Anasayfa/ Makale/ Sağlık Verisi İhlalinde Sorumluluk ve Tazminat Hakları

Sağlık Verisi İhlalinde Sorumluluk ve Tazminat Hakları

Kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı işlenmesi ihlallere yol açar. Bu ihlaller neticesinde veri sorumlusuna karşı haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayanılarak maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Mağdurlar, şahıs ve mal varlığındaki kayıpların giderilmesi için hukuki yollara başvurma hakkına sahiptir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Kişisel sağlık verileri, niteliği gereği son derece hassas olup, bu verilerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi veya işlenmesi bireylerin hayatında ciddi yıkımlara yol açabilmektedir. Bir sağlık kuruluşuna tedavi amacıyla başvuran hastanın tıbbi geçmişinin izinsiz paylaşılması veya bir işverenin çalışanına ait hastalık bilgilerini sızdırması gibi durumlar, açık bir kişilik hakkı ihlali oluşturmaktadır. Hukuk sistemimizde, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu ile Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde bu tür ihlallere karşı güçlü bir koruma mekanizması öngörülmüştür. Kişisel verisi ihlal edilen mağdurlar, veri sorumlusuna veya veri işleyene karşı hukuki yollara başvurarak haklarını arayabilirler. Uygulamada bu ihlaller genellikle haksız fiil veya taraflar arasında önceden kurulmuş bir sözleşmeye aykırılık temelinde gerçekleşmektedir. İhlalin niteliğine göre zarar gören kişi, meydana gelen eksilmenin telafisi amacıyla maddi ve manevi tazminat davası açabilme imkanına sahiptir.

Haksız Fiil ve Sözleşmeye Aykırılık Bağlamında Sorumluluk

Kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı işlenmesi durumunda sorumluluğun tespiti için öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin doğası incelenmelidir. Eğer mağdur ile ihlali gerçekleştiren arasında herhangi bir sözleşme bulunmuyorsa, uyuşmazlık haksız fiil sorumluluğu kapsamında değerlendirilir. Haksız fiil hükümlerine göre davanın açılabilmesi için; hukuka aykırı davranış, failin kusuru, ortaya çıkan bir zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı unsurlarının kümülatif olarak bulunması gerekmektedir. Kişiliğe yapılan her saldırı, hukuka uygunluk sebepleri bulunmadığı sürece hukuka aykırı fiil olarak kabul edilir. Diğer yandan, taraflar arasında tedavi sözleşmesi, hastaneye kabul sözleşmesi veya iş sözleşmesi gibi bir bağ varsa uyuşmazlık sözleşmesel sorumluluk kurallarına göre çözümlenir. Sözleşmeye aykırılık genellikle sır saklama ve sadakat gibi yan yükümlülüklerin ihlali, spesifik olarak da koruma yükümlülüğünün ihlali şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bir olayın aynı anda hem haksız fiil hem de sözleşmeye aykırılık teşkil etmesi durumunda sebeplerin yarışması kuralı devreye girer ve hâkim, mağdura en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir.

Sorumluluk Türü Hukuki Dayanak Uygulama Alanı Gerekli Şartlar
Sözleşmesel Sorumluluk TBK m. 112 vd. Tedavi, İş ve Hastaneye Kabul Sözleşmeleri Borca aykırılık, Kusur, Zarar, İlliyet Bağı
Haksız Fiil Sorumluluğu TBK m. 49 vd. Sözleşme dışı hukuka aykırı işlemler Hukuka aykırı fiil, Kusur, Zarar, İlliyet Bağı

Sağlık Verisi İhlalinde Maddi Tazminat Talebi

Kişisel sağlık verilerinin yetkisiz kişilerle paylaşılması, mağdurun mal varlığında ölçülebilir ekonomik kayıplara neden olabilir. Bu tür zararların giderilmesi için maddi tazminat talebi gündeme gelir. Hukuki dayanağını Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesi ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 11. ile 14. maddelerinden alan maddi tazminat davasında, zarara uğrayan taraf ihlali ve kusuru ispatla yükümlüdür. Maddi zarar, kişinin verileri ihlal edilmeden önceki mal varlığı durumu ile ihlalden sonraki durumu arasındaki farkı ifade eder ve fiili zarar ya da yoksun kalınan kâr şeklinde ortaya çıkabilir. Örneğin, bir sanatçının hassas bir hastalığının özel bir hastane tarafından basına sızdırılması sonucunda mevcut sözleşmelerinin iptal edilmesi fiili zarar, yeni iş görüşmelerinin reddedilmesi ise yoksun kalınan kâr olarak değerlendirilir. Mağdurun, bozulan psikolojisini düzeltmek adına yaptığı tedavi masrafları da maddi zarar kalemleri arasında hesaplanarak tazmin edilebilir.

Manevi Tazminat Davası ve Zararın Belirlenmesi

Kişisel sağlık bilgilerinin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi genellikle bireyler üzerinde telafisi güç psikolojik etkiler bırakır. Bu durum, kişinin şahıs varlığını oluşturan değerlerde eksilmeye yol açtığından, mağdurun duyduğu elem, acı ve kederin hafifletilmesi amacıyla manevi tazminat davası açılabilir. Türk hukukunda manevi tazminatın asıl amacı cezalandırma değil, uğranılan zararın denkleştirilmesi ve tatmin sağlanmasıdır. Hakim, manevi tazminat miktarını belirlerken olayın özelliklerini, tarafların durumunu ve özellikle kusurun ağırlığını dikkate alarak adalete uygun bir bedel takdir eder. Tazminat bir miktar para olarak ödenebileceği gibi, mahkeme kararıyla failin kınanması veya mağdurdan özür dilenmesi gibi farklı giderim şekillerine de karar verilebilir. Şunu da belirtmek gerekir ki, zarara uğrayan kişinin rızasının hukuka ve ahlaka aykırı olması veya ihlalin sonuçlarına katlanmada ortak kusurunun bulunması hallerinde mahkeme tazminattan indirim yapma yoluna gidebilir.

GDPR Kapsamında Tazminat Yaklaşımı

Avrupa Birliği veri koruma mevzuatı olan Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) da kişisel verilerin ihlali halinde tazminat sorumluluğunu özel olarak düzenlemektedir. İlgili tüzüğün 82. maddesi uyarınca, ihlal nedeniyle maddi veya manevi zarara uğrayan herkes, veri sorumlusu ya da veri işleyenden tazminat alma hakkına sahiptir. Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın güncel kararları ışığında, sadece tüzük ihlalinin gerçekleşmiş olması otomatik olarak tazminat hakkı doğurmaz; mutlaka somut bir zararın meydana gelmesi ve bu zarar ile ihlal arasında nedensellik bağının bulunması şarttır. Ayrıca, mevzuat kapsamında hükmedilen manevi tazminatın cezalandırıcı tazminat niteliğinde olmadığı, asıl hedefin mağdurun zararını telafi etmek ve gelecekteki ihlalleri engellemek olduğu açıkça benimsenmiştir.

Hastane gizli hastalığımı başkalarına sızdırdı, ne yapabilirim? expand_more
Kişisel sağlık verileriniz niteliği gereği son derece hassastır ve izinsiz paylaşılması açık bir kişilik hakkı ihlalidir. Hastane ile aranızda bir hastaneye kabul veya tedavi sözleşmesi bulunduğu için, bu eylem hukuken sözleşmesel sorumluluk kurallarına göre değerlendirilir. Sözleşmeye aykırılık kapsamında sır saklama ve koruma yükümlülüğünün ihlali gerekçesiyle, şahıs ve mal varlığınızdaki kayıpların giderilmesi için hukuki yollara başvurma hakkına sahipsiniz. Meydana gelen zararın niteliğine göre, hastaneye karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilirsiniz.
Sağlık bilgilerim yayıldığı için iş görüşmem iptal oldu, zararım karşılanır mı? expand_more
Sağlık verilerinizin yetkisiz kişilerle paylaşılması sonucunda yaşadığınız böylesi ekonomik kayıplar için maddi tazminat talebinde bulunabilirsiniz. Verilerinizin sızdırılması nedeniyle yeni iş görüşmelerinizin reddedilmesi veya sözleşmelerinizin iptal edilmesi, hukuken "yoksun kalınan kâr" ve "fiili zarar" olarak değerlendirilmektedir. Açacağınız maddi tazminat davasında, zarara uğrayan taraf olarak karşı tarafın ihlalini ve kusurunu ispat etmeniz gerekmektedir. Üstelik bu süreçte bozulan psikolojinizi düzeltmek adına yapmış olduğunuz tedavi masrafları da maddi zarar kalemleri arasında hesaplanarak tazmin edilebilmektedir.
Bilgilerim ifşa olunca psikolojim çok bozuldu, manevi tazminat alabilir miyim? expand_more
Kişisel sağlık bilgilerinizin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi neticesinde duyduğunuz elem, acı ve kederin hafifletilmesi amacıyla elbette manevi tazminat davası açabilirsiniz. Hâkim manevi tazminat miktarını belirlerken somut olayın özelliklerini, tarafların durumunu ve özellikle karşı tarafın kusurunun ağırlığını dikkate alarak adalete uygun bir karar verecektir. Türk hukukunda manevi tazminatın asıl amacı bir tarafı cezalandırmak değil, uğradığınız zararın denkleştirilmesi ve sizin için manevi bir tatmin sağlanmasıdır. Ayrıca mahkeme, sadece para ödenmesine değil, failin kınanmasına veya tarafınızdan özür dilenmesi gibi farklı giderim şekillerine de hükmedebilir.
Patronum hastalığımı ofisteki herkese anlattı, dava açmaya hakkım var mı? expand_more
İşvereninizin size ait hastalık bilgilerini çalışma ortamında diğer kişilerle paylaşması açık bir kişilik hakkı ihlali oluşturmaktadır. İşvereniniz ile aranızda bir iş sözleşmesi bulunduğu için, söz konusu sızdırma eylemi sözleşmesel sorumluluk kapsamında koruma yükümlülüğünün ihlali olarak kabul edilir. Bu ihlal neticesinde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde hukuki yollara başvurarak hakkınızı arayabilirsiniz. Yaşadığınız mağduriyetin ve eksilmenin telafisi amacıyla işvereninize karşı maddi ve manevi tazminat davası açma imkânınız bulunmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir