Anasayfa/ Makale/ TCK 245/3: Sahte Kart Kullanımı Suçu ve İçtima Sorunları

TCK 245/3: Sahte Kart Kullanımı Suçu ve İçtima Sorunları

Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan banka veya kredi kartlarının kullanılarak haksız yarar sağlanması, bilişim ceza hukukunun temel konularındandır. Bu makalede, sahte kart kullanımı suçunun yasal unsurları ve suçların içtimaı sorunları yargı kararları ışığında ele alınmaktadır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Bilişim teknolojilerindeki gelişmeler, finansal sistemleri dijitalleştirirken aynı zamanda yeni nesil suç tiplerini de beraberinde getirmiştir. Türk Ceza Hukuku bağlamında bu ihlallerin başında, sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan banka veya kredi kartlarının kullanılması suretiyle haksız menfaat temin edilmesi gelmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinin üçüncü fıkrasında (TCK md. 245/3) düzenlenen bu suç, temelde malvarlığı değerlerini, bilişim sistemlerinin güvenliğini ve ödeme araçlarına duyulan kamu güvenini korumayı amaçlamaktadır. Uygulamada, sahte kartın ATM veya POS cihazlarında fiziki olarak kullanılması ile internet bankacılığı ya da telefon üzerinden sanal ortamda kullanılması arasında hukuki sonuçlar bakımından fark bulunmamaktadır. Kartın işlevine uygun olarak her türlü kullanımı, şayet fail veya bir başkası lehine haksız bir yarar sağlıyorsa suçun oluşması için yeterlidir. Bu noktada suçun ani bir zarar suçu olduğu ve ancak yararın failin hakimiyet alanına girmesiyle tamamlandığı unutulmamalıdır.

Sahte Kart Kullanımında Zincirleme Suç Hükümlerinin Uygulanması

Suçun aynı mağdura karşı, aynı suç işleme kararı icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suç hükümleri (TCK md. 43/1) gündeme gelmektedir. TCK md. 245/3 bağlamında mağdurun kim olduğunun tespiti büyük önem taşır. Yargıtay kararları ve doktrindeki güncel yaklaşımlara göre, sahte kart kullanılarak haksız yarar sağlandığında mağdur, malvarlığında azalma meydana gelen kişi veya kurumdur. Tamamen hayal ürünü bir hesap numarası ile oluşturulan sahte kartın kullanılması durumunda zarara uğrayan taraf kart çıkaran kuruluş olurken; gerçek bir hesapla ilişkilendirilen sahte kartın kullanılması halinde doğrudan hesap sahibi (asıl kart hamili) zarara uğramaktadır. Dolayısıyla aynı hamilin hesaplarına bağlı sahte kartlarla farklı zamanlarda işlem yapıldığında tek bir mağdura karşı işlenen suçtan bahsedilir ve faile verilecek ceza zincirleme suç kuralları gereği artırılır.

Sahte Kartın Üretilmesi ve Kullanılması Arasındaki Geçit Suç Tartışması

Uygulamada en sık karşılaşılan içtima sorunu, sahte kartı üreten kişinin, aynı zamanda bu kartı kullanarak haksız yarar sağlaması halinde failin nasıl cezalandırılacağıdır. Doktrinde ve Yargıtay kararlarında bu konu uzun süre tartışılmıştır. Bir görüşe göre, failin asıl amacı kartı kullanarak yarar elde etmek olduğundan, üretme eylemi bir aşama niteliğindedir; bu sebeple üretim ve kullanım eylemleri arasında geçitli suç ilişkisi bulunur ve yalnızca daha ağır cezayı gerektiren kullanım fiilinden (TCK md. 245/3) hüküm kurulmalıdır. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017 tarihli kararlarında bu yönde hükümler tesis edilmiştir. Ancak 2020 yılı itibarıyla Yargıtay bu içtihadından dönerek her iki eylem arasında gerçek içtima kurallarının uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

Yeni içtihada göre, sahte kartı üretmek, satmak veya devretmek ile bu kartı kullanmak farklı hareketler ve neticeler içerdiği için ortada iki farklı fiil bulunmaktadır. Üstelik tamamen hayal ürünü bir kartın üretilmesi ikinci fıkradaki suçu oluşturmazken, bu kartın bir şekilde kullanılması TCK md. 245/3'ü ihlal edebilir. Korunan hukuki değerler de farklılık arz eder; sahte kart üretimi ağırlıklı olarak kamu güvenini korurken, kartın kullanımı doğrudan malvarlığı değerlerini korumaktadır. Bu gerekçelerle, güncel yargı uygulamasında sahte kartı hem üreten hem de kullanan fail hakkında gerçek içtima hükümleri uygulanarak, her iki ihlalden dolayı failin ayrı ayrı cezalandırılması yoluna gidilmektedir.

Dolandırıcılık ve Belgede Sahtecilik Suçları ile Görünüşte İçtima

Sahte kart kullanarak yarar sağlama eyleminin, TCK md. 158'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık veya TCK md. 207'deki özel belgede sahtecilik suçlarıyla rekabet etmesi halinde yardımcı norm ilkesi devreye girer. Sahte kartın ATM veya POS cihazlarında, yani doğrudan bilişim sistemlerinde kullanılması durumunda hile gerçek bir kişiye yönelmediği için dolandırıcılık suçu oluşmaz. Ancak kartın "mail order" gibi yöntemlerle gerçek kişilerin aldatılması suretiyle kullanılması halinde dolandırıcılık hükümleri tartışılabilir. Ayrıca TCK md. 245/3, özel belgede sahtecilik suçuna kıyasla özel norm niteliğinde olduğundan, kartın salt belge olarak kabul edildiği durumlarda dahi kural olarak sadece bilişim suçlarına ilişkin TCK md. 245/3 hükümleri tatbik edilmelidir.

İçtima Sorunlarının Özet Değerlendirmesi

Sahte banka veya kredi kartı kullanımına ilişkin yargısal süreçlerde karşılaşılan başlıca içtima (suçların birleşmesi) durumlarını ceza hukuku dogmatiği açısından şu şekilde özetlemek mümkündür:

  • Üretim ve Kullanım İlişkisi: Güncel içtihatlara göre faile hem kartı üretmekten hem de sahte kartı kullanmaktan ayrı ayrı gerçek içtima kuralı ile ceza verilir.
  • Zincirleme Suç: Aynı sahte kartın aynı mağdurun zararına birden fazla kez kullanılması tek suç sayılır ve temel ceza belirli oranlarda artırılır.
  • Nitelikli Dolandırıcılık: Sistemin değil, doğrudan gerçek bir kişinin hileyle aldatılması halinde, kanuni şartları oluşmuşsa nitelikli dolandırıcılık hükümleri değerlendirilir.
  • Bilişim Sistemini Bozma: Bilişim sistemini engelleme suçu tali norm olduğundan, fiil halihazırda sahte kart kullanım suçunu oluşturuyorsa fail sadece bu eylemden cezalandırılır. Bu çerçevede, eylemin teknik sınırlarının doğru çizilmesi, failin alacağı cezayı ve uygulanacak infaz rejimini doğrudan etkilemektedir.
Kopyalanmış kartla aynı kişinin hesabından farklı günlerde para çeken kaç ceza alır? expand_more
Kopyalanmış sahte bir kartın, aynı hesap sahibinin zararına olacak şekilde değişik zamanlarda birden fazla kez kullanılması birbirinden bağımsız ayrı suçlar olarak değerlendirilmez. Ancak fail, her bir işlem için ayrı ayrı cezalandırılmak yerine, Türk Ceza Kanunu'nun zincirleme suç hükümlerine tabi tutulur. Bu hukuki durumda, aynı mağdura karşı işlenen tek bir suçtan dolayı verilecek temel ceza belirli oranlarda artırılarak failin cezalandırılması yoluna gidilir. Kartın aidiyetine göre mağdur, hesabın asıl sahibi olan kişi veya doğrudan kartı çıkaran kuruluş olarak tespit edilecektir.
Sahte kartı hem ben ürettim hem de ben kullandım, cezam daha mı ağır olur? expand_more
Evet, eyleminiz iki ayrı ihlal sayılacağı için güncel Yargıtay içtihatlarına göre cezanız daha ağır olacaktır. Geçmişteki yargı kararlarında sahte kartı üretmek ve kullanmak birbiriyle bağlantılı, birbirinin aşaması olan tek bir eylem (geçitli suç) olarak görülse de 2020 yılından itibaren bu hukuki yaklaşım değişmiştir. Yeni uygulamaya göre sahte kartı üretmek kamu güvenini ihlal ederken, kullanmak doğrudan malvarlığı değerlerini hedef aldığı için birbirinden bağımsız iki farklı fiil kabul edilmektedir. Dolayısıyla mahkeme, gerçek içtima kurallarını uygulayarak sizi hem kartı üretme ve devretme eyleminden hem de haksız menfaat sağlamak amacıyla kullanma suçundan ayrı ayrı cezalandıracaktır.
Kopyalanmış kartla ATM yerine internetten alışveriş yapsam cezam değişir mi? expand_more
Hayır, sahte olarak oluşturulmuş veya kopyalanmış bir kartın fiziki ya da sanal ortamda kullanılması hukuki sonuçlar açısından herhangi bir fark yaratmamaktadır. Kartın işlevine uygun bir şekilde, internet bankacılığı, e-ticaret platformları veya telefon üzerinden sanal ortamda kullanılması da doğrudan TCK 245/3 kapsamındaki suçu oluşturur. Kanunun aradığı temel şart, kullanım şeklinden ziyade bu eylem sonucunda failin veya bir başkasının haksız bir yarar elde etmiş olmasıdır. Suçun yasal unsurlarının tamamlanması için elde edilen bu haksız yararın failin hakimiyet alanına girmesi yeterli kabul edilmektedir.
POS cihazından kopyalanmış kartla alışveriş yaparsam dolandırıcılıktan mı yargılanırım? expand_more
Sahte kartın doğrudan ATM veya POS cihazlarında, yani araya insan unsurunun girmediği bilişim sistemlerinde kullanılması durumunda kural olarak dolandırıcılık suçu oluşmaz. Dolandırıcılık suçunun kanuni unsurlarının oluşabilmesi için ortada hileli hareketlerle kandırılan gerçek bir kişinin bulunması şarttır. Eğer kartı "mail order" gibi karşıdaki gerçek bir bireyi aldatmaya yönelik spesifik yöntemlerle kullanmadıysanız, eyleminiz nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmez. Eyleminiz doğrudan bilişim sistemlerine ve malvarlığına yönelik özel bir norm olan sahte banka veya kredi kartının kullanılması (TCK 245/3) suçu çerçevesinde cezalandırılacaktır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir