi hukuka aykırı nitelik taşımaz. Benzer şekilde, PVSK Ek madde 6 uyarınca kolluk kuvvetlerinin sanal ortamda araştırma yapmak amacıyla bu cihazları temin etmesi suç oluşturmaz. İkinci neden ise ilgilinin rızasıdır. Bilişim şirketlerinin güvenlik açıklarını tespit etmek amacıyla uyguladıkları pentest (sızma testi) faaliyetleri bu kapsamdadır. Yetkili güvenlik firmaları ile müşteriler arasında imzalanan penetrasyon sözleşmesi çerçevesinde gerçekleştirilen testler, verilen rıza kapsamında olduğundan TCK 245/A suçunu oluşturmaz. Ancak, sözleşme sınırlarının aşılması durumunda ceza sorumluluğu doğabilecektir.

Soruşturma ve Görevli Mahkeme

Suç haberinin öğrenilmesiyle birlikte, eylemin şikâyete tabi olmaması sebebiyle soruşturma savcılık tarafından re'sen başlatılır ve yürütülür. Soruşturma evresinde suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilirse, iddianame düzenlenerek kovuşturma aşamasına geçilir. Ceza yargılamasında görevli mahkeme, yaptırımın üst sınırı olan üç yıl hapis cezası dikkate alındığında, 5235 sayılı Kanun uyarınca Asliye Ceza Mahkemesi olarak belirlenir. Bilişim suçlarının coğrafi sınırları aşan niteliği gereği yetkili mahkemenin tespiti mülkilik ilkesine göre yapılır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi halinde failin uyruğuna bakılmaksızın Türk mahkemeleri yetkili kabul edilir. Ayrıca, eylemin internet üzerinden gerçekleştirildiği durumlarda, failin bulunduğu yer veya hedef sistemin bulunduğu yer mahkemesi yetkili mahkeme olabilmektedir.

Yaptırımlar, HAGB ve Zamanaşımı Süreleri

TCK 245/A kapsamında suçun sübuta ermesi halinde faile, hapis ve adli para cezası birlikte uygulanır. Seçimlik ceza öngörülmediği için şartlar oluştuğunda her iki ceza türüne birden hükmedilmektedir. Verilecek hapis cezasının iki yıl veya altında kalması durumunda, CMK 231'deki şartlar mevcutsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmektedir. Aynı şekilde hapis cezasının ertelenmesi müessesesi de somut olayın şartlarına göre uygulanabilir. Yargılama sürecindeki temel zamanaşımı süreleri şu şekildedir:

  • Dava zamanaşımı süresi TCK madde 66/1-e uyarınca sekiz yıl olarak uygulanır.
  • Ceza zamanaşımı süresi ise TCK madde 68/1-e kapsamında on yıl olarak belirlenmiştir.
  • Suçun bulundurma veya depolama gibi kesintisiz eylemlerle işlenmesi halinde, zamanaşımı süresi temadinin kesildiği andan itibaren işlemeye başlar.

Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri

Suçun işlenmesi sonucunda bir tüzel kişi yararına haksız menfaat sağlanması halinde, özel hukuk tüzel kişileri hakkında TCK madde 246 uyarınca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri tatbik edilir. Bu yaptırımlar, tüzel kişinin organ veya temsilcisi tarafından faaliyet izninin kötüye kullanılması suretiyle suçun işlenmesini gerektirir. Uygulanacak tedbirler arasında faaliyet izninin iptali ve müsadere bulunmaktadır. Suçla bağlantılı eşya veya maddi çıkarların müsaderesi için sadece haksız menfaat elde edilmiş olması yeterli görülmüştür. Ancak, hâkimin vereceği iptal veya müsadere kararının, suçun verdiği zarardan daha ağır sonuçlar doğuracağı hallerde, TCK madde 60/3 kapsamında bu güvenlik tedbirlerine hükmedilmeyebileceği kanunda düzenlenmiştir.

Şirketimin güvenliğini test etmek için hacker tuttum, o da ceza alır mı? expand_more
Bilişim sistemlerindeki güvenlik açıklarını tespit etmek amacıyla yetkili firmalara veya uzmanlara yaptırılan sızma (pentest) testleri Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmez. Zira taraflar arasında imzalanan penetrasyon sözleşmesi çerçevesinde gerçekleştirilen bu faaliyetler, ilgilinin rızasına dayandığı için bir "hukuka uygunluk nedeni" olarak kabul edilir. Ancak, testi yapan kişi veya firmanın anlaşma sınırlarını aşarak sisteme müdahale etmesi durumunda hukuka aykırılık oluşacak ve cezai sorumluluk doğabilecektir.
Polis şifreli bilgisayarımı kırmak için hack programı kullanırsa suç değil mi? expand_more
Kolluk kuvvetlerinin veya soruşturma birimlerinin bu tür yazılımları kullanması kanun hükmünü yerine getirme kapsamında değerlendirildiği için hukuka uygun kabul edilir ve suç oluşturmaz. Soruşturma aşamasında el konulan şifrelenmiş bilgisayar ve programların şifrelerini çözmek amacıyla ilgili program ve cihazların polis tarafından bulundurulması yahut üretilmesi hukuka aykırı nitelik taşımaz. Benzer şekilde, sanal ortamda yetkili bir araştırma yapabilmek için kolluğun bu tür araçları temin etmesi yasal bir yetki kullanımıdır.
Şikayetçi olmasam bile bana saldırmaya hazırlanan kişiye dava açılır mı? expand_more
Evet, bilişim sistemlerinin güvenliğini ihlal etmeye yönelik hazırlık eylemlerini düzenleyen bu suç tipi, kanun gereği şikâyete tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Suç haberinin öğrenilmesiyle birlikte yetkili makamlar ve savcılık tarafından soruşturma re'sen (kendiliğinden) başlatılır ve yürütülür. Siz şikayetçi olmasanız dahi savcılık sürecin sonunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde ederse, şahıs hakkında iddianame düzenleyerek Asliye Ceza Mahkemesinde kovuşturma (dava) aşamasına geçecektir.
Bu suçtan ceza alırsam doğrudan hapse mi girerim, erteleme şansım var mı? expand_more
İlgili kanun maddesi uyarınca suçun işlendiği mahkemece sabit görülürse, fail hakkında hapis ve adli para cezasına birlikte hükmedilir; yani seçimlik bir ceza yoktur. Ancak somut olaydaki koşullara göre, verilecek hapis cezasının iki yıl veya altında kalması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilmektedir. Aynı şekilde, yargılama sürecindeki koşullar incelenerek mahkemece hapis cezasının ertelenmesi müessesesinin uygulanması da hukuken mümkündür.
Bizi hackleten rakip şirketin lisansı iptal edilir mi veya şirket kapatılır mı? expand_more
Suçun işlenmesi neticesinde tüzel kişinin (şirketin) organı veya temsilcisi vasıtasıyla haksız bir menfaat sağlanmışsa, o şirket hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanır. Bu süreçte şirketin suçla bağlantılı maddi çıkarları ve eşyaları müsadere edilebilir (el konulabilir), suça karışan faaliyet izninin iptaline karar verilebilir. Fakat mahkeme hâkimi, şirketin lisansını iptal etmenin veya mallarını müsadere etmenin, suçun verdiği zarardan çok daha ağır ekonomik ve sosyal sonuçlar doğuracağına kanaat getirirse, bu yaptırımları uygulamama yetkisine de sahiptir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir