Anasayfa/ Makale/ Sağlık Verisi İhlallerinde Özel Hukuk Sorumluluğu

Sağlık Verisi İhlallerinde Özel Hukuk Sorumluluğu

Sağlık verilerinin hukuka aykırı işlenmesi veya sızdırılması durumunda ortaya çıkan özel hukuk sorumluluğu, sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil temellerine dayanır. Veri sorumluları, ihlaller neticesinde doğan maddi ve manevi zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Bu makalede, veri ihlallerinde mağdurların tazminat hakları incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Kişisel verilerin korunması hukuku kapsamında, bireylerin en hassas bilgilerini oluşturan sağlık verilerinin güvenliği, veri sorumlularının temel hukuki yükümlülükleri arasında yer almaktadır. Hastaneler, laboratuvarlar, sigorta şirketleri veya işverenler tarafından toplanan bu verilerin yetkisiz kişilerin eline geçmesi, sızdırılması veya hukuka aykırı bir biçimde işlenmesi, veri sahipleri açısından telafisi güç zararlara yol açmaktadır. Mevzuatımız, veri ihlallerine karşı bireyleri korumak adına çeşitli mekanizmalar öngörmüştür. Bir veri ihlalinin gerçekleşmesi halinde, mağdur olan kişilerin özel hukuktan doğan sorumluluk kuralları çerçevesinde zararlarının giderilmesini talep etme hakkı bulunmaktadır. İlgili kişiler, uğradıkları maddi ve manevi zararların telafisi için genel hükümlere başvurabilirler. Bu doğrultuda sorumluluğun temeli, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunup bulunmamasına göre farklılık göstermektedir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca açıkça belirtildiği üzere, veri sahiplerinin kanuna aykırı işleme sebebiyle zarara uğraması durumunda tazminat talep etme hakkı her zaman saklıdır ve bu hukuki süreçte Türk Borçlar Kanunu hükümleri tamamlayıcı bir rol üstlenir.

Sözleşme İlişkisinden Doğan Sorumluluk

Hasta ile sağlık kuruluşu veya hekim arasında kurulan hastaneye kabul sözleşmesi yahut tedavi sözleşmesi, veri sorumlusuna hastanın sağlık verilerini sır olarak saklama ve özenle muhafaza etme yükümlülüğü yükler. Hastaneler ve sağlık çalışanları, hastanın bedensel ve ruhsal bilgilerini, laboratuvar sonuçlarını ve tedavi detaylarını yüksek bir güvenlik standardıyla korumak zorundadır. Veri sorumlusunun bu özen ve sadakat borcuna aykırı hareket ederek verileri yetkisiz üçüncü kişilerle paylaşması veya veri güvenliğini sağlayamayarak sızıntıya sebebiyet vermesi, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk kapsamında değerlendirilir. Türk Borçlar Kanunu uyarınca, borcun gereği gibi ifa edilmemesi durumunda, veri sorumlusu kusuru olmadığını ispatlamadıkça ortaya çıkan zararı tazmin etmekle mükelleftir. Yani burada veri sorumlusunun kusurunun varlığı karine olarak kabul edilmekte ve ispat yükü veri sorumlusuna düşmektedir. Sözleşmenin ihlali neticesinde hastanın uğradığı maddi kayıplar ile duyduğu derin üzüntü ve elem, sözleşmesel sorumluluk kapsamında mahkemelerden talep edilecek tazminatın çerçevesini çizer.

Sözleşme Dışı Sorumluluk ve Haksız Fiil

Taraflar arasında hukuken geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı durumlarda, sağlık verilerinin hukuka aykırı olarak elde edilmesi, ifşa edilmesi veya işlenmesi eylemleri doğrudan haksız fiil sorumluluğu doğurur. Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiili düzenleyen genel hükümleri ile kişisel veri mevzuatının tazminat talebine ilişkin düzenlemeleri birbiriyle entegre şekilde uygulanmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı bir eylemin, kusurun, zararın ve eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması şarttır. Veri ihlaline yol açan tarafın, gerekli teknik ve idari güvenlik önlemlerini almaması sebebiyle kusurlu sayılması ve bunun sonucunda ilgili kişinin zarara uğraması halinde haksız fiil hükümleri işletilir. Mağdur, verilerinin sızdırılması nedeniyle yaşadığı ekonomik eksilmeleri ve manevi çöküntüyü ispatlamakla yükümlüdür. İş başvurusu sırasında paylaşılan bir sağlık verisinin sızdırılması gibi sözleşme öncesi görüşmelerde veya tedavi bittikten uzun yıllar sonra verilerin ifşa edilmesi gibi hallerde de haksız fiil veya güven sorumluluğu temeline dayanılarak zarar görenin telafisi sağlanabilir.

Veri İhlallerinde Tazminat Talepleri

Sağlık verileri ifşa edilen veya hukuka aykırı şekilde işlenen mağdurların hukuki yollara başvurarak talep edebilecekleri tazminat kalemleri, esasen maddi ve manevi zararların telafisi ile haksız kazancın iadesi kapsamındadır. Veri ihlali sebebiyle kişinin malvarlığında meydana gelen her türlü azalma veya mahrum kalınan kâr maddi tazminat davasının temelini oluşturur. Öte yandan, mahrem bilgilerin açığa çıkmasıyla kişinin hissettiği elem, utanç ve itibar kaybı ise manevi tazminat davası ile telafi edilmeye çalışılır. Zararın mahkemelerce giderilmesi noktasında mağdurların ileri sürebileceği temel talepler şunlardır:

  • Maddi Tazminat Talebi: Veri ihlali sebebiyle uğranılan fiili zararların ve elde edilmesi kesin olan ekonomik kazançlardan mahrum kalınmasının telafisini içerir.
  • Manevi Tazminat Talebi: Özel hayatın gizliliğinin ağır bir şekilde ihlal edilmesi neticesinde kişinin yaşadığı yoğun psikolojik yıkımın ve toplumsal itibar zedelenmesinin bir miktar para ile giderilmesini hedefler.
  • Kazancın İadesi Talebi: Veri sorumlusunun, hukuka aykırı bir şekilde mağdurun sağlık verilerini ticari amaçla satarak veya kullanarak kendi lehine haksız bir gelir elde etmesi durumunda başkasının işini görme hükümleri uyarınca bu kazancın mağdura iadesini sağlar.
Hastane tahlil sonuçlarımı sızdırmış, tazminat davası açabilir miyim? expand_more
Kişisel verilerin korunması hukuku uyarınca, sağlık verilerinizin yetkisiz kişilerin eline geçmesi veya sızdırılması durumunda mahkemelerden tazminat talep etme hakkınız daima bulunmaktadır. Hastane ile aranızdaki hastaneye kabul veya tedavi sözleşmesi gereği, sağlık kuruluşları bilgilerinizi yüksek güvenlik standardıyla korumak ve sır olarak saklamak zorundadır. Veri ihlali sebebiyle uğradığınız ekonomik kayıplar için maddi tazminat, yaşadığınız derin üzüntü ve itibar zedelenmesi için ise manevi tazminat davası açabilirsiniz. Türk Borçlar Kanunu ve KVKK hükümleri çerçevesinde maddi ve manevi tüm zararlarınızın yasal yollarla giderilmesi mümkündür.
Doktorum sağlık bilgilerimi başkasına anlattı, suçu ispatlamak zorunda mıyım? expand_more
Sizinle hekim veya hastane arasında kurulan sözleşmeden kaynaklanan, veri sorumlusuna ait sıkı bir sır saklama ve özen yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sözleşmeye aykırılık teşkil eden ihlallerde, kanun gereği veri sorumlusunun kusurunun varlığı karine olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, ispat yükü sizin üzerinizde değil, aksine kusuru olmadığını kanıtlamak zorunda olan veri sorumlusunun (hekimin veya hastanenin) üzerindedir. Sağlık çalışanlarının özen borcuna aykırı hareket etmesi sonucu ortaya çıkan her türlü zararınızın tazminini doğrudan talep edebilirsiniz.
İş başvurusunda verdiğim sağlık raporum sızdırılmış, hakkımı nasıl ararım? expand_more
Taraflar arasında doğrudan bir tedavi sözleşmesi bulunmasa dahi, veri ihlallerine karşı haksız fiil sorumluluğu kapsamında hakkınızı aramanız önünde hiçbir hukuki engel yoktur. İş başvurusu gibi sözleşme öncesi görüşmelerde paylaşılan verilerin sızdırılması halinde, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil veya güven sorumluluğu hükümleri işletilmektedir. Bu hukuki zeminde, verilerinizin sızdırılmasına yol açan kurumun gerekli güvenlik önlemlerini almayarak kusurlu davrandığını ve bu nedenle zarara uğradığınızı (illiyet bağını) ortaya koymanız beklenir. Yaşadığınız ekonomik eksilmeleri ve manevi çöküntüyü ispatlayarak hukuka aykırı fiili gerçekleştiren taraftan maddi ve manevi tazminat talep edebilirsiniz.
Şirket sağlık verilerimi izinsiz satıp para kazanmış, dava açabilir miyim? expand_more
Veri sorumlusunun, mahrem sağlık bilgilerinizi rızanız dışında ticari amaçla satarak veya kullanarak kendi lehine gelir elde etmesi ağır bir hukuka aykırılıktır. Hukuk sistemimizde yer alan başkasının işini görme hükümleri uyarınca, veri sorumlusunun sizin kişisel verileriniz üzerinden sağladığı bu haksız kazancın doğrudan tarafınıza iadesini talep etme hakkınız bulunmaktadır. Kazancın iadesi talebinize ek olarak, süreçte malvarlığınızda bir eksilme olduysa maddi tazminat ve yaşadığınız psikolojik yıkım için manevi tazminat isteme hakkınız da saklıdır. Kanuna aykırı bu ihlal sebebiyle doğan zararınızın ve uğradığınız haksızlığın telafisi için derhal yasal yollara başvurabilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir