Anasayfa/ Makale/ TCK 245/2 Sahte Banka ve Kredi Kartı Üretimi ile Ticareti

TCK 245/2 Sahte Banka ve Kredi Kartı Üretimi ile Ticareti

Türk Ceza Kanunu madde 245/2 kapsamında düzenlenen sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma ve kabul etme suçunun hukuki boyutu, suçun maddi unsurları ve yaptırımları, bilişim hukuku uygulamaları bağlamında detaylı bir şekilde analiz edilmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde dijitalleşmenin bankacılık sektörüne entegrasyonu, alternatif ödeme araçlarının kullanımını hızla artırmıştır. Ancak teknolojik gelişmeler, nakit olmaksızın alışveriş yapma imkânı sunan bu sistemlerin kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilmesine zemin hazırlamış, bilişim alanında suçlar kategorisinde yeni ihlalleri ortaya çıkarmıştır. Kanun koyucu, bu tür ihlallere karşı caydırıcılığı sağlamak amacıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinin ikinci fıkrasında sahte banka veya kredi kartı üretimi ve ticareti eylemlerini bağımsız bir suç tipi olarak düzenlemiştir. Bu düzenleme, bankacılık sistemine duyulan güvenin sarsılmasını önlemeyi ve kişilerin malvarlığı değerlerini korumayı hedeflemektedir. Bilişim hukuku pratiğinde sıklıkla karşılaşılan bu ihlal, sahte kartların fiziksel veya sanal ortamda dolaşıma sokulması suretiyle gerçekleşmekte ve fail ile mağdur açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurmaktadır.

Suçun Maddi Konusu ve Bağlantı Şartı

TCK m. 245/2 hükmünde yer alan suçun maddi konusunu, gerçeğe aykırı olarak oluşturulmuş sahte banka veya kredi kartları oluşturmaktadır. Gelişen teknolojiyle birlikte elektronik ticaretin yaygınlaşması, suçun konusunun sadece fiziksel plastik kartlarla sınırlı kalmamasını, sanal kartların sahte üretimi fiillerinin de bu madde kapsamında değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Suçun oluşabilmesi için aranan en kritik şart, üretilen veya ticareti yapılan sahte kartın mutlaka başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilmiş olmasıdır. Eğer oluşturulan sahte kart, herhangi bir geçerli banka hesabıyla bağlantılı değilse veya bizzat failin kendi hesabıyla eşleştirilmişse, bu suçun maddi unsuru gerçekleşmemiş sayılır. Bilişim hukuku bağlamında, sahte bilgi ve belgelerle bankaya başvurarak sahte kart üretilmesini sağlamak da doğrudan bu suçu vücuda getirmekte ve kartlı ödeme sistemlerini ağır bir risk altına sokmaktadır.

Seçimlik Hareketler ve Suçun Tamamlanması

Kanun koyucu, sahte kartların ivazlı veya ivazsız her türlü dolaşımını engellemek amacıyla TCK 245/2'yi seçimlik hareketli bir suç olarak tasarlamıştır. Suçun tamamlanması için failin sahte kartı bizzat kullanmasına veya kendisine ekonomik bir yarar sağlamasına gerek yoktur; kanunda sayılan hareketlerden sadece birinin yapılması eylemin suç teşkil etmesi için yeterlidir. Bir kişinin birden fazla seçimlik hareketi gerçekleştirmesi durumunda dahi tek bir suç oluşur, ancak bu durum temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirebilir. Suçun icrai hareketlerinin bölünebildiği istisnai durumlarda, örneğin kart basım makinesinin arızalanması nedeniyle üretimin yarıda kalması gibi hallerde suça teşebbüs hükümleri uygulama alanı bulabilmektedir. Kanunda belirtilen hareketler aşağıda sıralanmaktadır:

  • Sahte banka veya kredi kartı üretmek
  • Sahte kartı bir bedel karşılığında satmak
  • Sahte kartın mülkiyetini bir başkasına devretmek
  • Bedelini ödeyerek sahte kartı satın almak
  • Sunulan sahte kartı bilerek kabul etmek

Suçun Manevi Unsuru ve Failler Arası İlişkiler

Bu suç tipi, sadece kast ile işlenebilen bir suçtur; kanunda taksirli hali düzenlenmemiştir. Failin, elindeki veya ürettiği kartın sahte olduğunu, ayrıca bu kartın başkasına ait bir hesapla ilişkili bulunduğunu bilmesi ve istemesi şarttır. Satma ve satın alma veya devretme ve kabul etme eylemlerinde eyleme katılan tarafların her birinin sahteliği bilerek hareket etmesi durumunda, her iki taraf da bağımsız failler olarak sorumlu tutulur. Bilişim avukatı perspektifiyle değerlendirildiğinde, bu kişiler arasında klasik anlamda bir iştirak ilişkisi bulunmadığı, her bir failin kanundaki farklı bir seçimlik hareketi tek başına işlediği kabul edilmektedir. Ayrıca sahte kart üretiminde kullanılmak üzere özel cihaz veya yazılımların temin edilmesi, bu maddeden ziyade TCK'nın 245/A maddesindeki yasak cihaz veya programlar kapsamında ayrı bir suç olarak değerlendirilmektedir.

Yaptırımlar ve Görevli Mahkeme

Başkalarına ait hesaplarla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, satın alan, devreden veya kabul eden kişiler hakkında yasada üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Kanun koyucunun "ve" bağlacını kullanması, bu yaptırımların alternatif olmadığını, hakimin hem hapis hem de adli para cezasına birlikte hükmetmek zorunda olduğunu göstermektedir. Bu cezanın üst sınırı dikkate alındığında, suçun dava zamanaşımı süresi on beş yıl olarak hesaplanmaktadır. Eğer suç bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmişse, o kuruluş hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanır. Adli yargı teşkilatında bu suça bakmakla görevli mahkeme asliye ceza mahkemesi olup, yetkili mahkeme ise sahte kartın üretildiği veya ticari faaliyetin gerçekleştiği yer mahkemesidir.

Sahte kredi kartı yaptım ama hiç alışverişte kullanmadım, yine de ceza alır mıyım? expand_more
Türk Ceza Kanunu madde 245/2 uyarınca sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak veya devretmek suçun oluşması için tek başına yeterlidir. Suçun tamamlanması için ürettiğiniz kartı bizzat kullanmanız veya bundan kendinize ekonomik bir çıkar sağlamanız kesinlikle gerekmez. Kanunda belirtilen hareketlerden sadece birini yapmanız bile eylemin tamamlanmış bir suç teşkil etmesine neden olur. Bu fiili gerçekleştirmeniz durumunda, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası talebiyle yargılanmanız söz konusu olacaktır.
İnternette başkasının hesabına bağlı sanal kart oluşturdum, bu suç mu? expand_more
Gelişen teknolojiyle beraber elektronik ticaretin yaygınlaşması sebebiyle sadece fiziksel kartların değil, sanal kartların sahte üretimi de yasa kapsamında suç sayılmaktadır. Eyleminizde en kritik hukuki unsur, oluşturduğunuz sahte sanal kartın başkasına ait geçerli bir banka hesabıyla ilişkilendirilmiş olmasıdır. Sahte bilgi ve belgelerle başkasının hesabı üzerinden işlem yaparak kart üretilmesini sağlamak doğrudan bu suçu vücuda getirir. Bilişim hukuku alanındaki bu ihlal, bankacılık sistemine duyulan güveni sarsıp kişilerin malvarlığı değerlerini riske attığından dolayı ciddi cezai yaptırımlara tabidir.
İnternetten sahte kredi kartı satın aldım, üreten ben değilim ceza yer miyim? expand_more
Kartı bizzat üreten kişi siz olmasanız dahi, bedelini ödeyerek sahte bir kartı satın almanız veya sunulan sahte kartı bilerek kabul etmeniz kanunda açıkça suç olarak düzenlenmiştir. Yasada bu ihlal seçimlik hareketli bir suç olarak belirlendiğinden, sahte kartı satın alan veya kabul eden kişi eyleme katılan diğer taraflardan bağımsız bir fail olarak doğrudan sorumlu tutulmaktadır. Kanun koyucu bu düzenleme ile sahte kartların her türlü dolaşımını ve ticaretini engellemeyi amaçlamaktadır. Sahteliğini ve başkasının hesabına bağlı olduğunu bilerek kast ile kartı aldığınız için bu suçun faili olarak asliye ceza mahkemesinde yargılanırsınız.
Kendi kendime sahte bir kart numarası uydurdum, kimsenin hesabı değil. Suç mu? expand_more
İlgili suçun yasal bağlamda meydana gelebilmesi için üretilen sahte kartın mutlak surette başkalarına ait geçerli bir banka hesabıyla bağlantılı olması aranmaktadır. Şayet oluşturduğunuz sahte kart numarası banka sistemlerindeki herhangi bir geçerli hesapla eşleşmiyorsa bu suç meydana gelmez. Aynı şekilde, sahte kartı yalnızca bizzat kendi hesabınızla eşleştirmiş olmanız durumunda da yine suçun maddi unsurunun gerçekleşmediği kabul edilmektedir. Zira kanun koyucu burada özellikle başkalarının hesabına dokunan ihlalleri bağımsız bir suç olarak yaptırıma bağlamıştır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir