Sağlık sektörü, doğası gereği yoğun stres barındıran ve çalışanların hem fiziksel hem de psikolojik şiddete en çok maruz kaldığı alanların başında gelmektedir. Bir hukuk bürosu ve mobbing uzmanı avukat perspektifiyle yaklaştığımızda, sağlık çalışanlarına yönelik psikolojik tacizin hukuki bir zemine oturtulması büyük önem taşımaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi raporlarına göre mobbing, asıl amaç gizli tutularak, bir iş yerinde bir çalışana yönelik, bir kişi veya grup tarafından gerçekleştirilen, insan onuruna zarar veren eylem ve işlerle tanımlanır. Bu eylemlerin belirleyici hukuki unsuru, sürekli ve/veya sistemli olarak belirli bir süre devam etmesi ve hukuk ve etik dışı yollarla gerçekleştirilmesidir. Eylemlerin mağdurun psikolojik, ekonomik veya sosyal statüsünde yarattığı olumsuz durumların bütünü, eylemin hukuki çerçevesini çizer. Hukuk literatüründe psikolojik bir terör olarak da adlandırılan bu sistematik etik dışı saldırgan davranışlar, uyuşmazlıklarda sınırları net çizilmesi gereken temel ihlallerdir.
Sağlık Kurumlarında Mobbing Davranışlarının Kapsamı
Hukuki uyuşmazlıklarda mobbing iddiasının nitelendirilebilmesi için, gerçekleştirilen davranışların belirli kategoriler altında incelenmesi zorunludur. Uzmanlar tarafından beş temel grupta toplanan bu psikolojik taciz eylemleri, hukuki incelemenin temelini oluşturur. Sağlık kurumlarında karşılaşılan başlıca mobbing eylemleri şu şekilde sınıflandırılmaktadır:
- Mesleki statüye yönelik ihlaller: Kişinin tıbbi görüşlerinin küçük görülmesi, topluluk içinde aşağılanması veya çaba göstermemekle suçlanması.
- Kişiliğe yönelik tehditler: Çalışana lakap takılması, yaş veya cinsiyet üzerinden değersizleştirilmeye çalışılması.
- İzole etme (dışlama): Sağlık çalışanının görev alanında sosyal ve fiziksel olarak dışlanması, fırsatlara ve bilgiye erişiminin kasten engellenmesi.
- Fazla çalıştırma (iş yükü baskısı): Makul olmayan süreler belirlenmesi, dinlenme hakkının gasp edilmesi ve gereksiz görevler verilmesi.
- Dengesizleştirme: Sağlık personeline hatalarının sürekli hatırlatılması, başarısız olması için kasıtlı olarak hak ettiği değer ve yetkinin kısıtlanması.
Hiyerarşik Yapıya Göre Mobbing Türlerinin Hukuki Boyutu
Sağlık hizmeti sunulan kurumlardaki yoğun ve katı hiyerarşik yapı, mobbing eylemlerinin gerçekleşme biçimini ve yönünü doğrudan etkilemektedir. Hukuki incelemelerde psikolojik şiddetin kimden geldiği, sorumluluğun tespiti açısından büyük önem taşır. Bu kapsamda, uygulamada en sık karşılaşılan tür dikey mobbing olarak karşımıza çıkar. Bu türde, amir veya yönetici konumundaki kişi, sahip olduğu yönetsel yetkileri ve hiyerarşik konumunu bilinçli bir şekilde kullanarak astlarına karşı saldırgan davranışlar sergiler ve yöneticinin yetkisini kötüye kullanması esasına dayanır. Bir diğer tür olan yatay mobbing, aynı statüde ve aynı işi yapan sağlık personelleri arasında görülür. Genellikle iş yerinde yetenekleriyle öne çıkan bir çalışana karşı; kıskançlık, ayrımcılık veya farklılıkları hoş görmeme gibi nedenlerle uygulanan bezdiri eylemleridir. Daha nadir görülen ancak hukuki süreçlere konu olan üçüncü tür ise aşağıdan yukarıya doğru mobbing eylemidir. Bu durumda ast konumundaki çalışanların, kuruma yeni atanan bir yöneticinin otoritesini tartışılır hale getirmek amacıyla sistematik eylemlerde bulunması söz konusudur.
İş yerinde bana sürekli takıp eziyet ediyorlar, bu mobbing sayılır mı? expand_more
Şefim bana sürekli angarya iş verip beni diğerlerinden dışlıyor, bu suç mu? expand_more
Aynı serviste çalıştığım iş arkadaşım beni sürekli kıskanıp eziyor, hakkım var mı? expand_more
Servise yeni yönetici atandım ama altımdaki personel bana bilerek cephe aldı. expand_more
Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Bizi Değerlendirin
Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.
Google'da Değerlendir