Anasayfa/ Makale/ Mobbingin Hukuki Tanımı ve Süreklilik Şartı

Mobbingin Hukuki Tanımı ve Süreklilik Şartı

İşyerinde karşılaşılan her olumsuzluk mobbing değildir. Bir eylemin hukuken psikolojik taciz (mobbing) sayılabilmesi için sistematik, düşmanca ve etik dışı olması, ayrıca belirli bir süreklilik arz etmesi şarttır. Bu makalede mobbingin hukuki çerçevesi ve altı aylık süreklilik kriteri gibi temel unsurlar detaylıca incelenmektedir.
search
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

İş hukukunda giderek daha fazla önem kazanan kavramlardan biri olan psikolojik taciz (mobbing), en temel ifadeyle işyerinde bir veya birkaç kişi tarafından başka bir kişiye yönelik gerçekleştirilen sistematik ve düşmanca davranışlar bütünüdür. Birçok kişi çalışma hayatında karşılaştığı olağan uyuşmazlıkları mobbing olarak nitelendirme eğiliminde olsa da hukuki açıdan bu kavramın sınırları net bir biçimde çizilmiştir. Mobbingin varlığından söz edebilmek için mağdurun çaresiz ve savunmasız hissetmesine yol açan etik dışı iletişimin varlığı aranmaktadır. İşyerinde meydana gelen her çatışma, her anlaşmazlık veya her olumsuz durum tek başına mobbing olarak adlandırılamaz. Hukuki incelemelerde iddia edilen fiillerin sıradan bir işyeri gerginliği mi yoksa kasten mağduru izole etmeye yönelik bir yıldırma politikası mı olduğu titizlikle ayırt edilmelidir.

Psikolog Heinz Leymann'a Göre Mobbing Kriterleri

Hukuki uyuşmazlıklarda mobbing iddialarının ispatı için belirli nesnel kriterlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu alanda öncü çalışmalara imza atan Psikolog Heinz Leymann'ın belirlediği kriterler, günümüz uygulamalarında da temel bir referans noktası kabul edilmektedir. Leymann’a göre bir davranışın mobbing niteliği taşıyabilmesi için öncelikle sistematik olarak gerçekleştirilen düşmanca ve etik olmayan bir iletişimin bulunması şarttır. Ancak bu eylemlerin varlığı tek başına yeterli değildir; asıl belirleyici unsur bu eylemlerin zaman içindeki sürekliliği ve sıklığıdır. Bir çalışanın maruz kaldığı olumsuz tutumların mobbing olarak değerlendirilebilmesi, olayın mağdur üzerinde yarattığı psikolojik tahribatın ve savunmasızlık hissinin de göz önünde bulundurulmasını gerektirir.

Süreklilik ve Sıklık Şartı

Psikolojik taciz iddialarında en çok tartışılan konu, eylemlerin hangi sıklıkla ve ne kadar süreyle devam etmesi gerektiğidir. Hukuki zeminde mobbing tek bir eylemle sınırlı tutulamaz; mutlaka sistematik ve devamlılığı olan bir süreç olmalıdır. Uzmanlar tarafından kabul gören genel kurala göre, hedeflenen kişiye yönelik etik dışı saldırıların en az haftada bir kez gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra, bu sistematik saldırıların uzun dönemde en az altı ay boyunca devam etmesi, eylemin mobbing olarak tescillenebilmesi için aranan temel süreklilik şartını oluşturmaktadır. Gündelik çalışma ilişkileri içinde ara sıra yaşanan olağan çatışmalar ve anlaşmazlıklar, bu tür bir süreklilik ve kasıt taşımadıkça psikolojik taciz kapsamında değerlendirilmemektedir. Sürekli ve sistemli bir biçimde çalışanı yalnızlaştırmaya, cezalandırmaya ve kötü damgalamaya dönüşen eylemler ancak bu şartlar sağlandığında hukuken yaptırıma tabi tutulur.

Mobbingin Varlığını Gösteren Temel Unsurlar

İşyerlerinde yaşanan her türlü olumsuzluğun ötesinde, bir eylemin hukuken mobbing olarak tanımlanabilmesi ve yasal zeminde karşılık bulabilmesi için aşağıdaki temel unsurların bir arada bulunması büyük önem taşımaktadır:

  • Sistematik Davranışlar: Eylemlerin tesadüfi olmaması, belirli bir plan ve strateji çerçevesinde yürütülmesi.
  • Sıklık Derecesi: Mağdura yönelik düşmanca ve etik dışı iletişimin en az haftada bir kez tekrarlanması.
  • Zaman Kriteri: Bu olumsuz eylemlerin geçici bir heves olmaktan çıkıp, uzun vadeli olarak en az altı ay sürmesi.
  • Mağdur Üzerindeki Etkisi: Tüm bu sürecin sonucunda çalışanın kendisini çaresiz, yardıma muhtaç ve savunmasız hissetmesi.
İşyerinde müdürümle tartıştık, bana kötü davrandı. Bu mobbing sayılır mı? expand_more
İşyerinde karşılaştığınız her olumsuz durum, anlaşmazlık veya olağan uyuşmazlık hukuken mobbing (psikolojik taciz) olarak değerlendirilemez. Bir eylemin mobbing sayılabilmesi için tesadüfi olmaması, belirli bir plan dâhilinde sistematik ve düşmanca gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Gündelik çalışma ilişkileri içinde ara sıra yaşanan olağan çatışmalar, kasten sizi izole etmeye yönelik bir yıldırma politikasına dönüşmedikçe psikolojik taciz kapsamında görülmez. Hukuki açıdan mobbing uyuşmazlığının varlığından söz edebilmemiz için, bu eylemlerin sizi çaresiz ve savunmasız hissettirecek boyutta sistematik bir etik dışı iletişim barındırması şarttır.
Patronum aylardır bana taktı, sürekli eziyor. Ne kadar sürmesi lazım dava için? expand_more
Hukuki zeminde iddia edilen eylemlerin mobbing olarak tescillenebilmesi ve dava konusu yapılabilmesi için en temel unsur, bu davranışların zaman içindeki sürekliliği ve sıklığıdır. Hukuki uyuşmazlıklarda kabul gören genel kurala göre, size yönelik bu etik dışı ve düşmanca saldırıların sıklık derecesinin en az haftada bir kez olması aranmaktadır. Ayrıca bu eylemlerin geçici bir gerginlik yahut heves olmaktan çıkıp, uzun vadede en az altı ay boyunca devam etmesi yani süreklilik şartını karşılaması gerekir. Ancak bu kriterler sağlandığında, çalışanı yalnızlaştırmaya, kötü damgalamaya ve cezalandırmaya yönelik tutumlar hukuken yaptırıma tabi tutulabilir.
İş arkadaşım dün bana ağır laflar etti, çok çaresiz kaldım. Mobbing midir? expand_more
İş arkadaşınızın size yönelik ağır, etik dışı ve düşmanca bir söylemde bulunması ciddi bir olumsuzluk olsa da, hukuki zeminde mobbing tek bir eylemle sınırlı tutulamaz. Psikolojik tacizden söz edilebilmesi için mutlaka devamlılığı olan, sistematik bir süreç bulunmalıdır. Sadece bir kez gerçekleşen çatışmalar veya hakaretler, mağdur üzerinde bir savunmasızlık ya da çaresizlik hissi yaratsa bile, süreklilik taşımadıkları için mobbing (psikolojik taciz) kriterlerini karşılamaz. Dolayısıyla, yaşadığınız durumun hukuki anlamda mobbing sayılabilmesi için bu tür saldırıların planlı bir şekilde en az altı ay sürmesi ve haftada bir tekrarlanması şartı aranmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir