Anasayfa/ Makale/ TCK 135 Kapsamında Kişisel Verilerin Kaydedilmesi

TCK 135 Kapsamında Kişisel Verilerin Kaydedilmesi

Türk Ceza Kanunu'nun 135. maddesinde düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, bireylerin özel hayatının gizliliğini ve kişiliğini serbestçe geliştirme hakkını koruma altına almaktadır. Hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilen veri kayıt işlemleri, kanunun belirlediği maddi ve manevi unsurlar çerçevesinde cezai yaptırıma tabidir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 135. maddesinde yer alan kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, temelde bireylerin özel hayatının gizliliğini ve maddi ile manevi varlığını serbestçe geliştirme hakkını korumayı amaçlamaktadır. Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, hastaneler, bankalar, sigorta şirketleri ve çeşitli ticari işletmeler tarafından kişisel verilerin dijital veya fiziksel ortamlara kaydedilmesi oldukça yaygın bir uygulama haline gelmiştir. Ancak bu bilgilerin hukuka aykırı olarak amaçları dışında kullanılması veya yetkisiz üçüncü şahısların eline geçmesi, bireyler açısından onarılamaz büyük zararlara yol açabilmektedir. Tam da bu nedenle, kanun koyucu söz konusu ihlalleri önlemek amacıyla hukuka aykırı kayıt işlemlerini bağımsız bir suç tipi olarak tanımlamıştır. Bu suçun faili herhangi bir gerçek kişi olabilirken, suçun mağduru ise her zaman verileri kaydedilen veri öznesi konumundadır. Kanunun bu korumayı sağlamaktaki başlıca dayanağı, kişilerin kendi verileri üzerinde sahip oldukları hukuki tasarruf hakkını güvence altına almaktır.

Suçun Maddi Unsurları ve Kapsamı

TCK'nın 135. maddesinde düzenlenen suçun konusunu, bir gerçek kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan kişisel veriler oluşturmaktadır. Suçun faili açısından kanunda herhangi bir sınırlama getirilmemiş olup, kanuni tanımda kimse ibaresi kullanıldığından dolayı bu ihlal, hareket yeteneğine sahip her gerçek kişi tarafından işlenebilen genel bir suç niteliğindedir. Fiil unsuru ise, kişisel verilerin hukuka aykırı bir biçimde bilişim sistemlerine, dijital ortamlara veya fiziksel dosyalara kaydedilmesi eylemidir. Verilerin sadece okunması, ezberlenmesi veya duyulması hukuki anlamda bir kaydetme fiili olarak kabul edilmez; fiilin oluşması için verilerin mutlaka bir depolama aracına aktarılması şartı aranır. İster ilk defa kaydedilsin isterse daha önce hukuka uygun kaydedilmiş bir verinin hukuka aykırı olarak başka bir ortama aktarılması söz konusu olsun, izinsiz yapılan her kayıt işlemi bu suçun fiil unsurunu vücuda getirecektir. İcra hareketlerinin kayıt işleminin bitmesiyle sonlanması sebebiyle, bu ihlalin aslında neticeli bir suç olduğu ifade edilmektedir.

Nitelikli Haller ve Hassas Verilerin Kaydedilmesi

Kanun koyucu, eylemin ağırlığını ve işlenme şeklini dikkate alarak bazı durumları cezayı ağırlaştıran nitelikli hal olarak belirlemiştir. TCK'nın 137. maddesi uyarınca, bu suçun bir kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenmesi veya belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde faile verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Öte yandan, TCK'nın 135. maddesinin ikinci fıkrasında toplumda daha büyük ayrımcılıklara yol açabilecek nitelikteki hassas kişisel veriler özel bir düzenlemeye tabi tutulmuştur. Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşleri, ırki kökenleri, ahlaki eğilimleri, cinsel yaşamları, sağlık durumları veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kaydedilmesi bu kapsamdadır. Özellikle kişilerin siyasi, felsefi, dini görüşleri ve ırki kökenlerine ilişkin verilerin hukuka aykırı bir durum olup olmadığına dahi bakılmaksızın kaydedilmesinde mutlak bir kayıt yasağı bulunduğu hukuki çevrelerce kabul edilmektedir.

Suçun Manevi Unsuru ve Hukuka Aykırılık

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, manevi unsur bakımından yalnızca doğrudan kast ile işlenebilen bir suçtur. Failin, işlediği fiilin kişisel veri kaydetme niteliğinde olduğunu bilmesi ve bu eylemi isteyerek gerçekleştirmesi aranır. Kanun metninde suçun taksirli hali öngörülmediği için, salt dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak taksirle veri kaydedilmesi eylemi fail açısından herhangi bir cezai sorumluluk doğurmaz. Suçun oluşması için belirleyici olan bir diğer önemli unsur ise fiilin hukuka aykırı olarak icra edilmesidir. Eğer somut olayda hukuki bir gerekçe veya yetki mevcutsa eylem suç teşkil etmeyecektir. Bu hukuka uygunluk nedenleri arasında en sık karşılaşılan durum veri sahibinin açık rızası olarak dikkat çekmektedir. Veri öznesinin, kendi kişisel bilgilerinin belirli sınırlar ve belirtilen amaçlar dâhilinde işlenmesine önceden veya işlem sırasında vereceği geçerli rıza, fiilin hukuka aykırı olma vasfını ortadan kaldırır.

Hukuka Uygunluk Nedenleri ve Özel Durumlar

TCK'nın 135. maddesi bağlamında, veri kaydetme eyleminin hukuka aykırı olmaktan çıkıp meşru hale gelebilmesi için bazı temel hukuka uygunluk nedenleri devreye girmektedir. Hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran bu geçerli sebepler şu şekilde sıralanabilir:

  • İlgili kişinin önceden, kendi özgür iradesiyle ve tam bir bilgilendirme sonrası verdiği açık rızasının bulunması.
  • Yetkili resmi kurumların, yasal mevzuatta kendilerine verilen somut bir kanun hükmünü yerine getirmesi (adli denetlemeler, istihbari önlemler vb.).
  • Failin, hukuk düzeni tarafından doğrudan kendisine tanınan bir hakkı kendi sınırlarını aşmadan ve ölçülü bir şekilde kullanması.
  • Kamu görevi gereği yetkili bir amirin verdiği, konusu açıkça suç teşkil etmeyen hukuka uygun bir emrin ifa edilmesi.

Belirtmek gerekir ki, bu spesifik nedenlerden herhangi birine dayanmadan ve mağdurun iradesi dışında gerçekleştirilen her türlü veri kayıt işlemi, ceza hukukunun temel ilkeleri çerçevesinde hukuka aykırı kabul edilerek ilgili kanun maddeleri uyarınca yaptırıma tabi tutulacaktır.

Şirket benden habersiz özel bilgilerimi bilgisayara kaydetmiş, suç mu? expand_more
Evet, bu durum Türk Ceza Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu oluşturur. Kanun koyucu, bireylerin özel hayatının gizliliğini ve maddi ile manevi varlığını serbestçe geliştirme hakkını korumak amacıyla hukuka aykırı kayıt işlemlerini bağımsız bir suç tipi olarak tanımlamıştır. Bilgilerinizin sizin geçerli rızanız veya kanuni bir gerekçe olmadan bilişim sistemlerine, dijital ortamlara veya fiziksel dosyalara kaydedilmesi, failin cezai yaptırıma tabi tutulmasına yol açacaktır. İster verileriniz ilk defa kaydedilsin isterse başka bir ortama hukuka aykırı şekilde aktarılsın, izinsiz yapılan her kayıt işlemi bu suçu vücuda getirir.
Yanlışlıkla bir müşterinin bilgilerini dosyaya kaydettim, ceza alır mıyım? expand_more
Hayır, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu manevi unsur bakımından yalnızca doğrudan kast ile işlenebilen bir suçtur. Failin, gerçekleştirdiği eylemin kişisel veri kaydetme niteliğinde olduğunu bilmesi ve bu eylemi bilerek, isteyerek gerçekleştirmesi aranmaktadır. Kanun metninde bu suçun taksirli, yani ihmal veya dikkatsizlik sonucu işlenen hali öngörülmemiştir. Bu nedenle, salt dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak, kasıt olmaksızın taksirle veri kaydedilmesi eylemi fail açısından herhangi bir cezai sorumluluk doğurmayacaktır.
Biri ekrandan gizli bilgilerimi okuyup ezberlemiş, onu şikayet edebilir miyim? expand_more
Hukuki anlamda Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suçun oluşabilmesi için fiilin belirli kanuni şartları taşıması gerekir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda, verilerin sadece okunması, ezberlenmesi veya duyulması eylemleri hukuken bir "kaydetme" fiili olarak kabul edilmemektedir. Suçun maddi unsurunun tamamlanabilmesi ve fiilin oluşması için söz konusu verilerin mutlaka bir depolama aracına aktarılması şartı aranır. Dolayısıyla, gizli bilgileriniz bir bilişim sistemine, dijital ortama veya fiziksel bir dosyaya izinsiz olarak aktarılmadığı sürece ortada TCK 135 kapsamında bir veri kaydetme suçu bulunmayacaktır.
Hastanede siyasi görüşümü sisteme yazmışlar, bunun cezası daha mı ağır? expand_more
Kesinlikle evet, kanun koyucu eylemin ağırlığını dikkate alarak toplumda daha büyük ayrımcılıklara yol açabilecek nitelikteki bilgileri "hassas kişisel veriler" olarak sınıflandırmıştır. Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşleri ile ırki kökenlerine ilişkin verilerin kaydedilmesinde hukuka aykırılık olup olmadığına dahi bakılmaksızın mutlak bir kayıt yasağı bulunduğu kabul edilmektedir. Hastanede veya başka bir kurumda bu tarz verilerinizin izinsiz kaydedilmesi durumunda, failler cezai açıdan özel bir düzenlemeye tabi tutulur. Ayrıca, bu işlemin bir kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak veya mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak yapılması halinde faile verilecek ceza kanunen yarı oranında artırılır.
Hangi durumlarda benim rızam olmasa da verilerim yasal olarak kaydedilebilir? expand_more
Hukuk sistemimizde eylemin suç olmaktan çıkıp meşru hale gelmesini sağlayan bazı temel hukuka uygunluk nedenleri mevcuttur. Rızanızın bulunmadığı hallerde, yetkili resmi kurumların adli denetlemeler veya istihbari önlemler gibi yasal mevzuattaki bir kanun hükmünü yerine getirmesi halinde veri kaydı hukuka uygun kabul edilir. Aynı şekilde, failin hukuk düzeni tarafından kendisine tanınan bir hakkı sınırlarını aşmadan ölçülü bir şekilde kullanması veya bir amirin konusunu suç teşkil etmeyen hukuka uygun emrinin ifa edilmesi durumlarında da cezai sorumluluk doğmayacaktır. Bu spesifik yasal istisnalara dayanmayan ve rızanız dışında yapılan her türlü işlem suç teşkil edecektir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir